Sezer Öztürk

Sezer Öztürk
@bsezerozturk
Türkolog Cumhuriyet Üniversitesi, Yeni Türk Edebiyatı, Master
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
Sivas
37 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Karabibik İlk köy romanı mıdır?
Puan vermedi
Öncelikle yanlış bilinen bir bilgiyi düzelterek başlayalım. Karabibik, Türk Edebiyatı'nın ilk köy romanı olarak gösterilir. Ancak bu değerlendirme doğru değildir. Gerek hacmi gerekse yapısı göz önüne alındığında “uzun hikâye” olduğunu söylemek gerekir. Bu bağlamda Karabibik’in ilk köy romanı yerine ilk köy hikâyesi olarak anılması daha doğru olacaktır. Varlığından haberdar olmadığımız pek çok eserin daha bulunması muhtemel olduğu için “ilk köy romanımız budur” diye kesin bir yargı koymak doğru değildir. Paşa Bey-zade Ömer Ali Bey'in 1889'da basılan Türkmen Kızı romanını ilk köy romanımız olarak kabul eden araştırmacılar vardır. Sade bir dil ve üslupla yazılan Karabibik’in en önemli özelliklerinden biri de kişilerin konuşmalarında dikkat çekici bir şekilde görülen mahallî (yöresel) kelime ve ifadelerdir. Öyle ki eserin baş kısmında bu kelimelerin anlaşılabilmesi için küçük bir lügat bile konulmuştur. Olay örgüsüne gelirsek oldukça basit bir olay örgüsü vardır. Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Beymelik Köyü’nde kızı Huri’yle yoksul bir yaşam süren ve tek hayali bir çift öküz almak ve kızı Huri’yi evlendirmek olan Karabibik’in yaşam mücadelesini köy gerçekliği ekseninde anlatan eser, Anadolu köylüsünün zorlu hayat şartlarını yansıtmaktadır. Karabibik, “realizmin bütün özellikleri bulundurularak yazılmış olup, Türk Edebiyatında bu akımın başarılı bir örneğidir. Çok akıcı olmamakla birlikte tek solukta bitirilebilecek bir hacme sahiptir. Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
KarabibikNabizade Nazım · Kitapzamanı Yayınları · 201011,9bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

Sezer Öztürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
2026 1. kitabı
Hülya Başarangil Demir
8.8/10 · 58 okunma
Ah, niçin o daima böyleydi? Dünyada huzur ve rahatın hep düşüncelerden doğduğunu görüp kendini üzen şeylerin de hep kendi muhayyilesinin, kendi tercihlerinin icatları olduğunu düşünerek kendine, ruhuna karşı bir şey yapamadığından, kendini iyileştirmek için bir çare bulamadığından deliren bir öfke ve kızgınlık hissediyordu.
Sayfa 56
Alıntı
Yollar ne kadar güzel olsa, Gece ne kadar serin olsa Beden yorulur, Baş ağrısı yorulmaz.
Sayfa 57
Alıntı
Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi.
Alıntı