Beyaz Gemi

Cengiz Aytmatov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Beyaz Gemi’yi Bir De Bu Yorumdan Sonra Düşününüz…
10/10
·168 syf.·
2015 120. kitabı
Eser, bir semboller şaheseridir. Bu nedenle evet, bir görünen tarafı ve anlatımı vardır ama bir de semboller üzerine kurulmuş bir iç anlatımı vardır. Bu yazım şekli Aytmatov’un dehasını ve ustalığını gösterir. Nitekim diktatörlüklerde, baskıcı sistemlerde insanlar fikirlerini açıkça dile getiremedikleri için hep semboller kullanırlar. Bu bazen bir türkü olur bazen bir destan bazense bir tek kelime. Buna göre bir kere romanın adı bile bir mesaj taşır. Nedir? Ak Keme/Beyaz Gemi. Beyaz, özgürlüğün rengidir. Beyaz Gemi’nin yazıldığı devlet ise her şeyin kızıl olduğu, bir totaliter sistemdedir. Ayrıca gemi ve göl kavramları ‘gidebilmeyi, sonsuzluğu’ çağrıştırır. Çocuğun adı yoktur. Çocuk, çocuktur. Bu anlamda hepimiz birer çocuk olabiliriz. Baskıcı rejimlerin ezip geçtiği, bir sayıdan ibaret gördüğü insanlardır çocuk. Nitekim Aytmatov yıllar sonra bir konferansında kendisini büyük bir ilgiyle dinleyen bir gencin söz alarak, ‘Beyaz Gemi’deki çocuk benim’ dediğini anlatır ve ekler, ‘Evet oydu ve hatta sadece o değildi…’ Romanın kötü kişisi Oruzkul’dur. Bu isim Kırgız Türklerinde kullanılmaz. Manası Rus’un kuludur. Yani Rus’a kul olan… Aytmatov, totaliter bir rejimde açıkça yazamayacağı bir şeyi böyle ifade etmiştir. Ruslara kul olan tipler Orozkul gibilerdir. Sarhoş, rüşvetçi, kötü kalpli, milli ve manevi değerleri olmayan, kaypak kişiler. Hatta şu mesajı da verir. Orozkul’un çocuğu olmaz, yani soyu kesiktir. Yani, komünist sistemin de evladı olmayacak, tükenecek. Mümin Dede ise Kırgız halkını temsil eder. İsimler tesadüf değildir. Mümin, inanan, inançlı demektir. Mümin Dede de, inançlı ve iyi bir insandır. Lakin güçsüzdür, değer görmez ve pasif iyidir. Bu nedenle Orozkul’un tahakkümünden kurtulamaz. Ancak torunuyla arasında bir kültür aktarımı vardır. Isık Göl’ü
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Sen, çocuk kalbinin çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin!
10/10
·168 syf.··
2023 58. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 18:58
Cengiz Aytmatov benim için edebiyatta her zaman bambaşka bir başlık olacak, hiçbir başlık altına dizemeyeceğim, hiçbir kategoriye sokmak istemeyeceğim ve buna yakıştıramayacağım bir kişi. O kadar keyif alıyorum, öylesine içine girip, öylesinde yaşıyorum ki eserlerini... Bu zevki bu hisleri gerçekten kimseye anlatamam. Bir de bulunduğu toprakların acılarına sarılmayı, onları kollamayı, saymayı ve unutmamayı seçen o koca yürekli adamlar, ne yalan söyleyeyim hep daha kıymetlidir bende. Özellikle Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov'da çok yaşarım bu hissi. Bulunduğu toprakların geçmişine, geleceğine, kadınlarına, erkeklerine, sevinçlerine ve üzüntülerine yani o toprakların ruhuna yürekten bağlıdır. O toprakların taneleri arasında keşfe çıkarsınız okurken, nefes alır, sırayla yaşamı ve ölümü bulursunuz. Yine tam olarak böyle bir kitapla karşıladı Cengiz Aytmatov beni. Kitabımız annesi babası tarafından terk edilen çocuğumuzun dedesi (annesinin babası) ile yaşamaya çalışması, hayata tutunmaya çalışması ve mücadelesini anlatıyor aslında. Çocuğumuzun dedesi daha önce karısını kaybetmiş sonrasında başka bir kadınla evlenmiş ve kızı ile damadının yan evinde yaşayan biri. Kızı Bekey, Orozkul ile evli ancak ne yazık ki kısır ve çocuğu olmuyor, bu durum Orozkul için acı verici bir durum ancak bunu kullanarak karısına ve karısının babasına aslında eziyet etmek için aradığı bahaneleri bulan biri. Orozkul iyi para kazandığı için ve Mümin dedeye de az da olsa bir maaş verdiği için herkes tarafından saygı görülen, karşı çıkılamayan ve ve boyun eğilen biridir. Çocuk hiç göremediği babasının beyaz bir gemide çalıştığını düşünerek ara ara bahçesine çıkıp dürbünle o gemiye bakıyor ve keşke balık olup gidebilsem diye hayaller kuruyor. Dedesi ise ona Maral Ana'nın efsanevi hikayesini
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Doğa, Masumiyet ve İnsanlığın Bitmeyen Mücadelesi
8/10
·168 syf.··
2025 1. kitabı
Cengiz Aytmatov’un kaleme aldığı Beyaz Gemi, insan doğasının ve ahlakının derin bir sorgulamasını yaparken doğayla olan kadim bağımızı da güçlü bir şekilde ele alıyor. Kitabı okurken, her bir sayfanın bana adeta insanlığın geçmişten günümüze kadar doğayla olan savaşını ve bu savaşın ne kadar tahripkâr olduğunu hatırlattığını söyleyebilirim. Doğa, kitabın arka planında değil, bizzat insanlıkla birlikte yaşayan, onlara hem bağışlayan hem de cezalandıran bir varlık gibi karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca insanın iyilik ve kötülük arasında nasıl bir mücadele verdiğini derinlemesine hissettim. Aytmatov, bu savaşta en çok zarar gören noktanın insanın masumiyeti, doğayla uyumu ve vicdanı olduğunu açık bir şekilde vurguluyor. Her bir karakterin hayatı, çevresi ve mücadeleleri bize, insanın hem kendisiyle hem de doğayla nasıl çatıştığını anlatıyor. Özellikle çocuğun gözünden bakıldığında bu çatışmanın ne kadar yıkıcı ve bir o kadar da umut kırıcı olduğunu görebiliyoruz. Ancak, kitabın bana en çok dokunan kısmı, bunca acıya ve üzüntüye rağmen bir çocuğun gözünden bile mücadelenin hiç bitmediği gerçeği oldu. Çocuğun hayalleri ve masumiyeti, her şeyin çökmüş gibi göründüğü bir dünyada bile bir umudun filizlenebileceğini gösteriyor. Kitap üzüntülü bir sonla bitse de, bu sonun altında yatan direnç ve mücadele ruhu, okurda derin bir iz bırakıyor. Beyaz Gemi, yalnızca bir roman değil; bir ayna. İnsanlığın doğaya, kendi vicdanına ve geleceğine bakışını sorgulatan bir ayna. Aytmatov’un derin anlatımı ve doğayla insanı iç içe geçmiş bir şekilde ele alışı, bana kitabın etkisini çok daha güçlü bir şekilde hissettirdi. Bu kitap, hayallerin, masumiyetin ve doğaya duyulan saygının, iyilik ve kötülük arasındaki savaşta en güçlü silahımız olduğunu hatırlatıyor.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 204. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2021 21:35
Kitabın sonlarında hüngür hüngür ağladım. Yedi sekiz yaşlarında adı verilmemiş bebekken annesi, babası tarafından terk edilip dedesine verilmiş kalbi iyilik dolu bir çocuk. Çocuk kalbinde derin yaralar var her günü Orozkul adlı eniştesinin çocuğu olmuyor diye eşini, yani çocuğun teyzesini dövmesiyle, küfürleriyle bağırışlarla sarhoşluklarıyla geçiyor. Bu yetmezmiş gibi üvey bir nine var dedesini her gün aşağılıyor çocuğu hiç sevmiyor hakaretlerin bini bin para. Çocuğun tek mutluluğu dedesinin anlattığı masallar masalların içinde en sevdiği Maral ana masalı ki bunun gerçekliğine dedesi sonuna kadar inandırıyor. Soylarının Maral ana soyundan geldiğini her türlü felaketlerden Maral ananın koruduğunu vs vs. Çocuk hayallerinde Maral anayı yavrularını görüyor onlarla konuşuyor sürekli dürbünü ile baktığı beyaz gemiye bir balık olarak yüzüp gitmek istediğini söylüyor çünkü o beyaz gemide babasının olduğunu düşünüp ben geldim baba oğlun geldi dediğini hayal ediyor. Bir gün dedesi çocuğa bir okul çantası alıyor çocuk çantasını yanından ayırmıyor dedesinin anlattığı masalları çantasına anlatıyor. Okula başlıyor at sırtında dedesi onu okula getirip götürüyor çocuk bunca mutsuzluk ortamında dürbünüyle, çantasıyla dedesinin anlattığı masallarıyla mutlu oluyor. Yüreği iyilik dolu oğlum Maral ana boynuzlarında bir beşik getir teyzemle orozkulun çocuğu olsun; teyzem dayak yemesin, dedem aşağılanmasın diye dualar ediyor. Çocuk bir gün hasta oluyor hasta yatarken dışarıda ziyafet; herkes sarhoş etler pişiriliyor gülüşler, kahkahalar dışarıda; bakıyor Maral ana vurulmuş onun etleri pişiriliyor. Orozkul boynuzlarını kırmaya çalışıyor çocuk yerinde mıhlanıyor kalıyor o boynuzların arasında beşik getirecekti nasıl kıydınız diye iç hesaplaşma yaşıyor üzüntüsü mide bulantısı baş dönmesi
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 01:12
Bu kitabı okurken içimde sürekli bir sıkışma vardı. Beyaz Gemi, yüksek sesle anlatılan bir acıdan çok, sessizce büyüyen bir kırgınlık gibi. Küçük bir çocuğun dünyasına giriyorsunuz; hayalleri, masalları ve kaçıp sığınabileceği tek şey olan “beyaz gemi”yle birlikte. En çok da çocuğun masallara tutunuşu etkiledi beni. Yetişkinlerin hoyratlığı, çıkarcılığı ve suskunluğu karşısında onun hayal dünyası tek sığınağı. Okurken şunu fark ediyorsunuz: Aslında kitap bir çocuğu değil, çocukluğunu kaybetmiş yetişkinleri anlatıyor. Doğa, masallar ve vicdan iç içe. Maral Ana efsanesi sadece bir hikâye değil; insanın doğaya ve kendine ihanetinin sembolü gibi. Finali ise insanın içini acıtıyor. Bitirdiğimde uzun süre kapağını kapatamadım. Kısa ama etkisi büyük bir kitap. Masumiyetin bu kadar kolay ezildiği bir dünyada, beyaz gemiye inanmak isteyen herkesin okuması gereken bir eser.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
İyilik ve Kötülük
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 00:08
Bu kitabı ilk defa 9. sınıfta kitap sınavımız olduğu için okumaya başlamıştım. Kitabın hızlı olmayan olay akışı, betimlemeleri hoşuma gitmiş olsa da devamlılıkta zorlanmıştım. Okuma zorunluluğu hissetmemin, okuma isteğimin önüne geçmesi sebebiyle de kitabı yarıda bırakmıştım. Son zamanlarda duyduğum istekle kitabı okumaya tekrar başladım. Küçük öksüz bir çocuk ile ona en yakın olan dedesinin iyilikleri, saflıkları ve inandıkları efsanelerle kötülüğe karşı kimi zaman etkin ama genel olarak pasif kalan mücadeleleri anlatılıyor. Yazarın yer yer araya girerek vermek istediği mesajı kitabın dışına çıkmadan birkaç paragrafa yayarak vermesi kitabı daha etkili kılıyor. Verilmek istenen mesajın yerine daha çabuk ulaşmasını sağlıyor. Kitabı okurken çocukların ne kadar saf bir şekilde sevebildiklerini, inanabildiklerini, nefret edebildiklerini, hayal kırıklığına uğrayabildiklerini anladığımız gibi her çocuğun aile sevgisine ve aile ortamındaki sıcaklığa ihtiyacı olduğunu da anlıyoruz. Zaman zaman kitabın içinde yaşanan olayları ve bu olayları yaşatan insanların kendilerini, kendi beyinlerinin içinde haklı çıkarma şekillerini görmek sinirden köpürmenize sebep olurken o insanların kafalarını taştan taşa vurmayı istemenizi de sağlıyor. Ayrıca kendilerini olduklarından, olacaklarından yüksek göstermeye çalışan insanların üç kuruş para ve sahte de olsa birazcık saygı görmek(pohpohlanmak) istedikleri için neler yapabileceklerine de şahit oluyoruz. Kitabın yayımlandığı yıllarda yapılan bir eleştiride kitabın karamsar olduğu belirtiliyor fakat kitabın sonunda yer alan yazarın açıklamasından veya paylaştığım bu https://1000kitap.com/gonderi/196935222 alıntıdan kitapta verilmek istenen gerçek mesajı anlayabilirsiniz. Son olarak şu anda kitabı 4 yıl aradan sonra bitirmiş ve kitap için
Beyaz Gemi
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
9/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2018 52. kitabı
Öncelikle bir itiraf ile başlayalım: Bu kitap, kitaplığımda 9.sınıftan beri bekliyor. Edebiyat hocalarımız yazılının bir bölümünü Beyaz Gemi'den soracaklarını söyleyince bizde okuyalım dedik. Yazılı gününe kadar herkes okumuş, çıkabilecek soruları bile ayarlamış. Şahsen o zamanlar okumamıştım, yazılıya 5 dakika kala internetten özetini açıp baktım. Yazılıda da sorulan soru: Kitabın sonu nasıl olmalıydı ? Yazılı bitiminde herkes hocanın etrafında toplanmış, yazılı ilgili soru sormaktan ziyade kitapla ilgili görüşlerini beyan ediyordu. Hemen araya girdim ''Hocam, ben sorduğunuz soruya Mümin Dede ile Orozkul'un evlenmesi yazdım, tam puan verir misiniz ? '' Allah'ım nereden söyledim! Önce hocam ters ters baktı, o ara yanındaki arkadaşlarım gülüyordu. Sanırım dediğimi anlamadılar sanıp sınıfa gittim. Aradan uzun zaman geçti okumadım, biraz daha geçti okumadım, tatile giderken yolda okurum diye yanıma aldım, okumadım. En sonunda sitede Okuma Delisi / EmirOkuma Delisi / Emir'nin düzenlemiş olduğu Cengiz AytmatovCengiz Aytmatov etkinliğini gördüm ve hiç bekletmeden katıldım. Sonuçta etkinliğe katılıp da gerekli kitapları okumazsam vicdan azabı çekerim Neyse, sonunda kitabı okuyabildim. Mutluyum ve utanıyorum; 9.sınıfta utanmam gereken zaman utanmadım, ama şuan utanıyorum. ''Hocam, ben sorduğunuz soruya Mümin Dede ile Orozkul'un evlenmesi yazdım, tam puan alır mıyım ?'' Bir insan kitabı okumadığını bu kadar mı belli eder ? Hayır, okumayı geçtim, karakterlere bile bakmadığım anlaşılıyor; Tamam tamam karakterleri de geçtim, cinsiyetlerine bile bakmamışım. Ne bileyim Orozkul ilk başta kız ismi gibi duruyordu bende son anda yazayım dedim, şansıma erkek çıktı... ''Beyin gerçekten önemli, kullanmayı unutursanız benim yaşadığım sorunları yaşayabilirsiniz ''
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2020 8. kitabı
Beyaz Gemi Yazarın daha önceleri Gün Olur Asra Bedel kitabını okumuştum. Romanın başında bir adam ölmüştü. "Kitap bitecek hala ölen adamı gömemediler gitti," demiştim. Zaten dediğim gibi de olmuştu. 400 sayfalık kitabın en sonunda ölen adamı gömmüşlerdi. Aslında belki bu yüzdendir tam bilmiyorum, yazarın diğer kitabı Beyaz Gemi'ye ön yargıyla başlamıştım. Neyseki önyargım boşunaymış. Kitabın baş karakteri adı bilinmeyen küçük bir çocuk. Olaylar O'nun gözünden okuyucuya aktarılıyor. Dedesi Mümün emekçi iyi biri, Yanında çalıştığı Damadı Orozkul ise tam tersi beş para etmez, ahlaksız kötü niyetlinin önde gideni. Durmadan içip içip karısını döven hadsiz adamın teki. En çok kitapta içimi sızlatansa, Orozkul'un sürekli karısını babasının önünde "kısır karı" diye aşağılayıp, dövmesiydi. O babanın yerinde olmak inanın hiç kimse istemezdi. Çaresizliği insanın içini sızlatmayacak gibi değildi. Her aşağılama da zihnimden Mümin Dede ve kızını kurtarmak için planlar yapıp durdum. İçimden "Mümin Dede’ye emekli maaşı bağlansın. Çocuk yatılı okula gönderilsin. Damadı olacak hadsiz en ağır cezaya çarptırılsın." Sonra da" Mümin Dede ve ailesi huzura kavuşur, emekli maaşıyla gül gibi geçinir giderler," dedim. Ama nerede... :( Çocuk olup biteni görüyor. Küçücük kalbiyle o da bu duruma çare arıyor. Her gün dua ediyor Orozkul enişte ve Berkeley teyzenin çocukları olsun. Artık Orozkul teyzemi dövmesin diye.. Bu yaşta çocuklar yaşları gereği sorunlara çözüm bulmak için hayal dünyalarına sığınır. Çocukta dedesinin ona anlattığı bir masaldan etkilenip bir Maral'ın (geyik) boynuzunda teyzesine bir beşik getireceğine inanıyor. En nihayetinde Dede de Maral'ın boynuzunda kızına bebek beşiği getireceğini düşünüyor. Gel zaman git zaman önemsiz bir nedenden dolayı Damadı, Münir Dede'yi
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir….
8/10
·169 syf.··
2024 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2024 12:57
Kırgız bir yazar olan Cengiz Aytmatov, 1970 yılında yazdığı “Beyaz Gemi” kitabında, yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun gözünden hayatı anlatmaktadır. Küçük yaşta annesi ve babası ayrılınca dedesi tarafından büyütülen çocuğun temiz ve saf dünyasından gerçekliğe uzanan bir roman. Romanın kahramanı çocuk geleceği temsilen kurgulanırken dedesi ise geçmişi sembolize ediyor. Çocuğun dedesi Mümin torununa yol gösterici bir rol üstlenir. Hiç arkadaşı olmayan çocuğun dünyasının büyük bir bölümünü dedesinin kendisine anlattığı Boynuzlu Maral Ana masalı ve babasının çalıştığını düşündüğü Beyaz Gemiye ulaşma hayalleri süslemektedir. Çocuk yalnızlığını, bir dürbünle sürekli denize bakarak gidermekte bu dürbünden gördüğü beyaz gemi ile ilgili hayaller kurmaktadır. Kitaba da adını veren beyaz geminin hikayede daha çok geçmesini isterdim. Başlarda ve son kısımlarda ismi geçiyor. Boynuzlu Maral Ana efsanesine daha fazla yer verilmiş. Hatta bir bölümde detaylıca anlatılmış. Efsaneler bir toplumda önemli bir yer tutar. Halk arasında yaygın olarak bilinen bu hikayeler de adaletsizliğin, erdemsizliğin ve benzeri durumların toplumda yerleşmesini engellemek için bir uyarı niteliği taşır. Yaşanılan olaylardan bir pay çıkarmak, ders almak ve bunları gelecek kuşaklara da aktarmak amaçlanır. Geyik ana masalında da insanın zorbalık ve zulme karşı korunma içgüdüsü anlatılmak istenmiş. Çocuk da hayatın acımasız gerçeklerinden kendini korumak için dedesinin anlattığı bu masallara sığınmaya başlıyor. Ana karakter çocuk dışında diğer kişilerde kitapta önemli bir yere sahip. Mümin Dede iyi kalpli, yardımsever, çalışkan bir insan. Damadı Orozkul’un yanında çalışmaktadır. Vadideki üç evin birinde ikinci karısı ve torunu ile yaşamaktadır. Kitabın en sevilen karakterleri çocuk ve dedesi. En
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
10/10
·168 syf.·
2025 24. kitabı
Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemi adlı eseri çok güzel bir kitaptır peki düşündünüz mü bu kadar imgesel bir yazar olan Aytmatov neden Beyaz gemi ismini kullanmış neden yeşil değil veya başka bişey değil, ben merak ettim ve çok güzel bı nokta yakaladım kendimce, beyaz Kırgızistanda özgürlüğü sembolize ediyorda ondan bu kitabın yazıldığı zamanlar Kırgızistan tabiri caizse kızıldı Sovyetlerin Kırgızları asimile çabaları yüzünden kan ve sefaletin olduğu yıllardır o yüzden işte o gemi Beyaz gemi. Kitabımız bir çocuğun gözünden anlatılan derin, sarsıcı ve sembollerle dolu bir romandır kitapta adını bilmediğimiz küçük bir erkek çocuğun yaşamına tanıklık ediyoruz bu çocuk Kırgızistan’ın isık gölü yakınlarında ormanın içinde dedesi ve birkaç yetişkinle birlikte yaşamaktadır. Bu yalnız çocuk annesiz ve babasızdır tamda bu yüzden Cengiz Aytmatov küçük çocuğa bir isim vermez hatta kitabı yayınladıktan sonra bir konferansta genç bir cocuk aytmatova beyaz gemideki çocuk bendim der, Aytmatov ise doğru o çocuk sendin o çocuk annesiz babasız olan herkesdir diye söyler gelelim yeniden kitaptaki çocuğumuza karakterimiz hayal gücüne sarılarak yaşar en büyük hayali uzaktan gözüken o beyaz gemiye bir gün ulaşmaktır. Cocuk içinde bulunduğu gerçekliğin sertliğini, dedesinin anlattığı masallarla yumuşatır dedesi mümin dede çocuğun dünyasında çok önemli bir yere sahiptir ona eski türk efsanelerini doğayla iç içe yaşamı ve iyiliğin, sabrın değerini anlatır özellikle Boynuzlu Maral Ana efsanesi çocuğun iç dünyasında bir sığınak gibi yer eder maral ana doğanın anavatanın, saflığın ve koruyuculuğun sembolüdür. Çocuk bu efsaneye öylesine inanır ki dünyadaki bütün iyiliği onunla özdeşleştirir fakat roman ilerledikçe bu masalsı dünya gerçeklerin acımasızlığıyla çatışmaya başlar.Aytmatov her kitabında
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma

Yazar Hakkında

Cengiz AytmatovYazar · 68 kitap
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur. Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.