Elveda Gülsarı

8,3/10  (182 Oy) · 
614 okunma  · 
158 beğeni  · 
2.945 gösterim
Gülsarı, cins ve ünlü bir yorga atın adıdır. Yazar, korkunç bir duygudaşlık yeteneğiyle bir yandan Gülsarı'nın doğumundan ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerasını, diğer yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay'ın çilesini anlatır. Tanabay can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur. İçerisinde yaşadığı toplum değişim adı altında bütün değerlerini kaybetmiştir. Aytmatov, kendine özgü anlatım tarzı ve etkileyiciliği ile hikâyenin geçtiği tabiatı betimliyor, Kırgız - Kazak Türklerinin töre ve folklorunu ebedileştiriyor.
  • Baskı Tarihi:
    1966
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789754371093
  • Çeviri:
    Refik Özdek
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
DERYA... 
16 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Vefa" günümüzde artık sadece bir semt adı...Biz insanlar unuttuk vefayı...
İyiliğe karşı balık,kötülüğe karşı fil hafızalıydık çünkü...Bir kahvenin kırk yıl hatırı mı olurmuş dedik,kırk dakika da unuttuk kahveyi de hatırı da...Oysa güzel insanlardı bizim atalarımız...Komşusu açken tok yatmazlardı...Bir evden cenaze çıktığında bir hafta televizyon açmazlardı...Garibana öksüze yetime kol kanat gererlerdi...Yabancı diye bir şey bilmezlerdi...Herkes kardeş herkes dosttu...Acıları paylaşır sevinçleri bölüşürlerdi...
Ne zaman böyle olduk...Nasıl bu duruma geldik...Bana değmiyorsa yılan varsın yaşasın demeyi kimden öğrendik...Allah'ın selamında bile bencil olduk,selamsız gezdik sokakları...Bir çocuğun saçını okşamadık,bir yabancıya gülümsemedik hiç...Vefasız olduk...Hayırsız olduk...

"Elveda Gülsarı" dostluğu,vefayı,sevgiyi,sadakati,paylaşmayı,iyi insanları bir kere daha hatırlattı bana...Bir hayvanın sahibine ve sahibinin hayvana duyduğu müthiş bağlılık,dostluk,güven,inanç..."Elveda Gülsarı" geçmişiyle hesaplaşan Tanabay'ın duygu dolu hikayesi...Bozkırlarda geçen bir ömrün sonbaharında Tanabay ve Gülsarı...Omuz omuza,yürek yüreğe geldikleri sonda başlangıçların anılarında onlar...Ayrılığın bile ayıramadığı iki can iki yürek onlar...Güzel insanlar hala varsa umut da hep vardır...

Uğur Ukut 
30 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı bitireli üç hafta oldu. Özellikle bekledim bu kadar süre geçmesini. o anki heyecanıma yenilip gereğinden fazla abartmak istemedim. Aytmatov artık Steinbeck ile beraber tüm kitaplarını okumaya çalışacağım bir yazar. Kitaba gelince, gerçekten harika duygusal ve toplumdaki gerçekleri basit ve akıcı bir dille anlatıyor. Özellikle Gülsarı ile Tanabay arasındaki muhteşem bağ. Gülsarı'nın son gününde geriye dönük anlatılan başarı ve hüzün dolu hayat. Beyaz diş nasıl bir köpeğin gözüyle bizi anlatıyorsa bu da bir atın bakışıyla Kırgızların ve o coğrafyanın hayatını anlatıyor. Tek kelimeyle muhteşem. okuyun kesinlikle.

Muzaffer Akar 
05 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazı yazarlar vardır anlatımı insanın içine işler, okuyucuyu alır öykünün içine koyar, her olayı okuyucuya da birebir yaşatır hissettirir. İşte öyle bir roman Elveda Gülsarı. Yazarın destansı ve ince anlatımıyla, devrime inanmış Kazak-Türk genci Tanabay ve paralel hayatıyla cins yorga Gülsarının öyküsü.
Romanın başlangıcından sonuna kadar Gülsarıdan söz edilmiş olsa da temel olarak romanın konusu Tanabayın ve Tanabay gibi devrime inanmış Kırgız gençlerinin çalkantılı, çileli hayatıdır. Romanı okuyucuya sevdiren bir başka özelliği de birbirlerini arkadaş gibi anlayan ve seven Gülsarı ile Tanabayın hayatlarındaki çilelerin, sıkıntıların, sevinçlerin aynı olması, her ikisinin de birbirlerini çok iyi anlayabilmesi, yazarın anlatış biçimi sayesinde okuyucunun da onları çok iyi anlayabilmesidir. Romanda görülebilecek başka bir husus da, Türk-Kırgız geleneklerinin dolayısıyla acılarının ve sevinçlerinin birbirine ne kadar benzediğidir. ( Tavsiyesi ile bu mükemmel romanı okumama vesile olan Aysel Hanım'a teşekkür ederim.)

mehmet temiz 
28 May 19:12 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır onları anlatmak için tek bir kelime yeter. Elveda Gülsarı' da onlardan biri. Tek kelimeyle MUHTEŞEM.
Cengiz Aytmatov, bu kitabında bize bir at ile bir insanın yani Gülsarı ile Tanabay'ın dostluğunu,gönül bağını,Gülsarı'nın hayattaki son gününde,geriye gidişlerle bize anlatıyor.Tabii ki anlatılanlar sadece bu dostluk değil; hem Gülsarı' nın hemde Tanabay'ın yıllar içerisinde Sovyet rejiminin o dönemdeki kokuşmuş ortamında, beraberce ve ayrı ayrı yaşadıkları daha doğrusu yaşamak zorun da kaldıkları dramatik olaylar da gayet akıcı bir şekilde okuyucuya aktarılıyor.
Son cümle olarak, kesinlikle okunması gereken muhteşem bir kitap diyorum.

Bekir İstanbul 
20 Mar 17:50 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Sarı bir gül kadar güzel, güneş kadar parlak, sahibi, efendisi Tanabay gibi güçlü bir attır Gülsarı. Ama artık Gülsarı da, Tanabay da iyice yaşlanmıştır. Gülsarı yolun sonuna gelmiştir. Tanabay can çekişen atının başında bütün gece beklemiş, bütün gece hayatını zihninde tekrar yaşamıştır...

Tanabay, atı Gülsarı, eşi Caydar, arkadaşı Çora ve çökmeye başlamış komünizmin paletleri altında ezilen halkı arasında, bozkırda, kolhozda geçen güzel, etkileyici bir roman. Yaşlı insan psikolojisi, bir dava adamının ruhu, hayatın güzel ve çileli anları ince ince işlenmiş.

Jack Landon Beyaz Diş romanında bir kurt köpeğini ne kadar iyi anlatıyorsa Cengiz Aytmatov da Elveda Gülsarı romanında bir atı o kadar iyi anlatıyor. Franz Kafka ile bir böceğin duygularını nasıl anlıyorsanız Cengiz Aytmatov ile de bir atın duygularını o kadar iyi anlıyorsunuz. Yaşar Kemal bozkırı, doğayı ne kadar güzel tasvirliyorsa Cengiz Aytmatov da bozkırı, doğayı o kadar güzel tasvirliyor. Okuyun, tavsiye ediyorum.

insan_okur 
16 Ara 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Herkese merhabalar değerli 1000Kitap Ailesinin üyeleri…

En akıcı olarak okunabilir, okuyucuya yaklaşan ve onu içine çeken en iyi yazar kim deseler şu an için tereddütsüz Cengiz Aytmatov derim. Beyaz Gemi, Gün Olur Asra Bedel, Toprak Ana ve şimdi de Elveda Gülsarı. Olayları gözümüzün önünde o kadar güzel canlandırıyor ve içinde yaşatıyor bizi Aytmatov tarifsiz. Yazarın gerçekçi ve samimi anlatımı üstüne birde şahane betimlemeleriyle romanın içine giriveriyorsunuz. Bu sayede ana kahraman haline geliyor romanda yaşamaya, hissetmeye başlıyorsunuz.

Romanın konusuna gelince komünist devrimi zamanında devrime inanan Kırgız toplumunun yaşayışlarını, acılarını, kültürünü ve zorluklarını anlatıyor. Gençliğinde bu devrimde yer alan, devrime inanıp; hayatını ona adayan ana kahraman Tanabay ile Gülsarı isimli çok güzel ve özel cins bir at arasında yaşanan hayatı anlatıyor. Kitap ne kadar Gülsarı etrafında dönsede arka planda Aytmatov diğer kitaplarındaki gibi Komünizme inceden inceye eleştiri yapıyor. İnsanların hem hayvanlarla, hemde kendi türleriyle geçen bir dostluk. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısından sonra yine bir hayvanın gözünden hayata bakmayı, onun hissettiklerini hissetmemizi sağlıyor. Kırgız coğrafyası ve kültürü yine içinde bolca serpiştirilmiş. Kültür olarak bize benzemeleri de ayrı bir güzellik katıyor; romanı bizden biri yazmış gibi. Sonu ise çok hüzünlü bitiyor. Gözlerinizi yine dolduracak Aytmatov.
Kesinlikle bu yazarı tanımalı; eserlerini okumalısınız. Zaten birini okuduktan sonra benim gibi diğerlerinin de geleceğini düşünüyorum. Bir Toprak Ana, Beyaz Gemi olmasa da mutlaka tavsiye ediyorum. Her zamanki gibi alıntıyla bitiriyorum.

“Zaman kimseyi kayırmaz, her canlı yaşlanır, her şey eskir.”

İyi okumalar 1000Kitap Ailesi…

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 21 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Romanın her ne kadar Tanabay ve Gülsarı üzerine kurgulandığı düşünülse de;
Cengiz Aytmatov’ un olağan üstü betimleme ve anlatımları ile Kırgız halkının çileli yaşantısını da anlatıyor aynı zamanda. Akıcı üslubu ile bir roman kahramanı gibi hissediyorsunuz kendinizi. Dostluğu, vefayı ve hayvan sevgisini müthiş şekilde hissediyorsunuz. Tanabay ile Gülsarı arasındaki dostluk ve son anları bana Balıkesirli Azize nineyi hatırlattı, böyledir işte yeri geldiğinde bir hayvandan da helallik alınır. Kaybında yüreğin sızlar sanki evladını kaybetmişcesine…
Cengiz Aytmatov’ un eserlerinin tamamı okunası eserler. Okumamış olanlara tavsiyemdir, pişman olmayacaksınız.
Azize Nine nin eşeği ile vedası
https://www.youtube.com/watch?v=tKoNatWRnxo

Onur Erol 
 29 Nis 12:08 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Aytmatov'un her kitabı etkili her kitabı güzel gerçekten. Bu kitapta yine kırsalın o temiz havasını bol bol içinize çekip ferahlayacaksınız. Aytmatov'un kendine has o güzel betimlemeleri yine bu kitapta bolca mevcut. Bu sefer bir yorga* at Gülsarı'nın hikayesi ile birlikte daha çok Tanabay'ın o dramatik hikayesini konuk oluyoruz. Kitabın isminden bir yorga atın hikayesini okuyacağınızı zannedebilirsiniz. Ancak at sadece hikayenin bir tamamlayıcısı gibi sunulmuş. Hikayenin ana aktörü Tanabay ve onun kırsaldaki yılkılara* yaptığı çobanlığı konu alıyor. Başından itibaren sarıp sarmalayan sizi içine çeken kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

Yılkı: At veya eşek sürüsü.
Yorga: Çok fazla cinsi bulunan uzun mesafe koşan eşsiz at cinsi.

Rıfat ÇELEBİ 
03 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Gençlikle yaşlılığın, eskiyle yeninin, gelenekle modernitenin, bilek gücüyle makine gücünün mücadelesini hissediyorsunuz kitap boyu. At türleri, yürüyüş şekilleri,Kırgız kültürü, atlı oyunları vs. konularda bilgi sahibi oluyorsunuz. Şöhret olma ve yaşlılık psikolojisini okuyorsunuz bi müddet. Atın bu kültürdeki yeri ve önemini anlıyorsunuz. Bir atın ölümüne an be an şahit oluyorsunuz. Ölümü sırasında gözünün önünden film şeridi gibi akıp giden hayatını izliyorsunuz. Hayatları kesişmiş ve ömürlerinin sonuna kadar birsürü anı biriktirmiş olan bir at ve adamın hikayesi.
Bir zamanlar Kominizm savunuculuğu yapan ve savunduğu yönetim anlayışı için dişini tırnağına takıp didinen idealist Tanabay'ın,yalan vaatlerle oyalanan halk ve  ikiyüzlü politikacıları tanıdıkça siyasi düşüncelerinin evrilişini, sonunda halk düşmanı ilan edilişini okuyacaksınız. Tanabay'ın sorgulandığı kurulda kominizmi sorgulayacaksınız. Cengiz Aytmatov'un çoğu kitabında olduğu gibi bu kitabının satır aralarında da ciddi kominizm eleştirileri bulacaksınız.
Ve en önemlisi de bu kitapta dostluğu bulacaksınız. Sanki cefakar Anadolu insanını okuyormuşçasına yabancılık çekmeyeceksiniz. Anlatan bizden, anlatılan biz olunca satırlar akıp gidecek. "At Türk'ün kanadıdır." derler ya;uçmayı unutmuş bir millet olarak kanadı kırık Tanabay gibi üzüntü duymalıyız. " Elveda Gülsarı" at sırtında kanat çırpma hissi uyandırıyor. Tavsiye olunur. Nice okumalara...

Ayşe Y. 
06 May 12:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Cengiz Aytmatov'un Tanabay ile Gülsarı ismindeki taypalma yorga adı verilen cins bir atın kader arkadaşlığını anlattığı, kilim gibi dokuduğu önemli romanlarından biridır Elveda Gülsarı. Sovyet sistemine canla başla inanmış, sisteme inancı uğruna ağabeyini dahi ihbar etmekten çekinmeyen bir karakterdir Tanabay. Zamanla idealler tükenip menfaatler ön plana çıktığında işin rengi değişir ve Tanabay da gerçeklerin onun hayatını adadığı değerlerle birer birer çeliştiğini fark eder. O önce kullanılmış, sonra da bir kenara atılmıştır tıpkı sevgili atı Gülsarı'sı gibi. Romanda çok sayıda metaforik öge de kullanılır. Bunlardan bahsetmiyorum zira o zaman keşfedecek bir şey kalmaz. Kesinlikle bir Aytmatov klasiği ve mutlaka okunmalı.

5 /

Kitaptan 126 Alıntı

Muzaffer Akar 
28 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bilirsin, bir kız iyi bir ere düştüğü zaman daha da güzelleşir, gözleri yaldır yaldır parlar, gül gibi olur. Ama kötü birine düşerse solar gider, çöp gibi kalır.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)
insan_okur 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Zaman kimseyi kayırmaz, her canlı yaşlanır, her şey eskir.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 17 - Ötüken Neşriyat)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 17 - Ötüken Neşriyat)
Muzaffer Akar 
05 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Koytaşın üzerinde dağları seyrederek oturan Tanabay, önce keçe çadırdan eşelenip yeni odun atılan ateşin çıtırtılarını duydu. Sonra karısının kopuzundaki insanın yüreğini yolup alırcasına hüzünlü ezgiler geldi kulağına. Yalnızlıklar içinde kalan bir adamın hıçkırıklarını, ah dedikçe nefesiyle yel savuran çok büyük acılı bir insanın ahlarını, ıssız ve engin bozkırda başını vuracak, onulmaz derdini gömecek bir yer arayarak koşan bir adamın acı çığlıklarını andıran bir ezgiydi bu. Hiç kimsenin avutamayacağı, hiçbirşeyin merhem olamayacağı acılarla ağıdını söyleyen, ağlayan bir adamın bozlamasını anlatıyordu kopuzun telleri."

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 214)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 214)
mehmet temiz 
28 May 18:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bilirsin, bir kız iyi bir ere düştüğü zaman daha da güzelleşir, gözleri yaldır yaldır parlar, gül gibi olur. Ama kötü birine düşerse solar gider, çöp gibi kalır. Baktıkça yüreğin sızlar. Atın iyisi de öyle olur. Bakmasını bilmezsen onu mahvedersin, olduğu yere düşüp kalır !

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 25)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 25)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Boşuna demişler '' Kırk yıl kırgında kalsan, ecel gelmeyince ölemezsin '' diye,

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Ötüken)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Ötüken)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
21 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Düşman yakana yapışınca kurt da bacağını ısırır"

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 146 - Ötüken)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 146 - Ötüken)
Onur Erol 
 25 Nis 11:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Hepimiz böyleyiz işte." diye düşünüyordu, "Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, anca o son demde anlıyoruz.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 38 - Ötüken)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 38 - Ötüken)
Sükût 
 03 May 20:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bütün duyuları uyuşmuş gibi bir süre dalıp gitti. Sonra türlü türlü düşüncelerle aklını oynatmaktan korkarak, bu düşünceleri kafasından kovmak istedi. Ama gitmiyor, beynini yiyor, ruhunu sıkıyordu o düşünceler. "Bunun hepsi kim için? Ne için? ..."

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 147)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 147)
Sükût 
04 May 19:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bütün bunlar gözünde canlanınca, böyle yaşamaktansa ölmek daha iyi, diye düşündü. "Evet ölmek daha iyiydi!..."

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 191)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 191)
seher 
20 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tende beden, bedende can taşıdıkça, bu dünyada yaşadıkça, hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya, kaldırmaya çalışacaksın, arkadan omuz vereceksin. Başka türlü olmuyordu... Ne var ki, her omuz vuruşta, hayat arabasının tekerleği omuzunu bıçak gibi yaralıyor, yara üstüne yara, derken omuzunu nasır tutuyor. Eğer yaptığın işi seviyor meyvesini de alıyorsan. nasırların hiç önemi yok. Şikayet etmezsin, memnun olursun..

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 119)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 119)