Elveda Gülsarı

Cengiz Aytmatov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Merhaba Gülsarı
10/10
·224 syf.·
2019 72. kitabı
Elveda Gülsarı’nın inceleme yazmakta zorlanacağım bir eser olduğunu düşünüyorum. Bunun farklı sebepleri var. Mesela, hakkında o kadar çok şey söylemek istiyor ve biliyorum ki, bütün bunların bir yazıya sığması mümkün değil. Bunun dışında, benim için çok fazla duygu yoğunluğuna sebep olan bir yazarın eseri olması da önemli. Zira benim nezdimde, tamamen izafi olarak, yeryüzünün gelmiş geçmiş bütün yazarları bir tarafa, Cengiz Aytmatov bir tarafadır… Elveda Gülsarı’yı bu ikinci okuyuşumdu. İlkini 1998 yılında, henüz bir üniversite öğrencisi iken yapmıştım. Aradan yıllar geçti; bir delikanlıdan kırk yaşında bir adama evrildim. Dahası o zamanki iyimserliğimden, mutluluğumdan eser yok, hayat benim için sevimsiz bir hal aldı. Ancak bendeki bu köklü değişime rağmen aradan geçen yirmi bir yıl içinde Elveda Gülsarı hakkındaki beğenilerimin değişmediğini, üstelik daha arttığını gördüm. Elveda Gülsarı, Aytmatov’un 1960’ların sonlarında yazdığı bir eseridir. Artık yazarlığının olgunluk dönemine giren büyük usta, şahane bir esere imza atmıştır. Romanda, bir Aytmatov eserinin pek çok klasiğini görebilmekteyiz. Mesela hikaye geri dönüşlerle anlatılır. Hikayenin kahramanlarından birisi bir hayvandır. Yine bir Kırgız masalına yer verilmiştir. Semboller üzerinden sistem eleştirisi vardır… Romana artık ihtiyarlamış olan Tanabay ile bir at olan Gülsarı’nın güç bela ilerledikleri sahne ile başlıyoruz. Esas zamanda yaklaşık 5-6 saatlik bir süre geçerken, Tanabay, çok sevdiği atının ki, maalesef kolhoz uygulaması ve komünizm yüzünden at onun değil, devletindir, son anlarında geri dönüşlerle geçmişi hatırlar. Bu hatıraların çoğunda bir zamanların efsane atı olan ve adı dillerden dillere dolaşan Gülsarı da vardır. Gülsarı, daha yaşına bile girmeden Tanabay’a emanet edilmiş, yorga bir attır.
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
“Elveda Gülsarı” Kitap İncelemesi
9/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
·
126 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 14:51
Elveda Gülsarı, Aytmatov’un 1960’ların sonlarında yazdığı bir eseridir. Artık yazarlığının olgunluk dönemine giren büyük usta, şahane bir esere imza atmıştır. Romanda, bir Aytmatov eserinin pek çok klasiğini görebilmekteyiz. Mesela hikaye geri dönüşlerle anlatılır. Hikayenin kahramanlarından birisi bir hayvandır. Yine bir Kırgız masalına yer verilmiştir. Semboller üzerinden sistem eleştirisi vardır… Romana artık ihtiyarlamış olan Tanabay ile bir at olan Gülsarı’nın güç bela ilerledikleri sahne ile başlıyoruz. Esas zamanda yaklaşık 5-6 saatlik bir süre geçerken, Tanabay, çok sevdiği atının ki, maalesef kolhoz uygulaması ve komünizm yüzünden at onun değil, devletindir, son anlarında geri dönüşlerle geçmişi hatırlar. Bu hatıraların çoğunda bir zamanların efsane atı olan ve adı dillerden dillere dolaşan Gülsarı da vardır. Gülsarı, daha yaşına bile girmeden Tanabay’a emanet edilmiş, yorga bir attır. Bu arada yorga koşusunun ne demek olduğunu merak edenler, bir video açıp izleyebilirler. Çünkü muhteşem bir koşu biçimidir. Asla dörtnala gitmez, ancak uzun mesafede yorulmak bilmeyen yapısıyla çok hızlı giderken, binicisini hiçbir şekilde sarsmaz. Hatta üzerine bir tas su koyun, dökülmez. Öyle asil, öyle muhteşem bir koşudur bu… İşte Gülsarı doğuştan bir taypalma yorga cinsi attır. Dahası Kırgız ülkesi, özellikle sert kışı, dağları ve hayvancılık faaliyetleri ile keçe çadır, kökbar, kımız, kalpak gibi yerel motifleriyle yine gayet başarılı bir şekilde işlenmiştir. Velhasıl, Aytmatov büyük bir usta olduğunu burada da bir kez daha ortaya koymuştur. Doğrusu okuyacak kişilerin pişman olacağına pek ihtimal vermiyorum :))) Keyifli okumalar diliyorum
1000Kitap
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
9/10
·231 syf.·
2022 26. kitabı
“Ölesiye bitesiye çalışmamın sonunda, ola ola halk düşmanı mı olacaktım? Bana böyle mi diyeceklerdi?” Ah Tanabay, böyle mi olacaktı sonunuz? Ümitlerin, hayallerin böyle mi tükenecekti bir bir? Sen güneşli günler görmeyi umarken hep böyle kış mı görecektin? Roman Tanabay ve Gülsarı’nın yaşlılık günleri ile başlıyor, daha sonra geriye dönüşlerle Gülsarı’nın doğumundan ölümüne kadar yolculuk, Tanabay’ın gençliği, devrime inanışı ve kendisini devrime vermesi fakat tüm bunların boşa çıkmasıyla sona eriyor. Tanabay ve Gülsarı’nın romanın başındaki ölüm yolculuğu bana bu yüzden Gün Olur Asra Bedel kitabını anımsattı. Tanabay’ın eşiyle ilişkileri, dostu Çora’yla ilişkileri, bir bütün olduğu her duygusunu hisseden Gülsarı’yla ilişkileri öyle güzeldi ki tüm duyguları yüreğimde hisssettim. Ama en çok da Tanabay’a üzüldüm. Savaştan sağ dönmüş devrim için her şeyi yapan, abisini bike devrim için gözden çıkaran Tanabay’ın sonunda vatan düşmanı olarak görülmesi, kendini parçalarcasına güzel günlere, devrime inanması uğruna çalışması fakat tüm bunların boşa çıktığını görmesi öyle üzücüydü ki… Vatan düşmanı olarak suçladığında bile “Merhamet bekleyecek değilim. Niye merhamet bekleyeyim ki? Suçlu muyum ben?” diye düşünmesi aslında o dönemde yaşanan aksaklıkları göstermesi açısından çok etkileyiciydi. Yaşadıklarına rağmen Tanabay yine de gençlerden ümidini kesmez, hala ümit etmeye devam eder. Aytmatov bunların yanında mankurtlaşmayı, kendi değerlerine, geleneklerine yabancılaşmayı, toplumun ortak bilincinin yitmesini, yaşlanan Gülsarı’yla çok güzel anlatmış. Bana göre Gülsarı toplumun ortak bilincidir, geçmişidir. Romanın başında Gülsarı ve kamyonu yan yana getirmesi aslında gelenek ve teknolojinin yan yana gelmesidir. Gülsarı’nın sonu aslında toplum bilincinin, geleneklerinin,
1000Kitap
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
“Yaşar Kemal’den,Cengiz Aytmatov’a”biz bütünüz!
10/10
·224 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 02:16
Bir yazarla tanışmanın ya da bir kitabı okumanın belli bir zamanı olduğunu düşünürdüm hep. Artık bu düşüncemi, “farklı yazarları üst üste okumanın bile bir zamanı var” diye güncelliyorum. Cengiz Aytmatov’u anlayabilmenin kilidi, bende Yaşar Kemal’i okumakla açıldı. Fark ettim ki bir yazarı zamanın unutma gücüne karşı dirençli kılan şey; bir ideolojiyi ya da bir olayı savunması değil, ezilen, susan, yalnız kalan, adaletsizliğe uğrayan insanların hayatlarını farklı topraklarda, farklı coğrafyalarda kaleme almasıymış. Fark ettim ki bir yazar topraktan bahsederken aslında bir milletin mekânını değil; hafızasını, kaderini ve kimliğini anlatırmış. Fark ettim ki destanlar, masallar, efsaneler ve halk anlatıları romanın içine kaynaştırılınca hikâye daha da derinleşirmiş. Fark ettim ki bir eşkıyalıkla bir suskunluk, insanın yüreğine aynı ölçüde dokunabilirmiş. Fark ettim ki rüzgâr, dağ, nehir, bozkır ya da bir romanda yer alan bir at; neredeyse bir roman karakteri gibi insanlarla konuşur, onlarla birlikte acı çeker, birlikte direnebilirmiş. Fark ettim ki bir toplumun sosyolojik, psikolojik ve toplumsal altyapısı en iyi romanlar üzerinden tahlil edilebilirmiş. Fark ettim ki İnce Memed, Hatçe, Abdi Ağa, Tanabay, Gülsarı… hepsi bizmişiz. Biz, bir bütünün içinde yer alan mükemmel parçalarmışız. Yaşar Kemal ile Cengiz Aytmatov ; coğrafyaları ayrı, yaraları aynı yazarlarmış. O yüzden ikisini üst üste okumak müthiş bir denk gelişti. “Neden bu yaşıma kadar okumadım?” diye yakınmayacağım; dediğim gibi, her şeyin bir zamanı varmış. Gelelim Elveda Gülsarıya. Tanabay’ın çıktığı yolculukta, dünyada belki de en sevdiği Gülsarı’ya veda edeceğini anladığı o anda; oturup geçmişiyle yüzleştiği kısacık bir anın bir romana sığdırılmasıdır. Bir atın hikâyesi gibi görünse de aslında zamanın, sistemin ve
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Elveda Gülsarı
Puan vermedi·224 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 10:22
Elveda Gülsarı beni gerçekten çok etkileyen içimi sızlatan bir kitap oldu. Yaşlı bir adam olan Tanabay ile emektar atı Gülsarı’nın hikayesi üzerinden aslında koskoca bir SSCB sisteminin insanı ve doğayı nasıl ezdiğini anlatıyor. ​En çok dokunan kısım ise ikisinin kaderinin aynı olmasıydı. İkisi de ömür boyu çalışıp çabalıyor ama ellerinde kalan tek şey hayal kırıklığı ve yalnızlık oluyor. Gülsarı sadece bir at değil, Tanabay'ın elinden kayıp giden gençliği ve umutları gibi. Sadakati ve emeği bu kadar samimi anlatan çok az kitap vardır, kesinlikle herkesin okuması lazım.
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Zaman kimseyi kayırmaz,her canlı yaşlanır, her şey eskir.
10/10
·224 syf.··
2026 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 18:29
Gülsarı ve Tanabay'ın hüzünlü ve aynı kaderin farklı şekilde yaşanmasının hikayesi. Gülsarı, güçlü hızlı ve muazzam güzel bir at. Tanabay Sovyetler birliğinde küçük çiftçinin ürünlerini, topraklarını, üretim araçlarını birleştirerek kurdukları çiftlikte bir çalışan. Gülsarı ve Tanabay'ın yolları Gülsarı daha küçücükken ve Tanabay genç bir adamken kesişmiş. Aralarında güçlü bir bağ oluşmuş. Tanabay'ın gözbebeği Gülsarı. Ancak zamanla elinden yitip gider. Sovyet düzeni içinde Tanabay yıllarca emek verip çalışmış ancak karşılığını alamamamış tıpkı Gülsarı'nın sahiplerinden gerekli bakımı ve sevgiyi alamayıp zamanla gücünü yitirip çökmesi gibi. Sadece bir atın değil, emeğin ve boşa geçmiş bir ömrün hikayesi. İkisininde kaderi aslında aynı. Çok çalışmak ve hak ettikleri değeri görememesi sonucu yavaş yavaş tükenmek. Aytmatov askında bu hikayede insanı yoranın bedensel işler değil de kalben biriktirdiği acılar olduğundan çok güzel bir şekilde bahsetmiş. Hüzünlü, duggusal bir eser olmuş.
1000Kitap
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Herkes kendi çağını Yaşar.
Puan vermedi·224 syf.··
2024 87. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2024 13:55
Cengiz Aytmatov bir atın doğumundan ölümüne kadar hayatını adım adım bize anlatırken, sahibi Tanabay'ın can çekiştiren çok sevdiği atının yanında gençliğini, yaşlılığın, Umut ve umutsuzluğunu, sevap ve günahlarını kendisiyle ve geçmişiyle hesaplaşmasını okurken devrime inanmış kendilerine mutlu yarınlara adamış Kırgız- kazak kültürünü töresini tanıyoruz. Cengiz Aytmatov Elveda Gülsarı kitabı bizlere aşk ve heyecanı sevginin gücünü ve değerini bizlere yoğun olarak hissettiriyor. "Zaman kimseyi kayırmaz. " Zaman durmadan Akar yerinde asla durmaz. Bu nedenle zamanınızı kime vereceğinizi gerektiğinin önemini anlayarak keyifli okumalar dilerim.
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Elveda Gülsarı
10/10
·224 syf.··
2025 102. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 01:19
Cengiz Aytmatov’un kaleminden çıkan her hikâye, insana yaşamı yeniden düşündürüyor ama “Elveda Gülsarı” bambaşka bir sızı bırakıyor insanın içinde. Bu kitapta, bir insanla bir atın arasında kurulan o sessiz ama güçlü dostluğu okuyorsunuz. Gülsarı sadece bir at değil; sadakatin, emeğin, zamanın ve kaybolan değerlerin sembolü gibi geldi bana. Tanabay’ın gözünden hem bir dostluğun yavaşça elden kayışını hem de bir dönemin, bir hayatın değişimini görüyorsunuz. Her satır, geçmişe duyulan özlemle, yaşananlara duyulan pişmanlıkla dolu. Cengiz Aytmatov’un en sevdiğim yanı, doğayı büyüleci bir şekilde anlatması. Bunu her kitabında yapıyor. Yazarın kaleminden dökülen her satırda doğayı, tabiatı derinden içimde hissediyorum... Yazar doğayı öyle gerçekçi, öyle canlı anlatıyor ki kitaplarını okurken kendimi o uçsuz bucaksız kırların ortasında buluyorum... Yazar, Elveda Gülsarı kitabında da doğayı öyle ustalıkla yansıtmış ki kitabı okurken rüzgârın sesini, toprağın kokusunu, Gülsarı’nın kalp atışlarını neredeyse içimde hissettim... Kendimi bozkırda, Gülsarı’nın yanında hissettim.  Bazı kitaplar biter ama etkisi kalır ya…  “Elveda Gülsarı” tam olarak öyle bir kitaptı benim için... Kısacası; “Elveda Gülsarı”, sadece bir veda değil, bir dostluğun ve bir insanın iç dünyasının  hesaplaşması... Son sayfayı kapattığınız da bir sessizlik kalıyor içinizde … ağır ve hüzünlü bir sessizlik...
Alıntı
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 20:33
”Herkes kendi çağını yaşar.” Yine Aytmatov’un ne yazsam eksik kalacak eserlerinden biri. Elveda Gülsarı;cins ve ünlü bir yorga olan Gülsarı adındaki atın doğumundan,yaşlanarak ölümüne kadar geçen hayat macerası.Ve atın sahibi ve onu yetiştiren Tanabay… Kırgız-Kazak Türklerinin töresini ve folklorunu gözler önüne seriyor.Tanabay’ın ve Kırgız gençlerinin yürekten bağlandığı bir siyasî rejimin can çekişlerini,dağılma ve çöküşlerinin kaçınılmazlığını görüyoruz.. Ah Tanabay! Savaşın ilk gününden sonuna kadar ateş altında yürümüştüm,ama ölesiye-bitesiye çalışmanın sonunda ola ola ‘halk düşmanı’mı olacaktım? Bir gün bana böyle diyeceklerine asla inanmazdım…!” Halka verilen boş sözlerden,yerine getirilemeyecek vaadlerden ibaret kalmıştı her şey.Hiç bir mesele çözülmüyor,hiçbir işin sonu alınamıyordu. Suç ve kusur kimdeydi? Tanabay,yorga ile son konuşmasını yapıyor,onunla vedalaşıyor,helalleşiyordu: -“Benim kanatlarım oldun Gülsarı! Bir gün öbür dünyada karşılaşırız.Ama ben yaşadıkça sen hiç ölmeyeceksin Gülsarı. Çünkü her zaman hatırlayacağım seni.Senin ayak seslerin kulağımda en güzel bir ezgi gibi kalacak….Elveda Gülsarı… Derin edebi bir hazzı yoğun olarak hissetmeniz kitaplarla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle.
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 02:23
Roman, Sovyetler Birliği döneminde Kırgız bozkırlarında geçer. Başkahraman Tanabay, eski bir asker ve kolhoz işçisidir. Roman, Tanabay’ın en sevdiği atı Gülsarı ile olan dostluğunu anlatır. Gülsarı, hem güzelliği hem de hızıyla meşhur bir attır. Ancak zamanla bu hızlı at yaşlanır, hastalanır. Roman, Tanabay’ın Gülsarı’yı ölüme uğurladığı bir yolculukla başlar ve geri dönüşlerle Tanabay’ın yaşamını, toplumun değişimini ve Gülsarı ile kurduğu bağları anlatır. Gülsarı, sadece bir at değil; aynı zamanda özgürlük, doğa, sadakat ve geçmişin değerlerinin sembolüdür. Gülsarı’nın gençliğinde koşarken sergilediği güç ve zarafet, özgür bir ruhun temsili gibidir. Zamanla tıpkı Tanabay gibi o da yıpranır, sistemin ve zamanın çarkları arasında ezilir. Tanabay, dürüst ve çalışkan bir köylüdür. Ancak Sovyet kolhoz sistemindeki adaletsizlikler ve yozlaşma onun iç dünyasında büyük çatışmalar yaratır. Gülsarı’yla olan bağı, aslında onun doğaya, geçmişine ve insanlığa olan bağlılığının bir göstergesidir. Aytmatov, Sovyet sisteminin geleneksel yaşam biçimini nasıl yıprattığını, doğaya ve insan ilişkilerine verdiği zararı eleştirir. Modernleşme uğruna kaybedilen değerler, romanda sıkça vurgulanır. Romanın arka planında Sovyetler Birliği’nin kolhoz sistemindeki adaletsizlikler, bürokrasi, bireyin ezilmesi, parti içi çelişkiler çok güçlü şekilde yer alır. Tanabay, sistemi sorgulayan, ama içinde sıkışıp kalan tipik bir iyi insandır. Roman boyunca ölüm, yaşlanma, vedalaşma, geçmiş ve gelecek temaları işlenir. Gülsarı’nın ölümü aslında sadece bir atın ölümü değildir; bir dönemin, bir anlayışın, bir insanlık hâlinin ölümüdür. Tanabay’ın bu vedaya olan tanıklığı, insanın kayıplarla büyüyen bir varlık olduğunu gösterir. Bu açıdan roman, insanın anlam arayışı üzerine de okunabilir. Elveda
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma

Yazar Hakkında

Cengiz AytmatovYazar · 68 kitap
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur. Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.