Beyaz Gemi

Cengiz Aytmatov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kendimce bir şeyler.
Puan vermedi·174 syf.··
2024 2. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 02:06
İnsanoğlu uzun yıllardan beri kendi varoluşunu anlamlandırmaya çalışmıştır. Bunu yaparken doğayı ve doğanın bir parçası olması gerçeği her zaman kendini göstermiştir. İnsan yaşama sebebi olarak gördüğü, inandığı değerleri kaybederse uğruna mücadele edebileceği pek bir şey bırakmamış olur. Hayatı daha anlamlı hale getirebilmek için buna ihtiyaç yok mudur?
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Kitapta ki en beğendiğim cümle: "İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır... ▫▫▫ Kitabın sade ve akıcı bir dili var. Her sayfasını bir sonra ki sayfasında ne olacak diye merakla okudum. Açıkcası sonunun kötü biteceğini hiç ummamıştım. Ama romanın vermek istediği mesaj beni çok etkiledi. İyiliğe kötülükle değil, iyilikle karşılık vermemiz isteniyor ve bizi çevreleyen dünyaya ve kendi vicdanımıza karşı sorumlu olduğumuz hatırlatıyor. . Masalla gerçeği birleştiren bir eserdir. Geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurarak insan duygu ve düşüncelerine kendine has yorumlar getirilir. Çocuk saflığın, bozulmamışlığın ve geleceğin sembolüdür. Aytmatov, çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusunu anlatmaktadır. Ona göre; çocukluk, gelecekteki insan karakterinin tohumudur.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
8/10
·174 syf.·
2020 1. kitabı
Hayatta her zaman var olan iyi -kötü ikileminin en iyi şekilde yansıtıldığı bir roman. Bazen "keşke böyle olmasaydı," dediğim, böyle bir sonu haketmeyen bir roman oldu benim için. Bir efsaneye inanarak yaşamına devam eden, hayatı boyunca kimseyi kırmadan yaşamaya çalışan, ama bu durumun hayatındaki bireylerce kullanıldığı yaşlı koca bir adam.. yanında büyüttüğü torununa da faydalı olmak adına bir şeyler öğreten, koruyan ama sonrasında onu hayal kırıklığına uğratan bir adam.. Çok sürükleyiciydi. Her sayfasını ayrı bir doyumla okuduğum bir roman oldu benim için. Tavsiye ederim.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
2020 23. kitabı
Ben 8 yaşında annesiz ve babasız büyüyen arkadaşsız, yapayalnız beni kuşatan bu basit saf çevrede yaşayıp giden bir çocuğum. En büyük eğlencem Karavul dağından dürbünüm ile Isık göle bakıp beyaz geminin gelişini seyretmek çevresini seyre dalmak idi... Bu çevrede beni yalnız bırakmayan dedem Mümin var ona "kıvrak mümin" derler biraz şaşkın olduğu için ona o lakabı takmışlar,öyle olsada ben onu seviyorum zaten oda beni canı kadar sevip önemseyen tek kişi. Dedemin ikinci karısı herşeye dır dır eden dedemi sürekli ezen bir kişi tıpkı Berkey teyzemin kocası Orozkul enişte gibi. Kendisi orman işçilerinin amiri konumunda olduğu için dedemi teyzemi istediği gibii kullanıyordu hatta teyzemi dövebilme hakkını bile kendinde görüyordu ki dedemde buna çoğu zaman ses çıkarmıyordu çoğu zamanda sen dur karışma bu yaştan sonra kim sana iş verir çocuğu olmayan kızına kim kocalık eder diye nine bırakmıyordu... Okul çağına geldiğimde tek arkadaşım olan dürbününüm yanına dedemin gezgin satıcıdan aldığı çantamda eklendi. Okul mesafesi uzak olduğu için yine dedem getirir götürür beni okula taki o olayın yaşandığı güne kadar.... #cengizaytmatov Dan okuduğum ikinci kitap #beyazgemi Yine muhteşem bir kitaptı hayran kaldım bir çocuğun gözünden yaşadığımız bu dünyada kültürümüze, doğamıza, nasıl sahip çıkacağımızı bir destansı hava yaratarak harika betimlemeleri ile anlatan, kötülüğün her daim olacağını vurgulayan ve sonunda pasif iyilik ile bir yere varılamayacağını, ancak ve ancak ahlâklı bir duruş sergileyip iyi olarak kalıp bir şeyleri savunup(kaybedeceğinizi bilseniz bile) asla duruşunuzdan vazgeçmeyip bir şeyler uğruna yola koyulmanın önemini çok çok iyi vurgulamış bu kitabında. Sizde bir çocuğun gözünden 168 sayfalık çoğu zaman ağlatan, düşündüren, yapılan haksızlıklara karşı
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
8/10
·174 syf.··
2020 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2020 19:16
Çocukla beraber hayallere daldım , beraber Beyaz Gemi'yi izledim. Dedeye yapılan azarlamalar banaydı sanki öyle hissettim. Bir çocuk bir dede.. ikisi de oldum ben bu kitapla.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
Beyaz Gemi
10/10
·174 syf.··
2020 34. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2020 20:21
Bu kitabı içim burkula burkula okudum. Arabesk bir hikaye olduğu için değil, hayır. Aytmatov’un dünyanın bir ucundan anlattığı hüzünlü hikayeleri insan olan herkesi burkacak güce, gerçekliğe sahip olduğu için... Sovyet Kırgızistanı’nda yaşayan sekiz yaşında bir çocuğun dünyası, hayır çocuğun koskocaman evreni ve bu evrenin çevresinde dönenler, yaşananlar, çocuğun bu dünyayı algılayışı, anlamlandırışı ve tabii ki eski inanışlar, destansı masallar... Sembollere, kişilere gizlenen bir dünya, ideoloji eleştirisi. Kitap hayalleri olan temiz bir çocuk, ismi Rusların kulu anlamına gelen zorba, baskıcı, Oruzkul ve pasif-iyi, çalışkan, ezilen, isyanını kalbine gömmüş, yılmış ve kabullenmiş bir Mümin dede etrafında kurgulanmış. Dağlar, kar, “beyaz gemi”, maral ana, öksüzlük, yalnızlık, nefis dağ ve doğa tasvirleri ile çevrelenmiş. Aytmatov insanın sadece beyniyle kavrayabileceği bir yazar değil; o kalple, duygularla yoğun bir zihinle okununca gerçeklik kazanan bir yazar. Ve Evet kitap SSCB döneminin bir eleştirisi, ama diğer yandan yapayalnız bir çocuğun hikayesi.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 16:22
Beyaz Gemi kitabı adeta bir semboller okyanusudur. Kitabın yazıldığı coğrafyada her şey kızıldır. Hikayede geçen geminin renginin beyaz olması özgürlüğü sembolize eder. Isık Göl ise özgürlüğe açılan yoldur. Aytmatov kitabın başından sonuna kadar çocuğa bir isim vermemiştir, buradaki çocuk saflığın, bozulmamışlığın, geleceğin sembolüdür. Aytmatov isim vermediği bu çocukla, annesiz babasız tüm çocukları anlatmaktadır. Hatta Aytmatov’un gençlere seslendiği bir konferansında, bir genç söz ister ve der ki “ Beyaz Gemi’ deki o isimsiz çocuk bendim”. Aytmatov da “evet sendin ama sadece sen değilsin” diye karşılık verir. Hikayede bir de Orozkul karakteri vardır. Orozkul, “Rus kulu” demektir ve Kırgızlarda çok ender rastlanacak isimlerdendir. Bu karakterle de özünden, kimliğinden uzaklaşan insanlar sembolize edilir. Orozkul’ un çocuğunun olmaması ile de böyle bir karakterin devamının olamayacağı, Ruslar her ne kadar bu topraklarda yaşayanları Sovyet Sistemi adı altında kimliklerinden uzaklaştırmaya çalışsa da bunun birgün sonunun geleceği mesajını vermektedir. Hikayede bir de Mümin Dede karakteri vardır. Çocuk için en değerli kişidir. Mümin dede’ nin en büyük eksikliği pasif bir iyiliğe sahip olmasıdır. Mümin Dede karakteri ile verilmek istenen mesaj ise, iyiliğin tek başına yeterli olmayacağı, iyilik için mücadele edilmesi, savaşılması ve yeri geldiğinde baş kaldırılması gerektiğidir. Bir solukta okunabilecek, olağanüstü bir kurguya ve dile sahip olan bu hikayenin kalbinize ve ruhunuza bir çok güzellik katacağından emin olabilirsiniz.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
2020 5. kitabı
Karakterler çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Çocuğun saf ve temiz dünyasını yaşadığı acı gerçeklerle anlatmış. Mümin dedenin torununa sahip çıkışını ve onun için hayata boyun eğişini onu destanlarla büyütüşünü anlatmış.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
Beyaz Gemi (Ötüken) Kitap İncelemesi
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Merhaba sevgili okurlar. Bugün Beyaz Gemi ile sizlerleyim. Çok güzel bir kitaptı. Beni fazlasıyla etkiledi. Özellikle karakterlerle ve olaylarla bize yansıttığı iyilik, kötülük; geçmiş gelecek gibi kavramlar çok iyi yansıtılmıştı. Okurken zevk aldım ve açıkçası merak duygumu uyandırmayı başardı. Bir de yazarın destan, efsane gibi unsurları da kitabına dahil edişi çok ilgi çekiciydi. Sonunu da çok iyi getirmişti. Gerçekten bitirdikten sonra bile kitabı düşünmeye devam ettim. Bence okursanız çok seversiniz. Gelelim konusuna… Ana karakterimiz yedi sekiz yaşlarında bir çocuk. Burada ana karakterimiz saflığı, bozulmamışlığı ve geleceği simgeliyor. Ve roman çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanıyor. Kitap yaşadıkları dağlara maşin-mağazanın yani seyyah arabanın gelip dedesinin ona okul için güzel bir çanta almasıyla başlıyor. Yaşadıkları bu yerde onlara ait ormanlar, hayvanlar her şey var. Çocuk dedesi, ninesi, teyzesi Bekey, teyzesinin eşi Orozkul, yardımcıları Seydahmet ve onun eşi Gülcemal ile yaşamakta. Annesi ve babası onu çok küçükken bırakıp şehre gitmişler. Ayrıca dedesinin ona ödünç verdiği dürbünle bakarken beyaz gemiyi görür ve dedesinin anlattıklarını hatırlayarak babasının orada çalıştığını sanarak mutlulukla gemiyi izlemeye devam eder. Şunu da söylemeliyim ki dedesi çok iyi bir insandır ancak onun bu saflığı ve temizliği diğerlerinin ona saygı göstermesini engeller. Damadı Orozkul bütün işlerini ona yaptırır üstüne üstlük de azarlamadan duramaz. Gerçekten daha fazla şeyden de bahsetmek isterdim ama devam edersem kitabı okumanıza gerek kalmayacak. Çok güzeldi. Mutlaka okuyun. Kitapla kalın <3
Roman
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
2024 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 16:22
Yine bir Kırgız Edebiyatı eseri hakkında incelemede bulunmak istiyorum. Eser, Cengiz Aytmatov'a ait Beyaz Gemi. Eserimiz adı bilinmeyen bir çocuğun annesi ve babası tarafından terk edilmesi ve Mümin dedesinin yanında yaşadıklarını konu ediniyor. Öz ninesi olmayan kadın tarafından sürekli "yabancı" algısı çocuğa aşılanıyor. Çocuk bu duruma içten içe sinirleniyor, asıl yabancı olanın ninesi olduğunu kendine telkin ediyor. Mümin Dede eski eşini kaybediyor ve eşinden Gülcemal ve Bekey adlı iki kızı kalıyor ve bu nine ile evleniyor. Fakat nine ne çocuğu ne de çocuğu olmadığı için eşi Orozkul'dan sürekli şiddet gören Bekey'i evine istiyor. Oruzkul karakteri mankurtlaşma kavramının bir örneği. Katı, sinirli, sürekli kendini lider konumda gören ve özellikle çocuğu olmadığı için karısına şiddet gösteren birisi. Farklı hayâller kuran, şehirde yaşamak isteyen ve şehirli olup ona çocuk verebilecek bir kadınla hayat kuramadığı için kendi içinde çatışma yaşayan bir birey olarak ele alınmış. Eserde destan örneği olarak Maral Ana karşımıza çıkıyor. Mümin Dede, çocuğa Maral Ana'nın destanını anlatarak onun kutsallığı ve insanları kötülükten koruyucu özelliğinden bahsediyor. Burada geyik motifinin kullanılması, yine destan örnekleri, türkü örnekleri, rüya motifi Halk Edebiyatı'nı yansıtıyor. Mümin Dede ne kadar sakin, kimseyi kırmayan, zararsız biri ise Orozkul da bir o kadar gaddar ve acımasız bir figür olarak ele alınmış. Eser, Orozkul'un baskısına dayanamayan Mümin Dede'nin çocuğa kutsal olarak anlattığı Maral Ana'yı öldürmesi ve o etlerden şölen yapıldığını gören çocuğun kahrolması, kendisini Isık Gölü'ne bırakması ve dedenin ise aklını yitirmesi ile son buluyor. Eser boyunca çocuğun bir adının olmaması yine bizi Dede Korkut'taki "ad koyma geleneği ne" götürüyor. Kahraman bir
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma

Yazar Hakkında

Cengiz AytmatovYazar · 68 kitap
Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur. Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.