Northanger Manastırı

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,6bin
Gösterim
Adı:
Northanger Manastırı
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053606574
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Northanger Abbey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jane Austen (1775-1817): Kırk iki yıllık sade ve gözden uzak yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı.

Eserlerinde sıradan insanların gündelik yaşamını derin bir gözlem gücüyle ele aldı. Taşra hayatını, genç kız masumiyetini ve aile değerlerini zarif olduğu kadar ironik üslubuyla işledi. Güçlü kadın karakterlerin başrolü oynadığı romanlarının tümü sinemaya uyarlandı.

Northanger Manastırı Jane Austen'ın yayımlanmak üzere tamamladığı ilk romanıdır. Yapısal sağlamlığıyla çağdaş eleştirmenlerin de hayranlığını kazanan eser yazarın ölümünden sonra 1817 yılında yayımlandı.
252 syf.
·21 günde·Beğendi·7/10 puan
Northanger Manastırı , Jane Austen'in altı büyük romanının en kısası sanırım ve birçok okuyucunun ilgisini çektiğini fark ettim. Birçok yönden bu yazardan beklediğimiz kurgulanmış esprili türden bir hikaye değil, ancak sıradanlığı ve pürüzlü kenarları çekiciliğinin bir parçası olduğunu kanıtlıyor. Bununla birlikte, onu diğer önceki eserlerin üzerinde yükselten şey o zamanlar çok popüler olan tüm gotik romantik romanların bir parodisini yazmak için gösterdiği çabadır. Ve bu çaba, Jane Austen'ın bir başka endişesiyle, sığ bir toplum kuşağı içinde insan doğasının hicivli bir gözlemiyle benzeridir, bir görgü komedisi demek daha doğru olur. Northanger Manastırı , genç, masum ve saf bir "kahraman" Catherine Morland'ın etrafında dönen büyüleyici bir hikaye. Northanger Manastırı bugünün Okuma dünyasında daha çok romantik bir Roman olarak kabul görmekte. Bu romanı okuyanlar az çok bir hiciv olduğu anlar. Genel olarak okurken zevk aldım fakat beni en çok zorlayan durum kitabın yazım tarzıydı, hikayeyi takip etmekte biraz zorlandım. Aşk romanlarından çok fazla hoşlanmam ama bu kitap beni gerçekten etkiledi diyebilirim. Taş gibi soğuk kalbimin ısınacağını hiç düşünmemiştim. Kitabın son kısımlarının aceleye geldiğini ve işlerin çok çabuk çözüldüğünü düşünüyorum, bilmiyorum belki de siz öyle düşünmeye bilirsiniz. Çok tercih edeceğim bir roman türü değil fakat okumaya değer olduğunu düşünüyorum...
252 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Gerçekten Northanger manastırını çok sevdim Jane Austen'in yazdığı her kitabı çok güzel buluyorum. Öncelikle kitap eski dönemde geçiyor ve o zamanı çok güzel anlatmış; Balolar,evler,kıyafetler hepsi gözümün önünde canlandı resmen. Onun dışında ana karakteri çok sevdim, diğer bütün karakterlerde çok güzel bir şekilde işlenmişti. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
  • Mansfield Parkı
    8.1/10 (279 Oy)225 beğeni860 okunma1.014 alıntı8,3bin gösterim
  • İkna
    8.1/10 (433 Oy)374 beğeni1.324 okunma1.163 alıntı18,3bin gösterim
  • Emma
    8.2/10 (1.351 Oy)1.060 beğeni3.864 okunma4.793 alıntı38,6bin gösterim
  • Akıl ve Tutku
    7.9/10 (796 Oy)721 beğeni2.615 okunma3.215 alıntı33,9bin gösterim
  • Eugenie Grandet
    8.1/10 (421 Oy)353 beğeni1.385 okunma1.886 alıntı13,2bin gösterim
  • Kavak Yelleri
    7.8/10 (119 Oy)113 beğeni559 okunma367 alıntı6,1bin gösterim
  • Hırçın Kız
    7.7/10 (420 Oy)316 beğeni1.520 okunma1.552 alıntı12bin gösterim
  • Doktor Jivago
    8.1/10 (220 Oy)229 beğeni621 okunma1.644 alıntı12,7bin gösterim
  • Frankenstein ya da Modern Prometheus
    8.4/10 (1.978 Oy)1.557 beğeni5,2bin okunma7,8bin alıntı38,1bin gösterim
  • Ebedi Koca
    7.5/10 (369 Oy)323 beğeni1.558 okunma2.537 alıntı15,1bin gösterim
252 syf.
·3 günde·10/10 puan
/5

Jane Austen'e bayılıyorum.

Klasikler her zaman gözümü korkutmuştur. Uzun oldukları için değil, içerikleri bakımından bana hitap etmeyeceklerini düşündüğüm için lakin Jane Austen bunun bana yanlış olduğunu kanıtlamaya bayılıyor.

Northanger Manastırı, Jane Austen'in diğer kitapları gibi bir aşk romanı. Aynı zamanda gotik gizem kitapları ironisi.

Spoiler Alert, Mr. Tilney şu ana kadar okuduğum en iyi erkek karakterlerden biri. Ve hatırlatmak isterim bu kitap 19. yüzyılın başında yazılmış Bence modern yazarlar ve okurlar olarak Mr. Tilney'nin nasıl kendi modern karakterlerimizden daha üstün olduğunu sorgulamamız ve bu konuda kendimizi suçlamamız lazım.

Şaka bir yana karakterlerin hepsini ayrı sevdim. "Kötü karakterler" bile beni defalarca kahkahalara boğdu. Ana karakter Catherine ise kitabın ironi olması sebebiyle çok saf olarak resmedilmiş. Ama yanlış anlaşılmak istemem, nefret edilecek bir karakter değildi kesinlikle. Hatta tam tersi saflığı ve komikliği benim onu daha çok sevmemi sağladı.

Northanger Manastırı, kesinlikle çok akıcı ve çok eğlenceli bir kitap. Sadece aşk değil, ironisi ile de okuru eğlendirmeyi ve meraklandırmayı çok iyi başarıyor. Jane Austen çok mükemmel bir yazar gerçekten, değil mi?

////

/5

I love Jane Austen.

Northanger Abbey another Jane Austen romance book. But hey it's also a gothic mystery irony and it's hilarious. Not just the irony part but the whole book. Yes it's romance and yes the romance is very cute and lovely but the comedy in this book is strong as it as.

Spoiler Alert, Mr Tilney is probably better than your mass murderer book boyfriend. And honestly we all should be ashamed that a character that written in early 1800s is so much better than most of the new characters. Catherine is also a very lovely protagonist. Because of the irony in the book she's naive, a lot but Catherine is still a very loveable and fun figure in the book. She's cute.

Northanger Abbey is a fast paced, and fun book. It has comedy and romance and also set in 19th century which is a huge bonus (at least to me). If you love Jane Austen and didn't read Northanger Abbey go grab this book and read it, right now.
252 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Jane Austen ile ilgili bir film izledikten sonra yazarın tüm kitaplarını okumaya karar vermiştim. İlk Gurur ve Önyargı kitabı ile tanışmıştım ve diline, anlatımının akıcılığına ve hissettirdiği naif duygulara hayran olmuştum. Yaşadığı dönemi bu kadar güzel yansıtan bir yazar daha okumadım. Dönemin kültürel özelliklerini çok güzel işliyor. Balolarda takdim edilmeleri, varlıklı insanların fakir insanlara bakış açılarını, ailelerin kızlarını evlendirme merakını, insanlar arası saygı ve kibarlığı görünce 1800'lü yılların İngilizleri arasında hissediyorsunuz kendinizi. Okurken kabarık kollu elbiselerle zarif bir şekilde dans eden, varlığıyla ve sert duruşuyla tavırlarını belli eden, saygısı ve naifliği ile içtenliğini hissettiren karakterleri hayal edebildim ve onlarla yaşadım her şeyi. İşte bu yazarın başarısıdır. Okuduktan sonra filmini de izledim ve her şey tam düşündüğüm gibiydi.. Jane Austen okumaya kesinlikle devam edeceğim.
252 syf.
·3 günde·Beğendi·5/10 puan
Okumaya başlarken yazarın ilk eserlerinden olduğu unutulmamalı. Sonuçta her yazarın ilk eseri ondan umduğumuz gurmeliği veremiyor (doğal olarak). Jane Austen sizi 19.yy’a rahatlıkla götürebilecek bir yazar ve ben böyle bir kalemi her okuyuşumda çikolata yemiş gibi olurum. Objektif kısıma gelirsek; Jane Austen’a rağmen Northanger Abbey çiğiydi. Savruk bir hikaye gibi geldi. Yazarın ilk eseri olduğunu gayet hissettim. Daha önce Austen okumayanların Northanger’dan başlamamaları gerekiyor yoksa yazarı yanlış tanıyabilirler. Sona İkna değil de Northanger’ı
saklasaymışım diyorum.

İçeriğe gelecek olursam;
Yine taşralı bir kızın seyahati ile başlayan yeni yerler, yeni insanlar derken hayatın faklı yönleriyle tanışan kızımızın ‘tecrübeleri’ formatıyla ilerleyen ve mutlu sona ulaşan yumuşak bir roman.
Kitabın muhtelif yerlerinde Jhon karakterinin müthiş ezikliği ve bayıklığı karşısında fenalık geçirecektim. Hele Isabella...kelimlerin tükendiği bir karakter. Bu tür insanlarla karşılaştığımda neden düşünme eylemini gerçekleştirmekten bu kadar münezzehler diye sorguluyorum. Kitabı böyle insanlar hayatımdan uzak olsun tü tü tü diye diye bitiriyorsunuz.
Diğer karakterler hakkında konuşmayacağım çünkü çok spoiler vermiş olurum. Kitapta Jane sizinle konuşuyor, özellikle en başlarda o tatlı yazma heyecanıyla karakter tanıtımı yapıyor (bunu Jane Austen yaptığı için de böyle sempatik anlatıyor olabilirim normalde romanlarda bu açıyı tasvip etmem). Yine uzun seyahatler, birbirinin sarayında, malikanesinde yok efendim manastırında konuk olmalar. Kırlarda geziler, resim yapamadığı için utanmalar, piyano çalmayı bilmeyene şaşırmalar ve o günün dünyasından bazı hayali seyirler. Kısacası Jane... Klasik Roman tavsiye etme veya etmeme konusunda cevapsız olanlardanım ama o dönemde bir şey yazılıyorsa o dönemin kültürü içinde barınıyordur. Kültürlerin bugününü anlamak için dünlerini analiz etmek gerektiğine inanıyorum. Kitaplardan daha iyi bir analiz malzemesi olduğunu da düşünmüyorum.
Ağır edebiyat sonrası Jane okumak hep güzeldir.
252 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Aynı dini, dili, milliyeti ve zaman dilimini dahi paylaşmadığınız bir kadının tam 218 yıl önce yaptığı esprilere gülmek ; hayatı ve insan ilişkilerini analiz kabiliyetine, mizah anlayışına, zekasına, edebi yeterliliğine hayran olmak isterseniz okuyun, okutun.
252 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Jane Austen kitaplarını okuduysanız az çok fikriniz vardır. Eserlerinde kadın-erkek ilişkileri, eğitim/kültür/ekonomik farklılıklar gibi temalara değinir ve bunu yaptığı karakter tahlilleriyle ve yer betimlemeriyle çok da güzel başarır. Northanger Manastırı benim için bir Emma, Gurur ve Önyargı hatta Mansfieldpark değildi ama yazardan dolayı kesinlikle okumam gereken kitaplardan biriydi. Çok da beğenerek okudum. Kitapta Catherine adında bir kız var tanıdıkları aracılığıyla başka şehire gidiyor; orda tanıştığı insanlar, aşk deneyimi, hayatı anlaması, insanları gözlemlemesi.. gibi yolculuğuna tanık oluyoruz okuyucu olarak. Keyifliydi, tavsiye edilir.
252 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Orta varlıklı ve 10 çocuklu ailenin ikinci çocuğu olan sıradan taşralı bir kızın yakın ve varlıklı komşuları tarafından şehire getirilmesiyle başlar kitap.
Kızın balolarda komşuları taradından takdim edilmesiyle bazı paragözler hiç çocukları olmayan bu karı kocanın mirasını kıza bırakacağına inanırlar...tabii bundan ne kızın ne de onları himaye eden değerli komşularının haberi var..

Bundan sonra kız varlıklı bir aile taradından Northanger monastr'ına davet edilir. Hayatını değişecek olaylar da burada gerçeşleşir.

Dilini değil de kurgusu bana Jane Austen'in diğer kitaplarına göre biraz basit buldum. Kahramanımız henüz 17 yaşında olduğundan sürekli etrafında bir beklenmedik olay ve heyecan arzulayan yapısı vardır..tabi bu onun çok kitap okumasından da kaynaklanıyor ki bulduğu her sandıkta hazine çıkacağını, gittiği her yolculukta hırsızlar tarafından soyulmanın hayalini kurar.
Okumanız çok gerekli kitap diyemem ama Jane Austen seviyorsanız benim gibi düşünmeden okuyun.
İyi okumalar...
252 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhabaaa Bugün calikusuokur ‘un başlattığı “Jane Austen Okuyuruz” etkinliği (Instagram) için seçtiğim ve Austen’den okuduğum üçüncü kitap olan Northanger Manastırı’nın yorumu ile geldim Ve Austen İkna kitabının aksine bu kitapta beni hayal kırıklığına uğratmadı. Gerçekten çok severek okuduğum bir eser oldu. .

Bu kitap da diğer Austen kitapları gibi naif bir dille işlenmişti. Tabii bu bana daha naif, zarif gelmiş olabilir Bunda ana karakter kızımızın -Catherine- daha saf bir karakter olması da etkili. Bunun dışında Catherine’in karakteristik gelişimini okumak da bir o kadar keyifliydi benim için.

Hazır karakterlere girdiysek devam edelim o zaman ️ Kitapta en sevdiğim karakter kesinlikle Henry’di. Catherine ile arasındaki aşkı çok severek okudum. Eskiden erkekler ne kadar kibar, saygılı; kadınlar da ne kadar kendini biliyormuş demeden duramıyor insan Austen okurken.

Kitabın içinde sevmediğim karakterler de mevcuttu maalesef. Bunların başında kesinlikle General Tilney geliyordu. Thorpelardan da bir o kadar nefret ettim. Fakat her zaman dediğim gibi farklı karakterler tanımak her zaman güzeldir.

Okuduğum birkaç yorumda da gördüğüm üzere kitabın adının neden Northanger Manastırı olduğu çok tartışılan bir konu olmuş. Bence bunun başlıca sebebi Jane Austen’in gotik edebiyatının toplum üzerinde bıraktığı etkiyi eleştirirken bu eleştirileri en ağır yaptığı yerin Northanger Manastırı olması. Bu yüzden başlık konusuna pek takılanlardan olmadım.

Kitap yazarın ilk eseri olduğundan tabii ki eksikleri vardı fakat bu eksikler gözünüze çok detaylı bakmazsanız batmıyordu. Bu yüzden bunlardan bahsedip okuyacak olanların hevesini bahsetmek istemiyorum. Zaten kötü yönleriyle çok fazla geçen bir eser olsaydı klasik olarak adlandırılacağım da düşünmüyorum ama bu başka bir konu tabii ki.

Austen bu kitabında kendisinin aralarda okurlarla sohbet ettiği bir dil kullanmıştı. Bu tarz anlatımlar hoşuma gittiği için dili bana diğer eserlerine göre daha akıcı geldi. Tabii çeviri kitaplarında çeviri de akıcılığı etkileyen unsurlardan biri ve ben İş Bankası Yayınları‘nın çevirisini bu kitapta sevdim.

Noktalama hatası ve anlatım bozukluğu yoktu fakat son sayfalarda birkaç kelime hecelerine ayrılarak yazılmıştı. (Örn: ay-rıl-mak) Bu da benim en dikkatimi çeken hata oldu kitapta.

Uzun lafın kısası ben kitabı çok severek okudum ve okumayı düşünen düşünmeyen herkese de tavsiye ederim. Fakat Austen’le tanışma kitabı olarak Gurur ve Önyargı/Aşk ve Gurur olur benim önerim hala Sizlerin Jane Austen’den favori kitabınız ne? Yorumlarda buluşalım
252 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
Northanger Manastırı isminden dolayı uzak durduğum, şöyle kasvetli bir şeyler okuyacağım hissi veren bir kitaptı. Ama ben ne çok yanılmışım. Yazarın öyle tatlı bir mizah anlayışı var ki, bırakın tebessümü insan sesli gülüyor okurken. Yazar karakterleriyle sevimli sevimli dalga geçmiş. Müthiş bir ironi yeteneği sergilemiş diyebilirim.
19. yüzyıl başları İngiliz kültürünü ve aile hayatını konu alan eserde; kitabın (yazarın deyimiyle) kahramanı taşralı bir genç hanım. Hem de 17 yaşında. Hâl böyle olunca da tahmin edersiniz ki entrikalar, balolar, danslar ve aşklar olmazsa olmaz.
Tüm bunların yanı sıra, sözde medeni ama özünde erkek egemen toplumun, kadına bakışını çok nülteli örneklerle konu edinmiş sevgili Jane Austen.
O dönem böyle bir eserin nasıl ses getirdiğini tahmin edebiliyorum. Ama maalesef Northanger Manastırı yazarın ölümünden sonra yayımlanmış.
Jane Austen'in Aşk ve Gurur eseri kadar tanınmış olmasa da, en az onun kadar güzel bir eser olduğu kanaatindeyim. Klasik seven arkadaşlar özellikle sizlere tavsiyemdir efendim.
Kitapla ve sevgiyle kalın...
252 syf.
·Beğendi·7/10 puan
“İnsanlar birbirlerine samimiyetle bağlandıkları zaman yoksulluk servetin ta kendisidir.’’
Jane Austen ile tanıştığım bir eserdi Northanger Manastır’ı eseri. Kitabı okurken dikkatimi çeken öncelikli şey ironik üslubu oldu kendisinde. Yer yer kendinden nükteler bırakıyor, bir nevi eseri bırakıp kendi kendine nutuk attığı yerlere dahi denk geldim. Bir diğer nokta ise karakterlerine imalarda bulunuyor ve adeta hem bir yazar hem bir okuyucu gibi eseri bir yerden de sahipleniyor.
19. yüzyılda yayımlanan ve Jane Austen’in ilk eseri olma özelliğini taşıyan bu yapıtta yine dönemin eğlenme biçimlerini, aşkını, tutkusunu, mekanların işleyişini, kadınların ve erkeklerin birbiri ardına hoşgörü ağı ile çepeçevre sarmalanmasını, at arabalarının ayak izlerini ve tın tın yürüyüşlerine değin kafamda fazlasıyla canlanan bir eser oldu. Yani betimlemeleri de bir o kadar hafızlarda yer ediniciydi.
Kahramanımızın 17 yaşında olması da aslında yapıta ayrı bir hava vermiş olduğunu söyleyebiliriz. Onun heyecanı, tutkusu, aşk şehveti ve etrafında olup bitenlere karşı tecrübesizliği her satırdan belli ediyordu kendini. Kitabın sonlarına doğru da olayların birbiri ardına oldu bittiye getirilerek gerçekleşmesi her ne kadar biraz keyfimi kaçırmış olsa da ilk eseri olduğundan ötürü anlayışla karşıladım ve keyifli bir şekilde okudum...
Şimdilik aklıma gelenler bu kadardı. Jane Austen’in bu ayki listemde gurur ve ön yargı kitabı mevcut onunla tekrar Jane Austen’li yorumlarımda görüşmek dileğiyle. Şimdiden bol bol keyifli okumalar diliyorum ve sözlerimi kitaptan sevdiğim bir alıntı ile sonlandırıyorum.
+Kitapları seviyor musunuz?
-Doğrusu, başka hiçbir şeyi sevmiyorum.
247 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
“Her aya bir Jane Austen kitabı” etkinliğimde kasım için Northanger Manastırı’nı seçtim. Yine ne ara başlayıp bitirdiğimi anlamadığım bir okuma oldu. Hem sakin, tatlı hem de belli bir merak uyandırıp yer yer gerilim yaratan bir havası var.
Romanda bizi karşılayan başkarakterler ise ne birbirlerine karşı olumsuz duygu ve düşünceler içerisindeler ne de ilgisizlikten sonra büyük bir duygunun içerisine giriyorlar. Başından sonuna kadar sevgi ve ilgiyle birbirine çekilen iki insan… Kavga, gürültü, nefret yok. Bu yüzden sayfalar ilerledikçe insanın huzur bulabileceği bir roman.
Başkarakterimiz Catherine, çocukluğunda ailesinin beklentisini karşılayamasa da büyüdükçe daha bir hanımefendi olmaya başlayan bir genç kız. Öyle saf, iyi kalpli ki… Roman okumaktan zevk alıyor ve okudukları onu; kendi hayatında da macera, gizem kovalamaya sürüklüyor. Kalabalık ve iyi huylu ailesiyle yaşadığı küçük yerden, tandıklarının eşliğinde büyük bir yere götürülmesiyle başlıyor macerası.
Mr. Tilney’nin dahil olması olaylara renk katıyor. Catherine’e karşı tutumu, onunla sohbetleri çok hoş. Tüm meziyetlerinin üzerine bir de -“bazılarının” aksine- erkeklerin de roman okuyabileceğini ve hatta iyi romanlardan zevk alması gerektiğini düşünmesi eklenince gözümde değeri iyice arttı. Eğlenceli ve ince bir karakter.
Yazar, bu eserinde de şaşırtmacalara yer veriyor. Bunlardan öğrendim ki kişilerin kendi karakterleri, duyguları ve ilkelerine dair insanlara gösterdikleri pekâlâ yanıltıcı ve sahte olabilir. Kimi davranışlarının oluşturduğu çelişkiyle kendini ele verirken kimi gerçekte olduğu kişiyi saklayabilir. Dikkat etmek gerek.
Bu güzel kitabı Jane Austen okumayı seviyorsanız tavsiye ederim, keyifli okumalar.
•Bunu eklemeden edemeyeceğim, okurken karşılacağınız bir karakter var ki ne dese, ne yapsa kabalık ve sinir bozuculuk hakim oluyor. Bir kürekle ağzına vurmak isterseniz haksız sayılmazsınız.
Giyim kuşam her zaman yüzeysel bir farklılıktır, kılık kıyafetle fazla uğraşmak da sık sık kendi amacına zarar verir.
Jane Austen
Sayfa 70 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Udolpho'yu okudunuz mu Mr. Thorpe?"
"Udolpho! Aman Tanrım! Hayır, ben roman okumam; yapacak başka işlerim var."
Jane Austen
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İnsanın kalbi birine aitse başka hiç kimsenin ilgisi pek bir şey ifade etmez. Sevilen kişiyle ilgili olmayan her şey o kadar yavan, o kadar sıradan gelir ki!
"Dünya yıkılsa kız kardeşin olmadan dansa kalkmam, çünkü kalkarsam bütün gece ayrı düşeriz."
Jane Austen
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Northanger Manastırı
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053606574
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Northanger Abbey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jane Austen (1775-1817): Kırk iki yıllık sade ve gözden uzak yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı.

Eserlerinde sıradan insanların gündelik yaşamını derin bir gözlem gücüyle ele aldı. Taşra hayatını, genç kız masumiyetini ve aile değerlerini zarif olduğu kadar ironik üslubuyla işledi. Güçlü kadın karakterlerin başrolü oynadığı romanlarının tümü sinemaya uyarlandı.

Northanger Manastırı Jane Austen'ın yayımlanmak üzere tamamladığı ilk romanıdır. Yapısal sağlamlığıyla çağdaş eleştirmenlerin de hayranlığını kazanan eser yazarın ölümünden sonra 1817 yılında yayımlandı.

Kitabı okuyanlar 1.129 okur

  • Seyhan İNAN
  • Luna
  • Aylan Chitilova
  • Selin Coşkun
  • Özge
  • Betül
  • Şule Binay
  • Seçil Akgün
  • Hümeysa
  • Güllüşah

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.6
13-17 Yaş
%9.5
18-24 Yaş
%27
25-34 Yaş
%38.1
35-44 Yaş
%11.1
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.7
Erkek
%9.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11 (44)
9
%15 (60)
8
%24.5 (98)
7
%22 (88)
6
%8 (32)
5
%3.5 (14)
4
%2 (8)
3
%1.3 (5)
2
%0.8 (3)
1
%0.5 (2)