Northanger Manastırı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.001
Gösterim
Adı:
Northanger Manastırı
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069750
Kitabın türü:
Çeviri:
Tuba Parlak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Yayınları
Baskılar:
Northanger Manastırı
Northanger Manastırı
Northanger Manastırı
Jane Austen, gündelik yaşamdaki sıradan insanı, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak romanı "modern" bir türe dönüştüren ilk yazar olarak kabul edilir. Austen, romanlarında İngiliz orta sınıf yaşamının detayları, evlilik, aile, miras gibi konuları, yarattığı olağanüstü kadın karakterlerle toplumsal çevreleri arasındaki gerilimi ustalıkla yansıtır.

Jane Austen'ın 1797-98 yıllarında yazdığı ancak ölümünden bir yıl sonra 1818'de yayımlanan romanı Northanger Manastırı, iddiasız ve pek de büyük bir servet sahibi olmayan genç Catherine Morland'ın ailesinden uzakta geçirdiği Bath tatilinde sosyal yaşamın girift ilişkileri ve aşkla tanışmasının hikâyesi. Austen'ın her zamanki sivri dilli mizah anlayışı ve zeki ve ironik kurgusuyla kaleme aldığı Northanger Manastırı, aynı zamanda evliliğin aşktan ziyade servetle ilişkilendirilmesinin ve zamanında hafifsenen roman türünün kadınla özdeşleştirilmesinin de bir eleştirisi.
252 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Jane Austen bugünlere şahit olsaydı kendini Northanger Manastırına kapatırdı yüksek ihtimal. Her satırında masumiyet, duruluk, içtenlik, saf duygular saklı.
252 syf.
·Beğendi·10/10
Aşk ve Gurur a göre kurgusunu basit buldum ancak haksızlık etmek istemem yazarın alaycı ve eğlenceli anlatımı sağlam bir olay kurgusu olmamasına rağmen kitabı size okutmayi başarıyor. Zaten Jane Austen e hayranım. Her türlü tavsiye ederim.
252 syf.
·6 günde·9/10
Jane Austen’ın yazdığı ilk roman,ilk göz ağrısı.”Gurur ve Önyargı”eseriyle efsaneleşmiş yazarımız “Northanger Manastırı “ yla bizlere bilindik duyguların bilinmeyen yönlerini gösteriyor.
Baş kahramanımız Catherine Morland’ın değişimini hikayenin ilerleyişiyle izliyoruz. Tolstoy’un da dediği gibi “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya şehre bir yabancı gelir.” Catherine de Bath yolculuğuna çıkıyor ve hikaye burada başlıyor. Kahramanımızın Bath’dan Northanger Manastırı’na kadar olan ve burada gelişip kendi evinde son bulan bir kaç ayını okuyoruz.
Benim Jane Austen’da en sevdiğim şey ; yazar günlük hayatı , insanların davranışlarını ve hatta giydikleri kıyafetler bile okuyucuya adeta bir resim çizer gibi göstermesi. Kitap her duyguya değinmiş; aşk,dostluk,aile,nefret,ihanet ve korku hepsi hikayenin içindeydi.
Akıcılığı ve olayların oluş sırası insanı hikayenin içine çekiyor ve maalesef kısa sürede bitiyor. Maalesef diyorum çünkü Jane Austen’ın kitapları bitince insanda buruk bir his bırakıyor.
Seveceğinizi düşünüyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum.
252 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10
Kitabı çok sevdiğimi, puan konusunda ne kadar cimri olduğumu fark eden herkes anlamıştır. İncecik kitabı yoğunluk içinde bu kadar uzun sürede okumak zorunda kalmak biraz üzdü ama alıştım artık günde bir kitap bitirme günlerinin eskide kalışına... Kitap Catherine'in ailesinden ayrılıp tanıdıkları ile gittiği seyahat ve orada edindiği arkadaşlıklar, tecrübeler, kalbinin ilk heyecanı üzerine yazılmış naif bir hikayeyi anlatıyor. Yazarın tespitleri, zaten lisedeyken hayran olduğum kalemine bir kez daha vurulmama yetti. Öyle güzel cümlelerle karışık olayları özetliyor ki hayranlık içinde gülümserken buldum kendimi. Romancıları savunup erkek egosuna gönderme yaptığı yerlere de bayılmadım diyemeyeceğim.
252 syf.
·Beğendi·8/10
Yine bir Jane Austen klasiği ifadesi sağlam, karakterleri çok yönlü ve derinlikli. Her ne kadar kadın erkek ilişkisini konu ediniyor da olsa aşk romanı değil her romanını severek okuyorum ve içtenlikle tavsiye edebilirim.
252 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Northanger Manastırı, Jane Austen’ın ilk basılan olmasa da ilk yazdığı romanı. Önsözde yazar hatalar yapmış olabileceğini ve bunun için af dilediğini yazmış.

Yazardan okuduğum diğer iki romanına(Aşk ve Gurur ile Emma) göre bu kitabın göze çarpan en önemli farkı, yazarın olaylara yorum yapan bir üçüncü tekil anlatıcıyı kullanması. Diğer iki kitabında böyle bir anlatım hatırlamıyorum ama iki kitabı da okuyalı on seneden fazla olduğu için emin değilim.

Uzun zamandan sonra Jane Austen dünyasına girmek bana çok iyi geldi. Hayattaki en önemli vazifesi iyi bir evlilik yapmak olan kızlar, dans ve balo sahneleri, sizli bizli konuşmalarla flört etmeler gibi dönemi yansıtan detaylar bu kitapta da vardı.
Kitabı elime alınca bırakmak istemedim. Bir günlüğüne 1800’lü yıllar İngiltere’sinde olmak günlük hayattan uzaklaşmak için en güzel yollardan biri.
252 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Austen bu sefer de çok sıradan bir karakterle, genel baş karakterlerden farklı olarak belirgin ve öne çıkan hiçbir özelliği olmayan bir karakterle kaleme almış romanını. Kitaptaki olaylar da karakterin sıradanlığından etkilenmiş ki çarpıcı olaylar ve yan karakterler de yok. Bir yazar için cesurca bir deneme aslında. Ben kitapta en çok yazarın okura seslendiği kısımları sevdim, hem çok şirinlerdi hemde romana güzel bir hava katmış, daha çok olsa dedirtti.
252 syf.
·Puan vermedi
Kitap resmen süründe elimde çok şükür bitirdim bunda Ramazan ayınında etkisi var Aslında bitirebileceğim bir kitap değil çoktan yarım bırakırdım ama inat ettim sanırım Yazarın okuduğum ilk kitabı,bildiğimiz Yeşilçam filmlerini hatırlattı bana arada bir kavak yelleri kimin kiminle olduğu belli değilarada bir yaprak dökümü entrika dolu kitapta bir çok karakter var en sevmediğim Isabelle karakteri oldu seni hiç sevmedim kızım iyi ki senin gibi bir tanıdığım yok parçalardımkitabın sonuna doğru yazar kahramanımız Catherine yi evine yalnızlık ve utanç içinde gönderiyor ve hiç beklenmedik bir olay mutlu sonla bitiyor ne kadar klişe çok beğendim mi hayır ama unutabileceğim bir kitap değil hafızamda yerini aldı
252 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Keyifli bir kitaptı.Bolca sinir bozucu karater barındırması tam da Jane Austen'ın istediği şeydi herhalde.Aptal,ikiyüzlü,yalancı insanlar; kendini akıllı sananlar ve roman okuyanlar.Bu kitapta hepsinden var.İronik eleştirileriyle Jane Austen bildiğimiz gibi.Esas kızımız biraz safça bu sefer fakat dünyanın gerçekleri işte.Zaten klasikleri 'KLASİK' yapan da tam olarak bu değil mi: Çağını aşıp her dönemin gerçeklerini kendine konu edinmek.
Hasılı güzeldi.Okuyunuz.Okutturunuz.
252 syf.
·1 günde·8/10
Eylül ayının son kitabı oldu Northanger Manastırı. Jane Austen kalemi ile de ilk tanışmam. Yine geç bir tanışma. Çok keyif aldım. Yazarın kalemi bana çok iyi geldi. Ne kadar yalın ne kadar naif. Karakterleri ayrı bir lezzetli. Hepsi nev-i şahsına münhasır. Yazarın göndermeler, ince dokunuşlar ile süslemiş kitabını.
Konusuna gelirsek; Catherine aile dostları ile Bath' a gider. Orada ilk kez sosyetenin içine karışır, ilk kez kalbi titrer Catherine'in. Daha sonra kitabın ismi de olan Northanger Manastırı'na gider.
Isabella ve John Thorpelar kardeşlerden nefret ettim. Ah Henry ah. Sana bayıldım. Catherine ve Henry'nin kitap sohbetleri okumaya değerdi.
Başka ne diyebilirim ki huzur dolu bir kitaptı. Mutlaka okumalısınız. Keyifli okumalar.
252 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Catherina diğer roman kahramanlarına göre oldukça silik bir karakter. Öyle abartılı özellikleri yok diğer karakterlere benzemiyor. Konu aşk ama içinde aşktan ziyade çok eğlenceli bir anlatım var. Laf sokmalar yanlış anlamalar birbirilerini kandırmalar. Tabii kurgu biraz basit geldi. Yazar benim gözümde “Gurur ve Önyargı” kitabında hep zirvededir. O kitapla kıyaslama yaparsam yanında basit kalıyor. Baş karakterimizin belirgin bir özelliği yok ama bana kalırsa kitabın başından sonuna kadar saflığı ön plana çıkıyor. Misafir olduğu manastır bölümlerinde ben çok eğlendim. Hayal gücü oldukça komik geldi kendi kendini her şeye inandırıp daha sonra bunlardan korkması,kendi kuruntusu olması tekrar başa sarması vs. Okurken ilk başta sıkıcı gelse de ben çok eğlendim. Bence herkes okumalı. Şimdiden iyi okumalar.
268 syf.
·Beğendi·8/10
Psikoloji,sosyoloji, tarih ve bilim kitapları bir bedense, roman o bedenin ruhudur bence... çünkü onların yetersiz kaldığı yerde roman estetik bir tamamlayıcıdır. Hareket, renk ve duygu katar . O yüzden roman,öykü okumayı seviyorum. İşin erbabından okuyorsanız eğer psikoloji,sosyoloji,tarih vs. hepsi bir arada üstelik sıkmadan bunaltmadan dozunda alabiliyorsunuz herşeyi...
Jane Austen'nin yazdığı tüm eserleri klasikleşmiş defalarca sinemaya uyarlanmış tasdikli bir yazar. Devrinde hemcinslerine göre daha iyi bir eğitim almış ,ailesi tarafından teşvik edilmiş ve desteklenmiş.Tüm bunlara yazarın kabiliyeti ve hassas gözlemleme yetisi dahil olunca ortaya sevilen eserler çıkmış. Romanlarindaki kurgusu, konusu, sağlam karakterleri, yalin ve akıcı dili hep en cok okunan yazarlar arasinda olmasını sağlamış. Kitaplarının ismine bakınca ahh işte klasik aşk romanı dedirtsede June Austen eserlerinde güçlü bir şekilde toplumu tiye alır. Bir döneme temiz bir ayna tutmuş ama malesef genç yaşta hayata veda etmiş.
Northanger manastırı nda; Catherine Morland orta halli bir ailenin 17 yaşındaki bir kızı. Tanidiklari zengin bir ailenin daveti ile Bath’a tatile gidiyor. Taşradan gelen masum ve tecrübesiz bir genç farklı bir dünya ile tanışmış oluyor. Hayatına giren yeni insanlar Catherine'ye neler katacak yada neleri alıp götürecek okuyunca göreceksiniz. Zamanın Bath sosyetesine kocaman bir projektör tutan yazar bazen güldürüyor bazende düşündürüyor. Bazı şeyler evrenseldir üzerinden asırlar geçsede değişmez diyorsunuz .İşte bu yüzden kendinizi çevrenizdeki insanları incelerken buluyorsunuz. Çevrenizde Bayan Allen ve Thorpe ailesine benzer bir sürü tip görüyorsunuz. Kitabı çok beğendim. Kült olmuş bir kitabı okumayıp niye eksik kalasınız öyle değil mi?
+Kitapları seviyor musunuz?
-Doğrusu, başka hiçbir şeyi sevmiyorum.
Jane Austen
Sayfa 107 - Türkiye iş bankası kültür yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Northanger Manastırı
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069750
Kitabın türü:
Çeviri:
Tuba Parlak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Yayınları
Baskılar:
Northanger Manastırı
Northanger Manastırı
Northanger Manastırı
Jane Austen, gündelik yaşamdaki sıradan insanı, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak romanı "modern" bir türe dönüştüren ilk yazar olarak kabul edilir. Austen, romanlarında İngiliz orta sınıf yaşamının detayları, evlilik, aile, miras gibi konuları, yarattığı olağanüstü kadın karakterlerle toplumsal çevreleri arasındaki gerilimi ustalıkla yansıtır.

Jane Austen'ın 1797-98 yıllarında yazdığı ancak ölümünden bir yıl sonra 1818'de yayımlanan romanı Northanger Manastırı, iddiasız ve pek de büyük bir servet sahibi olmayan genç Catherine Morland'ın ailesinden uzakta geçirdiği Bath tatilinde sosyal yaşamın girift ilişkileri ve aşkla tanışmasının hikâyesi. Austen'ın her zamanki sivri dilli mizah anlayışı ve zeki ve ironik kurgusuyla kaleme aldığı Northanger Manastırı, aynı zamanda evliliğin aşktan ziyade servetle ilişkilendirilmesinin ve zamanında hafifsenen roman türünün kadınla özdeşleştirilmesinin de bir eleştirisi.

Kitabı okuyanlar 243 okur

  • Havva Öğmen
  • Elif Günbattı
  • Elif Fidanlı
  • Reyhan
  • İbrahim Ağıralan
  • Şevval Dündar
  • Nisa
  • Reyhan Özkan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.2 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0