Adı:
Ay Batarken
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708027
Orijinal adı:
The Moon is Down
Çeviri:
Aslı Biçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Ay Batarken
Ay Battı
The Moon Is Down
Geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasaba, askeri bir birlik tarafından apansız işgal edilir. Savaş nedir bilmeyen kasabalının beklenmedik şekilde karşı karşıya kaldığı bu olay, dışarıdan gelen düşmanın yanı sıra içlerinden çıkan hainlerin de keşfi anlamına gelmiştir. Sakin, sıradan ama bağımsızlığına da düşkün bu insanların zamanla hararetlenen sessiz mücadelesi, bardağı taşıran son damlayla, gözüpek bir meydan okumaya, öfkeli bir direnişe dönüşür.

John Steinbeck’in en önemli eserlerinden biri sayılan ve Nazi Almanyası’nın çizmesi altında ezilen Avrupa’nın pek çok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan Ay Batarken, askeri bir işgalin hikâyesini iki farklı yönden anlatıyor. Zor ve baskı karşısında insanların özgürlük talebinin ve yaratıcılığının önünde sonunda galip geleceğini ustalıklı ve kıvrak diliyle anlatan Steinbeck, bu eseriyle direnişçilere hem umut vermiş hem de ilham kaynağı olmuştur. Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken’de evrensel bir kurala, günümüze de ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.
Savaş görmemiş, savaşın ne olduğunu anlamamiş, sadece geçimini madende çalışarak kazanan bir halkın ( ihanetçileri saymıyorum) nasılda direndiklerini okumak çok güzeldi.
Belediye Başkanı Orden, kasabanın doktoru Winter ve aşçılar Annie ile Molyy'nin halka asla ihanet etmemelerini ve halktan kopmamaları ayrı bir gurur duyuyorucuydu. Mücadeleyi her zaman özgür insanlar kazanacak...
Geçimini madencilikle sağlayan huzurlu ve barış içinde yaşayan bir kasaba halkı, bir gün aniden askeri bir birlik tarafından işgal edilir. Kasabanın belediye başkanı gizliden gizliye bu işgale karşı halkını örgütler. Böylece askeri birliklerle kasaba halkı arasında büyük bir mücadele başlar. Özgürlüğüne düşkün bu insanların mücadelesi bir direnişe dönüşecektir.
Bağımsızlığın her şeyden üstün olduğu fikrini okuyuculara sunan bu kitap, aslında Nazi Almanyasının Avrupa işgali sırasında yasa dışı yollarla basılıp insanlara ulaştırılmıştır.
John Steinbeck, bu kitabıyla insanlara umut kaynağı olmuştur.
  • Satranç
    8.7/10 (9.722 Oy)9.686 beğeni27.198 okunma2.009 alıntı125.876 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.926 Oy)9.198 beğeni30.192 okunma923 alıntı146.438 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.767 Oy)8.379 beğeni23.972 okunma954 alıntı95.587 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.948 Oy)19.879 beğeni45.536 okunma3.537 alıntı192.424 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.613 Oy)4.097 beğeni13.637 okunma1.536 alıntı56.333 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.286 Oy)6.638 beğeni17.656 okunma2.948 alıntı90.248 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.240 Oy)9.232 beğeni27.555 okunma2.929 alıntı121.477 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.897 Oy)9.440 beğeni26.577 okunma1.809 alıntı135.727 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.113 Oy)13.938 beğeni36.116 okunma3.796 alıntı153.448 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.219 Oy)5.666 beğeni18.229 okunma1.147 alıntı63.774 gösterim
Okuduğum üçüncü Steinbeck eseri. Aytmatov kulliyatı bitti sayılır sıra Steibeck'te. Aksiyondan ziyade tasvir ve diyaloglarla daha cok tiyatro eserini andıran bir kitap. Yazarin üstün ve meraklandirici anlatımı ile kolay okunan, basit anllatim ve kurgusuyla soru işareti bırakmayan doğrudan insan hayati ve özgürlük üzerine yazılmış. George Orvell 1984 kitabına paralel mesaj ve bir konusu var. Bu kitaptan her zaman hatırlayacağınız cümle "özgürlük her zaman kazanacaktır." Cümlesi. Ben kitabı 1993 yılı Gözlem yayınları baskısından Ay Battı ismi ile okudum. Cevirisi de cok iyi degildi.
Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanların üstüne yazardan çok çarpıcı bir son bekliyordum, olmadi. Yine de okumaya deger bir kitap.
Icerik bilgisi:
Bir gece ansızın işgale uğrayan kömür madeni yakınında küçük bir kent. Isgslcilerin baskısı karşısında gizlice örgütlenen yüz yıldır savaş görmemiş bir halk. Tabi ki özgürlük her zaman kazanır.
Yazarın etkili kitaplarından biri daha. kitapta çok akıcı ve insanda mutluluk uyandıran bir dil kullanılmış. Kitaptaki tabirle, fetihçilerin ve işgal edilenlerin birbirlerine karşı nezaketi farklı bir hava katmış .belkide olaylara daha insancıl bakmanızı sağlamış.
Olay isim geçmese de Hitler in bir kömür madeni bulunan kasabayı fethetmesini konu almış. Başarılı bir işgalin sonrasını ve en barışçıl insanların dahi boyunduruk altına alınması sonrası neler yapabileceklerini anlatmış. İnce bir kitap olmasına rağmen hafızanızdan silinmeyecek diye düşünüyorum.
John Steinbeck'in, 1942 yılında yayımlanan eseri, Ay Batarken. Steinbeck okumayı seviyorum. Nasıl ki elinize aldığınız herhangi bir Dostoyevski kitabının, herhangi bir beş sayfasını okuduğunuzda bunu Dostoyevski'nin yazdığını anlayabiliyorsanız, hissedebiliyorsanız, aynı hisleri John Steinbeck'in de yaşatabildiğini göreceksiniz. Muazzam bir yazar. Betimlemeleri harika diyemeyeceğim çünkü betimlemenin tanımı ve sınırları, John Steinbeck'in olağanüstü canlı anlatımının yanında çok sönük ve yetersiz kalacaktır.

Eserde en çok ilgimi çeken karakter, Teğmen Tonder'dı. İçinde sevgisi olan bir adamdı. Savaş'ın içerisinde belki de yalnızlığı ve sevgisizliği en çok hisseden karakterdi. Temiz bir aşka sahip olması, normal zamanda belki de sevdiği kadın tarafından normal karşılanabilecekken, savaşın alçaklığı ve iğrençliğinin getirdiği güvensizlikle, sevdiği kadının sonu olması, John Steinbeck'in o anı tasvir etmemesi, bize başkalarının ağzından duyurması Tonder'a olan, daha doğrusu Tonder'in sevgisine olan saygısını gösteriyor. Diyebilirim ki; bir şey, yeryüzündeki en yüce şey olan sevgiyi bile kötü gösterebiliyorsa, bu şey savaştan başka bir şey değildir...
John Steinbeck 'in 1968 yılında varlık yayınları tarafından basılmış 4.baskısını buldum istanbul'da sahaflarda gezerken.Filiz Karabey tarafından güzel bir çeviri olmuş
Büyük Amerikan romancısı John Steinbeck 'in Almanların son savaşta Norveç 'i istila edişelerini konu alarak işleyen ve Norveç ulusunun zorba istilacıya karşı gösterdiği yüksek onur ve direnci tespit edip gözler önüne seriyor. Bu romanın aynı zamanda savaş yıllarında filmi de yapılmış.
Tavsiye ederim siz de okuyun. ..
Gecimini komur madenciligiyle saglayan bir kasaba bir grup askeri birlik tarafindan isgal edilir. Bagimsizligini yitiren kasaba halki, zaman gectikce ofkesine hakim olamaz ve askerlere karsi direnise gecer.
Betiklerinde toplumsal sorunlardan bahseden John Steinbeck'in bu romanini da tavsiye ederim.
Benim için John Steinbeck, kalemiyle tanıştığım ilk günden bugüne su gibi berraklığın, buram buram emeğin yazarıdır. Her bir eserinde doğa-insan, insan-toplum ilişkisini, emekçinin yaşamını kendi kişisel deneyim ve gözlemleriyle öylesine muazzam, sade ve bir o kadar da çarpıcı bir dille ele alır ki; ezenlerin dünyasında ezilenlerin sesini, ezilenlerin hikayesini bu denli gözler önüne sermesine hayran olmaktan kendimi alamam. Bugün dahi toplumsal meselelere ışık tutarak adeta zamana meydan okuyan Steinbeck, eserlerinde sadece emekçinin yaşamını ele almakla kalmamış aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında ideolojik eserler de vermiştir. Belki de II. Dünya Savaşı ruhuna hitap edebilecek bu eserlere en güzel örneklerden biri de Ay Batarken isimli eseridir. Öyle ki, Nazi Almayası'nın çizmesi altında ezilen Avrupa'nın birçok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan bu eser, adeta zorbalık karşısında direnişin ve özgürlük mücadelesinin bir sembolü haline gelmiştir. İşgal eden ve edilenin psikolojisini irdeleme olanağı bulabileceğiniz bu güzel eser, sayfa sayısının az olmasına karşın içinde barındırdıklarıyla okuruna çok şey vadeden, tadı damaklarda kalacak , velhasılıkelam "Steinbeck yine kaleminin hakkını vermiş" diyebileceğimiz türden bir eser.

Kitaba daha yakından bakacak olursak Ay Batarken, uzun yıllar savaş görmemiş, geçimini madencilikle sağlayan kasabanın bir gün askeri birlikler tarafından işgal edilmesi ve bunun sonucunda baskı altında kalan insanların özgürlük direnişini konu alıyor. Kitap boyunca, yıllarca huzur içinde yaşayan bir toplumun bu beklenmedik işgal karşısındaki duruşuna tanık olurken aynı zamanda, yaşananlara işgalcilerin gözünden de bakma fırsatı da buluyoruz. Yani diğer bir deyişle, askeri işgali iki farklı yönden ele alma imkanı bulabiliyoruz diyebiliriz. Dıştaki düşman kadar içteki düşmanla da bir anda yüzleşen insanların umut dolu mücadelesine ortak olacağınız bu güzel eseri tüm Steinbeck severlere tavsiye ediyorum.Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
“Birazcık değeri olan bir insan yaşamak ya da ölmek olasılığını hesaplamamalı, sadece yaptığı hareketin doğru ya da yanlış olup olmadığını düşünmelidir.”

John Steinbeck- ay battı
Steynbekin bu kitabını uzun müddət əvvəl “ ay batarken “ adlı nəşrdən oxumuşdum və sevdiyim , soruşanlara da tövsiyə etdiyim bir kitabdır . Çox axıcı və yormayan kitab olduğundan ikinci dəfə oxudum .
•neçə əsrlərdir müharibə , döyüş məhfumlarından uzaq olan , döyüşməyi unudan bir qəsəbə , daxildəki xainlər nəticəsində düşmən qüvvələri tərəfindən işğal olunur . Qəsəbənin işğalının əsas səbəbi zəngin kömür mədənləri və balıqçılıq ehtiyatlarıdır. Bələdiyə rəisi Orden , qəsəbə həkimi Winter əhalinin dincliyi üçün işğal şərtlərinə razı olsalar da , gizlidən əks fəaliyyətlə məşğuldurlar. Azadlığa alışqın xalq da işğala boyun əymək niyyətində deyil,
“...ben sıradan bir adamım, burası da sıradan bir kasaba ama sıradan insanlarda da ateşe dönüşebilecek bir kıvılcım olmalı.”
•kitabın əsas mövzusu müstəqilliyin hər şeydən üstün olması və bir millətin nə qədər sülhsevər olsa belə müstəqillik üçün hər zaman və hər şəraitdə hazır olmasıdır .
•kitab nazi Almanyasının Norveçi işğalına belə deyim , həsr olunub. Amma işğalçı ordu nümayəndələri amerikan vətəndaşları idi , qaranlıq tərəf bu oldu mənim üçün sadəcə .
5/5 #aybatarken #aybattı #johnsteinbeck
Yazar romanında savaşı insan psikolojisi üzerinden ele almış. Savaşın insanı hem fiziksel hem de ruhsal açıdan nasıl eritip bitirdiğini İnsanların özgürlüğünü silah zoruyla elinden alınamayacağını ve savaşın iki taraf için de büyük bir kayıp olduğunu, insanların menfaatleri söz konusu olunca hiç kimseye acımadıklarını ve işgalci bile olsalar insanların hakkında fikir sahibi bile olmadıkları konular üzerine hep korku üzerinde yaşamayı ve insan hayatının bir hiç kadar değersiz olduğunu anlatmış ...
Steinbeck'in üslubuna hayranım, okudukça okuma isteği uyandırıyor. Üstelik betimlemeler öyle yerinde ki, temelini anlatıp gerisini hayal gücüne bırakıyor. Bu kısacık romanında, savaşın kanlı tarafından ziyade psikolojisinden hem gerçekçi hem abartısız öyle etkileyici bahsetmiş ki, beğenmemek elde değil.
Konu kuşku yok ya da kesinlik , adalet ya da adaletsizlik değil. Böyle şeylere yer yok burada.
Niçin yargılamak istiyorlar onu.... hem de benim evimde .
Winter , gösteriş olsun diye sanırım dedi. Şöyle bir görüş vardır: bir şeyi kılıfına uygun olarak yaparsan,başarıya ulaşırsın. Insanlar kimi zaman işin biçimiyle yetinir ...
Bu alıntı kitabın en can alıcı noktasıydı benim için tabii çok uysal olarak yaşıyan insanların işgal sonrası tutumları dikkate değer...
"Ama belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar," dedi karısı.
Orden ona güldü."Hayır," dedi, "Belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar. Belediye Başkanı özgür insanların yarattığı bir fikirdir. Tutuklanamaz."
"Bunu anlayabilir misiniz... buna inanabilir misini? Kısa bir süreliğine savaşı unutamaz mıyız? Çok kısa bir süre. Çok kısa bir süre normal insanlar gibi konuşamaz mıyız... birlikte?"
"'Katilim olan sizlere şunu haber vereceğim, aranızdan ayrılmanın hemen ardından bana verdiğiniz cezadan çok daha ağırı sizi bekliyor olacak.'"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Batarken
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708027
Orijinal adı:
The Moon is Down
Çeviri:
Aslı Biçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Ay Batarken
Ay Battı
The Moon Is Down
Geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasaba, askeri bir birlik tarafından apansız işgal edilir. Savaş nedir bilmeyen kasabalının beklenmedik şekilde karşı karşıya kaldığı bu olay, dışarıdan gelen düşmanın yanı sıra içlerinden çıkan hainlerin de keşfi anlamına gelmiştir. Sakin, sıradan ama bağımsızlığına da düşkün bu insanların zamanla hararetlenen sessiz mücadelesi, bardağı taşıran son damlayla, gözüpek bir meydan okumaya, öfkeli bir direnişe dönüşür.

John Steinbeck’in en önemli eserlerinden biri sayılan ve Nazi Almanyası’nın çizmesi altında ezilen Avrupa’nın pek çok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan Ay Batarken, askeri bir işgalin hikâyesini iki farklı yönden anlatıyor. Zor ve baskı karşısında insanların özgürlük talebinin ve yaratıcılığının önünde sonunda galip geleceğini ustalıklı ve kıvrak diliyle anlatan Steinbeck, bu eseriyle direnişçilere hem umut vermiş hem de ilham kaynağı olmuştur. Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken’de evrensel bir kurala, günümüze de ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.

Kitabı okuyanlar 211 okur

  • Onur
  • Ferhat Kılınç
  • Hamza Ee
  • nuri sakar
  • Fatmanur karaş
  • Mustafa Umucu
  • Cumhur
  • Bey Böyrek
  • Şehnaz Kanlıkoca
  • Ece Berfu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%35.7
35-44 Yaş
%31.4
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.7
Erkek
%58.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (20)
9
%23 (20)
8
%26.4 (23)
7
%16.1 (14)
6
%9.2 (8)
5
%0
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0