Ay Batarken

8,0/10  (22 Oy) · 
116 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.456 gösterim
Geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasaba, askeri bir birlik tarafından apansız işgal edilir. Savaş nedir bilmeyen kasabalının beklenmedik şekilde karşı karşıya kaldığı bu olay, dışarıdan gelen düşmanın yanı sıra içlerinden çıkan hainlerin de keşfi anlamına gelmiştir. Sakin, sıradan ama bağımsızlığına da düşkün bu insanların zamanla hararetlenen sessiz mücadelesi, bardağı taşıran son damlayla, gözüpek bir meydan okumaya, öfkeli bir direnişe dönüşür.

John Steinbeck’in en önemli eserlerinden biri sayılan ve Nazi Almanyası’nın çizmesi altında ezilen Avrupa’nın pek çok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan Ay Batarken, askeri bir işgalin hikâyesini iki farklı yönden anlatıyor. Zor ve baskı karşısında insanların özgürlük talebinin ve yaratıcılığının önünde sonunda galip geleceğini ustalıklı ve kıvrak diliyle anlatan Steinbeck, bu eseriyle direnişçilere hem umut vermiş hem de ilham kaynağı olmuştur. Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken’de evrensel bir kurala, günümüze de ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2016
  • Sayfa Sayısı:
    110
  • ISBN:
    9789755708027
  • Orijinal Adı:
    The Moon is Down
  • Çeviri:
    Aslı Biçen
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Sinan yaprak 
20 May 2017 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Savaş görmemiş, savaşın ne olduğunu anlamamiş, sadece geçimini madende çalışarak kazanan bir halkın ( ihanetçileri saymıyorum) nasılda direndiklerini okumak çok güzeldi.
Belediye Başkanı Orden, kasabanın doktoru Winter ve aşçılar Annie ile Molyy'nin halka asla ihanet etmemelerini ve halktan kopmamaları ayrı bir gurur duyuyorucuydu. Mücadeleyi her zaman özgür insanlar kazanacak...

Pavel Fyodoroviç Smerdyakov 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

John Steinbeck'in, 1942 yılında yayımlanan eseri, Ay Batarken. Steinbeck okumayı seviyorum. Nasıl ki elinize aldığınız herhangi bir Dostoyevski kitabının, herhangi bir beş sayfasını okuduğunuzda bunu Dostoyevski'nin yazdığını anlayabiliyorsanız, hissedebiliyorsanız, aynı hisleri John Steinbeck'in de yaşatabildiğini göreceksiniz. Muazzam bir yazar. Betimlemeleri harika diyemeyeceğim çünkü betimlemenin tanımı ve sınırları, John Steinbeck'in olağanüstü canlı anlatımının yanında çok sönük ve yetersiz kalacaktır.

Eserde en çok ilgimi çeken karakter, Teğmen Tonder'dı. İçinde sevgisi olan bir adamdı. Savaş'ın içerisinde belki de yalnızlığı ve sevgisizliği en çok hisseden karakterdi. Temiz bir aşka sahip olması, normal zamanda belki de sevdiği kadın tarafından normal karşılanabilecekken, savaşın alçaklığı ve iğrençliğinin getirdiği güvensizlikle, sevdiği kadının sonu olması, John Steinbeck'in o anı tasvir etmemesi, bize başkalarının ağzından duyurması Tonder'a olan, daha doğrusu Tonder'in sevgisine olan saygısını gösteriyor. Diyebilirim ki; birşey, yeryüzündeki en yüce şey olan sevgiyi bile kötü gösterebiliyorsa, bu şey savaştan başka birşey değildir...

mahmut yiğiter 
 03 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

John Steinbeck 'in 1968 yılında varlık yayınları tarafından basılmış 4.baskısını buldum istanbul'da sahaflarda gezerken.Filiz Karabey tarafından güzel bir çeviri olmuş
Büyük Amerikan romancısı John Steinbeck 'in Almanların son savaşta Norveç 'i istila edişelerini konu alarak işleyen ve Norveç ulusunun zorba istilacıya karşı gösterdiği yüksek onur ve direnci tespit edip gözler önüne seriyor. Bu romanın aynı zamanda savaş yıllarında filmi de yapılmış.
Tavsiye ederim siz de okuyun. ..

Bizimmahalleninkitapcisi 
17 Şub 2017 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Benim için John Steinbeck, kalemiyle tanıştığım ilk günden bugüne su gibi berraklığın, buram buram emeğin yazarıdır. Her bir eserinde doğa-insan, insan-toplum ilişkisini, emekçinin yaşamını kendi kişisel deneyim ve gözlemleriyle öylesine muazzam, sade ve bir o kadar da çarpıcı bir dille ele alır ki; ezenlerin dünyasında ezilenlerin sesini, ezilenlerin hikayesini bu denli gözler önüne sermesine hayran olmaktan kendimi alamam. Bugün dahi toplumsal meselelere ışık tutarak adeta zamana meydan okuyan Steinbeck, eserlerinde sadece emekçinin yaşamını ele almakla kalmamış aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında ideolojik eserler de vermiştir. Belki de II. Dünya Savaşı ruhuna hitap edebilecek bu eserlere en güzel örneklerden biri de Ay Batarken isimli eseridir. Öyle ki, Nazi Almayası'nın çizmesi altında ezilen Avrupa'nın birçok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan bu eser, adeta zorbalık karşısında direnişin ve özgürlük mücadelesinin bir sembolü haline gelmiştir. İşgal eden ve edilenin psikolojisini irdeleme olanağı bulabileceğiniz bu güzel eser, sayfa sayısının az olmasına karşın içinde barındırdıklarıyla okuruna çok şey vadeden, tadı damaklarda kalacak , velhasılıkelam "Steinbeck yine kaleminin hakkını vermiş" diyebileceğimiz türden bir eser.

Kitaba daha yakından bakacak olursak Ay Batarken, uzun yıllar savaş görmemiş, geçimini madencilikle sağlayan kasabanın bir gün askeri birlikler tarafından işgal edilmesi ve bunun sonucunda baskı altında kalan insanların özgürlük direnişini konu alıyor. Kitap boyunca, yıllarca huzur içinde yaşayan bir toplumun bu beklenmedik işgal karşısındaki duruşuna tanık olurken aynı zamanda, yaşananlara işgalcilerin gözünden de bakma fırsatı da buluyoruz. Yani diğer bir deyişle, askeri işgali iki farklı yönden ele alma imkanı bulabiliyoruz diyebiliriz. Dıştaki düşman kadar içteki düşmanla da bir anda yüzleşen insanların umut dolu mücadelesine ortak olacağınız bu güzel eseri tüm Steinbeck severlere tavsiye ediyorum.Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)

Zehra Yaprak 
15 Eyl 2016 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Gecimini komur madenciligiyle saglayan bir kasaba bir grup askeri birlik tarafindan isgal edilir. Bagimsizligini yitiren kasaba halki, zaman gectikce ofkesine hakim olamaz ve askerlere karsi direnise gecer.
Betiklerinde toplumsal sorunlardan bahseden John Steinbeck'in bu romanini da tavsiye ederim.

BARAN 
04 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazar romanında savaşı insan psikolojisi üzerinden ele almış. Savaşın insanı hem fiziksel hem de ruhsal açıdan nasıl eritip bitirdiğini İnsanların özgürlüğünü silah zoruyla elinden alınamayacağını ve savaşın iki taraf için de büyük bir kayıp olduğunu, insanların menfaatleri söz konusu olunca hiç kimseye acımadıklarını ve işgalci bile olsalar insanların hakkında fikir sahibi bile olmadıkları konular üzerine hep korku üzerinde yaşamayı ve insan hayatının bir hiç kadar değersiz olduğunu anlatmış ...

Meleey 
24 Oca 17:07 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir ülkede, yaşayanların başına en fazla ne gelebilir düşündüren bir roman oldugunu düşünüyorum. Savaşla karşı karşıya gelen bir ülkeyi konu alırken hep devlet adamlarının çevresinde geçen bir roman. Kısa olmasına rağmen oldukça sürükleyici ve güzel. Tavsiye ederim.

İsmail Giray 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Nazilerin bir Norveç şehrini işgalini anlatan hoş bir roman...

İşgalciler ile halk arasındaki ilişkiyi anlatarak iki farklı medeniyet arasındaki uçurumu gözler önüne seren yazar, halkın işgale karşı tutumunu ve askerlerin psikolojisini yaşanan olaylar üzerinden çok iyi anlatıyor...

Kitabın en dikkat çekici tarafı ise demokrasi ve monarşinin halk üzerindeki yansımalarını savaş ve işgal üzerinden oldukça gerçekçi bir şekilde anlatmasıdır.

Burak Yılmaz 
13 Oca 19:21 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Yılın ilk paylaşımı efsane yazar John Steinbeck'ten olsun. Savaş yüzü görmemiş küçük bir kasaba düşman işgaliyle karşılaşınca başta kasabanın belediye başkanı olmak üzere hiç kimse ne yapacağını bilemez. Hatta onları karşılamak için başkanın odasında hazırlık yaparlar. Ancak savaşın soğuk yüzü etkisini göstermeye başlayınca kasabalı da yavaş yavaş özgürlüklerinin ellerinden gittiğini anlar ve direnmeye çalışırlar.Bu kitap dünya savaşı sırasında insanlara umut olmaması için çoğu Avrupa ülkesinde yasaklanmıştır.

@kitaplahayat 
10 Şub 17:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İşgal altındaki kömür madeni olan bir kasaba. Ne olursa olsun yenilgiyi kabul etmeyip, sabırla çare arayarak geri püskürtecekleri günü bekliyorlar. Aslında savaşın bir kazananı yok. İki taraf da kaybediyor. Bir tarafta ölümle burun buruna olan esir insanlar. Diğer tarafta evine dönme umudu yaşayan, neyin doğru olduğunu anlamaya çalışırken belirsizlikten yorulan, korku yaşayan insanlar.

Kitaptan 41 Alıntı

Derya Yalınkılıç 
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Savaşı hiç tanımadan kitap dolusu fikir yürüten insanlardan bıktım usandım."

Ay Batarken, John SteinbeckAy Batarken, John Steinbeck

"Ama belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar," dedi karısı.
Orden ona güldü."Hayır," dedi, "Belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar. Belediye Başkanı özgür insanların yarattığı bir fikirdir. Tutuklanamaz."

, John Steinbeck (Sayfa 109), John Steinbeck (Sayfa 109)

Tonder açıklamaya çaliştı.
"Bunu anlayabilir misiniz... buna inanabilir misini? Kısa bir süreliğine savaşı unutamaz mıyız? Çok kısa bir süre. Çok kısa bir süre normal insanlar gibi konuşamaz mıyız... birlikte?"

, John Steinbeck (Sayfa 75), John Steinbeck (Sayfa 75)

Orden devam etti
"'Katilim olan sizlere şunu haber vereceğim, aranızdan ayrılmanın hemen ardından bana verdiğiniz cezadan çok daha ağırı sizi bekliyor olacak.'"

, John Steinbeck (Sayfa 106), John Steinbeck (Sayfa 106)

Tonder'in Molly'e kısa şiiri;
"Engin göklerinde gözlerin
Teslim aldı, bırakmıyor beni;
Bir mavi düşünceler denizi
Dövüp duruyor kalbimi.

, John Steinbeck (Sayfa 76), John Steinbeck (Sayfa 76)
Sinan yaprak 
 19 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Bütün bu ölümlerin arasında birazcık da olsa yaşama hakkımız var,..."

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 79)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 79)
Zehra Yaprak 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bir erkegin aşka ihtiyaci vardir. Bir erkek aşk olmazsa ölür. Icinde bir seyler kurur, gogsu kuru bir kabuga donusur.

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 77)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 77)
Sinan yaprak 
20 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Orden devam ediyor
"Özgür insan savaş çıkaramaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder. Sürü insanları, bir liderin takipçileri, bunu yapamaz, bu yüzden de muharebeleri sürü insanları, savaşları özgür insanlar kazanır. Siz de bunun böyle olduğunu göreceksiniz."...

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 108)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 108)
Son Kitap Bükücü 
12 Oca 23:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir insanın aşka gereksinmesi vardır.Bundan yoksun kalınca ölür; bütün duyguları uçar gider, yüreği kurur ve kendini çok yalnız hisseder.

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 124 - Öz yayınları)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 124 - Öz yayınları)

Onların tek bir lideri ve tek bir başı olduğu için hepimizi kendileri gibi zannediyorlar. Onlardan on kişinin kellesini kestin mi mahvolacaklarını biliyorlar ama biz özgür insanlarız; kaç kişiysek o kadar başımız var ve ihtiyaç olduğunda aramızdan mantar gibi lider biter.

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 102 - Sel Yayınları)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 102 - Sel Yayınları)
5 /