Çevirmen:
Erol Mutlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 00:04
John Steinbeck'in tiyatroya uyarlanması için propaganda amacıyla yazdığı ve 1942 yılında yayınlanan romanda, Nazi Almanya'sının işgaline uğrayan kendi halinde, oldukça sakin bir yaşam süren küçük bir Norveç kasabasında yaşanan olaylar anlatılıyor. Kitabı okurken ne Norveç ne de Almanya/Hitler/Nazi adını okumuyor, ancak yaşanan olaylardan işgalin bir Nazi işgali olduğunu anlıyorsunuz. İşgale uğrayan kasabanın sakin halkının işgale boyun eğmeyip özgürlük adına uyanışını, cesurca başkaldırışını, bu uğurda çekilen eziyetleri ve yapılan fedakarlıkları, ve dahası İNSANIN İÇİNDEKİ ÖZGÜR OLMA ARZUSUnu okuyacaksınız. Kitaptan müthiş bir paragrafla bitireyim: "Özgür insanlar savaşa başlayamazlar, ama bir kez başladıktan sonra yenilgiyle savaşabilirler. Sürünün adamları, bir liderin takipçileri bunu yapamazlar ve bu yüzden her zaman savaş kazananlar özgür adamlardır." İyi okumalar
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 49. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2021 14:19
Hiç savaş yüzü görmemiş, kendi hallerinde, küçük kasabalarında huzurlu bir yaşam süren kasaba halkı günün birinde işgale uğrar. Uzun yıllar boyunca savaştan ve savaşmaktan uzak olan bu halk için işgal büyük bir şaşkınlık yaratır. Ülkeleri ile doğrudan bağlantıları olmayan, sadece on üç kişilik bir orduya sahip olan ve madencilik yapan bu insanların karşına, sayıca kendilerinden fazla eli silahlı düşman askerleri dikilmiştir. Buraya kadar pek çoğumuz kitabı klasik bir savaş hikayesi olarak düşünebiliriz. Ancak John Steinbeck bize tamamen farklı bir hikaye anlatıyor. İşgale uğrayan kasaba halkının ruhsal durumları, özgürlüklerine nasıl kavuşacakları, neye nasıl karar verecekleri ve en sonunda aynı şeyleri düşünüp beraber hareket eden bir makine gibi özgürlük mücadelesine başlamalarını okuyoruz. Ya topraklarını işgal eden askerler nasıl hissediyor? Yurtlarını olan özlemleri, hiç tanımadıkları topraklardaki tutsaklıkları, yalnızlıkları, önce işgal ettiklerini düşünüp zamanla işgal edilmeye başlamaları, her an yaşadıkları ölüm korkuları ve sonunda pek çoğunun kafayı oynatmakla biten trajik sonu. Oldukça yalın, akıcı bir anlatımı var kitabın. Ve bununla birlikte dördüncü Steinbeck kitabında bitirmiş oluyorum böylece. İlk okuduğum Kasımpatıları saymazsak eğer, birbirinden farklı konularda yazılmış muhteşem eseler olduğunu düşünüyorum. Umarım diğer John Steinbeck kitaplarını da okuyabilirim en kısa zamanda. Herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 04:37
Ay Battı, yıllar önce okumuş olduğum bir kitaptı ancak unuttuğumu fark ettiğim için tekrar okumak istedim. Yakın zamanda Steinbeck'in Gazap Üzümleri kitabını okumuştum. Bu kitabı elime aldığımda da aynı yazarın elinden çıkması sebebiyle benzer bir dokusunun olacağını düşünmüştüm. Ancak kitap bana Steinbeck'ten ziyade Zweig'ın hikayelerini hatırlattı. Özellikle yine yakın zamanda okuduğum Nişan öyküsü, bu kitabı okurken sık sık aklıma geldi. Belki de Gazap Üzümleri ile Ay Battı'nın konularının farklı olması sebebiyle bu şekilde hissettim. Ay Battı' yı okurken bir tiyatro metni okuduğum izlenimine kapıldım. Daha sonra öğrendiğime göre eser, ileride tiyatroya uyarlanması düşünülerek yazılmış ve bazı tiyatro uyarlamaları da bulunmakta. Eseri radyo tiyatrosunda dinlemek için youtu.be/e3RTbGXkdd0 bağlantısına gidebilirsiniz. Eserde işgale uğrayan bir belediye ve işgalçi kuvvetlerin etkileşimini görüyoruz. Eserde tarafların isimleri ile ilgili bir ipucu yakalayamadım, ancak İngiltere'nin işgal edilen ülkeye destek olduğunu, ülkeden kaçanların İngiltere'ye sığınmak istediklerini okuyoruz. Ayrıca kitabın başında belediyenin deniz kenarı bir bölgede yerleştiğini ve halktan bazı kişilerin teknelerinin olduğunu öğreniyoruz. Eser sonbahar döneminden başlayarak gittikçe çetinleşen bir kışa giriyor. Kişilerin kışkık kıyafetlerinin, çatılarında biriken karın üzerinde durulduğunu görüyoruz. Ayrıca kışın gelişiyle ilgili bir bölümde havanın 9 da aydınlanıp 3 te karardığı yazıyor. İnternetten araştırdığımda da işgal edilen yerin Norveç olduğunun düşünüldüğünü gördüm. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın Norveç'i işgalinden özel isimlere değinilmeden bahsedildiğinden söz ediliyor. Kitapta İkinci Dünya Savaşı' ndan bahsedildiğini düşündürecek başka bölümler de var;
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 12:44
Almanların Norveçi kuşatmasıyla başlayan bu kitap kısa ama öz. Norveçin sakin insanları almanlara karşı bir direniş göstermeselerde en büyük savaş kendi içlerindeydi. Ülkenin başkanının idam edilmesi ve halkın daha fazla bu sömürgeye boyun eğmeyeceklerini hissettirerek bitiyor.
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 8. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 17:27
"Özgür insan savaş çıkaramaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder." Halk savaşın nasıl başladığını bilmediklerin gibi, oraya savaşa giden askerler de niçin savaştığını bilmiyorlar... Savaşın acımasız halini anlatan hikaye aynı zaman da da özgürlük için insanların neler başarabileceklerini... silahların insanların içimdeki mücadeleyi bastıramayacağını...Savaşın aslında iki taraf için kayıp olduğunu ... Her şeye rağmen özgür olmak isteğinin hep galip geleceğini flim tadında anlatmış.... Savaşa, özgürlüğe, mücadeleye dair bir çok mesajlar vermiş kitap...iyi okumalar...
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
7/10
·152 syf.··
2021 75. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 09:43
Savaş nedir bilmeyen Norveç halkının Almanlar tarafından işgale uğrayışı ile başlıyor kitap. Norveç'in küçük bir kasabasında madencilik ile geçimini sağlayan köylüler bir sabah işgale uyanır. Buraya kadar bir savaş hikayesi okuyacağımızı düşünsekte savaş hikayesi değil savaşın insanlar üzerine olan etkilerini okuyoruz. İşgale uğrayan kasabalılar özgürlüklerine ne zaman nasıl kavuşacaklarını, nasıl davranmaları gerektiğini düşünürken işgalci askerler de kendilerinin olmayan bu ülkede ne yaptıklarını, aile ve memleket özlemlerini düşünür. Her iki taraf birden ise ölümü düşünür. Savaşın insanlar üzerine psikolojik etkisi etkileyici şekilde anlatılmıştır.
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
Efsaneee
Puan vermedi·120 syf.··
2023 133. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2023 00:35
Tarih , savaş ve psikoloji kokan eserleri sever misiniz??? O zaman bu eser tam size göre hem de Nobel Ödüllü yazardan. Eminim John Steinbeck in kalemiyle çoğu okur tanışmıştır. Yazar yine daha okuduğum Fareler ve İnsanlar ve İnci gibi toplumsal mesaj içerikli eserle okurlarıyla buluşmuş. Yazarın tiyatroya uyarlanması için propaganda amacıyla yazıldığı eserimize gelelelim.Her şey , savaşın uğramadığı kasaba halkının bir sabah kendilerini savaşın ortasında bulmasıyla başlıyor. Halkın başkaldırışını , özgürlüğe ulaşma mücadelesini , savaş psikolojisini yenme sürecini okuduktan sonra bir süre etkisinden çıkamayacaksınız. Yazarın hak ettiği yeri görmemiş eseri okuyun , okutuuunn!! Şimdiden keyifli okumalar..
Edebiyat
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 11:56
Ay Battı romanı, II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Norveç'i işgalini ve bu işgale karşı kasaba halkının direnişini konu alır. Roman, doğrudan Norveç'te geçmese de, Norveç'teki bir kasabaya benzer bir kasabada geçen olayları anlatmaktadır. Steinbeck, bu eserde Nazi işgali altındaki bir kasabanın halkının özgürlük mücadelesini ve direnişini anlatırken, doğrudan Hitler veya Nazi rejiminden bahsetmez. Bunun yerine, işgalcilerin ve işgale uğrayanların iç dünyalarını ve psikolojilerini derinlemesine işler. Romanın teması, özgürlük, direniş ve insan onuru gibi evrensel değerler üzerine kuruludur. Ay Battı, Nazi işgali altındaki ülkelerde gizlice basılarak dağıtılmış ve sivil direnişlerin simgesi haline gelmiş bir romandır. Steinbeck, bu eserde, işgalcilerin kolektif ruhunun zamanla yalnızlık duygusuna dönüşmesini ve işgal edilenlerin bireysel çabalarının kolektif bir eyleme dönüşmesini anlatır. Roman, işgalci ve işgal edilen arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığı bir atmosferde geçer. Romanın sonunda kasaba belediye başkanı alıkonur, ve sonunda (muhtemelen) idam edilir, bu sahne açıkça anlatılmaz, ama ölüm kaçınılmazdır. Eser;Bir toplumun yeniden ayağa kalkışını, Bireysel onurun ve ahlaki direnişin gücünü anlatır. Roman 1942’de, II. Dünya Savaşı sırasında yazıldı. Naziler Avrupa'yı işgal altına almıştı. Steinbeck, işgal altındaki halklara umut vermek, ama aynı zamanda gerçekçi kalmak istiyordu. Yani: Direnişin başladığını göstermek istedi, ama savaşın nasıl biteceğini o sırada kimse bilmiyordu.
Kitap İncelemesi
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
Steinbeck'in askeri hiyerarşi konusundaki cehaleti kitabın seyrini olumsuz etkilemiş. Yüzbaşının yanında makara yapan teğmenler var. Yüzbaşı koskoca albayın emrini sorguluyor. Teğmen binbaşının yanında bağıra çağıra konuşuyor, diğeri yüzbaşının yanında burnunu siliyor.. Görmezden gelinmeyecek bir dolu tutarsızlık var. Keşke steinbeck reis askere gitmiş birinden yardım alsaydı. Albay işgal ettiği toprağın belediye başkanı önünde ezilip büzülür mü ya? Nazi askerinden bahsediyoruz bir de. Güzel kitap ama çok fantastik geldi bana. Yine de hoştu. Not: Sıradan vatandaş olan corell'in albayı tehdit ettiği ve albayın buna karşı ılımlı yaklaştığı sahnede koptum. Koskoca albay vatandaşla muhatap olur mu steinbeck? Esnaf mı bu yahu.
Edebiyat
Ay BattıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,344 okunma
9/10
·110 syf.··
2024 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 18:15
Kitap, bir kasabanın askeri işgaliyle başlayan ve sessiz süren bir özgürlük mücadelesini anlatıyor, aslında bu tip hikâyelerde genellikle asıl gördüğümüz taraf ezilen ve işçiler olurken burda çoğunlukla hikâyeyi askerlerin tarafından görüyoruz ayrıca kitaptaki Sokrates'in Savunması'ndan alıntıları da çok beğendim, az sayfalı ama dolu bir eser, yazar, duyguları yansıtma, karakterleri işleme ve vereceği mesajı okuyucuya sunma durumunu yine ustalıkla işlemiş. Çok beğendiğim, okumaktan keyif aldığım bir yazar ve yine harika bir kitabını okuduğumu düşünüyorum.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,344 okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.