Yorumlar ve İncelemeler

Tavsiye Ederim
Puan vermedi·134 syf.·
2022 179. kitabı
Steinbeck bu romanda değişik bir konuyla çıkıyor karşımıza .Savaşın insanı hem fiziksel hem de ruhsal açıdan nasıl eritip bitirdiğini, tükettiğini büyük bir ustalıkla anlatıyor.Tutsak edenlerle edilenlerin neden savaştığını ne zamana dek savaşacağını kestiremeyen insanların içine düştüğü çıkmazı başka bir deyişle savaştan çok savaşanları insancıl bir yaklaşımla ele alıyor. Ay Battı kitabında insanın özgürlüğünün silah zorlu ile elinden alınamayacağını açıkça anlatmaktadır. Yazara göre savaş iki taraf içinde büyük kayıplar anlamına gelmektedir. Kitap son derece açık bir dille ortaya konmuştur. Cümleler basit be anlaşılabilirdir. Ancak son derece sürükleyici bir yapıya sahiptir. İşgalciler tarafında, bir liderin peşinden giden ordunun kolektif ruhu zamanla amansız bir yalnızlık duygusuna dönüşüyor. İşgal edilenler tarafındaysa direniş, özgür bireylerin kişisel çabalarıyla başlayıp kolektif bir eyleme dönüşüyor. Giderek kim işgalci kim tutsak, iç içe geçiyor. Ay Battı John Steinbeck
1000k
Ay BattıJohn Steinbeck · Varlık Yayınları · 19532,349 okunma
aysız geceler -Steinbeck
7/10
·134 syf.··
2020 43. kitabı
Steinbeck'in ameriga(kasıtlı yanlış yazdım:)da geçmeyen savaş karşıtı daha doğrusu nazi Almanya'sı karşıtı bir eser.Diyaloglar basit,karakterler net ve okumaya başlayınca iki lokmada bitiyor.Tabii ki işgalci askerlere okurken saydırıyorsunuz.Sessiz ve derinden gelen halkın direnişineyse seviniyor insan.Eserde yer geçmiyor sadece tek bir yerdr Mision Saint a Kart kenti diye geçiyorki Fransa'nın Almanya ile sınırındaki maden kentleri olabilir gemiyle geçip yardım istemekse büyük ihtimal İngiltere.(2. Dünya savaşını birkaç bomba dışında hasarsız atlattılar).Eserin son kısmıysa gayet gazagetirici. Yazımdaki tek mantık hatasıysa (baska olabilir benim yakalayabildiğim) Fransa'da deniz kıyısında yıl boyu kar olan yer hiç yok ama eserde var aynı Özcan Deniz'in Evim Sensin'de İstanbul'a Mayısta kar yağdırması gibi :)
Edebiyat
Ay BattıJohn Steinbeck · Varlık Yayınları · 19532,349 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2020 47. kitabı
Nazilerin, küçük bir Norveç kasabasını işgal etmelerini konu ediniyor. Yüzyıllardır savaş görmemiş ve esaret altında yaşamamış bu kasabanın halkı, ilk başta işgale karşı nasıl tepki vereceğini pek bilememektedir. Savaş ortamının getirdiği esaret ve zorlu yaşam koşulları, halkı sessiz bir uyanışa itiyor ve mücadele başlıyor. Halk bu mücadeleye, düşmandan nefret etmeye başlayarak girişiyor. Kitabın sonu mücadelenin tam anlamıyla başladığını ve sonunu bizim getirmemizi istiyor. Kısa ve okunabilecek güzel bir eser. İyi okumalar.
Ay BattıJohn Steinbeck · Varlık Yayınları · 19532,349 okunma
7/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2024 41. kitabı
John Steinbeck okumalarına hızla devam ediyorum. O kadar başarılı eserlerinin yanında bazen böyle sönük kalan da çıkıyor. Sönük diye tabir etmenin sebebi belki de karakterlerle bağdaşım kuramayaşımdır. Eser Almanların Norveç 'i işgali ve halkın bu işgale nasıl direniş göstereceği ile devam ediyor. Aslında savaş gölgesi altında bağımsızlığı, birlikte verilen mücadeleyi,askerlerin vatan özlemini, çektikleri yalnızlığı bitirmek isteyişlerini sade akıcı bir dille işlemiştir. Okurlarına şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ay BattıJohn Steinbeck · Varlık Yayınları · 19532,349 okunma
9/10
·110 syf.··
2024 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 18:15
Kitap, bir kasabanın askeri işgaliyle başlayan ve sessiz süren bir özgürlük mücadelesini anlatıyor, aslında bu tip hikâyelerde genellikle asıl gördüğümüz taraf ezilen ve işçiler olurken burda çoğunlukla hikâyeyi askerlerin tarafından görüyoruz ayrıca kitaptaki Sokrates'in Savunması'ndan alıntıları da çok beğendim, az sayfalı ama dolu bir eser, yazar, duyguları yansıtma, karakterleri işleme ve vereceği mesajı okuyucuya sunma durumunu yine ustalıkla işlemiş. Çok beğendiğim, okumaktan keyif aldığım bir yazar ve yine harika bir kitabını okuduğumu düşünüyorum.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,349 okunma
Puan vermedi·110 syf.·
2024 31. kitabı
John Steinbeck yaz(ş)ıyor. İki farklı bakış açısını kurgusuyla, işgalciyi ve işgale uğrayan halkı bir maden kasabasında işliyor. Ay Batarken İşgal için gelenler askerleri, kasabanın yerlilerinin mücadelesini, Steinbeck üslubuyla bağımsızlığına ve özgürlüğüne düşkün bu kasabaya yolculuk yaptırıyor. Uzun yıllardır savaş görmemiş bir kasabada yaşayan özgür insanların savaşmadan bir haber olan hayatlarına savaş karışırsa nasıl bir hayata dönüşür kişilikleri,bunu hep toplumsal dinamikleriyle, hem de bireyin özgürlüğüne verdiği önemi sürükleyici ve Steinbeck üslubuyla okuyusuna sunuyor yazar. Yazarın retoriğinin standartlarında bir roman, anlattığı mücadele nazi Almanyasının altında ezilen Avrupa’da illegal olarak milyonlarca basılıp işgale uğrayan topluma bir ışık olarak sunulmuş ezilen toplumun gerilla taktiği uygulanmasına yardımcı olmuş bir eser… Keyifli okumalar dilerim.
Düşünce
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,349 okunma
Bir Steinbeck daha.. ve yine içimde birşeyler kaldı.
10/10
·123 syf.·
2026 79. kitabı
Steinbeck yine yaptı yapacağını... Benimmm canimmm John Steinbeck 'immm :) Ay Batarken i bitirdim ve kitabın ardından uzun uzun düşündüm. Bu eserde beni en çok etkileyen şey ne savaş oldu ne de çatışmalar. İnsanlardı. (!) Arkadaşlar tüm samimiyetimle söylüyorum Steinbeck'in karakterlerinde çok sevdiğim bir şey var: Onları okurken kurgu okuduğumu unutuyorum. Iç ses: harbi ben okumuyor yaşıyorum:) Bir süre sonra birinin derdine üzülüyor, diğerinin söylediği bir söze gülümsüyor, bir başkasına kızıyorum. Sanki aynı masada oturmuşuz da onları yıllardır tanıyormuşum gibi geliyor. Bu kitapta da beni en çok düşündüren şey sorumluluk duygusu oldu. İnsan bazen bir unvan taşıyabilir, (asker Tonder, başkan Order) bir göreve sahip olabilir ama asıl mesele onu ne kadar içselleştirdiğidir. Iç ses: sen bunu yapmayacaktın Tonder ama kızamıyorum da sana, haklı gerekcelerin var. Ahh bir de yalnızlık meselesi var. İnsanların aynı dünyada yaşayıp birbirlerinin acılarını ne kadar farklı algılayabildiğini gördüm..Kendi yükümüzü taşırken karşımızdakinin yükünü göremediğimiz anları... Iç ses: tamamen empati yoksunluğu.. Steinbeck'i bu yüzden seviyorum sanırım. Kahramanlar yaratmıyor, insanlar sunuyor. Kusurlu, kırılgan, güçlü, zayıf, neşeli, kederli insanlar... Iç ses: iyisiyle kötüsüyle sevdiriyor arkadassss :) Kitabı bitireli saatler oldu ama bazı karakterler hâlâ zihnimde yaşamaya devam ediyor. Bence iyi edebiyat tam olarak bu, kitap bitiyor ama insanlar gitmiyor! Bir solukta okunacak ama bitince epey düşündürecek bir eser arıyorsanız doğru yerdesiniz, overlokçunuz ayağınıza geldi, pardon Steinbeck:) Aman kaçırmayın stoklarla sınırlıdır diyeceğim ama değil. Şimdi başka kitabına aşırı bir iştahla gidiyorum Tutmayın küçük enisteyi :))) Sevgiler. Keyifli okumalar.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,349 okunma
10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:32
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in “Ay Battı” adlı kısa romanı, ilk kez 1942 yılında yayımlanan eser, işgal hikâyesi anlatsa da aslında özgürlük, direniş, insan onuru ve iktidarın kırılganlığı üzerine güçlü bir politik alegoridir. “Ay Battı”, savaşta edilen bir kasaba halkı üzerinden, insan ruhunun zorbalık karşısındaki direncini anlatan evrensel bir özgürlük manifestosudur. Steinbeck, adı verilmeyen bir ülke ve belirsiz bir coğrafyada, savaşın yalnızca cephelerde değil, insanların vicdanlarında da yaşandığını gösteriyor. İşgalciler silahın gücüne sahip olsalar da halkın hafızasını, onurunu ve özgürlük arzusunu ele geçiremezler. Kitapta dikkat çeken en önemli unsur, direnişin büyük kahramanlıklardan değil, sıradan insanların sessiz cesaretinden doğmasıdır. Steinbeck, baskının arttıkça korkuyu değil, dayanışmayı büyüttüğünü ustalıkla işliyor. İşgalciler zamanla anlarlar ki bir toprağı ele geçirmek mümkündür; ancak bir halkın ruhunu teslim almak neredeyse imkânsızdır. Özgürlük kavramı romantik bir ideal olarak değil, insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olarak işlenmiş. Yazarın sade fakat son derece etkili dili, karakterlerin psikolojik çatışmalarını derinleştirirken okuyucuyu da ahlaki bir sorgulamanın içine çekiyor. “Ay Battı”, savaşın yıkıcılığını anlatırken umudu kaybetmeyen, zulmün geçici ama insan onurunun kalıcı olduğunu hatırlatan güçlü bir roman.
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,349 okunma
özgür bireyler, esir ruhlara karşı
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 16:27
“ -Evet,dünyada mümkün olmayan tek iş, yapılamayacak tek şey. -Neyi kastediyorsunuz? -Bir insanı mutlak olarak sindirmeyi. “ Ay Batarken - John Steinbeck Adı bilinmeyen ülkeden selamlıyor bu defa bizi yazar… Salinas Vadisi’nin enginliklerinden alışık olduğumuzun aksine bu defa adı bilinmeyen bir ülke seçilmiş mekan olarak. Genelgeçerlik noktasında bence doğru da bir seçim olmuş. Kömür madenince zengin olan ülke toprakları bir başka ülkenin iştahını kabartıyor ve bir gece ansızın deniz yoluyla işgale uğruyor. Hoş biz ilk etapta her ne kadar ‘bir gece ansızın’ desek de ülkedeki ajanlık faaliyeti ve bu sayede gafil avlandığını ilerleyen sayfalarda öğreniyoruz. Uzun zamanlar boyunca mutlu mesut hayat süren bu halk öylesine uzak kalmış ki bu har huydan neredeyse savaşmayı unutmuş durumda oysa ki. Bu sebeple de işgale nasıl tepki vereceklerini bilmiyorlar. Dahası, işgal kuvvetleri de çok kolay gerçekleştirdikleri bu işe şaşırıp kalıyorlar. II. Dünya Savaşı döneminde bazı referanslara göre ısmarlama yazılmış olarak nitelendirilen bu novella, savaş psikolojisini anlama noktasında güzel bir kesit sunuyor okura. Gerek işgal edenler gerekse maruz kalan halk için yapılan psikolojik çözümlemeler; bir yandan demokrasi içerisinde özgür bir hayat süren toplumun ortak karar alma noktasındaki reflekslerine verirken nazarımızı bir yandan demir yumruk yöntemindeki bir toplumun bireyi olarak liderin her sözünü her eylemini ‘amasız fakatsız’ kabul etmek zorunda kalanların incelenmesi kitabı değerli kılan etkenler oluyor. Kitabın serim, düğüm ve çözüm geçişler fazlaca iyi işlenmiş ve bitişi Sokrates’in Savunması’ndan bir göndermeyle bitirmesi de benim için nokta atışı bir güzellik olmuş durumda. Karalamamı şu alıntıyla
Edebiyat
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,349 okunma
7/10
·110 syf.··
2021 126. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 20:36
Madencilikle uğraşan, kendi halinde yaşayan kasaba halkı bir sabah farklı bir manzaraya uyanır. Kasabaları düşman kuvvetleri tarafından işgal edilir. Oysa kasaba halkı savaşmayı bile bilmez. İşgal kuvvetlerinin amacı kasabadaki maden yataklarını sömürmektir. Kitap bu şekilde başlıyor. Devamında Steinbeck bir yandan kasabalıların çaresizliklerini, içine düştükleri durumdan kurtulma çabalarını anlatırken, diğer yandan da işgalci askerlerin yabancı topraklardaki insanları dize getirirken yaşadıkları zorlukları, ruh hallerini, memleket hasretlerini anlatıyor. Tam olarak Steinbeck standartlarında bir roman değil belki ama yine de güzel. Özellikle savaş karşıtı bir kitap olması onu daha da değerli hale getiriyor bence.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,349 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.