• 160 syf.
    ·5 günde·7/10 puan
    Kitap bir etkinlik kitabı. İlk kitapta bir hikaye vardı. Bu kitapta ise önceki kitaptaki olaylara da atıfta bulunarak size etkinlik yaptırıyor. Eğer hikaye okumak isterseniz ilk kitap olan "Dedemin Bakkalı" kitabını tavsiye ederim. Çocuğunuz yoksa veya öğretmen değilseniz kitabı almaya pek değmez.
  • "Ne isterseniz onu değil neyseniz onu çekersiniz" diyor. Terapi niteliğinde bir kitap, psikoloji /kişisel gelişime ilgisi olanlara tavsiye ederim
  • 328 syf.
    ·129 günde·Puan vermedi
    Psikoloji okumayı severlerin Alfred Adler'i tanımadığını düşünmüyorum ama gözden kaçırmışlar için tavsiye ederim.

    Adler kitapta; insanı karakter gelişiminde bir olgunluğa taşıyan asıl meselenin çağdaş yaşam koşullarından geçtiğini savunuyor.

    İşledigi konular yaşam koşullarında bir bireyin karakter geliştirmesine destek olan aile ve aile içinde gelişen karakter özellikleri,cocuk gelişimi, kadınların toplumda varolmasını kabullenmenin erkekler tarafından güçlüğünü, kadin erkek eşitliğinin kavraminda kadınlara yönelik açıklamaları(yürekli anlatım tarzi cok iyi ),kadin erkek ilişkilerinde olusan sorunlar, din ve toplumda var olmanın bütünlüğünü yaşamanın yada yasayamamanin olusturdugu koşullar, duygu geçişleri ve nedenlerini sebeplerini Adler'ın oturduğum koltuğunda hepsini dinledim.
    Bu salt analizlerin gücünü algıladığımda tum bilgiler ve konuda işlenen her duygu kavrami oldugu gibi gerçeğe ışık tuttuğu icin yaşanılan duyguların asıl altında yatan sebebine inmemizi sağlıyor.


    Duygu kavramlarında işlediği en etkileyici 《guven duygusu》 oldu..
    Adler kazanilmamis guven duygusunun karşısında diğer tüm duyguların sizi tesiri altında tutacağını vurguluyor.. kitabı özümsediğim de, indigim derinlikte karşıma çıkardığı güven duygusuydu.. hatta bana öyle geliyor ki tüm duyguların altinda yatan kök hücresi gibi görüyorum.
    Insanin değişimi ve bir çok atılımı kendine güvenmesi ile gerçekleştiğini görmek için önce derinde yatan sebebe inmeli ve duvarları ile yüzleşmeli.. tabi bunları yıkmak için yüzlesebilme şansını önce kendisine verebilmesi gerekiyor.

    Bu kitabı özellikle;

    Yaşadığı hayattan keyif alamayanlar..
    Mutsuz ve ne yapacağını bilmeyenler..
    Değer verip karşılık almamışlar..
    Nerede hangi hatayı yaptığı için tekrar tekrar yenileyenler..
    Bir turlu doyuma ulaşamamışlar..
    Toplum ile bir olamak istemeyen kendini soyutlamışlar..
    Kimliğini silik ama aykırı yaşamayı amaçlayanlar..
    Hep suçlari üstlenen boyun eğenler..
    Vurdum duymazlar..
    Can yakmayi seven ama neden yaktığını anlayamayan sadist' ler..

    Bu özellikleri taşıyan ve içten içe rahatsızlığın amacını saptayamayıp çıkmaza girip kendinden bile uzaklaşmak isteyen var yok arası yaşayanlar da okuyabilirler.. çünkü insanın hangi duyguyu neden yaşadığını bilmesi demek kendini anlamak, tanımak, fikir yürütmek, dogru kararlar almak demek olduğunu anlatıyor Adler ve insanın kendini yenileyebilecek bir akla sahip olduğunu da şöyle belirtiyor..


    "Şunu itiraf etmek gerekiyor ki, yaşamın güçlüklerinden geçerek gelen, harcadığı çabayla bataklıktan kendini kurtaran ,tüm zorlukları geride bırakıp yüksek bir düzeye ulaşan biri, yaşamın iyi ve kötü yanlarını herkesten iyi bilir. Bu konuda kimse su dökemez eline."

    Incelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.
  • 360 syf.
    ·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Franz Kafka bu eserde Dava kitabında oldugu gibi ismi bilinmeyen bir kahramanın yaşadıklarını bu eserde bizlere anlatmıştır. Şeffaflıktan yoksun,işlemeyen kurumlarla, otorite be bürokrasiyi eleştirmesinin yanında devlet otoritesi karşısında düşünmeyen ben bilmem beyim bilir anlayış ile hareket eden insan topluluğuna ayna tutması sebebi ile değerli bir eser ortaya konulmuştur. Zaman zaman kıskançlık ve gereksiz söz uzatmaları yanında kısır döngü içerisinde hareket edildiği için okuru okur iken bunaltıyor olsa da bilgi birikimi ve düşünerek okunduğu zaman oldukça faydalı bilgiler vermekten de geri durmuyor.
    Esrarengiz bir Kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren,hiyerarşi içerisinde çok sayıda bürokrat ile karşılaştığınız bu eseri sizlerin de sabırla okumasını tavsiye ederim.
  • 266 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10 puan
    Birçoğumuzun ismine aşina olduğu ve pek çoğumuzun okuma listesinde beklemekte olduğu bir bilim-kurgu türünde roman ile karşınızdayım.

    Tıpkı kitabın son sözünde yazdığı gibi kitap, bir eleştiri, bir kehanet ya da geleceğe dair proje mi olduğuna dair fikir yürütemediğimiz bir yapıdadır. Distopya olarak adlandırılan Cesur Yeni Dünya, farklı bir toplum yapısı ile şimdikinden apayrı bir dünya düzenini gözler önüne seriyor. Birey-toplum, insan-insan vb. gibi ayrımları ilginç biçimlerde ele alıp sorgulatıyor.
    İnsanların düşünmesini, sorgulamasını engelleyecek şekilde rahatlık ve sürekli ve zorunlu mutluluk durumu mevcut, bu var olan sınırlı düzene alışıp yaşamını sürdüren, sınırlı düzende yer alıp yine de olduğu yeri sorgulayan ve bu düzene rağmen orada olmayıp doğada yaşam sürdüren insanlar da mevcut. Bu açıdan gerçek yaşamı da sorgulayabileceğimiz yapılar var.

    Kitap, kurgu ve anlatılmak istenenlerin veriliş biçimi itibariyle normalde pek de tercih etmeyeceğim şekilde iken yazarın dili ve konuyu sunuşu, kitabı oldukça akıcı hale getirip kendini okutturuyor. Ve bir süre sonra da akışa kendinizi kaptırmış buluyorsunuz. Kitapta üzerinde durulmuş olan, geniş çerçevede ahlâk konusu, günümüze de indirgenebilir bir yapıda oluşu ile sadece yazıldığı döneme hitap etmiyor, günümüzdeki pek çok dizi/film'de de olumsuz olarak rast geldiğimiz konular ile paralellik göstermekte. Buna bakarak kitabı, insanlığın geleceğine ön gösteri olarak da görebiliriz ama tabikii gerçek hayata indirgenemez bir yapıda. Öyle ki insan kompeks bir varlık olarak bir açıdan ele alınamaz. Bu anlamda kitabın kurgusundaki sığ bulduğum noktası da bu. Onun dışında rahatlıkla okunabilecek ve 1932 yılında yazılmış oldukça başarılı bir yapıttır.

    Farklı bir dünyaya yelken açıp, insanlık başta olmak üzere pek çok konuyu da sorgulayacağınız Cesur Yeni Dünya'yı herkese tavsiye ederim.
  • 208 syf.
    ·10/10 puan
    Filmini izlemeden okudum. Hayal gücünün limitlerinin zorlandığı müthiş bir fantezi.Kitabın sonu ise umut vermesiyle beraber fazlasıyla ironik.Bilim kurgu klasiklerini şiddetle tavsiye ederim.