Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:32
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in “Ay Battı” adlı kısa romanı, ilk kez 1942 yılında yayımlanan eser, işgal hikâyesi anlatsa da aslında özgürlük, direniş, insan onuru ve iktidarın kırılganlığı üzerine güçlü bir politik alegoridir. “Ay Battı”, savaşta edilen bir kasaba halkı üzerinden, insan ruhunun zorbalık karşısındaki direncini anlatan evrensel bir özgürlük manifestosudur. Steinbeck, adı verilmeyen bir ülke ve belirsiz bir coğrafyada, savaşın yalnızca cephelerde değil, insanların vicdanlarında da yaşandığını gösteriyor. İşgalciler silahın gücüne sahip olsalar da halkın hafızasını, onurunu ve özgürlük arzusunu ele geçiremezler. Kitapta dikkat çeken en önemli unsur, direnişin büyük kahramanlıklardan değil, sıradan insanların sessiz cesaretinden doğmasıdır. Steinbeck, baskının arttıkça korkuyu değil, dayanışmayı büyüttüğünü ustalıkla işliyor. İşgalciler zamanla anlarlar ki bir toprağı ele geçirmek mümkündür; ancak bir halkın ruhunu teslim almak neredeyse imkânsızdır. Özgürlük kavramı romantik bir ideal olarak değil, insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olarak işlenmiş. Yazarın sade fakat son derece etkili dili, karakterlerin psikolojik çatışmalarını derinleştirirken okuyucuyu da ahlaki bir sorgulamanın içine çekiyor. “Ay Battı”, savaşın yıkıcılığını anlatırken umudu kaybetmeyen, zulmün geçici ama insan onurunun kalıcı olduğunu hatırlatan güçlü bir roman.
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
Özgürlük
10/10
·118 syf.·
2020 12. kitabı
John Steinbeck'ten Ay Battı iyi yazılmış bir savaş romanıdır. Güçlü taraf kazanmaya yakın olsa da asla diğer taraftaki insanların özgürlüğünü tam anlamıyla ellerinden alamazlar ve savaşı tek değil iki taraf kaybeder.Yine psikolojik çatışmaların olduğu akıcı bir kitap...
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
Puan vermedi·118 syf.·
2021 27. kitabı
Her ne kadar yazarın diğer kitapları kadar sevmesem de beğendiğim bi kitap oldu. "Fareler ve insanlar" da da "inci" de de karakterler ile daha fazla duygusal bağ kurmuştum. Sanırım bu kitapta karakter sayısı fazla olduğu için bunu yapmak zor oldu. Karakterle tek tek değil belki ama iki farklı tarafla da empati kuruyorsunuz. Savaşta düşman askeri diye hep kötü tarafa koyulan insanların da birer insan olduğunu hatırlıyorsunuz. Emir altında ve yap denileni yapmak zorundalar. Onlar da ailelerine ve evlerine özlem duyuyorlar. Asker olmanın zorluğunu, ağırlığını bi kez daha farkettim. İşgal edilen, özgürlüğü elinden alınan bir halk olmanın ağırlığı ise zaten çok ayrı bir boyut. Hele de eliniz kolunuz bağlıysa. Her ne kadar farklı bir ülkenin uğradığı işgali anlatsa da insan ister istemez kendi tarihiyle bağlantı kuruyor. Kurtuluş Savaşı yıllarını düşünmeden edemiyor. Kısacası savaşlara her iki tarafın penceresinden bakmami sağladı diyebilirim.
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
Ay Battı
10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2020 235. kitabı
Merhaba... Öncelikle belirtmek isterim ki incelemesini paylaşmak istediğim bu Ay Battı kitabı ciddi anlamda zor şartlarda efsaneleşmiş bir roman olarak gönüllerinizde yer alacaktır. Ay Battı adı ile Türkçeye çevrilen özgün adı Moon Is Down, adlı roman Amerikan Edebiyatının usta romancısı John Steinbeck’in ilk baskısı 1942 yılında yapılmış olan bir romanıdır. Roman, John Steinbeck'in Norveç Kralı tarafından ödül aldığı günde satışa başlamış, II. Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda işgale direnen küçük bir kasabanın özgürlük mücadelesini konu edinen roman savaş yıllarında en çok dile çevrilen ve en çok okunan bir roman olma özelliği kazanmıştır. Roman dünya çapında en az 92 baskı görmüş, Nazi işgali altındaki ülkelerinde sivil direnişlerin simgesi haline gelen bir roman olma özelliği kazanmıştır. John Steinbeck 'in bu romanı savaşa katılmayan Türkiye’ye çok gelmiş eserin Türkçeye çevrilmiş olan ilk baskısı ancak 1968 yılında Varlık Yayınları tarafından gerçekleştirilmiştir. Geçimlerini kömür madenlerinden kazanan bir kasaba halkı bir gün aniden işgale uğrar. Özgürlüklerine çok düşkün olan kasaba halkı belediye başkanları öncülüğünde sessiz bir direniş göstermeye başlar.. Böylece işgalciler ile halkı arasında mücadele başlar. Özgürlüğüne düşkün bu insanların mücadelesi bir direnişe dönüşecektir. Özetle özgürlük bir gün mutlaka kazanacaktır. İyi okumalar diliyorum.
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
8/10
·118 syf.··
2024 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 23:20
Kitabın konusu adı bilinmeyen bir kasaba, bilinmeyen bir tarihte işgale uğrar.İşgale karşı zaman içinde sessiz bir direniş başlar.Yazar İkinci Dünya Savaşı'nda işgalcilerin ve işgale uğrayanların iç dünyalarını gözler önüne seriyor.İşgal direnişi insanların kişisel çabalarıyla genel halka yansır.Zamanla kim işgalci kim tutsak olduğu karışır.Madencilikle uğraşan, kendi halinde yaşayan kasaba halkı bir sabah farklı bir manzaraya uyanır. Kasabaları düşman kuvvetleri tarafından işgal edilir. Oysa kasaba halkı savaşmayı bile bilmez. İşgal kuvvetlerinin amacı kasabadaki maden yataklarını sömürmektir. Kitabın mesajı ise özgürlük kavramının ne kadar önemli olduğu, savaşın iki taraf içinde insanda oluşturduğu yıpratıcı yönü anlatılır.Cesurca başkaldırının özgürlüğü bilen insanların yapacağı bir erdem olduğu ifade edilir. Yazarın beğenerek okuduğum eserlerinden biriydi.Savaşın gerçek yüzünü ortaya koyması yönüyle de başarılı bulduğum kitaplardan biri oldu.Okurken eseri ara ara olsam da genel itibariyle başarılı buldum.Herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
Yine Steinbeck, yine harika bir eser!
10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2018 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2018 00:41
Kasabada iki topluluk. Biri kasaba sakinleri, diğeri orayı kuşatan ordu. "Kömür çıkartacağız, halkınıza sahip çıkın! Yanlış bir şey yaparsalar kurşuna dizeriz!." Belediye başkanı onlar özgür insanlar onlara emir veremem diyor, albay kurşuna dizeriz diyor. Ve başlıyor baskı. Yıllarca özgür yaşamış, ekmeği peşinde ruhu özgür bir insana savaşın verdiği baskı ile kaba davranan bir asker. Adam kendine engel olamıyor. Özgür o. Alıyor eline kömür çıkardığı kazmasını ve kan dökülüyor. Kurşuna dizeceğiz halka ders olsun! Ve ikinci kan aktı. Bir kadının kalbi, gencecik üniversite çağında, çiftlik ve şiirlerini okuyacağı kadını hayal eden bir teğmenin alnına doğru sesten sonra, kan sıçradı. Yazgısına kurşun sıktı o aslında. Halka ders olmadı bu, özgür onlar. Nefret büyüdü. Büyüdü. Büyüdü. Haberler geldi. Kazandık kazandık dünya bizim! Her yer işgalimiz altında. Yaşasın! Komutanım memlekete döneceğiz değil mi kazandığımıza göre? Dönecek miyiz? Karlar yağıyor, yağıyor çatılara, kaldırımlara, kalplere yağıyor kar. O karı kan boyuyor. Silahlar tek şarkı. Nefret tek insani duygu. Kaldırımda biri düşman askeri diğeri halktan bir insan geçiyor. Düşmanca bakıyorlar birbirine. Haberleri yok! Onun kalbinde evi kocası, diğerinin ise evi ailesi ve kardeşleri. Kar yağıyor yine ruhlara, kalplere, meydana. Geçiyor zaman, geçiyor. Sayıklamaya başlıyor teğmenler, heyhat delirdi bile bir çoğu. Gönderin bunları memlekete. Genç bir teğmen dayanamıyor, kocasını öldürdüğünü bilmediği kadından biraz sıcaklık umuyor. Tanrı hakkı için dur! Kötü niyetim yok! Benimle biraz insan gibi konuşmaz mısın? Birazcık sıcaklık göster bana. Yalvarırım. Ama kadının ruhu buz gibi. Alıyor makası eline. İkisinin de bilmediği sebepten dolayı gencecik bir teğmen ölüyor. Kan tekrar boyuyor karı. Geçiyor zaman geçiyor,
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,347 okunma
9/10
·110 syf.··
2024 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 18:15
Kitap, bir kasabanın askeri işgaliyle başlayan ve sessiz süren bir özgürlük mücadelesini anlatıyor, aslında bu tip hikâyelerde genellikle asıl gördüğümüz taraf ezilen ve işçiler olurken burda çoğunlukla hikâyeyi askerlerin tarafından görüyoruz ayrıca kitaptaki Sokrates'in Savunması'ndan alıntıları da çok beğendim, az sayfalı ama dolu bir eser, yazar, duyguları yansıtma, karakterleri işleme ve vereceği mesajı okuyucuya sunma durumunu yine ustalıkla işlemiş. Çok beğendiğim, okumaktan keyif aldığım bir yazar ve yine harika bir kitabını okuduğumu düşünüyorum.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,347 okunma
Puan vermedi·110 syf.·
2024 31. kitabı
John Steinbeck yaz(ş)ıyor. İki farklı bakış açısını kurgusuyla, işgalciyi ve işgale uğrayan halkı bir maden kasabasında işliyor. Ay Batarken İşgal için gelenler askerleri, kasabanın yerlilerinin mücadelesini, Steinbeck üslubuyla bağımsızlığına ve özgürlüğüne düşkün bu kasabaya yolculuk yaptırıyor. Uzun yıllardır savaş görmemiş bir kasabada yaşayan özgür insanların savaşmadan bir haber olan hayatlarına savaş karışırsa nasıl bir hayata dönüşür kişilikleri,bunu hep toplumsal dinamikleriyle, hem de bireyin özgürlüğüne verdiği önemi sürükleyici ve Steinbeck üslubuyla okuyusuna sunuyor yazar. Yazarın retoriğinin standartlarında bir roman, anlattığı mücadele nazi Almanyasının altında ezilen Avrupa’da illegal olarak milyonlarca basılıp işgale uğrayan topluma bir ışık olarak sunulmuş ezilen toplumun gerilla taktiği uygulanmasına yardımcı olmuş bir eser… Keyifli okumalar dilerim.
Düşünce
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,347 okunma
Bir Steinbeck daha.. ve yine içimde birşeyler kaldı.
10/10
·123 syf.·
2026 79. kitabı
Steinbeck yine yaptı yapacağını... Benimmm canimmm John Steinbeck 'immm :) Ay Batarken i bitirdim ve kitabın ardından uzun uzun düşündüm. Bu eserde beni en çok etkileyen şey ne savaş oldu ne de çatışmalar. İnsanlardı. (!) Arkadaşlar tüm samimiyetimle söylüyorum Steinbeck'in karakterlerinde çok sevdiğim bir şey var: Onları okurken kurgu okuduğumu unutuyorum. Iç ses: harbi ben okumuyor yaşıyorum:) Bir süre sonra birinin derdine üzülüyor, diğerinin söylediği bir söze gülümsüyor, bir başkasına kızıyorum. Sanki aynı masada oturmuşuz da onları yıllardır tanıyormuşum gibi geliyor. Bu kitapta da beni en çok düşündüren şey sorumluluk duygusu oldu. İnsan bazen bir unvan taşıyabilir, (asker Tonder, başkan Order) bir göreve sahip olabilir ama asıl mesele onu ne kadar içselleştirdiğidir. Iç ses: sen bunu yapmayacaktın Tonder ama kızamıyorum da sana, haklı gerekcelerin var. Ahh bir de yalnızlık meselesi var. İnsanların aynı dünyada yaşayıp birbirlerinin acılarını ne kadar farklı algılayabildiğini gördüm..Kendi yükümüzü taşırken karşımızdakinin yükünü göremediğimiz anları... Iç ses: tamamen empati yoksunluğu.. Steinbeck'i bu yüzden seviyorum sanırım. Kahramanlar yaratmıyor, insanlar sunuyor. Kusurlu, kırılgan, güçlü, zayıf, neşeli, kederli insanlar... Iç ses: iyisiyle kötüsüyle sevdiriyor arkadassss :) Kitabı bitireli saatler oldu ama bazı karakterler hâlâ zihnimde yaşamaya devam ediyor. Bence iyi edebiyat tam olarak bu, kitap bitiyor ama insanlar gitmiyor! Bir solukta okunacak ama bitince epey düşündürecek bir eser arıyorsanız doğru yerdesiniz, overlokçunuz ayağınıza geldi, pardon Steinbeck:) Aman kaçırmayın stoklarla sınırlıdır diyeceğim ama değil. Şimdi başka kitabına aşırı bir iştahla gidiyorum Tutmayın küçük enisteyi :))) Sevgiler. Keyifli okumalar.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,347 okunma
özgür bireyler, esir ruhlara karşı
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 16:27
“ -Evet,dünyada mümkün olmayan tek iş, yapılamayacak tek şey. -Neyi kastediyorsunuz? -Bir insanı mutlak olarak sindirmeyi. “ Ay Batarken - John Steinbeck Adı bilinmeyen ülkeden selamlıyor bu defa bizi yazar… Salinas Vadisi’nin enginliklerinden alışık olduğumuzun aksine bu defa adı bilinmeyen bir ülke seçilmiş mekan olarak. Genelgeçerlik noktasında bence doğru da bir seçim olmuş. Kömür madenince zengin olan ülke toprakları bir başka ülkenin iştahını kabartıyor ve bir gece ansızın deniz yoluyla işgale uğruyor. Hoş biz ilk etapta her ne kadar ‘bir gece ansızın’ desek de ülkedeki ajanlık faaliyeti ve bu sayede gafil avlandığını ilerleyen sayfalarda öğreniyoruz. Uzun zamanlar boyunca mutlu mesut hayat süren bu halk öylesine uzak kalmış ki bu har huydan neredeyse savaşmayı unutmuş durumda oysa ki. Bu sebeple de işgale nasıl tepki vereceklerini bilmiyorlar. Dahası, işgal kuvvetleri de çok kolay gerçekleştirdikleri bu işe şaşırıp kalıyorlar. II. Dünya Savaşı döneminde bazı referanslara göre ısmarlama yazılmış olarak nitelendirilen bu novella, savaş psikolojisini anlama noktasında güzel bir kesit sunuyor okura. Gerek işgal edenler gerekse maruz kalan halk için yapılan psikolojik çözümlemeler; bir yandan demokrasi içerisinde özgür bir hayat süren toplumun ortak karar alma noktasındaki reflekslerine verirken nazarımızı bir yandan demir yumruk yöntemindeki bir toplumun bireyi olarak liderin her sözünü her eylemini ‘amasız fakatsız’ kabul etmek zorunda kalanların incelenmesi kitabı değerli kılan etkenler oluyor. Kitabın serim, düğüm ve çözüm geçişler fazlaca iyi işlenmiş ve bitişi Sokrates’in Savunması’ndan bir göndermeyle bitirmesi de benim için nokta atışı bir güzellik olmuş durumda. Karalamamı şu alıntıyla
Edebiyat
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,347 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.