Ay Batarken

John Steinbeck
Çevirmen:
Aslı Biçen
Tasarımcı:
Suat Aysu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir Steinbeck daha.. ve yine içimde birşeyler kaldı.
10/10
·123 syf.·
2026 77. kitabı
Steinbeck yine yaptı yapacağını... Benimmm canimmm John Steinbeck 'immm :) Ay Batarken i bitirdim ve kitabın ardından uzun uzun düşündüm. Bu eserde beni en çok etkileyen şey ne savaş oldu ne de çatışmalar. İnsanlardı. (!) Arkadaşlar tüm samimiyetimle söylüyorum Steinbeck'in karakterlerinde çok sevdiğim bir şey var: Onları okurken kurgu okuduğumu unutuyorum. Iç ses: harbi ben okumuyor yaşıyorum:) Bir süre sonra birinin derdine üzülüyor, diğerinin söylediği bir söze gülümsüyor, bir başkasına kızıyorum. Sanki aynı masada oturmuşuz da onları yıllardır tanıyormuşum gibi geliyor. Bu kitapta da beni en çok düşündüren şey sorumluluk duygusu oldu. İnsan bazen bir unvan taşıyabilir, (asker Tonder, başkan Order) bir göreve sahip olabilir ama asıl mesele onu ne kadar içselleştirdiğidir. Iç ses: sen bunu yapmayacaktın Tonder ama kızamıyorum da sana, haklı gerekcelerin var. Ahh bir de yalnızlık meselesi var. İnsanların aynı dünyada yaşayıp birbirlerinin acılarını ne kadar farklı algılayabildiğini gördüm..Kendi yükümüzü taşırken karşımızdakinin yükünü göremediğimiz anları... Iç ses: tamamen empati yoksunluğu.. Steinbeck'i bu yüzden seviyorum sanırım. Kahramanlar yaratmıyor, insanlar sunuyor. Kusurlu, kırılgan, güçlü, zayıf, neşeli, kederli insanlar... Iç ses: iyisiyle kötüsüyle sevdiriyor arkadassss :) Kitabı bitireli saatler oldu ama bazı karakterler hâlâ zihnimde yaşamaya devam ediyor. Bence iyi edebiyat tam olarak bu, kitap bitiyor ama insanlar gitmiyor! Bir solukta okunacak ama bitince epey düşündürecek bir eser arıyorsanız doğru yerdesiniz, overlokçunuz ayağınıza geldi, pardon Steinbeck:) Aman kaçırmayın stoklarla sınırlıdır diyeceğim ama değil. Şimdi başka kitabına aşırı bir iştahla gidiyorum Tutmayın küçük enisteyi :))) Sevgiler. Keyifli okumalar.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
Sessiz Bir Kasabada Yükselen Çığlık: Ay Batarken Üzerine İnceleme
7/10
·123 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 17:07
Ay Batarken, John Steinbeck’in savaşın sadece cephede değil, insanların kalplerinde ve hayatlarında açtığı yaraları anlattığı, sade ama çok etkileyici bir roman. Kitabı okurken, savaşın silah seslerinden ibaret olmadığını; korku, belirsizlik, kayıp ve çaresizlik gibi duygularla insanların iç dünyasında da sürdüğünü çok net hissediyoruz. Roman, küçük ve sakin bir kasabanın işgal edilmesiyle başlıyor. Bu işgal, kasaba halkının günlük düzenini altüst ederken, insan doğasının farklı yönlerini de ortaya çıkarıyor. Kimileri korkuya kapılıp sessiz kalırken, kimileri içten içe direnmeyi seçiyor. Steinbeck burada, savaşın insanları nasıl sınadığını ve zor koşullar altında karakterlerin gerçek yüzlerinin nasıl ortaya çıktığını çok yalın bir dille anlatıyor. Kitapta özellikle askerlerin ruh hâli dikkat çekici. Cephede ya da işgal altında görev yapan askerlerin sadece “emir alan” kişiler olmadığını, onların da korkuları, vicdanları ve sorgulamaları olduğunu görüyoruz. Bazı askerler yaptıkları şeyleri sorgularken, bazıları ise görev bilinciyle hareket etmeye çalışıyor. Bu durum, savaşın askerler üzerinde bıraktığı psikolojik yükü ve iç çatışmayı çok iyi yansıtıyor. Savaş, onları sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da yıpratıyor. Savaşın siviller üzerindeki etkisi ise kitapta oldukça çarpıcı şekilde ele alınıyor. Evlerinden, düzenlerinden ve güven duygularından koparılan insanlar; sevdiklerini kaybetme korkusuyla yaşamak zorunda kalıyor. Günlük hayatın en basit anları bile tehdit altında. Steinbeck, bu atmosferi abartıya kaçmadan, doğal ve etkileyici bir şekilde aktararak okurun empati kurmasını sağlıyor. Romanın genelinde savaşın anlamsızlığı ve yıkıcılığı hissediliyor. İnsanların birbirine düşman edilmesi, hayatların bir anda altüst olması ve masumların zarar görmesi,
1000Kitap
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
Ay Batarken – Bir Sessiz Direnişin Anatomisi
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 00:00
Bir özgürlük mücadelesinin hikayesi ancak bu bildiğimiz mücadelelere hiç benzemiyor. Silahlarla, mermilerle yapılan bir savaş değil, içsel bir direniş ve işgale karşı sönük başlayıp zamanla alevlenen bir mücadele ruhu. Çoğu savaş metnine nazaran yalnızca işgale uğrayan halkı değil hikayenin uzun bir kısmı boyunca düşman askerlerin gözünden ve bakış açısından olayları okuyoruz. Konuyu özetleyecek olursak, kendi halinde yaşayan madencilikle ve balıkçılıkla uğraşan sakin bir Avrupa kasabası işgale uğruyor. Başlangıçta halk buna fazla bir tepki göstermiyor ama zamanla işgalci askerlerin kasabada yönetimi elde tutmak için gerçekleştirdiği eylemler ve olaylar sonucu hak yavaş yavaş direnmeye başlıyor. Bu direniş güçlendikçe işgalciler de kendi içlerinde çözülmeye başlıyor; askerlerin de insan olduğu, korktukları, yoruldukları ortaya çıkıyor. Savaşın herkesten ister savaşan ister direnen olsun herkesten bir şeyler eksilttiği mesajı askerlerin isyanları ve sitemleri üzerinden açıkça gösteriliyor. Özellikle Tonder'in sürekli eve dönme özlemi, asker üniforması ne kadar sert görünürse görünsün, içindeki insanın hâlâ kırılgan, özleyen, korkan bir tarafı olduğunu bizlere hatırlatıyor. Tonder savaşın ortasında bile eve dair bir ayrıntı düşündüğünde, biz okurlar üniformanın içindeki insan nefesini duyabiliyoruz. Bu kitapta hiçbir şey tek taraflı gösterilmiyor. Bir yandan bahsettiğim gibi askerlerin yaşadıklarına ve psikolojik durumlarına değinilirken öte yandan Molly gibi kayıplar vermiş halkın öfkesini, yalnızlığını ve intikam duygusunu da işliyor. Sonuç olarak, Ay Batarken sadece bir savaş ya da işgal hikayesi değil; insan ruhunun direncini, kırılganlığını ve dayanışmasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir eser. Çok severek okudum ilgisi olan herkese öneririm.
Edebiyat
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
Puan vermedi·123 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:33
Dili çok hafif ve anlaşılır, çok kolay okunabilir bir kitap. Bunca akıcılığına rağmen elimden bırakamadım diyemem. Heyecanı yok, durağan ama okudukça da sarıyor. Çok uzadı okumak benim için. Elime almakta zorlandığım için. Ama bazı sahneleri çok çarpıcı ve etkileyici.
1000Kitap
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
Sessiz Bir Direnişin Hikayesi
8/10
·123 syf.··
2026 4. kitabı
Sakin ilerleyen ama etkisi güçlü bir kitap. Büyük olaylardan çok insanların korkularına, vicdanlarına ve verdikleri küçük ama önemli tepkilere odaklanıyor. Okudukça ağırlığı artıyor. Steinbeck burada savaşın kendisini değil, baskı altındaki insanların nasıl davrandığını anlatıyor. Korkunun insanı nasıl susturduğunu ama aynı zamanda dayanışmanın ve umudun nasıl güç verdiğini gösteriyor. Sessiz kalanların bile içten içe direndiğini hissettiriyor. Kitabın sonunda verilen mesajlar çok net. Güç sadece silahla değil, düşünceyle ve duruşla da olur. İnsanlar ezilse bile tamamen teslim olmaz. Sade, abartısız ama etkileyici bir anlatım.
1000Kitap
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
Ay Batarken
Puan vermedi·123 syf.··
2026 60. kitabı
John Steinbeck’in savaş döneminde yazdığı, özgürlük ve direniş temalarını merkezine alan etkileyici bir romandır. Eserde küçük ve sakin bir kasabanın düşman askerleri tarafından işgal edilmesi anlatılır. Ancak romanın asıl odağı savaşın kendisi değil, işgal altındaki insanların onurunu ve özgürlük arzusunu koruma mücadelesidir. Roman boyunca kasaba halkı ilk başta korku ve belirsizlik içinde kalır. İşgal güçleri düzeni sağlamak için sert kurallar koyar. Fakat zaman geçtikçe halkın içinde sessiz bir direniş doğar. İnsanlar açık bir savaş yerine küçük ama anlamlı karşı koyuşlarla özgürlüklerini savunmaya başlarlar. Bu yönüyle eser, direnişin yalnızca silahla değil, irade ve dayanışma ile de mümkün olduğunu gösterir. John Steinbeck bu romanda oldukça sade ama etkili bir dil kullanır. Karakterler aracılığıyla korku, cesaret, ihanet ve umut gibi duygular güçlü biçimde işlenir. Yazar özellikle işgalci askerlerin de bazen insani yönlerini göstererek savaşın karmaşık doğasını ortaya koyar. Romanın adı olan “Ay Batarken”, karanlık bir dönemin simgesi gibidir. Ancak aynı zamanda karanlığın geçici olduğunu da hatırlatır. Ayın batışı, bir gecenin sonunu ve yeni bir günün başlangıcını ima eder. Bu da eserin temel mesajlarından biri olan özgürlüğün er ya da geç yeniden doğacağı düşüncesini güçlendirir. Kısacası Ay Batarken, yalnızca bir işgal hikâyesi değil; insanın özgürlüğe olan bağlılığını ve baskı karşısındaki direncini anlatan güçlü bir romandır. Okuyucuya şu soruyu düşündürür: Gerçek güç, silahlarda mı yoksa özgürlüğünden vazgeçmeyen insanların iradesinde mi saklıdır?
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
8/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
John Steinbeck’in II. Dünya Savaşı’nın en karanlık döneminde (1942) kaleme aldığı Ay Batarken (The Moon Is Down), işgal altındaki bir kasabanın onurlu direnişini ve özgürlük iradesini anlatan sarsıcı bir psikolojik ve siyasi romandır. Adı açıkça verilmeyen ancak Norveç ve Nazi Almanyası'nı temsil ettiği anlaşılan kurguda, maden kasabasının Belediye Başkanı Orden önderliğinde işgalcilere karşı başlattığı örgütlü ve sivil direniş konu alınır. Eserin en güçlü ve özgün yanı, işgalci askerleri tek boyutlu canavarlar olarak değil; nefret edilmekten yorulan, yalnızlaşan ve sürekli ölüm korkusuyla deliren trajik figürler olarak da ele almasıdır. Shakespeare’in Macbeth oyununa gönderme yapan ismiyle kasabanın üzerine çöken karanlığı (işgali) simgeleyen roman, kaba kuvvetin özgür bir halkın iradesini asla kalıcı olarak ezemeyeceğini savunur. Kitabın felsefi temelini, diktatörlüklerde lider öldüğünde sistemin çökeceği, demokrasilerde ise halkın içinden yeni liderlerin doğacağı inancı oluşturur. Tiyatro varyantı diyalog ağırlıklı yapısıyla karakter analizlerini zirveye çıkaran Ay Batarken, sadece bir roman değil, II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'daki yeraltı direniş örgütleri tarafından gizlice çoğaltılıp dağıtılacak kadar güçlü bir moral kaynağı ve zamansız bir başkaldırı başyapıtıdır.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,354 okunma
9/10
·110 syf.··
2024 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 18:15
Kitap, bir kasabanın askeri işgaliyle başlayan ve sessiz süren bir özgürlük mücadelesini anlatıyor, aslında bu tip hikâyelerde genellikle asıl gördüğümüz taraf ezilen ve işçiler olurken burda çoğunlukla hikâyeyi askerlerin tarafından görüyoruz ayrıca kitaptaki Sokrates'in Savunması'ndan alıntıları da çok beğendim, az sayfalı ama dolu bir eser, yazar, duyguları yansıtma, karakterleri işleme ve vereceği mesajı okuyucuya sunma durumunu yine ustalıkla işlemiş. Çok beğendiğim, okumaktan keyif aldığım bir yazar ve yine harika bir kitabını okuduğumu düşünüyorum.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,354 okunma
Puan vermedi·110 syf.·
2024 31. kitabı
John Steinbeck yaz(ş)ıyor. İki farklı bakış açısını kurgusuyla, işgalciyi ve işgale uğrayan halkı bir maden kasabasında işliyor. Ay Batarken İşgal için gelenler askerleri, kasabanın yerlilerinin mücadelesini, Steinbeck üslubuyla bağımsızlığına ve özgürlüğüne düşkün bu kasabaya yolculuk yaptırıyor. Uzun yıllardır savaş görmemiş bir kasabada yaşayan özgür insanların savaşmadan bir haber olan hayatlarına savaş karışırsa nasıl bir hayata dönüşür kişilikleri,bunu hep toplumsal dinamikleriyle, hem de bireyin özgürlüğüne verdiği önemi sürükleyici ve Steinbeck üslubuyla okuyusuna sunuyor yazar. Yazarın retoriğinin standartlarında bir roman, anlattığı mücadele nazi Almanyasının altında ezilen Avrupa’da illegal olarak milyonlarca basılıp işgale uğrayan topluma bir ışık olarak sunulmuş ezilen toplumun gerilla taktiği uygulanmasına yardımcı olmuş bir eser… Keyifli okumalar dilerim.
Düşünce
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,354 okunma
10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:32
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in “Ay Battı” adlı kısa romanı, ilk kez 1942 yılında yayımlanan eser, işgal hikâyesi anlatsa da aslında özgürlük, direniş, insan onuru ve iktidarın kırılganlığı üzerine güçlü bir politik alegoridir. “Ay Battı”, savaşta edilen bir kasaba halkı üzerinden, insan ruhunun zorbalık karşısındaki direncini anlatan evrensel bir özgürlük manifestosudur. Steinbeck, adı verilmeyen bir ülke ve belirsiz bir coğrafyada, savaşın yalnızca cephelerde değil, insanların vicdanlarında da yaşandığını gösteriyor. İşgalciler silahın gücüne sahip olsalar da halkın hafızasını, onurunu ve özgürlük arzusunu ele geçiremezler. Kitapta dikkat çeken en önemli unsur, direnişin büyük kahramanlıklardan değil, sıradan insanların sessiz cesaretinden doğmasıdır. Steinbeck, baskının arttıkça korkuyu değil, dayanışmayı büyüttüğünü ustalıkla işliyor. İşgalciler zamanla anlarlar ki bir toprağı ele geçirmek mümkündür; ancak bir halkın ruhunu teslim almak neredeyse imkânsızdır. Özgürlük kavramı romantik bir ideal olarak değil, insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olarak işlenmiş. Yazarın sade fakat son derece etkili dili, karakterlerin psikolojik çatışmalarını derinleştirirken okuyucuyu da ahlaki bir sorgulamanın içine çekiyor. “Ay Battı”, savaşın yıkıcılığını anlatırken umudu kaybetmeyen, zulmün geçici ama insan onurunun kalıcı olduğunu hatırlatan güçlü bir roman.
1000Kitap
Ay BattıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20102,354 okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.