Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir inciye sahipseniz göz koyan çok olur!
9/10
·96 syf.··
2021 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 23:18
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi John SteinbeckJohn Steinbeck’in daha önceden “Gazap Üzümleri” ile “Fareler ve İnsanlar” adlı romanlarını okumuştum. Yazarın “İnciİnci” adlı romanının da bu eserleri kadar etkileyici ve ilgi çekici olduğunu söylemeliyim. Bu kısa ve etkileyici eserin hikâyesi, Meksikalı inci avcısı Kino’nun çok istediği bir dönemde dünyanın en büyük incisini bulmasıyla başlıyor. Kino, incinin getireceği iyi bir yaşam, eşiyle evlilik töreni ve çocuğuna iyi bir eğitim ve gelecek hayalleri kurarken, öyle olay ve hadiselerle karşılaşıyor ki “hayatta bir inciye sahipseniz ona göz koyan çok olur!” demekten kendinizi alamıyorsunuz. • • • Kino’nun hikâyesini okurken kendisine milli piyango bileti çıkan “Milyarder” filminde Mesudiyeli Mesut’un yaşadıklarını ve Alexander Dumas’ın “Siyah LaleSiyah Lale” romanında ilk siyah laleyi üretmeyi başaran Cornelis van Baerle’nin başına gelenleri düşündüm bir yandan. Zira Mesudiyeli Mesut’un, Cornelis van Barle’nin ve Kino’nun hikâyelerinde birbirine benzeyen çok yön vardı. Özellikle Kino’nun inciyi, Mesudiyeli Mesut’un ise piyango biletini muhafaza etmek için yaşadıkları kaygı ve korkuları ile paranın kokusunu alan insanların ikiyüzlülüğü, ihtirasları, hırsları ve acımasızlığı neredeyse aynıydı diyebilirim. • • • Bu itibarla “İnci”, Kino’nun örneğinde de olduğu gibi paranın, nasıl insanların “düşü, hesabı, plânı, yol haritası, geleceği, arzusu, ihtiyacı, ihtirası ve açlığı” haline dönüşebildiğini görmek açısından önemli bir eser. Bize mutluluk getireceğine inandığımız istek ve arzularımızın gerçekleştiğinde bazen nasıl felaketimiz haline dönüşebileceğini görmek açısından da derslerle dolu bir eser. Kino’nun yaşadıklarını okuduğumda bir şeyi bazen “hırsla ve ısrarla istemenin” doğru olup olmadığını uzun süre sorguladığımı ifade etmeliyim. • • • Sinemaya da
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
10/10
·96 syf.··
2020 32. kitabı
Kino, Salinas'ta saz evlerinde yaşayan yoksul denizcilerden biridir. Bir sabah bebeğini akrep sokar, akrep öldürülür ama tedavi için gittikleri doktora verecekleri paraları olmadığı için bebeği tedavi ettiremezler işte olaylarda tam burada Kino'nun kayığını alıp o koca göze hitap eden solukları kesen inciyi bulması ile başlar. Evet inci gösterişli, abartılı göze hoş gelen bir şeydi ki tedaviyi bile geri çeviren doktor çakmasını dize getirmişti ki doktorun boynuna bir ip takıp nasılda kölesi yapmıştı. Eyyy para sen nelere kadirsin diyor insan okurken. Sadece doktormu hayır kasabalıların da bakış açısı değişti gözleri kamaştı zaafları için herşeyi yapabilecek kişiliksiz mahluklara dönüşüverdiler. Kitapta da dediği gibi incinin özü insanın özüne karışınca ortaya tuhaf, kapkara bir tortu çıkıvermîşti. İşin özü; paran yoksa, alt tabakadan isen, insanların senden sömürecegi bir şeyin yok ise öyle sessiz sakin kendi hâlinde ölür gidersin. Kimsede tınlamaz seni hayatınızda bir çok şeye burnunu sokanlar bu durumda o çok sevdikleri banane kelimesini ortaya atarlar işte burada ne çıkıyor ortaya biliyormusunuz asıl incinin insanın içine işlediği Ahlâk kavramı herkeste olmayan olandada ilmek ilmek işleyip, işledikçe güzelleşen... Gerçekçi yazar #johnsteinbeck Den okuduğum ikinci kitabı #inci Oldu. Kitap sayfaları az ama derinliği çok çok yoğundu benim için. Diğer kitaplarınıda sırasıyla okuyacağım. Seviyorum ben böyle kitapları bıçağı saplayıp kanatıp gerçekleri ortaya koyup okuyanı allak pullak edip ey okuyan sen ister kabul et ister etme gerçekler budur diyor...
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 4. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 23:49
İNCİ Benim tabirimle o ince boyutuna dünyaları sığdıran kitap... John Steinbeck, her sınıftan insanı, her bakış açısından hayatı konu alan çok sevdiğim bir yazar. İnci'yi de yeni okuyabildim ve okurken bu anlatılanın aslında hayatın ta kendisi olduğunu düşündüm. Gelelim kitabımızın konusuna... Kitap, Meksikalı yoksul bir balıkçı olan Kino'nun beklemediği bir anda dünyanın en büyük incisini bulmasını ele alıyor. İnciyi bulmasıyla birlikte umutlanıp, hayatının değişeceğine inanıyor. Fakat bu durum farkında olamadan Kino, eşi Juanna ve henüz bebek olan oğlu Coyotito'yu büyük bir felakete sürüklüyor. Haliyle inci herkesin gözdesi olup, ele geçirilmek isteniyor. Kitapta en üzüldüğüm noktalardan biri de Kino'nun hayalleriydi. Düşünün, fakirlik sebebiyle evlenememiş bir aile onlar... Kitabın sonu da beni baya üzdü ama malesef bunlar acı gerçekler, her hikaye mutlu sonla bitemiyor... Ve henüz okumadıysanız kesinlikle herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap kendisi. İyi geceler, iyi okumalar:)
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
8/10
·96 syf.··
2010 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2010 00:00
Puanım 4/5 (%73/100) Yine çok uzun yıllar önce okumama rağmen iyi hatırladığım bir kitap. Aslında bu kitap evde uzun süredir duruyordu ama bir türlü sevememiştim (büyük ihtimal yaşımdan dolayı). Ama sonra Fareler ve İnsanlar'ı okuyup bayıldıktan sonra koşa koşa bunu okumuştum. Steinbeck'e alışmak lazımmış önce. Hala Fareler ve İnsanlar kadar beğenmemiş olsam da İnci de yine beni çok üzen ve derinden etkileyen kitaplardan birisidir. Yıllaaaar geçse de o güzel kapağını hatırlıyorum, kim bilir kime verdik bu kitabı.
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
"Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir."
8/10
·93 syf.··
2023 9. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 01:43
Kino en zor anında daha önce görülmemiş büyüklükte bir inci bulur ve hayatı o dakikadan itibaren değişir. Bu haber dilden dile herkese ulaşır ve artık tüm gözler onların üzerine çevrilmiştir. Hayatı, hayal ettiğinden daha farklı bir şekilde ilerler. Bu gidişatı kontrol etmeye çalışırken aslında kendisi kontrolden çıkmıştır. İnci çevresindeki tüm insanlar gibi onunda gözlerini büyülemiştir. İncinin ona verebileceği imkanlara sahip olmayı iliklerine kadar ister ve bunun için sınırları zorlamaktan asla gocunmaz. İnsanların ötekileştirilmesini burada da görüyoruz. Paranın insanlar tarafından ne kadar yüceltildiği ise ayrı. İnsanları bu nedenle sınıflandırmak ne kötü. Okurken sinirlenmemek elde değil. Toparlayacak olursam eser kısa olmasına rağmen akıcı ve etkileyiciydi. Sonunu merak ede ede okudum. Sonu hakkında diyeceklerim var ama spoiler vermeyeyim diye susuyorum. Keyifle okuyun. :))
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 26. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 18:11
Steinbeck bu kısa romanda yalın ama şiirsel bir dil kullanır. Roman, bir masal anlatıcısının ağzından aktarılır gibi başlar ve biter; bu da esere bir evrensellik ve zaman dışılık kazandırır. Neden Okunmalı? •Küçük bir hikâye üzerinden evrensel temaları sorgulamak isteyenler için idealdir. •Modern kapitalist dünyada insanın değerlerle nasıl çatıştığını sade bir dille gösterir. •Kitap kısa olmasına rağmen okurda derin bir etki bırakır.
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 22:55
Başımıza gelen kötü bir şeyin daha sonra iyi bir şeye dönüşmesi günlük hayatta başa gelen bir olaydır. Kaderci anlayışla da bunu destekleriz. Yalnız bu kitapta başa gelen o kötü şey iyi bir şeye dönüştükten sonra asıl felaket gerçekleşir. Yoksulluk insanların canına tak ettiğinde hırs devreye girer ve bir aileyi can evinden vurur.
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2019 32. kitabı
Karısı ve çocuğuyla birlikte basit, sıradan bir hayat yaşayan bir balıkçının zenginlik ve parayla birlikte başlarına gelen kötülükler, felaketler üzerine yazılmış bir öykü... Kısa ama etkileyici bir kitap..
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Greed
5/10
·93 syf.··
2021 14. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 11:06
Sürükleyici olması dışında kitaptan keyif almadım. Çok paranın insanı nasıl bozduğunu anlatıyor ki bunu yaparken insanların açgözlü olduğu ve hep daha fazlasını istemenin felaketler getireceği mesajını veriyor. İncil'de geçecek türden bir hikayeydi. Yer yer cinsiyetçi ve şişmanfobik ifadeler vardı. Özellikle hikayenin altında yatan mesajlarla birlikte bir propaganda metni okuyormuş hissine kapıldım. Genele bakınca kitabı tavsiye etmek için bir sebep göremiyorum.
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 33. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 14:06
"Bu bir ibret hikâyesidir. Herkes kendi hayatından bir parça bulur onda, kendine göre bir ders çıkarır." Bu zamana kadar böyle güzel bir eseri okumamış olmama üzüldüm doğrusu. Kısa olmasına rağmen gerçekten hayatın içinden ibretlik bir konusu var. Su gibi akıp bitti.
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.