Kitap temasal olarak gayet güzeldi. Güç sahibi kimselerin sistem üzerindeki etkisini eleştiren ve bu durumu değiştirmek isteyen bir karakterin hikayenini anlatıyor.
İlk önce beğendiğim kısımlardan bahsetmek istiyorum. Yazarın mitsel hikayelere ve karakterlere hakim olduğu belliydi. Hikayenin isminden dolayı bir Neo dünyadansa geçmişte geçeceğini düşünüyordum ama beni şaşırttı, hikaye yakın bir gelecekte geçiyordu. Kesinlikle klişe bir hikaye değildi.
Ama bunun yanı sıra daha fazla yer verilmesini isteyebileceğim bir sürü şey vardı kitapta. Karakterlerin iç dünyalarını pek okuyamıyoruz. Duygusal bakış açılarına tam olarak adapte olamıyoruz veya motivasyonları sadece diyaloglardan kısmi miktarda çıkarabiliyoruz. Yedi ölümcül günahı temsil eden karakterlerden “Kibir” dışında olayları kişisel bir perspektiften izleyebildiğimiz bir karaktere çok rastlayamadım.
Kitabı okurken en çok keyif aldığım karakter kesinlikle “Kibir” oldu çünkü okurun en rahat yakınlaşabileceği karakter de oydu.
Savaş sahneleriyle karakterlerin bireysel hikayeleri arasında denge hissedemedim, fazla savaş sahnesi ve az karakter ilişkisi vardı. Ama savaş sahneleri düşünülmüş ve güzel yazılmıştı. Biri öldüğünde yeteri kadar üzüntü hissedemedim (Bir karakter hariç) karakterlerle yakınlaşamadığım için. Yani kısacası hikayenin ana karakterleri çok belliydi ve kimin ölüp ölmeyeceğini anlayabiliyorduk. Olaylar biraz hızlı işleniyordu.
Ama bu hikayenin bir giriş kitabı olduğunu kesinlikle gözardı etmemek gerek. Hikayenin geri kalanında bu sahnelere yer verilmiş olabilir.
Benim kitaba dair yorumum bu şekildeydi, umarım siz de okurken keyif alırsınız.