Giriş Yap
Mert Öncel
@mimirtells
Öğrenci
Yüksek Lisans
Ankara
319 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 1)
1425 okur puanı
20 Şub 2019 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
168 syf.
·
Puan vermedi
Merhaba tadında
Yazarların kendi kitaplarına puan vermemesi gerektiğine inandığım için belki de puan vermeyeceğim tek kitap olacak (ileride devamı çıktığında bakarız artık). O yüzden size birkaç şeyden bahsetmeme izin verin. Öncelikle mutluyum, hayalime giden yolda ilk adımı attığım için çok mutluyum. Akademisyenlik ve öğretmenlik çok sevsem de yıllardır hayalim hep yazarlıktı. Bu yüzden 12-13 yaşlarında kendi çapımda bir şeyler yazmaya başladım. Hem İngilizce hem Türkçe birçok kısa öykü ve şiir yazdım fakat romanlar gözümü korkutuyordu (özellikle Tolkien gibi bir yazarla büyüdüğüm için). 2015 yılında lisansa başladığımda yazma işini daha ciddiye almaya karar verdim (edebiyat öğrencisi olmam da çok etkiliydi). Silmarillion için alternatif bir öykü yazayım derken bir kez daha yazmayı ne kadar sevdiğimi fark ettim. 2018 yılının sonlarında kafamdaki acaba soruları artmaya başladı ve düşünmektense yazmaya karar verdim. Yazdıkça yazdım, yazdıkça daha da çok yazasım geldi ve araştırmaya başladım. Özellikle J.R.R. Tolkien, Neil Gaiman ve Roger Zelazny en en çok esinlendiğim yazarlar arasındaydı. Araştırmalar devam ederken İngilizce olarak yazmaya başladım kitabı fakat bir sona ulaştım derken Türkçe yazmaya karar verdim (basım sorunları, okunma durumu vs. nedenlerden). Not defterim hala duruyor ve bir süre sonra bilgisayara geçtim zaman kazanmak için. Bilgisayarda her oturduğumda 4000-5000 kelime yazmadan kalkmıyordum ve araştırma kısmı da dahil bütün kitap aslında 1 aydan az sürede bitmiş oldu. Bu kadar kafamda bilgi olduğuna kendim de şaşırmıştım açıkçası. Tabi bundan sonra (abartmıyorum) yüzlerce kez editlemem gerekti. Yarattığım bu fantastik dünya için çok detay gerekiyordu ama yeterince araştırma ve ondan da önemlisi istek olunca yapılamayacak şey yok. Kitap bitmişti ama bir türlü bastıramadım. Küçük yayınevleri para verin basalım düşüncesiyle hareket ediyor (ondan sonra sizi unutuyorlar) ve büyük yayınevlerinden geri dönüş bile alamıyorsunuz. Üzerine yüksek lisans ve akademisyenlik derken kitabı kaldırdım ve uzun bir süre bakamadım. Bu sene Mayıs'a doğru tekrardan araştırmaya başladım ve Mayıs başında Luna Yayınları ile anlaşma imzaladık. Buradan tekrar hepsine teşekkür etmek istiyorum. 1 ay gibi bir sürede her şeyi eksiksiz ve kusursuz şekilde ilerlettik ve sonunda ilk göz ağrım elimde. Hala hayalmiş gibi geliyor ama size inanan insanlar olunca yapılamayacak şey yok. Kitabı okuyanlardan isteğim dürüstçe yorum yapmaları. Herkes beğenmek zorunda değil veya herkese hitap etmeyebilir ama olumlu olumsuz her türlü yorum yazar için çok önemlidir (özellikle de Türkiye'de yeni yazarlar için). Hatta yeri geldiğinde olumsuz yorum daha da değerlidir çünkü bu şekilde yazar kendini geliştirir. Sonsuzluğun Melodisi serisi ile henüz işim bitmedi onu da söyleyeyim. Valhalla çok büyük bir yer ve kitabı okuduğunuzda da anlayacaksınız ki anlatılacak daha çok şey var. Ben şimdiden 2. kitap için birçok şeyi hazırladım bile. Siz okudukça ben yazmaya devam ederim hiç şüpheniz olmasın. Buraya kadar okuduysanız ne mutlu bana. Herkese iyi okumalar ve şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim.
Yeryüzündeki Valhalla
9.0/10 · 13 okunma
·
3 yorumun tümünü gör
128 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Puanım 4/5 (%76/100) Tanizaki okuduğum Japon yazarlar arasından belki de en garip olanı diyebilirim. Bunu iyi anlamda söylüyorum çünkü Anahtar’ı okuduğumda da bu kitabı bitirdiğim zamanki gibi düşüncelere sahiptim. “Ben ne okudum ya” düşüncesini bir türlü atamadım kitabı bitirdikten sonra. Başlamadan çok farklı şeyler bekliyordum ama yorumlara bakınca “ne alaka” diyip şaşırdım. Kitabın başlığı aslında çok iyi özetliyor onu. Bir kedi (Lili), bir adam (Şozo) ve iki kadın (Şinako ve Fukuko) arasında geçiyor hikaye. Hatta kitabın ana karakteri Lili bile diyebilirim. Şinako’nun eski kocasını elde etmek için Lili’yi geri alması ve geri alınca ona bağlanması, Şozo’nun kediyi belki de iki kadından bile çok sevmesi, Fukuko’nun kediyi kıskanması ve garip Lili’nin sağdan sola sürüklenmesini okuyoruz. Trajikomik diyebileceğim ve gerçekten çok da anlam veremediğim bir şekilde elimden bırakamadığım bir kitap oldu (aynı Anahtar gibi). Tanizaki’nin stili de böyle aslında. Günlük hayattan basit şeyler hakkında (çoğunlukla) yüzeysel karakterler üzerinden çok sıradan olaylar işliyor. Ama dili ve anlatım biçimi sayesinde kitabı bitirip “aslında güzeldi” dedirtiyor. Sonu biraz açık uçlu gibiydi o biraz rahatsız etse de okunmasını tavsiye ediyorum.
Reklam
bir kitap okudu · 7s
128 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
96 syf.
·
5 günde
·
8/10 puan
Puanım 4/5 (%75/100) Genel olarak okuması keyifliydi ve bir bütün olarak düşündüğümde beğendiğimi söyleyebilirim. W. W. Jacobs yine adını hiç duymadığım ama birçok ünlü kişiyi etkilemiş bir yazar. Yazarın bir şeyleri direkt göstermeyip okuru ürkütüp bırakmasını aslında sevdim. Bilinmeyen korkusunu işleyen yazarlara benzettim bu konuda. Çünkü yazarlar genelde insanı gerip gerip sonradan korku yaratan şeyi gösterince bende yarattığı o etki azalıyor. Neyse kitaptan bahsedelim biraz da. İçerisinde 6 kısa öykü var ve genel olarak hepsinde güzel şeyler bulsam da favorim kitaba ismini ve "Maymun Pençesi" oldu. Baştan sona çok etkileyiciydi ve özellikle dilek dileme üzerinden gitmesini sevdim. Bu efsunlu pençe ve nasıl çalıştığı bana Witcher serisinde Gaunter O'Dimm'i hatırlattı. Onun dışında "basit" bir kuyu üzerinden geçen "Kuyu" öyküsü de oldukça başarılıydı. Tek oturuşta bitirebilecek güzel bir öykü koleksiyonu olmuş. Kitabı öneriyorum ama "Maymun Pençesi" öyküsünü ayrıca öneriyorum.

Okur takip önerileri

Vakur Akıncı
@waqqasMert Öncel ile benzer
red john
@red1453Mert Öncel ile benzer
Sadık Kocak
@sadikkocak24Mert Öncel ile benzer
Daha fazla göster
bir kitap okudu · 1g
96 syf.
·
5 günde
·
8/10 puan
Reklam
2
423
4.230 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.47