Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yoksulun Hayali Kime Ağır Geldi ?
Puan vermedi·92 syf.·
2026 1. kitabı
İnci Merhaba okur arkadaşlarım, Bugün sizlerle içimde bir yerleri sızlatan bir kitaptan söz etmek istiyorum. Okurken aklımdan bir an bile çıkmayan bir film vardı: Milyarder. Hani Şener Şen’in başına büyük ikramiyenin çıktığı o film… Paranın kokusunu alan herkesin, daha düne kadar yok saydığı o yoksul adamın etrafında nasıl da toplandığını hatırlarsınız. Akrabalar, dostlar, yabancılar… Hepsi bir anda başka bir yüzle çıkıverir karşımıza. Şener Şen’in sabaha kadar kâbuslar görmesi, rüyalarına annesinin, eşinin, arkadaşlarının girmesi… Ve hepsinin gözlerinde aynı açgözlülük. İnsan izlerken hem gülümser hem de boğazına bir düğüm oturur. İşte Kino’nun hikâyesi de bana tam olarak bunu yaşattı. Denizin karanlık derinliklerinden çıkan bir inci, onun kaderini de karartıyor. Hayatının değişeceğini sanırken, aslında hayatının en ağır sınavıyla yüzleşiyor. Bir umut, bir hayal… Ama o hayal, beraberinde korkuyu, hırsı ve insanın içindeki karanlığı da su yüzüne çıkarıyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Bazı insanlar için hayal kurmak bile cesaret isterken, hayaline ulaşmak neden bu kadar can yakıyor? Hırs çoğaldıkça sevginin nasıl küçüldüğünü, umut büyüdükçe yükünün nasıl ağırlaştığını görmek insanın içini acıtıyor. Zaten yoksulluğun, adaletsizliğin kol gezdiği bu dünyada, bir de yoksulun hayallerine göz dikmek ne büyük bir acı… Kitabı çok kısa sürede okudum ama etkisi kalbimde uzun süre kaldı. Son sayfayı kapattığımda gözlerim dolu dolu şunu söyledim kendi kendime: “Vay be…” Meğer umut, bazılarımız için sadece güzel bir kelime değilmiş. Bazen umut, insanın ödeyemeyeceği kadar ağır bir bedelmiş.. Daima kitaplarla ,sevgiyle kalın :)
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
○☆ İ N C İ ☆○
8/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 21:04
Bu kitap, Kino isimli yoksul bir inci avcısının hikâyesidir. İsmini de buradan alan kitap, bir kurgu olmanın ötesinde, insan denilen karmaşık yapının birbirinden farklı yönlerini ortaya çıkaran bir serüvendir. Bu kitaptan önce Cennetin Doğusu isimli kitabı okumuştum ve incelememde,yazarın bahsettiği "Timshel" kavramına değinmiştim. Bu kavramı, "İnsanın özgür iradesiyle, ahlaki seçim yapabilme yeteneği ve bu doğrultuda kaderini şekillendirmesi" olarak belirtmiştim. Evet insan olarak seçim hakkımız var fakat seçimlerimizin sonuçları her zaman gitmek istediğimiz yöne uğramaz. Tıpkı bu kitapta bahsedildiği gibi... Bizim irademiz koca bir okyanusta, tekneyle ilerlemek gibidir. İrade pusulamızı kullanarak doğru yönde seçim yapsak bile bazen fırtınalara yakalanırız. O anda ki tedbirimiz, teslimiyetimiz ya da mücadelemiz kaderimizi şekillendirmeye devam eder. Bu teslimiyet bir yenilgi değil, kabulleniş ile birlikte, huzura açılan bir kapı olabilir. Nitekim bu konuda, cânımm Samiha Ayverdi'nin söylediği şu cümleyi çok severim; "Herkes bu meydana bir zafer için gelir,ben ise sade sana yenilmek için geldim.." Rabb'e hissedilen derin sevginin getirdiği teslimiyet ve kabullenişi anlatan güzel bir cümledir. Peki bu kitapta Kino'nun yakalandığı fırtınalar nelerdir? Adaletsizlik, liyakatsizlik, düzenbazlık, aç gözlülük, yozlaşma ve bu fırtınalara karşılık Kino'nun sergilediği; umut,dua,mücadele... Bu fırtınaları okurken gördüğüm tema; kıskançlık, haset, garez ile örülmüş 'ç e k e m e m e z lik' duygusudur. Bu öyle bir duygu ki; kalpte filizlenen, sinsilik içeren, ruhu kemiren zehirli bir histir. Bu insanlar, merak adı altında öğrendiklerini, ruhunun zehrinde yoğurarak kıskançlığına alet eder. Tıpkı Kino'nun çevresindeki bazı insanlar gibi.. Kimi bu zehri
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Umudun drama dönüşmesi kitabı da diyebiliriz.
Puan vermedi·92 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 11:42
Dikkat az spoiler içerebilir! Kino ve ailesinin hikayesini anlatan İnci, tek oturuşta okuyabileceğiniz kısa, güzel ve tadımlık bir eser. Kino ailesi fakirliği üst seviyede yaşayan hatta bu fakirlik bebekleri Coyotito’yu tedavi ettiremeyecek kadar derin bir fakirlik. Belki de bu çaresizlikten dolayı Kino zengin olma arayışına girer. Bu arayış ile Kino, bebeğini tedavi ettirip hayallerini yaşamak ister. Bu yolda fırsat da yakalayan aile bunun üstesinden gelemiyor. Zenginlğin bazen hayatları güzelleştirmek yerine daha da altüst edebileceğini de görebiliyoruz eserde. Yazarın günümüzde de devam eden toplumsal, kültürel ve sosyal sorunlara değinen bu eseri okumanızı öneririm. Yer yer duygulandıran duygulandırırken aynı zamanda sizi düşünmeye sevk edip hayatı sorgualamanıza ve hayattan dersler çıkarmanıza da katkıda bulunuyor. Sade, akıcı ve güzel çevirisiyle kitabı Iletişm yayınlarından okuyabilirsiniz. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim Salıncağı tavana bağlayan iplerin birinden aşağı bir akrep iniyordu. Kuyruğunu dümdüz arkasına yatırmıştı, ama göz açıp kapayınca dek havaya dikilip zehirli iğnesini sokabilirdi. Kino soluk alırken burnundan ıslığa benzer bir ses çıktı, bu sesi kesmek için hemen ağzını açtı. Yüzündeki aflanmış ifade silindi, bedenindeki katılık geçti. Şimdi kafasında yeni bir türkü vardı, “Kötülüğün türküsü.” Düşmanın, ailesini tehdit eden şeylerin sinsi, acımasız, tehlikeli ezgisiydi bu. “Ailenin türküsü” ise acıklı bir iniltiye dönüşmüştü. S11
İnceleme
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
En kıymetli olan nasıl can yakıyor görelim mi?
8/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 22:35
Fareler ve İnsanlar 'dan sonra John Steinbeck' in okuduğum ikinci kitabı ve bende bıraktığı rayihayı nasıl anlatsam bilemiyorum. "Onuruyla yaşamalı insan, azla yetinmeyi bilmeli ve eline geçen her fırsatı düşünerek tartarak değerlendirmeli." Üç kişilik aile de en önemli şeyin göz kamaştıran bir inci olduğunu bir düşünün. Ondan gelecek kazanç sizin yeniden doğuşunuz olacak lakin nasıl bir gelecek bu bilinmez. Ah Kino evladın için şifa bulmak isterken kırılan onurun, kazanç kapın olan denizin sana sunduğu o mucize incisi, kazanacağın parayla yapacaklarına dair kurduğun hayeller ve umduğunu bulamamak. :( İnsan yaşadığı toplumda sınıflara ayrılınca ne oluyor gelin buna bakalım: En üst sınıf daima iyi ve kimseye muhtaç değil diyelim, orta sınıf en üst sınıfın sundukları ile hayatına devam eden onları memnun etmek zorunda olandır diyelim ya en alt sınıf fakir insanlar, üzgünüm onlar her şeye muhtaçlar kandırılmaya, ötekilesmeye ve onlara sunulan en azla yetinmeye mecburlar diyelim. Maalesef ki bu üç tabir de doğru :( Yaşamında onurunu korumak için uğraş vermek zor iştir, kişi kendini bilir başkaları onu anlatır da anlatır yalan yanlış şekilde. Doğruları söyleyen de çok ama çok azdır... Gelelim İnciye, inci sen hayata kazanç kapısı olarak bulundun ama hayattan can aldın ne için? Aç gözlü insanların yoksulu kandırıp elindekini en ucuza mââl etmeye çalışması ve sonucunda o yoksulların yeni çıkışlar, hayallerine ulaşmak için yollar aramasıyla, onları, o yolda çıkmaza sokup hayatlarından koparmanizla sonuçlanan bir yolculuk. Biçim, sembollerle mi oluştu yoksa kendisi sadece bir varoluş muydu inci ve Kino için? Tek solukta okuyup, Kino laneti yenebilirdin eşini dinlemen gerekirdi diyeceksiniz buna imzamı atarım.. Keyifle okuyun
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2024 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 01:54
Çok da aman aman bi hikaye olduğunu söyleyemem. Çocukları hastalanıyor doktorun parasını ödemek için inci bulmaya çıkıyolar. Çok büyük bir inci buluyorlar. Bu haber bütün ahaliye yayılıyor ve başlarına gelmeyen kalmıyor, sonrası klasik gerçekler. İnciyi de alıp kaçıyorlar yanlarında bebekleriyle. İz sürücüler peşlerine düşüyor, onları öldürme planı yapıyor Kino, karısını ve çocuğunu bi mağaraya saklıyor, kino mağaradan aşağı onları indirmek için indiği sırada bebek ağlıyor ve biri tüfeğini mağaraya doğrulttuğu sırada Kino üzerine atlıyor ama çok geç tüfeği ateşliyor adam kurşun tam bebeğin kafasına isabet ediyor. Kino hepsini öldürüyor. Tabi karı koca sonra yeniden köylerine dönüyor bitkin vaziyette. Yani çok da alın kesin okuyun diyemem. Normal bir insan evladı da bu hikayeyi kurgulayıp yazabilir. Ayrıca kitap konuyu uzatıp kitaplaştırabilmek için o kadar detay veriyor ki bayıyor artık.
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Çok iyi
8/10
·92 syf.·
2025 63. kitabı
"İnsanoğlunun gözü hiç doymaz, ne kadar çok versen o kadar çok ister," [s.31] ---------------------------------------------------------- John Steinbeck’in İnci (The Pearl) adlı kısa romanı, okuduğum ilk eseri Fareler ve İnsanlar kadar dikkat çeken güçlü bir eser. İlk kez 1945’de yayımlanan eserde, Körfez kıyılarında yaşayan yoksul bir inci avcısı olan Kino’nun, dev bir inci bulduktan sonra hayatının nasıl değiştiğini konu alır. Kino, eşi Juana ve küçük oğulları Coyotito ile birlikte kıyı kasabasında sade ve yoksul bir yaşam sürerler. Bir gün Kino denizde dalış yaparken çok değerli bir inci bulur. Bebeklerinin akrep sokması sonucunda hastalanmasıyla tedavisi, ileride iyi bir eğitim alabilmesi ve daha iyi bir hayat ihtimali, ilk başta aileye büyük bir umut ışığı olarak görünür. Ancak zamanla bu inci, hem onların hayatını hem de çevrelerindeki insanların tutumunu zehirlemeye başlar. Hırs, kıskançlık, şiddet ve trajedi peş peşe gelir. Küçük bir kasabada yaşamaları, en küçük haberin bile kısa sürede duyulmasına sebep olur. Ailenin inciyi bulduktan sonra kasabada başlarından geçen hadiselerin sürekli içinde kasaba halkı da yer alır. İncinin bulunmasıyla, herkesin Kino'ya bakışı değişir. Parası olmadığı için bebeğini tedavi etmeyen gaddar doktor bile bebeklerinin tedavisi için yardımcı olmaya karar verir. İnci başta umut, refah ve mutluluk sembolüyken; hırsın, açgözlülüğün, ahlaksız tutumun, yozlaşmanın ve trajedinin sembolü haline gelir. Yoksulluk içindeki yaşamlarında var olan huzur, incinin peşine düşenler yüzünden bir anda kabusa döner. John Steinbeck, anlatım dilinin sadeliği, hikayelerinin dinamik akışı, onu etkili işleyişi ve aktarımı, güçlü temaları, toplumsal yapıyı ve insan doğasını ilgi çekici karakterleri ile okuru gerçekçi bir dünyaya tanık ediyor. Henüz iki eserini okumama rağmen,
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Kötülüğün Türküsü...
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 00:14
Bir umut mu? Bir yıkım mı? Fareler ve İnsanlar Gazap Üzümleri ve İnci yazarın 3 kitabını bitirdikten sonra yine aynı acı tat. İçim buruk. Yazdıkları o kadar gerçek ve etkileyici ki uzun süre aklınızdan çıkmayacak. Kino yoksul bir inci avcısıdır. Genç ve güçlüdür. Karısı Juana çelik gibi iradeye sahip, itaatkâr, saygılı, neşeli ve sabırlı bir kadındır. Kadınlar güçlüdür ama anneler daha güçlüdür. Juana bir annedir. Yavrusu Coyotito için her şeyi göze almaya hazırdır. Kino ve halkı yüzyıllardır sömürülen, açlığa mahkum edilen, hakkı yenen insan yerine konmayıp böcek gibi ezilen bir soydan geliyordu. Kino ve halkını sömüren insanlar şehir merkezinde, bahçeli ve konforlu evlerde yaşarken, sömürülen halk şehrin dışında sazlık evlerde yaşarlar. Her şey o sabah yavruları Coyatito' yu akrep solmasıyla başlar. Şehir merkezinde oturan ırkçı ve açgözlü doktora muhtaç olurlar. Paraları olmadığı için kapı yüzlerine kapanır. Juana yavrusu için öyle bir dua eder ki aynı gün denizde eşi benzeri görülmemiş bir inci bulurlar. O günden sonra hayatları ikiye bölünür. İnciden önce ve inciden sonra. Kino kasabaya varmadan incinin haberi yayılır. Artık Kino'nun incisi herkesi ilgilendiriyordu. Herkesin rüyalarında, hesaplarında, planlarında, gelecek hayallerinde, dileklerinde, ihtiraslarında yer etmişti. Oysa ki Kino'nun en büyük hayali yavrusu Coyotito' yu okumaktır. Tek umudu incisi ve oğludur. Oğlum okuyacak bizi bu yokluktan kurtarıp zincirlerimizi kıracak. "Okuyacak benim oğlum, kitapları öğrenecek" dedi. Yazı yazmasını da öğrenecek, hesap yapmasını da. O bunları bilince biz de Özgür olacağız. O bilince biz de bileceğiz. S (32) Okuma şansımız varken okuyalım çocuklarımıza okutturalım. Kitapla kalın. Sevgiler...
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
8/10
·92 syf.··
2025 16. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 14:24
John Steinbeck - İnci John Steinbeck'in "İnci" adlı eseri, yalnızca bir ailenin yaşadığı trajedi değil, aynı zamanda insanlık tarihine damga vuran sömürgeciliğin, açgözlülüğün ve adaletsizliğin güçlü bir yansıtmasıdır. Yazar, Avrupalıların işgal ettiği topraklarda yaşayan yerli halkın nasıl insan yerine konulmadığını ve sistematik biçimde sömürüldüğünü Kino ve ailesinin yaşadığı olaylar üzerinden çarpıcı biçimde gözler önüne sermiştir. Kitaptaki inci, sadece maddi değeri olan bir nesne değil, aynı zamanda umut, hayal, kurtuluş ve ne yazık ki yıkımın da sembolüdür. Kino için inci, ailesi ve özellikle oğlu Coyotito’nun geleceğidir. Ancak insanoğlunun zenginlik ve güç uğruna nasıl vahşileşebildiği, onu elde etmek isteyenlerin sergilediği açgözlülükle ortaya çıkar. Steinbeck, sevdiğimiz kişilerin kaybıyla, maddi zenginliklerin ne denli anlamsızlaştığını derin bir acıyla anlatmıştır.
1000k
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
O İnciler Artık Benim Kaderim!
9/10
·92 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 11:50
Bazı kitapları ele alıp okuduğunuzda ilk baştaki o Umutsuzluğu, çaresizliği, yalnızlığı, tükenmişliği görüp kitabın sonunu kendiniz yazarsınız. John Steinbcek 'in İnci adlı eserinde de sonunu ben kendim yazdım. Kısa ama derin bir kitap olan bu eserde akıcı bir anlatımı sayesinde bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitaptır. Eserde Kino adlı adamın başından geçenler anlatılır. kino evli ve bir bebeği vardır. Atalarından gelen bir yaşam sürmektedir. Bir kıyı kasabasında yaşayan Kino, zamanını denizde inci bulmaya çalışarak geçirmektedir. Bir gün oğlu Coyotito'yu akrep ısırması sonucu doktora giderler fakat doktor paragöz olup gelen fakir insanları hiç takmamaktadır. Uşağına evde olmadığını söyleyip onları kapıdan geri çevirir. Bu çaresizlik sonrası eşi Juana' nın o sırada tanrıdan tek dileği vardır: Bir İnci bulabilmektedir. Çok büyük bir inci bulurlar fakat Kino'nun hayaleri hiç de istediği gibi gitmeyecektir... Bu kitap öncelikle insanların inanışları göze çarpmaktadır. Bulunan incinin lanetli olduğu inanışı gerçekten de sonu hüsaran ile biter. Bizler olması istediğimiz veya istemediğimiz şeyleri kendi zihnimiz ile yönlendirmekteyiz. İkinci olarak insanların kendi çıkarları için senin varlığını bilip bilmediği vardır. Burada doktorun başta parası olmadığı için çocuğu tedavi etmesini reddetmesi ve beraberinde incinin bulması ile birlikte hiçbir şey olmamış gibi yalan konuşup çocuğu tedavi etmeye çalışması söz konusudur. Kino yaşadığı yoksluk neticesinde paranın, malın kendisine gelmesinin beklemesi söz konusudur. İnsanın kurduğu halayler ile bir yandan da var olan gerçeklerin çatışması vardır. Kino, inciyi bulması ile kurduğu hayler ve beraberinde getirdiği hayal kırıklığının yerine gerçekler alacaktır. Bir başka nokta ise insanların zalimliği, kötülüğü söz konusudur.
Alıntı
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2024 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 23:29
Daha ilk sayfadan itibaren sizi içine hapsediyor. Sonlara doğru gelince de o gerginliği iliklerinize kadar hissediyorsunuz acaba nasıl bitecek diye. Çok kısa ama etkisi uzun sürecek bir kitap oldu benim için. Yazarın diline ve kalemine diyecek sözüm yok zaten.. Okunmalı, okutturulmalı.
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.