Birini kaybetmek, büyük kavgalarla, bağışlarla, öfkeyle olmuyordu aslında. Çünkü kavga varsa, hâlâ bir şeyleri değiştirme umudu, hâlâ bir mücadele vardı. Asıl kayıp, sessizlikte geliyordu. Konuşmamaya alışınca, anlatmaya gerek duymayınca, karşısındakiyle tartışma zahmetine bile giremediğini anlıyordu insan… Artık hiçbir şeyin önemi kalmadığını.