Oyunlarla Yaşayanlar Bütün Eserleri 3

8,7/10  (90 Oy) · 
231 okunma  · 
89 beğeni  · 
2.174 gösterim
Tanzimat'tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2007
  • Sayfa Sayısı:
    108
  • ISBN:
    9789754702101
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Admış 
01 Mar 15:09 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sene ....... Bir tiyatro oyununa gitmiştim. Ne zaman olduğunu ve ya oyunun ne olduğunu hatırlamıyorum. O gün ile ilgili aklımda kalan tek bir şey var; beni tiyatrodan iğrendirmişlerdi.

Sene 2014'ün sonu 2015'in başları... (Bir arkadaşım başrolde diye) bir tiyatro oyununa gittim ve kaybettiğim tiyatro aşkını geri kazandım.

Gelelim bu anımı niye anlattığıma: Toplum olarak tiyatro izlemeyiz. Sevmeyiz, gitmeyiz ve tiyatro denilince hemen yüz çeviririz. Belki de bu yüzden bu muhteşem eser okunmuyor. Zira, tiyatroya gitmeyen biri neden tiyatro oyunu (metni) okusun ki? Değil mi? Değil, efendim!

Şimdi de gelelim Oyunlarla Yaşayanlar'a.. Bu tiyatro oyununda Oğuz Atay; kalemini aydınlara(!) yönlendiriyor. Onları eleştiriyor, hem de kendisi bir aydın olmasına rağmen..."Hayır, milletime hesap vermek istiyorum, kendimle hesaplaşmak istiyorum." diyor. Ben kendimi de eleştiriyorum, kendimle hesaplaşmak istiyorum diyor. Zaten en büyük erdemlerden biri de özeleştiri yapabilmek değil midir? Hemen ardından ise; "Fakat görüyorsun aziz milletim, aydınlar kolumdan çekiyorlar, beni yerime oturtmak istiyorlar. Hesaplaşma sırası kendilerine de gelir diye korkuyorlar. Onlara kötü örnek olurum diye korkuyorlar." diye ekliyor. Gerçek hayatta yapıyor mu yapamıyor mu bilmiyorum ama, oyununda yapıyor ve aydın(!) kesimi eleştiriyor. Ama başarılı olabiliyor mu? Bilmiyorum. Aslında; "İnsanlığa... bir şeyler... bırakabil... dim mi dersiniz... görevimi... yapabil... dim. mi?.. (Ölür.)" şu cümleleriyle biz okurlara soruyor. Siz ne dersiniz? Oğuz Atay, görevini yapabildi mi? (Bence fazlasıyla yaptı..)

Ve bir ölüm daha.. Selim Işık ile başlayan intihar eylemi, Hikmet Benol ve Çoskun Ermiş ile devam eder.. Aynı zamanda, kaçmak da istiyor Oğuz Atay.. Onu bariz bir şekilde ifade ediyor burada.. Ama intihar etmek de bir kaçış değil midir? Dünyadan, insanlardan ve her şeyden kaçmak değil midir? Kaçmak istiyordu ve nitekim kaçtı da...

Son olarak, uzun inceleme için yine özür diliyorum. Ama bu şahane eseri tiyatro metni diye okumamazlık etmeyin! Okuyun ve varsa tiyatro ile uğraşan arkadaşlarınız söyleyin, bu oyunu oynasınlar...

Rumeysa aybar 
 06 May 10:13 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yine bir oğuz atay ve yine çok özel cümleler.insanı hem düşündürüp hem güldüren aynı zamanda fikirleri yenileyen bir insan olan oğuz atay bu kitabı ile de aynı şekilde ön sıralarda. Daima okunması gereken bir yazar diye düşünüyorum. Tabi ki ilk olarak da Tutunamayanalar kitabı ile tanışmak gerekir

Merve Akpınar 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Bu kitap benim okuduğum ilk Oğuz Atay kitabıydı ve bu nedenle başlarda biraz sahne geçişlerini garipsedim. Fakat insanların neden Oğuz Atay'ı bu kadar sevdiklerini anladım çünkü o kadar güzel mesajları o kadar basit yerlerde yazıyordu ki çok ince ince düşünülmüş yazılmış bir kitap olduğunu görmemek elde değildi. Açıkçası kitabı incelemeyi değilde Atay'ın yazımı ilgimi çekti. Anlatımı o kadar temiz ve düşündürücü ki hemen başka bir kitabını daha okuma kararı aldım. Atay'ın kitaplarına devam etmeyi düşünüyorum.

Mustafa Merthan Merdoğlu 
24 Mar 23:41 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile muazzam bir başyapıt. En sevdiğim yerli oyunlar arasında ilk üçte yer alıyor. Oyunu herhangi bir insan okuduğunda tiyatroyu çok seven bir adamın adım adım delirmesi olarak görür. Ancak benim gibi tiyatroya aşık insanlar için öyle etkileyici cümleler yazılmış ki oyunda, insanın hayran olmaması elde değil! Bu kitabı okuduktan sonra "herhalde daha güzel bir yerli oyun bulamam" demiştim ve en az bu oyun kadar güzel iki oyunla karşılaştım. Böyle güzel oyunların okunması, sahnelenmesi ve gişesinin eksik olmaması dileğiyle...

Mehmet Kesdal 
 16 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 6/10 puan

Oğuz Atay'a bence bu kitabıyla başlanmalı.Kitap karakterlerinin tiyatrocu halleri diyebileceğimiz bir oyun kitabı.Bu kitaptan sonra inanılmaz bir çekim gücü sizi, Oğuz Atay'ın diğer kitaplarına doğru sürükleyecek.

İbrahim Koç 
 20 Nis 01:29 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Yine bir Oğuz Atay yine bir tutunma çabası ve yine ölümle sonuçlanan bir çaba. Oğuz atayın okuduğum 4 üncü kitabı ve bu 4 kitapta da sürekli ölümle sonuçlanan bir çaba yada intihar. Tehlikeli oyunlar da dile getirdiği gibi "kafam cam kırıklarıyla dolu doktor bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor" beyin tümörünün ona ne kadar acı çektirdiğini bu söz yeterince açıklıyor bize bu sebeptendir ki her halde bütün eserlerindeki ana karakterlerin sonu ölümle bitiyor yada intihar ile, yazarlar yaşarlarken anlaşılmadığı yada anlaşılamayacağı için kendini kitaba ana karakter olarak lanse ederler. Galiba Oğuz Atay da ne kadar ölmek istediğini ne kadarda acı çektiğini her kitabında ayrı karakterler ile lanse ediyor. Bu kitapta da Coşkun olarak öldü.

Bu kitabına yada oyununa gelirsek bir tiyatro sever olarak kitabı okumadım bizzat izledim şahsen. Zaten okurken Tutunamayanları ve Tehlikeli Oyunları da okuttu resmen bir oyun
2 kitap birleşimi gibi oldu bu eser yani kısaca 1 kitapla aslında 3 kitap okumuş gibi oldum...

sercan mehmet mengil 
 26 Oca 12:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Oğuz atayin okuduğum ilk kitabı. Etkisinde kalmamak elde degil. Oyun ile gerçeğin iç içe geçtiği sıcacık hayatlarimiza girmiş Oğuz Atay. Bir çoğumuz kendi istedegimiz hayatı yaşayamiyoruz kimi zaman korkularımiz kimi zaman hayatın gerçekleri buna müsaade etmiyor. Oyunlara basliyoruz.....

Kitaptan 89 Alıntı

zeynep yıldırım 
06 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Önce şiirden anlamı kaldırdılar, sonra müzikte melodiyi öldürdüler...Sanatı öldürdüler."

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 23)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 23)
Bora Harut 
03 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanlığın uyanışı münasebetiyle kendi imkanlarımız dahilinde mütevazi bir anma töreni düzenledik.

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 51)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 51)
Saim Yılmaz 
26 Kas 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ne-var-ne-yok-iyilik-sağlık oynuyorum her gün. (Zorlukla ayağa kalkar.) Hayır, hoş gelmediniz; hayır ne iyilik, ne sağlık... (Birden acıyla yüzünü buruşturur, göğsünü tutar, sandalyesine yığılır.)

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 53)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 53)
Gulan 
03 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum.

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 90)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 90)

Biz de savaşa değildik hazır
Sakattı iki paşa, bir nazır
Bu eksik kadroyla ne yapılır?İklim de eyledi bizi telef
İki-bir yenildik malesef

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz AtayOyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay
İbrahim Koç 
19 Nis 23:30 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yalnız şunu iyi biliniz ki kahramanlar oyunlarını ve kaderlerini yanlız yaşarlar.

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 55 - İletişim yayınları)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 55 - İletişim yayınları)
Dilek Ateş 
29 Oca 01:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Önce şiirden anlamı kaldırdılar, sonra müzikte melodiyi öldürdüler. Ya resim? Çizgi çizmesini bilmeyenler hemen meşhur oluyorlar.Sanatı öldürdüler!"

Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 23 - İletişim)Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 23 - İletişim)

Kitapla ilgili 1 Haber