Oyunlarla Yaşayanlar (Bütün Eserleri 3)Oğuz Atay

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.445
Gösterim
Adı:
Oyunlarla Yaşayanlar
Alt başlık:
Bütün Eserleri 3
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754702101
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Tanzimat'tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.
(Tanıtım Bülteninden)
"Oğuz Atay'ın kitaplığımdaki son kitabınıda okumuş oldum. Lakin son derken daha iki kitabı var. Hayırlısıyla onlarıda alırsam okumaya başlarım. Oğuz Atay, Oğuz Atay, ve yine Oğuz Atay. Üstadın ismi bile ayrı güzel. Ölmeseydininiz keşke görebiseydiniz okurlarınızı. Yazsaydınız yeni yeni, oyunlar ama izler bıraktınız giderken Selim'ler Hikmet'ler Emekli Çoşkun'ları bıraktırdınız bize Mekanınız Cennet olsun."^^

Kitap:
Çoşkun Ermiş emekli tarih öğretmeni kendisi kendi kafasından oyun yazar, ve yazdıklarını ise tiyatro haline getirir. Böylece bir sürü oyun yazmış olur. Oyunlar Çoşkun için bir ölüm kalım meselesiydi. Başka türlü yapamazdı hayatını hatta ölümünü bile büyütmek zorundaydı. Oyunlarla geri kalan hayatını yaşardı...

Ne güzel demiş Atay: Hayır hayır, beni sevmeyin. Ben hep endişe içinde yaşamak istiyorum. Böylesi daha iyi geliyor bana.

Kitap yine harika Atay yazarsa tabii harika olur.
Herkese keyifli okumar...
Oyunlarla Yaşayanlar, okuduğum beşinci Atay kitabı.
Oğuz Atay sevdiğim yazarlar arasında yer aldığını belirtmek isterim.
'Oyunlarla Yaşayanlar.' Kitabı okurken ara sıra Tutunamayanlar'dan Selim'i, Turgut'u, Tehlikeli Oyunlar'dan Hikmet'i düşündüren bir kitap oldu benim için.

Oğuz Atay'ın da hayatı belki de Selim gibi, Hikmet gibi ve Coşkun gibi bir oyundan ibaretti. Ya da o hayatını öyle görüyordu. "Hayat zaten bir oyundan ibaret değil midir?"(Tehlikeli oyunlar) Ve bu yüzdendir ki kitaplarında farklı karakterlerle kendini anlatmıştır, diye düşünüyorum. Ve böylece Atay'ı daha iyi anlıyoruz.

Bu kitabında da hem oyunları yazan Coşkun ve bu oyunları yazarken aynı zamanda bu oyunları yaşıyorlar. Çünkü böyle demişti Coşkun; "Biz oyunları yazarken aynı zamanda yaşıyoruz bu oyunları." demişti.
Güldürücü-acıklı iç içe geçmiş senaryo-oyun kitabı.

Ve Atay, Atay ve yine Atay... Keşke yaşasaydı da onunla tanışma fırsatım olsaydı. Ve yine keşke yaşasaydı da daha nice iz bırakan kitaplar yazsaydı.
Oğuz Atay'ın kitaplarının etkisinden kolay kolay kurtulamayacağınız yine muazzam bir kitap. Okumamış olanlara hiç tereddütsüz okumalarını tavsiye ederim. Kitapla kalın.
Tek kelime ile muazzam bir başyapıt. En sevdiğim yerli oyunlar arasında ilk üçte yer alıyor. Oyunu herhangi bir insan okuduğunda tiyatroyu çok seven bir adamın adım adım delirmesi olarak görür. Ancak benim gibi tiyatroya aşık insanlar için öyle etkileyici cümleler yazılmış ki oyunda, insanın hayran olmaması elde değil! Bu kitabı okuduktan sonra "herhalde daha güzel bir yerli oyun bulamam" demiştim ve en az bu oyun kadar güzel iki oyunla karşılaştım. Böyle güzel oyunların okunması, sahnelenmesi ve gişesinin eksik olmaması dileğiyle...
Yine bir oğuz atay ve yine çok özel cümleler.insanı hem düşündürüp hem güldüren aynı zamanda fikirleri yenileyen bir insan olan oğuz atay bu kitabı ile de aynı şekilde ön sıralarda. Daima okunması gereken bir yazar diye düşünüyorum. Tabi ki ilk olarak da Tutunamayanalar kitabı ile tanışmak gerekir
Bu kitap benim okuduğum ilk Oğuz Atay kitabıydı ve bu nedenle başlarda biraz sahne geçişlerini garipsedim. Fakat insanların neden Oğuz Atay'ı bu kadar sevdiklerini anladım çünkü o kadar güzel mesajları o kadar basit yerlerde yazıyordu ki çok ince ince düşünülmüş yazılmış bir kitap olduğunu görmemek elde değildi. Açıkçası kitabı incelemeyi değilde Atay'ın yazımı ilgimi çekti. Anlatımı o kadar temiz ve düşündürücü ki hemen başka bir kitabını daha okuma kararı aldım. Atay'ın kitaplarına devam etmeyi düşünüyorum.
"Taşı delen suyun kuvveti değil, sürekliliğidir." derler ya hani, işte sağdan soldan çıkan ve sürekli tekrarlayan "Albayım"lar, "Olric"ler, "Efendimiz"ler yüzünden benim de Atay'ın okuma hevesi taşım delindi. İşte bu yüzden çoğu kişi gibi "Tutunamayanlar" ile başlamak yerine farklı bir yol tercih etmek istedim ve bu tiyatro eserini aldım. Buyursunlar, inceleme gelsin:

Tanzimat Fermanı'nın imzalanmasından sonra değişen toplumsal ve politik değerlerin Türk aydınlarını nasıl bir buhrana sürüklediğini anlatan yer yer güldürüp, yer yer de(özellikle de son sayfalarda) insanın boğazına taşı koyan bir eser. Karakterleri şöyle kısaca gösterelim.

Coşkun Ermiş - Emekli Tarih Öğretmeni Cemile - Karısı
Ümit - Coşkun'un oğlu
Saffet Söylemezoğlu - Tiyatro Oyuncusu
Servet Duygulu - Tiyatro Sahibi ve Oyuncusu
Emel Sevinir - Tiyatro Oyuncusu
Saadet Nine - Cemile'nin Annesi

Cemal Süreya, Edip Cansever için "Fazla şiirden öldü." diyecek kadar nasıl doluysa Cansever şiirle, Coşkun ve bir o kadar da etrafındakiler oyunla doludur. Bir kundurası gerçeklikte, öteki oyunda olan, ama kendilerinin nerede olduğunu belli olmayan insanların hikâyesidir bu kitap.

Velev ki olur da kitabı beğenmezseniz bile, Atay'ın mezarlıklarla ilgili muazzam tespiti bile yeterlidir kimilerine göre. Tabiki de söylemeyeceğim, alınız okuyunuz!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; çok büyük bir özen göstererek yazacağım.
Atay'da gördüğüm bu dünyayı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Seviliyorsunuz.

Atay yaşarken değeri bilinmeyen, -ki öldükten sonra bile bu uzun bir süre devam etti - okur-yazar kesim tarafından bile yanlış anlaşılan bir yazardır.
Atay gibi üst - kurmaca yapıtlar ortaya koyan bir yazarın önemi gözardı edilmemelidir.
Eserlerinde batının umutsuzluğu yoktur. Aksine en umutsuz cümlelerinde bile bir umut barındırmıştır hep.
Hayatı olduğu gibi önümüze sermiş, bildiğimiz ama yaşamımız boyunca umursamak istemediğimiz şeyleri yazmıştır.
Atay'ın metinlerinde ironinin çok yönlü işlevselliği vardır.

Düşüncelerin aynı olmaması, duyguların özgürce ve kendi anlamına bağlı kalarak ilerleyebilmesi için yapılan bir ironi.
Tatlı bir güldürünün sonunda bırakılan buruk bir tat ...
Türk ve dünya edebiyatıyla kurduğu ilişki romanlarında yoğun bir anlatımı / anlamı bizlere hediye etmiştir.
Yazılarında kullandığı post - modem kuramı türk edebiyatını, çağdaş edebiyatla aynı seviyeye getirmiştir.
Atay , atay ve yine Atay diyorum.
Kitaplarını okudukça onunla ilgili bilgiler vermeye devam edeceğim.

Incelememi, bu kitabında Coşkun adlı karakterin ağzından verdiği cümleyle bitirmek isterim :

" Bütün dünya çıldırmış ve onları yazmak üzere ben gönderilmişim."

Kitapla kalın, canlar !
Oğuz Atay'a bence bu kitabıyla başlanmalı.Kitap karakterlerinin tiyatrocu halleri diyebileceğimiz bir oyun kitabı.Bu kitaptan sonra inanılmaz bir çekim gücü sizi, Oğuz Atay'ın diğer kitaplarına doğru sürükleyecek.
Oğuz Atay ve yine oyunlar. Oynanan oyunları kitaplarında bizim önümüze canımızı yaka yaka servis ediyor. Bu kitabında ise emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş’in hayatını (oyunlarını ve oynanan oyunları) okuyoruz. Kendisi isteyerek emekli olmuş ve tiyatro oyunları yazmak istemiştir. Oysa tiyatro oyunlarının haricinde evinde, çevresinde, kendi içinde oynanan oyunları görürüz.
Oğuz Atay’ın başka bir başyapıtı olan bu kitabı okurken yine birçok altı çizilecek yerler bulacaksınız. Zevkle okuduğum bu kitabı herkese öneriyorum.
COŞKUN (Sıkıntılı): ...Oyunlarıma katlanacak kadar sevmiyor musun beni?
EMEL (Başını öne eğer, mırıldanır): İtiraf etmeliyim ki seviyorum.
COŞKUN (Heyecanla): Demek bana, cehennemin dibine git Coşkun! diyorsun. Elbette, gerekirse oraya da gideceğim. Fakat gerçek bir cehenneme gitmek istiyorum. Yaşadığım anlamsız cehennemden kurtulmak için her türlü cehenneme giderim.
Ve yine üzülerek bir kitabını daha bitirmiş bulunmaktayım Oğuzcum Atay.Seninle lisede kitap okuma yarışmasında tanımıştım iyiki de tanıştım.Toplumda aydın ve halk arasındaki kopukluğu çok ağır bir şekilde ince göndermelerde bulunarak eleştirmiştir. Yazdığı tek tiyatro kitabı olduğunu da söylemek istiyorum . Hikmet'i aradı gözlerim...
Oyunlarla Yaşayanlar, okuduğum üçüncü Atay kitabı... Tiyatro metninin de güldürebileceğini gördüm bu kitapta. Toplumsal anlamda aydın ile halk arasındaki kopuk ilişkiyi açık bir şekilde eleştiren bir kitap.Bitti , bitmesini istemediğim her kitap gibi.Tutunamayanları, Selim’i, Turgut’u yad ettim. bat dünya bat️
“Yaşayabilmek için oyunlar oynayanlar elbet bir gün o oyunun içinde tüketirler son nefeslerini.” Cümlesini bana kurduran kitap. Her satırıyla beynime işlenip gönlüme akan, beni savunmasız bırakan o oyunlar.. Nasıl anlatabilirim ki içimde bir yere önce kırarak sonra severek dokunduğunu Oğuzcum Atay’ın.
Kendi minik gölgesi dev olan bu eser düz bir tiyatro metni olmamakla birlikte içinde birçok sembol barındırmaktadır. Kelimelerin ve duyguların ilk anlamına takılmadan okumak gerekir. Anlamak içinse yaşanmışlık gerektirir. Kendinizle yaşanmışlık mesela..
"Önce şiirden anlamı kaldırdılar, sonra müzikte melodiyi öldürdüler...Sanatı öldürdüler."
"Hayır hayır beni sevmeyin. Ben hep endişe içinde yaşamak istiyorum. Böylesi daha iyi geliyor bana."
Oğuz Atay
Sayfa 54 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oyunlarla Yaşayanlar
Alt başlık:
Bütün Eserleri 3
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754702101
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Tanzimat'tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 731 okur

  • Lal Ustalar
  • Dr. Sem
  • Pınar Kuş
  • Rabia Ulunç
  • Hilal K.
  • aptalkuş
  • Ender M
  • zehra karababa
  • Ayşenur Doğruer
  • B. Bulut Sağlam

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%31.8
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%15.3
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.5
Erkek
%46.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.9 (130)
9
%19.5 (52)
8
%18 (48)
7
%8.6 (23)
6
%2.6 (7)
5
%1.5 (4)
4
%0.8 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları