Eylembilim Bütün Eserleri 7

8,6/10  (148 Oy) · 
396 okunma  · 
162 beğeni  · 
3.050 gösterim
Geçtiğimiz yıl 20. ölüm yıldönümünü idrak ettiğimiz Oğuz Atay'ın bitiremeden aramızdan ayrıldığı son eseri nihayet "tamamlandı". Uzun "edebî polisiye" uğraşlara rağmen ilk bölümü bulunamayan Eylembilim'i yıllar önce, Oğuz Atay okurlarının istekleri karşısında Günlük'e ekleyerek yayımlamak "zorunda" kalmıştık. İyi de yapmışız... Belki de bu sayede, edebiyatımızın yeri doldurulamaz usta kaleminin bu "son başyapıt"ını, ailesinin de değerli katkılarıyla gün ışığına çıkarabildik. Şimdi, Cevat Çapan'ın "Oğuz Atay'a Mektup"uyla ve Günlük'ten ayrı bir kitap olarak sunuyoruz. Eylembilim, başlığı gibi, Oğuz Atay'a özgü ironinin bütün inceliklerini taşıyor.

Ülke 12 Mart arefesindedir. Öğrenci çatışmaları, üniversite işgalleri, forumlar... Romanın kahramanları, olaylar karşısında saf tutmaya ya da tutmamaya çalışan "akademikler"dir. Bir üniversitede gelişen olaylar, bir matematik profesörünün, Server Gözbudak'ın "hatırat"ından nakledilir. Oğuz Atay Eylembilim'de, Cevat Çapan'ın "Oğuz Atay'a Mektup"ta belirttiği gibi, kara mizah gösterilerinden birinin daha doruklarına ulaştırıyor bizleri...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    114
  • ISBN:
    9789754706994
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Cansu Koçak 
28 Oca 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

İncelememe bir Edebiyatçı itirafıyla başlamam gerekirse Eylembilim, Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Oğuz Atay okumaya, tamamlayamadığı bir kitabıyla başlamak beni başta düşündürmüştü fakat şimdi iyi ki diyorum.


Oğuz Atay'ın yarattığı karakterlere hakim değilim fakat bu eserinde var ettiği Server Gözbudak'ın iç monologları varoluşsal bir savaşı gözler önüne sermektedir. Karakterin büyük bir iç dünyası var, kendi doğrusuyla fikirleriyle yalnızlığa düşen bir karakter. Her şeyden kaçıp uzaklaşmak isteyen, derdini anlatmak istese de diğerlerinin anlamayacağını bildiği için anlatmaktan çekinen bir karakter. Server Gözbudak, kendimi de genellemeye alarak söylüyorum birçok kesimin sözcüsü niteliğinde. Bazen bizler de bu koca alemde yalnızlığa düşüyoruz. Belki okul çevremizde, iş dünyamızda ya da aile içerisinde... Bu yüzden bu romanı Server Gözbudak'ı anlamaya çalışarak okudum ve kendimin de bazı eylemlere farklı tepkiler verdiğimi, farklı anlamlar yüklediğimi gördüm. Romanda karakter "Karım gibi, çocuklarım gibi gerçek şeylere dokunmalıyım." diyor. Roman sonunda ben de kendi gerçeklerime dokunmak istediğime karar verdim.


Oğuz Atay'ın okuduğum ilk eseri olan Eylembilim'i, yarım kalan bu eseri bitirdiğimde kendimi boşlukta hissettim ve keşke Server Gözbudak'ın iç dünyasını daha çok görebilseydim dedim. Fakat ne kadar yarım kalmış olursa olsun her okuyucunun kendi iç dünyasında tamamlayabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum. Ve son olarak, söylediklerimizden de söyleyeceklerimizden de korkmamalıyız aksine arkasında durmalıyız diye düşünüyorum. Eğer korkuyorsak ve cesarete ihtiyacımız varsa bu eseri tekrar tekrar okumalıyız. Anlamaya ve hissetmeye çalışarak okumalı... Herkese keyifli okumalar.