Bütün Eserleri 7

Eylembilim

Oğuz Atay
Tasarımcı:
Ümit Kıvanç
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
114
Basım Tarihi:
Kasım 2020
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789754706994
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yarım kalmış işler
Puan vermedi·114 syf.··
2024 98. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 13:33
Oğuz Atay'ın son romanı. üstelik ölümüyle yarım kalmış olan romanıdır. Kitaba başladığınız anda şunu söylersiniz kendi kendinize: "Evet, Tutunamayanlar ve Tehlikeli Oyunlar tadında bir başyapıt!" Ama kitap tamamlanamamıştır, bir anda bitiverir, hüzünlenirsiniz. Yine de paha biçilemez bir Oğuz Atay klasiği olmuştur sizin için Eylembilim; döner dolaşır bir kere daha okumaktan kendinizi alamazsınız.
Edebiyat
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
“Mustarip bir ruhun teşevvüşleri”
Puan vermedi·114 syf.·
2025 15. kitabı
Oğuz AtayOğuz Atay ’ın Yazarlık yılları ülkenin en çetrefilli zamanlarını kapsıyor. Cumhuriyet döneminin en kanlı dönemlerinde birisi olduğu için EylembilimEylembilim bu zaman kesitini ele alıyor. Sistem eleştirisiyle başlayan sağ sol çatışmasıyla devam eden dönemde “mustarip bir ruhun teşevvüşleri”ni kaleme alıyor… Eski yaşantıların tecrübeleri bu durumun çizilmesinde yararlı olabilir diyerek akademideki hayatındaki yaşadıklarından yola çıkarak kurmaca bir dünya yolculuğunda hayatın gerçeklerinin altını kitap yarım da kalsa kalın çizgilerle çiziyor. Hayatının son zamanlarında yazmaya başladığı, Eylembilim’e sağlık durumunun kötüleştiği ve ameliyat olduğu zamanlarda da yazmaya devam etmeye çalışan Atay romanını böyle anlatıyor. Yalnız, vaktim ve kafa gücüm olursa 'Eylembilim', 'Geleceği Elinden Alınan Adam' adlı hikayelerimi bitirmek istiyorum. Ama yazacak kuvveti ve düşünme çabasını kendimde bulamıyorum. 'Eylembilim'in belki Türkiye için -iyi yazılırsa- bir şeyler ifade etmesi mümkün olabilir.” (G.278) "Bir profesörün hikayesi diyor Atay. yarım kalan hikayeyi kısa bir roman haline getirmek istiyorum. Bir hocanın öyküsü. İki değişik hayat yaşayan bir yarı aydının macerası."ve ”üniversitelerin hayatını canlı ve ayrıntılı bir yaşantı olarak çizmek istiyorum " diye söz ediyor…Toplumsallık ve siyasal ilişkiler metnin ana temasını oluşturuyor. silahların patladığı, askerin, polisin duruma el koyduğu, öğrencilerin,hocaların tutuklandığı, korkunun kol gezdiği 12 Mart öncesi ve sonrası döneminin öğrenci olaylarıyla bütünleşmiş üniversite yaşantısını anlatıyor. Silik bir matematik profesörü (s.49) olan Server Gözbudak’ı eylemli bir dünyada soluksuz bir tempo içinde debelenmeyle baş başa bırakıyor. “akademik kimliksizliği” bilimsel yaratılıcılığın önündeki bir engel oluşturduğunu
Düşünce
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
10/10
·114 syf.··
2021 4. kitabı
Tarifsiz hislerle sonuna geldim Oğuz Atay serüvenimin. Oğuz Atay külliyatını bitirmiş olmanın verdiği mutluluk ve burukluğu bir arada yaşıyorum. Bir yazar düşünün ki her eserinden bir kahramanı ile bağ kurduğunuz, kendinizden bir şeyler bulabildiğiniz. 7 eserinde okuduğum tutunamayan karakterlerden anladım ki Oğuz Atay insan psikolojisini çok iyi analiz etmiştir. Ya da her eserinde kendinden yola çıkmıştır... Eylembilim'de tutunamayan, anlaşılamayan karakterimiz SERVER GÖZBUDAK. Matematik profesörü olan Server Gözbudak'ın vefatından sonra avukatı Dilâver Kalas, Server'in kendince yazmaya çalıştığı hatıratını düzenler ve okuyucuya sunar. Bu hatıratta ilk dikkatimi çeken Server'in iç hesaplaşması oldu. Eşi Süheyla Hanım tarafından bile anlaşılamamış, hislerini kendi içinde yaşamak zorunda kalan karakterimiz yazarak anlatmaya çalışmış kendini. Kendisinden bazen ben, bazen de üçüncü tekil şahıs olarak bahsetmiş. Yazmasının en büyük sebeplerinden biri de içine sürüklenmiş olduğu bir olaydır. Olay ülkede öğrenci çatışmaları olduğu dönemde geçiyor. Server Gözbudak'ın görev yaptığı üniversitede öğrenciler, çatışmalar sırasında öldürülen arkadaşlarını üniversitenin bahçesine defnetmek isterler. Bunun üzerine akademisyenler ve profesörler ortak toplantı kararı alırlar. Bu toplantıdan çıkacak kararı ve gelişecek olayları büyük bir heyecanla okudum. Öğrencilik yıllarında eylemci olan Server Gözbudak, toplantıda büyük bir rol oynamaktadır.
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 20:37
Kitabın en güçlü temalarından biri aydın çıkmazıdır. Çok bilen, çok düşünen, her şeyi eleştiren; fakat yaşamın içine karışamayan insan tipi eserin merkezindedir. Bu karakter, yalnızca bir dönemin değil, her çağın ortak yalnızlığını temsil eder. Bunun yanında bürokrasi ve kurumsal yapı da sert bir eleştiriyle işlenir. İnsanların sorun çözmek için kurduğu düzenlerin zamanla insanı ezen yapılara dönüşmesi, Atay’ın keskin ironisiyle anlatılır. Bence Eylembilim tamamlanmamış hâliyle bile birçok tamamlanmış romandan daha canlıdır. Çünkü kusursuz değil, dürüsttür. Bitmemiş olması bile temasıyla uyumludur: eyleme geçemeyen, yarım kalan, geciken insanın kitabı sanki kendisi de yarım kalmıştır.Bu yüzden eserin eksikliği zayıflık değil, estetik bir kader gibi görünür. Ayrıca şunu da düşünüyorum: Eğer tamamlansaydı belki daha düzenli olurdu, ama belki de bugünkü büyüsünü kaybederdi. Şimdi elimizde bir roman değil de düşüncenin harabesi var; ve bazen harabeler saraylardan daha etkileyicidir.
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
2023 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 18:47
Tutunamayanların ilham kaynagi olan Vural’ın intiharı burada da anlatılmış. " durumum cok kötü sevgilim,belki bugünlerde intihar ederim. Bana yaşama gücü veremez misin? " İşte dedim. Eğlenip gidiyoruz işte. Gazetede resmini gördüm, dedi. " İsmimi, " dedim. İşte ismini, resmini… Bu cümlelerle yarım kalıyor Oğuz Atay kitabı verdiği his bambaşka.
1K
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
“GELECEĞİ ELİNDEN ALINAN ADAM”IN SON ÇIRPINIŞLARI: EYLEMBİLİM
7/10
·114 syf.·
Beğendi
·
2018 32. kitabı
Ahmet Erhan, “Yarasanın 21 Şiiri”nde “Mesela alfabenin 14. harfinde ölmek / Yarım kalmış bir ansiklopedinin sayfalarında kalmak / Adamım, / Kendini kıran bir dal kadar yalnızım” diyerek yarım kalmak üzerine düşündürür bizi. Üstat Yahya Kemal de “Bir tel kopar ve ahenk ebediyyen kesilir” dizesiyle insanın bitmek bilmeyen trajedisine dikkat çeker. Öyle ya ölüm varsa sanatkârın sonsuza kadar sanat eseri üretmesinden söz edilebilir mi? Ölüm zorunlu bir yarım bırakıştır son kertede. Bir de yaşarken, nefes alırken, hala vaktimiz varken ve hayal kurabiliyorken vazgeçtiklerimiz, yarım bıraktıklarımız var ki böylesi çok daha trajiktir kanımca. Nikos Kazancakis’in “Zorba” romanında, o sıradışı ve gözüpek kahramanı Aleksi Zorba’ya söylettiği şu cümleler böylesi bir yarım kalmayı zihnimize kazır: "Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan, avare et ve korkma! (s.261) Oğuz Atay da “Eylembilim” romanını “telin kopması ve ahengin ebediyyen kesilmesiyle” yarım bırakmıştır. Ancak onun da yaşarken yarım kalmışlıkları yok mudur hayatında? Vardır elbette, olmasa “Eylembilim” romanının kahramanına şu cümleleri kurdurtmazdı herhalde: "Yarım kalmış, gerçekleştirilememiş hayallerimin hüznünü yaşıyordum."(s. 61) “Eylembilim”, Oğuz Atay’ın ölümünden sonra yayımlanmış yarım kalmış romanıdır. Atay bu romandan ilk kez Günlüğünde 1976 yılının mart ayında söz eder. Bundan sonra eylül ayına kadar Eylembilim’in bahsi geçmez. Eylembilim, 1987 yılında Oğuz Atay’ın Günlüğüne ek olarak yayımlanır. Ancak daha sonra kızı Özge Atay’a, üstünde gönderenin isminin olmadığı, posta ile gönderilen bir paketin içinden Eylembilim’in 74 sayfalık kayıp bölümü çıkar ve roman 1998 yılında “Eylembilim” adıyla ayrı
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
İyi Ki Varsın Oğuz Atay
Puan vermedi
Oğuz Atay, Türkçe okuduğum için durduk yere beni mutlu eden şeylerden biridir. Eğer hayatta sevinecek, mutlu olacak hiçbir şeyiniz yoksa bile Oğuz Atay'ı Türkçe okuyabilmek durumu bile sizi mutlu etmeli aslında. Yıllardır bu kitabı bilirdim, Eylembilim kitabı da var derdim ama 'eylembilim' ismi üzerinde hiç düşünmezdim. Kitabı okurken Oğuz Atay 'ın bu kelimeyi nereden yarattığını görünce ve bu kelimenin kitap gidişatı içinde belirli bir tutartlılılla ortaya çıkarıldığını da görünce insan bir mutlu oluyor ve bende kitaba hiç başlamadan sadece bu kelimeye kafa yorarak aslında az çok mantıklı tahminlerde bulunabilceğimi de düşündürdü. Oğuz Atay 'ın bu tutarlı kelime yaratma işinde iyi olmasının bir sebebi de herhlade onun mühendis olmasının da payı var ki son söz kısmında Alltay Gündüz de biraz bu konuya da değinmiş : Oğuz Atay' ın her şeyden önce mühendis olduğunu ve onun okuyucularına kendi kafasından geçen bazı konuları düşünmeye teşvit ettiğini yazmış. Bu kitap için tabi en çok değinilen noktalardan biri de Oğuz Atay 'ın kitabı tamamlayamaması. Ama yazar in öyle olmasa bile üslup peşinde koşan okurlar için durum yinede de bağrına taş basıp olanı okuma durumuma dönüşüyor. Yine diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da günlük hayatta görülen - Oğuz Atay' ın deyimiyle - küçük burjuvazinin dertlerinin, yaşayışlarının Oğuz Atay 'ın kendine has tarzıyla ironiyle dalga geçildiğiini görüyoruz. Oğuz Atay, burjuvazinin özentilikten öteye gidemediğin, sahte yaşayış biçimleri, sahte alışkanlıklarla yaşadıklarını, bir şeyde tam olmadıklarını kendine has kuegularının içinde okurlara veriyor. Ama tüm bunlarda amaç bence yine toplumsallık değil, amaç bir sosyal mesaj verme değil. Özne birey. Bu kitap bir şekilde üniversite, öğrenci hareketleri, eğitim sistemi içeriyor
İnceleme
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2022 134. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 23:40
‘’ İnsanın geçmişinden kaçabilmesi için, kendinden kaçabilmesi gerekiyor. ’’ Diyor kitabında Oğuz AtayOğuz Atay Oğuz AtayOğuz Atay’ın yarım kalmış son eseridir. Ömrü eserini tamamlamaya yetmemiştir. Kitapta yarım kalmışlık hüznü bulunmaktadır. EylembilimEylembilim de Akademisyen olan Server Gözbudak üzerinden 70'li yıllar, üniversite ve gençler anlatılmaktadır. Kitap yine kendine has üslubu ile yazılmıştır. Altay Gündüz'ün yazısı ile biten kitabın son kısmı oldukça hüzünlüdür. Naçizane herkese tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim. Arka Kapaktan Alıntı: "Sevgili Oğuz,... Sana kısaca şunu söylemek istiyordum: "Eylembilim"le bize, tamamlayamamış da olsan, anlattığın olaylar ve çizdiğin kişilerle, gene de kendi içinde belli bir bütünlüğü olan unutulmaz bir başyapıt bıraktın. Sahte sağduyuya, yapay aydınlara, basmakalıp kavramlara, kof duyguluklara "Eylembilim"in intikam kılıcını korkusuzca çeken Server Gözbudak aracılığıyla, çok dolaylı bir biçimde ve kendine özgü inceliğinle çekilen acıları da eski ustalar gibi yerli yerine yerleştirmeyi başardın. Binlerce teşekkür. Gözlerinden öperim." -Cevat Çapan- Oğuz AtayOğuz Atay 1934’te İnebolu’da doğdu. Ankara Maarif Koleji’ni, İTÜ İnşaat Fakültesi’ni bitirdi. 1960’ta İDMMA İnşaat -Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Tutunamayanlar’ı yayımlamasının (1971-1972) ardından, önemli bir tartışmanın odağına yer aldı. TRT 1970 Roman Ödülü’nü kazanan Tutunamayanlar’ı kısa bir süre sonra, 1973 yılında Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izledi. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında topladı.
Edebiyat
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
OKUMAK YA DA OKUMAMAK
8/10
·119 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 11:20
Merhabalar, Oğuz AtayOğuz Atay serisinin sonlarına yaklaşırken geriye dönüp baktığımda ben bu kitapları okudum ama anlayabildim mi diye sormadan edemiyorum. Anlayamamak gerekiyor galiba. İçimi bir anlamsızlık mı kapladı? Tekrar okumakta fayda var diye düşünüyorum. Yakın gelecekte değil. Kitapla kalın...
1000Kitap
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
Önce sola sonra sağa ve sonra tekrar sola bakıp öyle karşıya geç.
8/10
·114 syf.··
2023 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 13:23
Başlıktan da anlaşılacağı gibi Oğuz AtayOğuz Atay yaşadığı dönemde bu sağcı ve solcu saçmalıklarının içinde yaşamış... pardon yaşamamaktan yorulmuş bir insan. Eserinde kaleme alıp eleştirdiği konu bu. Bir beethoven 9. Senfonisi eşliğinde anılara gidiyoruz uyanıp gerçeği yaşıyoruz. İnsan.. İnsan? Kim bu İnsan? İnsan çeşitli şartlar altında çeşitli bireyleri ifade etmek için kullanılır. Ama Server GÖZBUDAK bir matematik profesörü insanlara x de diyebilir ama o bunu tercih etmez. Bir bilinmeyenli denklemleri çözebilirsiniz. Böylece birçok korkulu rüya hiç yaşanmamış olacaktır. Bir zamanlar.. evet ne yazık ki öyle zamanlar da vardı karakterimizin geçmişi yıllarca peşinden gelmişti. Geçmişinden kurtulanlar var mıdır ki? Okulda bilinmeyenleri denklemleri anlatırken hayatın bunca derdi arasında bulunan gençler bu denklemlerle ne yapsındı? Günümüzde hayat şartları ve eğitim de bu denklemin içinde değil mi? Bunları atlayıp sürekli akademik duzenin bozukluğundan bahseden kalabalıkların dünyasında yalnız kalan bir profesör var karşımızda. Server GÖZBUDAK soruyor "neden bazı insanlar bazı şeyleri hiç bilmiyorlar? Karşılarında görseler duysalar bile bilmiyorlar?" KörlükKörlük "bakıyorsan gör, görebiliyorsan fark et!" Sözde okumuş profesörlerimiz batılıları ve titizliklerini överken bizim ülkemizi kötülüyorlar. Sanki onların iyi yanları bizim kötü yanlarımızmış gibi yansıtıyorlar. Evde Osmanlı okulda avrupalı sonra Server GÖZBUDAK gibi samimiyetsiz insanlar yetişiyor. Dönemdeki sağcı ve solcu kavgasını anlatmak isteyen eser, okullardaki Bilimin nasıl kötü eyleme döküldüğünü anlatıyor. İnsanların parça parça yaşadığı bu uçsuz bucaksız evrende Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran umut aşılıyordu.. İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere
Edebiyat-Düşünce
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma

Yazar Hakkında

Oğuz AtayYazar · 10 kitap
Oğuz Atay, Türk roman, öykü ve oyun yazarıydı. 12 Ekim 1934'te Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde dünyaya geldi. Babası, VI., VII dönem Sinop, VIII. Dönem Kastamonu Milletvekilliği yapan Cemil Atay'dır. 1951'de bugünkü adı TED Ankara Koleji olan Ankara Maarif Koleji'ni, 1957'de de İTÜ İnşaat Fakültesi'ni bitirdi. Üç yıl sonra İDMMA İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (şimdiki Yıldız Teknik Üniversitesi) İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi oldu. 1975'te doçent olan Atay, Topografya adlı bir de mesleki kitap yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde makale ve söyleşileri yayınlandı. Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın 1971-72'de yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Bu romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazandı. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar, eleştirmen Berna Moran tarafından, "hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak nitelendirilmiştir. Moran'a göre Tutunamayanlar'daki edebi yetkinlik, Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır. Atay'ın büyük etki yaratan eseri Tutunamayanlar'ı 1973'te yayınladığı Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izlemiştir. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında toplayan Atay, 1911-1967 yılları arasında yaşamış Prof. Mustafa İnan'ın hayatı konu eden Bir Bilim Adamının Romanı'nı 1975 yılında yayımlamıştır. 1973 yılında yayımlanan Oyunlarla Yaşayanlar adlı oyunu Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Atay, beyninde çıkan bir tümör nedeniyle büyük projesi "Türkiye'nin Ruhu"nu yazamadan 13 Aralık 1977'de, İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Edirnekapı Sakızağacı Mezarlığı'na defnedildi. Öldükten sonra 1987'de Günlük, 1998'de ise Eylembilim adlı kitapları yayımlanmıştır. Sağlığında hiçbir kitabı ikinci baskı bile yapamayan Atay'ın kitapları ölümünden sonra büyük ilgi gördü ve defalarca basıldı. Yıldız Ecevit'in hazırladığı Oğuz Atay biyografisi Ben Buradayım... 2005 yılında yayınlandı. Türk edebiyatında yazdığı Tutunamayanlar ile post-modern tarzda eser veren ilk yazar Oğuz Atay'dır. Oğuz Atay, özellikle Tutunamayanlar romanında, modern şehir yaşamı içinde bireyin yaşadığı yalnızlığı, toplumdan kopuşları ve toplumsal ahlaka,kalıplaşmış düşüncelere yabancılaşan, tutunamayan bireylerin iç dünyasını anlatır. Yapıtları eleştiri, mizah ve ironi barındırır.