2 Cilt Takım

Tutunamayanlar

Oğuz Atay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

❝Tutunacak bir dalımız kalmıyor, tutunamıyoruz...❞
10/10
·724 syf.··
2023 80. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2023 23:58
Tutunamayanlar... Sahi kimdi onlar? Hayata yenik düşenler... Hep bir adım geriden gelenler... Çabaladıkça batanlar... Kazandıkça kaybedenler... Ve yaşadıkça ölenler... Ne istiyorlardı peki? Niçin koparmışlardı bu yaygarayı? Bu alışılagelmiş düzeni ne hakla bozuyorlardı? Hangi maddeye dayanarak kendilerini açık etmişlerdi? Dünya değişiyor, ayak uyduramayanlar kayboluyorlar... Alışamadılar, uyum sağlayamadılar,  Onlar da kayboldular... Sonra bir adam çıktı ortaya; kayıp ruhları, kayıp kimlikleri, ve kayıp akılları aramaya koyuldu. O güne değin kimse elini taşın altına koyup bu işe gönüllü olmamıştı. Kimse, bu tuhaf ve ürkek varlıkların psikobilmemne yönlerini merak edip onları deney odunu yapmamıştı. Fakat biri çıkageldi işte... 'Canım kardeşim benim' dedi 'ben varım' dedi 'senin için buradayım' dedi 'anlat, anlamasam da dinlerim' dedi. İşte bu olaydan sonra dengeler değişti... ❝ Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır... ❞  Niçin anlatıyorlar ruhlarının ıstırabını? Niçin rahatsız ediyorlar uyuyanları? Niçin çıkarıyorlar bu savaşı? Ve hangi silahla karşı duruyorlar düzene? Konuşarak... Bazen de susarak... Peki hangisini yapmalı? Hangi silahı kullanmalı? Yolun sonu göründü albayım... Bu yol tehlikeli... Kaybımız çok olur, n'olur gelin vazgeçelim. Hep yarım bıraktık zaten, hiçbir işin sonunu getiremedik... Bizim de iftihar ettiğimiz meziyetimiz bu değil miydi? 'Olmaz' dedi albay... "Susmak da konuşmak kadar tehlikeli oluyor artık" dedi... Konuşmak gerek dedi... "Kuşanın silahlarınızı, alın borazanlarınızı... savaş ilan ediyoruz." Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir ilke imza atıyoruz. "Ey insaf sahipleri! sizleri sarsmaya geldik. Dünya tarihinde eşi görülmemiş
İnceleme
TutunamayanlarOğuz Atay · Sinan Yayınları · 197174,9bin okunma
10/10
·663 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
Maks. 1 haftada okunması gereken bir kitap. Genele vurularak okunursa hiçbir şeyden zevk alınmaz, kişisel notlar çıkartıp kendinize uyarlamalısınız. Bunlar yapıldığı zaman muhteşem bir eser.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · Sinan Yayınları · 197174,9bin okunma
Tutunamayanlar'ın Hikayesi
9/10
·663 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
Tutunamayanlar, Oğuz Atay'ın 1970 yılında yayımlanan romanıdır. Roman, 1960'lı yıllarda İstanbul'da yaşayan bir grup entelektüel arkadaşın hikayesini anlatıyor. Arkadaşlar, Türkiye'nin hızlı modernleşmesi ve değişen toplumsal değerleri karşısında kendilerini kaybolmuş ve anlamsız hissediyorlar. Bu durum, onların içlerinde derin bir boşluk ve huzursuzluk yaratıyor. Arkadaşlar, bu huzursuzluğu farklı şekillerde gidermeye çalışıyorlar. Bazıları alkol ve uyuşturucuya sığınıyor, bazıları ise cinsellik ve şiddete yöneliyor. Ancak hiçbir şey onları tatmin etmiyor. Sonunda, hepsi kendi yollarına gidiyorlar. Tutunamayanlar, Türkiye'nin modernleşmesinin yarattığı toplumsal ve kültürel değişimleri anlatan bir romandır. Roman, aynı zamanda insan ruhunun karanlık ve gizemli taraflarını da gözler önüne seriyor. Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Romanın anlatımı, çok katmanlı ve karmaşıktır. Atay, bilinç akışı tekniği ve iç monologlardan yararlanarak karakterlerin iç dünyasını derinlemesine yansıtıyor. Romanın dili, deyimsel ve esprili bir üslupla yazılmıştır. Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en zor okunan romanlarından biridir. Ancak, bu zorluk, romanın değerini azaltmaz. Aksine, Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli ve en kalıcı eserlerinden biridir. Tutunamayanlar, Türkiye'nin modernleşmesinin yarattığı toplumsal ve kültürel değişimleri anlatan bir romandır. Roman, aynı zamanda insan ruhunun karanlık ve gizemli taraflarını da gözler önüne seriyor. Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · Sinan Yayınları · 197174,9bin okunma
Puan vermedi
Selam arkadaşlar, gelirleriyle ve giderleriyle tüm insanlığa faydamın dokunduğu youtube linkini aşağı bırak... yok yok öyle bir derdim, merak etmeyin. Bu yalnızca kamusal bir incelemedir, dileyen okur, dileyen okumaz. Sizi birer araç olarak görmüyorum, birbirimize katacağımız çok şey var. Hepimizin içinde bir nebze de olsa kendini bulabildiği ''meşhur'' Tutunamayanlar'ı okuyalı baya oldu. O vakitten beri hakkında birçok inceleme, araştırma yazısı gördüm ancak değinilenler değinilmeyenlere hakaret ediyor adeta. Oğuz Atay bu kitabı bir yarışma için derlemiş olabilir evet fakat yazarımızın dillere destan bir dileği vardı hepimizden: ANLAŞILMAK... Birçok yazarda vardır bu. Bestseller olmak, çok okunmak, dillere düşmek hem ekonomik hem de ego açısından önemli. Her kesimde olmasa çoğunun öz amacı anlaşılmak. Kutsal kitapların bile amacı budur, değil mi? :) Tutunamayanlar barındırdığı teknikler, başvurulan edebi akımlar, kitaplar, yazarlar olarak bütünsel olarak ele alınamaz. Bu hem yazara hem de 724 sayfaya ihanettir! Bir yerden başlamak gerekirse bu kitap bir deneydir. Hızlıca postmodern kalıbına sığdırmadan ne demek istediğimi izah edeyim: Türk edebiyatında bir çığır gerçekleştirmiştir! Bilinç akışı tekniği mi yalnızca bu çığırın hammaddesi, elbette hayır. Yusuf Atılgan Oğuz Atay'dan önce bunun başarılı bir örneğini zaten vücuda getirmişti. O halde; nedir bu eserin Türk edebiyatı için ilk ya da özel kılan? 70 sayfalık bir noktalama işareti olmayan bir kısım var. Bunun örneğini James Joyce'un Ulysses'inde görmüştük, o zamanlara gidince Ulysses'in okunma oranına bir bakarsak okuyucu için çıkılmamış bir yolculuk değeri taşıyor. Evet yanlış duymadınız Ulysses'in Türk okuyucusu arasındaki ''tanınırlığının evveliyatı'' öyle çok da öncelere dayanmaz. Bu açıdan bakınca o 70
TutunamayanlarOğuz Atay · Sinan Yayınları · 197174,9bin okunma
Puan vermedi
Mahşerde en yakınımızı bile tanıyamayacağımız söylenir ya hep, benim gönül gözüm seni bir yerden ısıracak mutlaka. Adım gibi, adın gibi biliyorum bunu!
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · Sinan Yayınları · 197174,9bin okunma
Kitaplarla Hayata Tutunun :)
7/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." demiş Oğuz Atay. Biliyoruz ki zaten insanlar hayal dünyasında hayal kırıklıklarına yer vermezler. Selim ve Turgut hayallerinde olmayan şeyleri yaşadılar. Ölmeden birkaç defa öldüler. Bu yüzden incelememe alıntılardan başladım çünkü bazı kitaplar insan hayatlarından birer alıntı, alıntıların da birer yaşam tecrübesinden doğan duygular olduğuna inanıyorum. Oğuz Atay'ın en özel ve bilindik eserlerinden biri olan Tutunamayanlar hayata tutunamayan Selim karakterinin hayatından kalan anılarını ve yaşama olan bağlılığını ama var olan, yok edemediği mutsuzluk, bekleyiş, umut havuzunu kaleme almıştır. Selim'in hayatı çatlak bardakdaki su gibiydi. Yaşasa da yaşamasa da hayatı tükendi çünkü tutunamadı hayata. Aşk, sadakat, ölüm, saygı, güven, yalnızlık, iş hayatı, hayat koşulları kısaca sanki doğumdan ölüme kadar sık elenip ince dokunan bir eser olmuş. Her karakterin, kitabı okuyan okuyucuda bir etkisi bırakılmak istercesine duygular yoğunlaştırılmış. Karakterler yazarın dediği gibi ölmeden öldürülmüş fakat hala yaşayan insanlar. Dost kelimesinin sözlükteki anlamı olabilen Turgut', Selim karakterinin hayatında önemli yeri vardı çünkü şimdilerde de eskilerde de dost kavramı bulunamayacak kadar değerli. Turgut, hayata tutunamayan arkadaşı Selim'in hayatından kopup gitmesi ile psikolojik sorunlar yaşamış hatta bir süre arkadaşının ölümüne inanmamıştır. Sevgi ne kadar büyükse bıraktığı hasar da o kadar büyük olabiliyor. Hayat doğumdan ölüme bir kitap gibidir, anılara gelince; o da o kitabı ölmeden göz önünde izlemek gibi... Turgut'un hayatından bahsedecek olursam; ilk okulda sınıfın zeki öğrencisi, itileni, kakılanı ve duygusal olanı. Kendini kitaplara veren, okumayı seven belki de hayatını bir kitapta arayan insandı.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2015 238. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2015 00:00
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Anlamayacaksın... Ama Yine De Oku Lütfen...
10/10
·724 syf.·
2023 34. kitabı
Bir yolculuğa çıktım. 17 saat... sadece 4 saat uygulamaya koydum, neyse ki dönüş 15 saat. Pederle papaz olduk, annem ise öcü gibi bakıyor. Neydi bu kadar batan? Sevdiklerimi mutlu edebilmek için bindiğim o otobüs topuyla aramı bozdu yarbay. 45 günlük bir kokusuzluk süreci başladı benim için, ama bazı kokularını alamamak yemeksizlikten daha da fazla parçaladı beni. En büyük isteğimi yerine getiremedim ki? Elimden ne gelirdi? Neden fareyi çorbana koydun, senin yüzünden nelerden mahrum kaldım bir bilsen... Tabi ki söylenenlere inanmadım, neden inanayım? Söz davranışın yansıması olamaz, nasıl olabilir? Gözler kalbin aynasıdır yarbay. Benim gibi bir yaralı düşmeden kabullenemez ki. Yalan söylediğini anladım, takip ettim. Gördüm. Gözümü kapattım. Sesler arttı. Kulağımı tıkadım. Duramadım. İlerledim. Devam ettim. Baktım. Korktuğum manzara gerçekti. Devam etmek istedim. Ama yıkıldım. Hareket etmeye gücüm kalmadı. Nefes almayı denedim. Olmadı. Gözlerim tamamen kapandı ve kısa süreli huzur başladı... -"Evladım, ne yapıyorsun burada?" Beni uyandıran bir amca. Yerden kalktım. Evet, her şey gerçekti. Asıl huzursuzluk şimdi başladı. Nasıl atlatabilirdim? Atlatamazdım ki dibimdeydi. Mümkün mü? Çaresizce oturdum, kalktım; yatağıma gittim. İnsanlardan iğreniyorum, ama iyi ki çocuklar(Tutturanlar) var; yoksa seni beni kim ayakta tutacak? 6 yaşındayım... ağlıyorum. Ama inan bana, yaşanacakları bilsem sesimi kısar. Bir daha konuşmamayı dilerdim... başlarda bir tehdit, ardından bir gürültü... Küfürlü konuşmalar, yoğun hakaretler, yoğun sinir, duygu köpürmeleri... konuşsam kim anlar, durdursam kim umursar? Çok küçüğüm. Ağladım. Sinir arttı. Ama o son bıçak gösterimi olmadı. Başlarda nefesimi tuttum, bırakamadım. Kalp atışım yükseldi. İlerleyemedim. Gözler karardı. Bedenim artık ağır
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
#Sicim#
10/10
·724 syf.··
2021 29. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 00:31
Selim tutunamadı! Hayata değil, insanlara tutunamadı! Topluma, kurallara tutunmaya, Ellerinden tutulmaya ihtiyacı vardı. Kimse anlamadı... ∆∆∆∆∆∆∆∆∆ Biyografik bir dille yazılmış şaheserin bu kadar çok okunmasının, bu kadar çok yarıda bırakılmasının, bu kadar çok beğenilmesinin, bu kadar çok eleştirilmesinin ve bu kadar çok bu kadar çok.. hepsinin nedeni yazarın kitapta yeni bir bölüm hatta yeni bir sayfa yazarken önceden yazdığı sayfayı adeta unuturmuşcasına yeni duygulara, yeni olaylara başlıyormuş hissi vermesidir. Bu nedenle kitap hem çok çekici hem çok korkutucu görünür. İnsanlar bu kitabın içine girmeden, kitabın bir parçası olmadan bakınca ölen arkadaşı Selim'in arkasından düşüncelerini, duygularını, özlemlerini..vb. durumları anlatan turgutun hikayesi için gerçekten yedi yüz küsür sayfa gerekli miydi diye düşünür ama gelin görün ki kitabı bitirmeye yakın olan şanslı kesim bu kitabın bitmemesi gerektiğini ve daha anlatılması gereken çok fazla şeyin olduğunu düşünür. Hani bazı kitaplar vardır okunması insanı zorlar ama bitirince insan iyiki okumuşum buna fazlasıyla değdi der işte bu kitapların en başında gelen kitaptır TUTUNAMAYANLAR. Bazı insanlar yaşar, bazıları ise yaşamayı beceremez. Yaşayan insanları anca taklit eder. Bu insanlarda Selim gibi anca yirmi beş yaşına kadar yaşar. Selim herkesin hayatına dokunmuştu, her anlatan farklı anlattı onu, belki de birilerine, birşeye tutunmak için herkese farklı anlatırdı kendini. Tutunabilmek için! Kitabın sonlarına doğru kitap beni o kadar içine çekmiştiki, Selim'in 2-3 gün arayla yazdığı günlük kısmında aradaki yazılmayan günlerde olan olayları merak etmeye bile başlamıştım. :)
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Yarım Bırakılanlar:)
8/10
·724 syf.··
2022 50. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2022 17:34
Oğuz Atay sadece 43 sene yaşamış.Özellikle Fyodor Dostoyevski, James Joyce dan etkilendiği çok aşikar.Dostoyevski den romanında çok sık bahsederken, Joyce un ise meşhur bilinç akışı tekniği kullandığını görüyoruz.Aynı zamanda kendisi Postmodernist bi yazar.Bunu kısaca sorunsallaştırma, yadsınma olarak 20.yıl ve sonrası için kabul edebiliriz. Orhan Pamuk , Italo Calvino , Jorge Luis Borges , Umberto Eco örnek verilebilir buna. Tutunamayanlar kitabı ile Trt Roman Ödülü kazanmıştır.Özel bir jürinin sectiği oylamadaen iyi 2.Türk romanı seçilmiştir.Ayrıca Unesco ise en iyi Türk eseri seçmiştir.Türkiye nin Ruhu isimli kitabını yazarken erken yaşta ve az eseriyle tümör nedeniyle vefat etmiştir.Orhan Pamuk gibi aslında postmodernist diğer sonradan gelecek Türk yazarları etkilemiştir.Yani aslında baktığımız vakit bir Nobel ödülü alacak yazarın alt yapısında onunda izleri vardır.Bilinç akışını kullanan ilk Türk kendisidir.Bunu James Joyce ve William Faulkner gibi zor değil, daha basit bir anlatış stili ile uygulamıştır. Tutunamayanlar kitabında peki neyi hissederiz? Aslında kitapta kendisi de bahsetmiştir.Kötü yaşama riskinin kabulü ile hiç yaşamayıp bu riskten kurtuluyum kafa yapısının yazıya dökümünü görürüz.Kitapta benim net bi şekilde gördüğüm ve okuyunca sizin de göreceğiniz bir durum vardır. O da kitap belli bir olayı anlatmaz. Her 30 40 sayfada 1 konu değişir. O esnada aklına Olric ile konuşmak gelir onu yapar. Ev hayatına dönmek ister onu yapar. Arkadaş özlemi çeker geçmişi anlatır. Tanıştığı birini anlatır. Vs vs.Ayrıca ironik bir anlatımı, aşağılayıcı, mizah yönü yüksek cümleleri,yer yer düzen eleştirileri, başkaldırıları, duyarlılıkları kitabın bu kadar başarılı olma nedenlerinden bazılarıdır. Konu aslında basittir. Selim Işık ın neden intihar ettiğini araştıran en yakın dostu Turgut Özben in hikayesi.Turgut, geçmişine inmeye ve onun
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma

Yazar Hakkında

Oğuz AtayYazar · 10 kitap
Oğuz Atay, Türk roman, öykü ve oyun yazarıydı. 12 Ekim 1934'te Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde dünyaya geldi. Babası, VI., VII dönem Sinop, VIII. Dönem Kastamonu Milletvekilliği yapan Cemil Atay'dır. 1951'de bugünkü adı TED Ankara Koleji olan Ankara Maarif Koleji'ni, 1957'de de İTÜ İnşaat Fakültesi'ni bitirdi. Üç yıl sonra İDMMA İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (şimdiki Yıldız Teknik Üniversitesi) İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi oldu. 1975'te doçent olan Atay, Topografya adlı bir de mesleki kitap yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde makale ve söyleşileri yayınlandı. Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın 1971-72'de yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Bu romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazandı. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar, eleştirmen Berna Moran tarafından, "hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak nitelendirilmiştir. Moran'a göre Tutunamayanlar'daki edebi yetkinlik, Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır. Atay'ın büyük etki yaratan eseri Tutunamayanlar'ı 1973'te yayınladığı Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izlemiştir. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında toplayan Atay, 1911-1967 yılları arasında yaşamış Prof. Mustafa İnan'ın hayatı konu eden Bir Bilim Adamının Romanı'nı 1975 yılında yayımlamıştır. 1973 yılında yayımlanan Oyunlarla Yaşayanlar adlı oyunu Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Atay, beyninde çıkan bir tümör nedeniyle büyük projesi "Türkiye'nin Ruhu"nu yazamadan 13 Aralık 1977'de, İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Edirnekapı Sakızağacı Mezarlığı'na defnedildi. Öldükten sonra 1987'de Günlük, 1998'de ise Eylembilim adlı kitapları yayımlanmıştır. Sağlığında hiçbir kitabı ikinci baskı bile yapamayan Atay'ın kitapları ölümünden sonra büyük ilgi gördü ve defalarca basıldı. Yıldız Ecevit'in hazırladığı Oğuz Atay biyografisi Ben Buradayım... 2005 yılında yayınlandı. Türk edebiyatında yazdığı Tutunamayanlar ile post-modern tarzda eser veren ilk yazar Oğuz Atay'dır. Oğuz Atay, özellikle Tutunamayanlar romanında, modern şehir yaşamı içinde bireyin yaşadığı yalnızlığı, toplumdan kopuşları ve toplumsal ahlaka,kalıplaşmış düşüncelere yabancılaşan, tutunamayan bireylerin iç dünyasını anlatır. Yapıtları eleştiri, mizah ve ironi barındırır.