Ermiş

8,5/10  (456 Oy) · 
1.097 okunma  · 
362 beğeni  · 
6.413 gösterim
"İnsan için tüm amaçlarını susuzluktan çatlamış dudaklara ve tüm yaşamı bir çeşmeye dönüştüren bir armağandan daha büyüğü yoktur kuşkusuz. Benim şerefim ve ödülüm işte bu armağanda yatıyor. Ne zaman içmek için çeşmeye gelsem, diri suyun kendisini susamış bulmamda..." Yıllar boyu kendisine yurt olan kentten ayrılırken, Ermiş'ten geride bıraktığı halka hitap etmesi istenir. Kent halkı ona aşk, evlilik, suç, ölüm, güzellik ve daha pek çok konuda sorular yöneltir. Aldıkları karşılık, hoşgörü ve sevginin biçimlendirdiği bir insan yaşamı üzerine hazine değerindeki öğütlerdir. Haklıyla haksızın, suçluyla suçsuzun, dimdik ayakta duranla düşmüşün aslında aynı insan olduğu bir yaşamdır bu...
(Tanıtım Bülteninden)
Oğuz Aktürk 
01 Nis 23:43 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok beğendim ve herkese tavsiye ederim. Halil Cibran'la tanışma kitabım oldu benim de. Kitap 54 sayfa ve kendisinden daha uzun bir inceleme yazısını hak eden bir kitap diye düşünüyorum. Her cümlesinden başka bir kitap çıkabilecek nitelikte öncelikle. Okurken bir ara düşündüm beğendiğim yerlerin altını çok fazla oldukları için artık çizmesem mi acaba diye.

Ermiş'in her konuya dair bir fikri var, aşka dair, ölüme dair, dine dair, dostluğa dair... Onlarca konuda sayısız düşüncesi var. Hayatın parçalarını anlamlandıran ve onların değerli olmalarını sağlayan birisi. Dertli günlerimizin, eksik gecelerimizin, hüzünlü olduğumuz günlerin olması gerektiğini, insan olmanın erdeminin bunlar olduğunu hatırlatan bir insana başrollük yapan bir kitap. Sevinçle dolabilmek için acıyı tanımak zorunda olduğumuzu, yüreğimizin de mevsimlere sahip olduğunu, kendimizi ve ruhumuzu özgürlük hedefinde sınırlandırmamamız gerektiğiyle Zorba adlı karaktere atıfta bulunan, anca yalnızlıklarımız taştığı zaman konuştuğumuzu soluğun gelgitleri gibi gelmesi arzulanan bir adam tarafından hatırlatan kitap.

Ruhsal devinimler, harika betimlemeler... Her anlattığı konuyu hayatın içinde bir yere oturtuyor, eksik bırakmıyor sizi. O kadar ki kitap bittiğinde "Daha karpuz keseceğdik ermiş." diyesiniz geliyor, bir çay ısmarlayasınız geliyor. Her toplumun ihtiyacı olduğu türden, mantık ve duygu dengesini muhteşem bir şekilde oturtabilmiş bir insan.

Kitabı İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkmış versiyonunda okudum, çevirisi çok iyiydi. Kırmızı Yayınları'ndan çıkan, her konu içerisinde bahsedilen betimlemelerin resimleştirildiği ciltli bir versiyonu daha var, o da edinmeye değerdir mutlaka.

Samet Ö. 
12 Tem 15:34 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kişisel gelişim kitaplarını eleştirdiğimde beni çarmıha gerip domateslemek isteyenlere sesleniyorum, bırakın elinizdekini de Ermişin okyanusundan susuzluğunuzu gidermeye gelin, hem hepimize yetecek kadar var meraklanmayın.

Bu kitap hakkında hali hazırda çok güzel incelemeler yazılmış, birçok farklı açıdan yaklaşılmış. Benim vurguladığım nokta ise bir dostunuza veda ederken ayak üstü yapılan sohbetin doyuruculuğu ve verdiği hazzın üstünlüğü olsun. Çünkü Ermiş tam da bu tarzda yazılmış.
Tam da ihtiyacımız olan noktaları hep tam onikiden vurmuş. Kitaptaki didaktik aforizmalar mükemmel ama daha da mükemmel olan kitabın üslubu sanırım. Sabahattin Ali okumalarından sonra güzel üslup hastalığı bana da bulaştığından bu konudaki arayışımı şu kısacık kitapla doyurmak şaşırtıcıydı. Bazı cümleleri aynı hazzı alabilmek için tekrar tekrar okudum diyebilirim.
Sohbet tarzında ve samimi üslupla yazıldığından kitabın içindeki dünyaya hemencecik adım atmış buldum kendimi. Bu yüzden Ermiş'e ; "Gel boşver gemiyi, bi' çay içelim dertleşelim seninle" diyesim geldi.
Acının da hayatın bir parçası olduğunu bir türlü kabullenemiyoruz, Ermiş kabullen diyor, diğer türlü diyalektik anlayış gereği zevki de algılayamazsın diyor. Ama diyorum keşke hayatın kanunları böyle olmasaydı, ne olurdu ki kötülüğün olmadığı, insanların ve bilhassa hayvanların birbirini vahşice yemediği bir dünya olsa ? Diyorum da kalıyorum. İyisi mi bunları pek fazla düşünmemek.
Ben sonunda erdim galiba, siz de ermek istiyorsanız, açık adres elinizde. Keyifli okumalar :)

fazi 
 18 Haz 18:34 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir."
Ermiş'i okurken herkes kendisinden bir şeyler bulacaktır elbette. Bu cümle de Ermiş'ten bana kalan olsun.
Uzun zamandır okumayı planlayıp nihayet sıranın gelmesiyle bir çırpıda bitirdiğim, bir kez daha baştan okuyarak birçok cümlenin altını çizdiğim harika bir eserdi..
Daha erken okumayı isterdim tabi ki. Ancak bu denli ders verici cümlelerin bir zamanı ve yaşının olmadığı da bir gerçek.
Aşk, evlilik, özgürlük, suç ve ceza, zaman, arkadaşlık, sevinç ve bunun gibi hayatımız boyunca üstüne düşündüğümüz, sorguladığımız, sorgulandığımız, seçimler yaptığımız, yapmak zorunda olduğumuz her konuda öğütler bulmak mümkündü eserde.
Konusu ise şöyle; on iki sene Orphalese şehrinde kalan El Mustafa, evine gidecekken Orphalese halkı tarafından durdurulur ve halk ile arasında yirmi altı başlıkta toplanan konuşmalar geçer.
Halil Cibran'ın El Mustafa çizimi de çok dikkatimi çekti. Hatta İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi'nde kapak fotoğrafının yine kendisi tarafından çizdiği annesi Kamile Cibran olduğunu öğrendim..
Kitabı bitirince Ermiş'in kim olduğuna dair bir araştırma yapma gereksinimi duydum. Ancak ulaşabildiğim tek şey yazarın "Göğsümün bir tarafında İsa, diğer tarafında Muhammed oturur." sözü oldu. Bu cümle ile bir nebze de olsa aydınlanmış oldum..
Keşke daha uzun olsaydı, daha çok okusaydık dedim bitirince.. Her cümlenin altını çizerken buldum kendimi. Sanırım daha önce hiç bu kadar cümlenin altını çizmemiş, böyle ders verici cümleler okumamıştım..
Kısa ancak dolu dolu, anlamlı, öğütleri ile ufkunuzu genişletecek cümlelerle dolu bir kitap var elinizde ve her anlamda özenerek, önem vererek okunmayı hak ediyor..

Jay 
 25 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Ermiş, Halil Cibran’ın kaleminden ilk defa 1923 yılında yayımlanmış bir eseridir. Kitabın içeriği karma şiir denemeleri ve bu denemelerin aralarına serpiştirilmiş soyut-figür türü resimlerden oluşmaktadır. Ben Alkım Yayınları’ndan Ayşe Berktay’ın çevirisi ile okudum ve çevirisini beğendiğimi söyleyebilirim. Bu tarz anlam yükü fazla ve bir o kadar da derin olan kitapların çevirilerinin ne kadar zor olduğunu ve bunun altından her çeviri sahibinin kolaylıkla kalkamayacağını biliyorum. Nasıl ki bir Shakespeare’in kitabındaki o şiirsel havayı teneffüs edebilmek için en kaliteli çeviri aranıyorsa, bu kitap içinde aynı çaba ve özen gösterilmelidir diye düşünüyorum.

Ermiş, kitabın ana karakteri olan El Mustafa'nın 12 yıl ikamet ettiği şehirden ayrılırken (ayrılış ki ne ayrılış deniz, gemi ve onu sevenlerin bir arada olduğu bir yer. Bir vedam olacaksa eğer tam da bu şekilde olmasını isterim. Uçsuz bucaksız bir deniz, halden anlamaz bir gemi ve birkaç dost. Deniz gibi uçsuz bucaksız olduğunu düşündüğüm hayat, kimleri ve neleri geride bırakacağını dahi düşünmeyecek olan gemi gibi ölüm ve gerçekten sayıları bir hayli az olan sevdiklerim. Bir çıkmazın vedasıdır naçizane arzuladığım.) şehir ahalisi tarafından durdurulması ve sonrasında farklı meslek gruplarından bazı bireylerin insanlık ve hayata dair sorularına verdiği cevapları konu edinen bir eserdir.

Kimi insan veda eder gider çünkü vakti gelmiştir onun için bulunduğu yerde ve bireylerden alacağı-vereceği yeni bir şey yoktur gider. Mustafa gibi… Kimi insan da zihnindeki sorulara yanıt aramak için gider. İşte bu yolculukta Halil Cibran’ın bu eseri bireyin kendine ve dış dünyaya yaptığı yolculukta ona rehberlik edecek pusula niteliğinde bir kitaptır. Kitapta bahsi geçen cümlelerin çoğu düşündürücü, her kesimden insana hitap edecek nitelikte ve kalitede inancı fark etmeksizin.

Bana göre Ermiş, rotasını arayan her okurun okuması gereken bir kitap. Yazımın başında dediğim gibi çeviriye dikkat edilmesi şart öyle ki yapacağım şu alıntı farklı bir cümle yapısında çevrilseydi aynı etkiyi bırakır mıydı biz okurlarda!
“Hep de böyledir, sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Fatmanur Tali 
 13 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Halil Cibran'ın okuduğum ilk kitabıydı ve çok beğendim. Kısacık bir kitap ama çoğu cümle sizde tekrar okuma isteği uyandırıyor çünkü o kadar hoş anlatılmış ki sevgi, dostluk, tutku ve hayatımızda önemli olan bir çok değer. Ayrıca bazı gerçekleri insanın yüzüne yüzüne vuruyor. Bu kitabı kendime göre çok doğru bir zamanda okuduğumu düşünüyorum. Kötü bir ruh halindeyken beni o halden sanki çekip çıkardı, dolu dolu sayfalarıyla içimi açtı.. Tam bir huzur kaynağıydı. Kesinlikle başucu kitabı olması gerektiğini düşünüyorum ve herkese öneriyorum.

Şerife Nur Yüksel 
03 Ağu 19:39 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum en iyi kitaplardan bir tanesiydi.Kitap ve yazar hakkında çok fazla yorum okuyup hayal kırıklığına uğramamak için uzun bir süre erteledim okumayı. Ertelediğim için pişman değilim. Belirli bir seviyeye gelmelisin ki Ermiş'i anlayabilesin.

Doğum ve ölüm olan iki kapı arasında yürüyor insan. Birinden giriyor dünyaya diğerinde çıkıyor. Ermiş yürüdüğümüz yol boyunca bize ışık tutacak cümleler söylemiş. Olur da unutursak diye doğru olanı ya da yanlış olanı aramazsak kendimizde diye sufleler vermiş.

Sizlerden kitap tavsiyesi isteyen arkadaşlarınıza Felsefe,Kişisel Gelişim, Roman/Hikaye tarzında gönül rahatlığı ile önerebileceğiniz bir kitap. Benimde kütüphanemde en sevdiğim kitapların yanına koyduklarımdan. Altını en fazla çizdiklerimden.

İncelememi kitabın beni en çok etkileyen " Kentin duvarlarının içine ev yapmadan önce, hayallerinizle kırlara çardak yapın. " cümlesiyle bitirmek istiyorum. Sevgili dostlar hayal coğrafyasının sınırı yok hayallerinizi korkak alıştırmayın.

Keyifli okumalar. :)

Murat Sezgin 
01 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

--Spoiler--

**Derinlemesine dikkate alındığında piyasadaki kişisel gelişim kitaplarına rakip olacak nitelikte bir eser.**

Kitabın bölümleri aşk, evlilik, çocuklar, vermek, yemek ve içmek, sevinç ve üzüntü, ev ve evin önemi, giyecekler, alım ve satım, suç ve ceza, yasalar, özgürlük, sebepler ve arzular, acı, bilgelik, öğretme, arkadaşlık, konuşma, zaman, iyi ve kötü, dua, zevk, güzellik, din ve ölümden oluşuyor.

Her satır, her kelime İslamiyetle Hristiyanlığın -Hristiyanlık daha ağır bassa da- ortak değerleri bağlamında özenle bir araya getirilmiş.

El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. ( https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Halil_Cibran sitesinden alıntı. )

Keyifli okumalar.

Hogír 
 30 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Halil Cibran'ın okuduğum ilk kitabı. İyiki de okumuşum. Bu kısa ve nitelikli kitabından sonra yazarın diğer kitaplarını da okuma listeme aldım. Kitap 54 sayfa kahvem bitmeden kitap bitti yani. Ama kitaptaki her bir başlık altında yazılanlar insanı saatlerce düşünmeye sefkedecek nitelikte. Her cümlesinin "alıntı" olarak paylaşılabilecek nitelikte bir kitap.Ve her insana bir şey katabilecek nitelikte bir kitap.
Kitabın içeriğine bakarsak; on iki yıl kaldığı Orphalese kentinden ayrılacak olan Ermiş El Mustafa'nın gitmeden önce halkın "doğum ile ölüm arasında olana dair ne varsa sana gösterilen, bize anlat." demesi üzerine halkın sorduğu sorulara verdiği cevaplardan oluşuyor kitap. Bu sorular aşkın, evliliğin, sevinç ve kaderin, özgürlüğün, güzelliğin ve daha nice başlık altında cevaplandırılıyor.
Herkese önerebileceğim ve keyifle okuyabileceğiniz bir kitap. İyi okumalar.

Nurhan Işkın 
12 May 00:43 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Bir bilge olan El Mustafa, on iki yıl yaşadığı Orfales'ten ayrılmak üzere iken halkın sorduğu sorulara cevap vermesi ile oluşan hikaye de, hayata dair ne var ise; dünyamızı, bedenimizi, ruhumuzu doyuracak her bir sözcüğe anlamlar yükleyerek cevaplandırdığı, ders niteliğindeki öngörüleri ile, bizlerin de düşünüp hayata bakış açımızı tekrar gözden geçirmemiz adına çıkardığı yolculukta, sayfa sayısı az ama anlamı büyük olan eser ile tekrar keşfetmemizi sağlayacak...

El Mustafa sorulan sorulara, ırmağın okyanusa giden yolu gibi duru ve sakin bilgelik dolu cümleleri ile cevap verirken, düşünce dünyamızı da Orfales halkı gibi sarmaya, rehberlik edip yol göstermeye çalışıyor...

"İnsan ne ararsa önce kendin de aramalı" cümlesine en güzel cevapların yer aldığı bu bilgelik dolu hikayeyi herkesin okumasını tavsiye ederim...

Beyza Yuksel 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Halil Cibran ' ın okuduğum 2.kitabı. Okuduğum ilk kitabı ise Asi Ruhlar kitabıydı. Ama bu kitap ondan farklı. Bu kitap tüm kitaplardan farklı..
Cibran ' ın bu kitabı kesinlikle başucu kitabı, bir rehber kitap.
Hayatın her yönüne dair öğütler vermiş beni mest eden şiirsel bir dil kullanmış. Her cümlesiyle üzerinde düşünülmesi gerekilen bir kitap.
İçerik olarak merak ederseniz Mustafa'nın Orfales halkına aşk, dostluk, ölüm ve aklınıza ne gelirse.. Bu konularda yapmış olduğu nasihatlerden oluşuyor. Kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum.
Teşekkürler Halil Cibran.

Kitaptan 720 Alıntı

Oğuz Aktürk 
 01 Nis 22:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelimeyle harika.
"Hakikati buldum" değil, "Bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum." demeyin. "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım." deyin.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 30 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 30 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Hakan TEKİN 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Aranızda sevme gücünün uçsuz bucaksız olduğunu hissetmeyen var mı?"

Ermiş, Halil CibranErmiş, Halil Cibran
Oğuz Aktürk 
01 Nis 18:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İmar yönetmeliği, belediye kanunları falan yok, bam bam bam.
Hayalinizde kırlara çardak kurun, kent surları içine bir ev inşa etmeden önce.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Oğuz Aktürk 
01 Nis 22:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hayret dolu kalabilmenin ilmi.
Eğer yüreklerinizi yaşamlarınızın gündelik mucizeleri karşısında hayretle dolu tutabilseydiniz, acınız da en az sevinciniz kadar harikulade görünürdü.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Oğuz Aktürk 
01 Nis 17:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Evliliğe dair.
Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Hakan TEKİN 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Güzellik, aynada kendini seyre dalan sonsuzluktur.
Ama sonsuzluk da sizsiniz, ayna da."

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 77)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 77)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
14 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Eğer Tanrı'yı bilmek isterseniz, bilmece çözmeye girişmeyin. Onun yerine çevrenize bakın, O'nu çocuklarınızla oynarken göreceksiniz.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 43)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 43)

Sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz ; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinizde de dua etseniz.

Ermiş, Halil CibranErmiş, Halil Cibran
Nurhan Işkın 
11 May 03:27 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Gönüllerinizi verin, fakat diğerinin himayesine değil.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 68 - Mavi Çatı Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 68 - Mavi Çatı Yayınları)
Murat Sezgin 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Aşk ateşi içinize düştü mü koşun onun peşinden, yolları sarp ve gidilmesi zor olsa da bırakmayın peşini, koşun

Ermiş, Halil Cibran (Arkhe Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Arkhe Yayınları)
72 /