Yeni Dünya

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsan ne garip şeydir!
8/10
·148 syf.··
2021 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 13:57
Sabahattin Ali bu kitabında 1936-1942 yılları arasında dergilerde yayımladığı hikayelerini bu eserde toplamış. İçerisinde 13 tane hikaye var: “Asfalt yol, Hanende Melek, Çaydanlık, Ayran, Isıtmak İçin, Uyku, Selam, Bir Mesleğin Başlangıcı, Bir Konferans, Yeni Dünya, İki Kadın, Sulfata, Hasanboğuldu” Bu hikayeler okuyunca içimizi sımsıcak edecek türden hikayeler değiller tam tersine okuyunca huzursuz olup, anlatılanlar üzerine düşünmemiz gereken hikayeler. Anadolu insanı ve yaşamını tüm gerçekliğiyle anlatan hikayeler. Konu olarak yaşanılan yokluk, yoksulluk, sağlık sorunları, geçim zorluğu, insanların dönem zihniyeti ve olaylara bakış açılarını çok güzel dile getirmiş Sabahattin Ali. Genel olarak güzel bir kitaptı.Sabahattin Ali' nin yalın bir dili olmasına karşın anlatılan olaylar bir o kadar sarsıcıydı. Çünkü bu anlatılanlar kurgu değiller aksine o kadar gerçekler ki.. En sevdiğim alıntıyla bitirmek istiyorum: "Kim olursan ol... Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır... Hiç olmazsa bir tek sözü ..."
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2022 13:33
Yeni Dünya... Düğünlerde oynayarak dans ederek para kazanan , ama ilerleyen yıllarda dikkatleri üzerine pek çekemeyen bir kadın. Adı Yeni Dünya olan bu kadının öyküsünü anlatan hikaye, kitaba adını vermiş ve kitabın arka kapağında yazdığı gibi bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir. Peki "Yeni Dünya" kitaba adını verirken diğer öyküler ne anlatıyor derseniz, yeni dünyanın zavallı insanlarını anlatıyor diyebilirim. Para kazanmak için dertlerini içine atıp yüzlere gülerek dans etmek zorunda kalanları, ailesine bakmak - evlerini sobaya bir odun atarak ısıtmak için ayran satmak zorunda kalan çocukları, hayata devam edebilmek için para kazanmak mecburiyetinde olan yeni dünya insanlarını anlatıyor. Romanları ile çok okunan bir yazar olan Sabahattin Ali'nin hikayeleri de okunmalı.
Hikaye-Öykü
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
Hayal kırıklığına uğradığım bir eserdi.
6/10
·148 syf.··
2023 110. kitabı
Ne yazık ki kitabı okurken, yazarının Sabahattin Ali olmasının gafletine düştüm. Açıkçası okumasam da olur diyebileceğim kitaplardan bir tanesiydi. Eser on üç kısa hikâyeden oluşuyor. Benim en hoşuma gidenler Asfalt Yol, Hanende Melek ve Ayran hikayeleri oldu. *Asfalt Yol hikayesinde bir köy öğretmeninin köylüler için yol yaptırma mücadelesini anlatıyor. Özellikle günümüz insanlarını çok güzel anlattığı bir hikayeydi. * Hanende Melek, davavekili Hüseyin Avni isimli ihtiyar bir adamın Melek isimli şarkıcı bir kadına karşı saplantılı arzusuna nasıl yenik düştüğünü anlatıyor. Açıkçası ben Hüseyin’i hiç sevmedim. Gerçi okuyanlar bilir adamın sevilecek bir yanı yoktu. Evli olmasına rağmen karısının ve çocuğunun rızkını gece hayatında ziyan eden saçma sapan bir karakterdi. Bu da günümüz dünyasında nefsine yenik düşen bazı kişileri özetler nitelikteydi. *Ayran hikayesinde Küçük Hasan isimli bir çocuğun kardeşleri ve kendi için verdiği hayat mücadelesini anlatıyor. Benim en etkilendiğim hikayelerden biriydi diyebilirim. Hele ki trenin, üçüncü mevki vagonlarından birinin penceresinden iki defa maşrapayla ayran içen adamın, çocuğa on kuruş verip beş kuruşunu geri istemesiyle birlikte olaylar ilginçleşiyor. Özetle Sabahattin Ali’nin birden çok kitabını okuduğum için beklentilerim oldukça yüksekti. Bu kitabı okumaya başladığımda yüksek bir yerden düşmüş gibi oldum. Üzülerek söylüyorum ki bu eser bende iyi bir intibah yaratmadı. Eğer bu kitaba bir şans vermek istiyorsanız beklentilerinizi yüksek tutmamanızı öneririm.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
6/10
·148 syf.·
2023 72. kitabı
Yeni Dünya, Sabahattin Ali'nin öykülerinin bulunduğu öykü kitabı, 13 öykü den oluşuyor. Yeni Dünya'da taşra var, bozkır var, Anadolu var, yokluk var. Kısaca Anadoludan yaşam manzaraları diyebiliriz. Öykülerde hayatın gerçekleri anlatıldığı için sonları hep mutsuz bitiyor malesef. Sabahattin Ali 'nin üslubunu sevdiğim için okumadığım kitabı kalmasın diye başladım diğerler kitaplarına nazaran  aynı keyfi aldığımı söyleyemem ,  ama yine de Sabahhatin Ali neticede okumadan gecilmemeli . Keyifli okumalar   :)
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
kitap yorumu
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
Sabahattin Ali’nin birbirinden güzel 13 hikayesinin derlemesi olan bu kitapta her karakter ile farklı duyguları yaşadım. Biraz iç burkulması yaşattıysa da tadı damağımda kaldı hikayelerin. Öykü okumayı sevmeyenler bile sıkılmadan okuyabilir.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
ne güzel kalemin Sabahattin Ali ve evet "insan ne garip şey"
8/10
·148 syf.··
2022 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 12:02
Konu Sabahattin Ali olunca iki çift laf etmeden geçemedim. Birbirinden kıymetli on üç hikaye var kitapta. Peki neden kıymetli : Zamanda yolculuk yaptıran(1936-1942),geçmiş zamanda Türkiye panoramasını gözler önüne seren,toplumcu bir bakış açısı ile gerçekleri tüm çıplaklığı ile gösteren,iç burkan, sürükleyici bir dille yazılan hikayeler.... Okurken çoğu karaktere yardım eli olmak istiyorsunuz. Ne sefil günlermiş be demiyorum hala süregelen şekli değişmiş bir sefalet devam ediyor çünkü.. At arabasının ulaşım aracı olarak kullanıldığı günler hiç kolay günler değildi. Taşra birçok ruhu taşlaştırmıştı...:( Savaş psikolojisi sirayet etmiş ruhların küçük ve günü kurtarmak ile geçen dünyalarına şöyle bir bakmak istersen bu kitaba şans ver derim sevgili okur...
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2020 121. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2020 10:57
İçerisinde kısa kısa hikayeler var. Kitap adını da içinde yer alan Yeni Dünya hikayesinden alıyor ama beni en çok etkileyen son hikaye oldu. Keyifle okunacak, dinlendirici bir kitap.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2021 54. kitabı
Merhaba dostlar Sabahattin Ali çok iyi bir gözlemci ve çok çok iyi bir anlatıcı. Bu kitap yine Anadolu'nun dört bir yanından insan öyküleri içeriyor. İçim burkularak okudum. Okuyan kadinlar kulubu #türkklasikleriserisi etkinliğinde bu ayki kitabımızdı. Sevgiyle kalın
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
9/10
·148 syf.··
2021 36. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 00:51
Sabahattin Ali ⤻Yeni Dünya Ah ah nasıl doğru nasıl acı nasıl gerçek hikayeler okudum böyle... ⤻Daha da acısı Sabahattin Ali'nin 1936-1942 yıllarında farklı dergilerde yayımlanan bu hikayelerinin günümüzde maalesef maalesef ve maalesef aynı dirençle kötülüğüne ruhuna daha doğrusu ruhsuzluğuna devam ediyor olması ne kadar üzücü... ⤻Yeni Dünya kitabını elime aldığımda arka kapak okuma alışkanlığım ve daha önce kitapla alakalı en ufak bir fikrim olmadığından biraz daha bilim kurgu ya da geleceğe yönelik bilinmeyen ama ön görülen bir hikayeler seçkisi olarak tasavvur etmiştim. ⤻Ancak kitaba ismini veren 'Yeni Dünya' içerikle ilişiği göz önüne alındığında yerinde ve çok özel bir inoriden ibaret. ⤻Her hikayede insanın içini ezen üzen ve 'böyle olmamalıydı - bunu yapmamalıydı - insanlık bu değil-muadili hislerle dolup taşarken, yaşadığım günlerin aslında bu okuyup hayıflandığım sayfalardan çok daha elzem bir çürümüşlüğe teslim olduğunu görüyorum. Yazık... ⤻Burada özellikle dikkatimi çeken Sabahattin Ali nin sayfalara serpiştirdiği karakterlerin tutarlı iyilikleri ya da kötülüklerini capcanlı yaşayan bireyler olarak vuku bulması.. Bu da yazarın altın bir kaleme sahip olduğunun net göstergesi...!
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma
7/10
·148 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 17:35
13 hikayeden oluşan bir kitap. Hikayeler toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme alınmış; her birinde Anadolu'nun farklı yerlerine ve orada yaşayan insanların hayatına tanık olıyorsunuz. Beni en çok etkileyen hikaye "Isıtmak İçin" oldu.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202033,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.