Yeni Dünya

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
2020 38. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 18:32
Her öykü birbirinden güzel. Sabahattin Ali'nin tüm eserlerini okumayı düşünüyorum. Sizlere de naçizane tavsiyemdir. .
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Sabahattin Ali’nin okuduğum ikinci öykü kitabı -daha önce de Değirmen’i okumuştum- olan Yeni Dünya beklentimi gayet iyi karşıladı diyebilirim. Toplamda 13 kısa hikayeden oluşan bu eseri okurken Sabahattin Ali’nin ne kadar güçlü betimlemeler kullandığını fark ettim, daha önceki kitaplarda da bunu görebiliyordum fakat bu eserinde bolca betimlemelere yer vermiş diyebilirim; isanı yormayan, okuyunca hemen anlaşılan hoş betimlemeler... Her hikayede farklı konular ele alıp bunları sürükleyici bir şekilde yazmış Sabahattin Ali. Her eserinde farklı duygular, izlenimler bırakmış; bazen insana acıma hissi veren ve bazen de insanı güldüren -ama sık sık acıma duygusu ele alınmış- ve sonu beklenmedik şekilde biten hikayeler işlemiş. Aralarında en çok beğendiğim eser, son hikayesi, Hasanboğuldu öyküsüdür. Aşkı uğruna zorlu bir görevi başarmaya çalışan fakat başaramayıp sonu hüzünlü biten Hasan ve Emine’nin öyküsü beni çok etkiledi. Diğer beğendiğim hikayeler ise şöyle: Çaydanlık, Ayran, Isıtmak İçin, Selam, Yeni Dünya.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
10/10
·128 syf.·
2021 8. kitabı
Yine bir Sabahattin Ali kitabı. Yüreğimi bıraktım sonundaki öyküde. Toplumsal konuları öylesine tadını aldıra aldıra kaleme almış ki anlatamam. Yer yer betimlemelerinde kayboldum. Kesinlikle okumanız gerekiyor Sabahattin Ali'yi.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
Yeni Dünya/ Sabahattin Ali
8/10
·128 syf.·
2020 4. kitabı
Yeni dünya... İnsanın gözünde okurken edebiyatla harmanlanmış bir Anadolu canlanıyor. Anadolu'dan sıcak öyküleri edebi kalemiyle birleştiren Sabahattin Ali okurlarına güzel öyküler bırakıyor. Anlamaya başladığın an öykülerdeki gerçekler insanın yüzüne sert bir tokat gibi çarpıyor. Sabahattin Ali kalemini sevenler ve bir de bizden biri gözünden Anadolu'yu yaşamak isteyenlere kesinlikle öneriyorum.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
Yeni Dünya
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2022 14:45
Sabahattin Ali bu kitabında 1936-1942 yılları arasında yazdığı hikayeleri bir arada toplamış. İçerisinde 13 tane hikaye var. Bunlar, "asfalt yol, hanende Melek, çaydanlık, ayran, ısıtmak için, uyku, selam, bir mesleğin başlangıcı, bir konferans, yeni dünya, iki kadın, sulfata ve Hasanboğuldu." İçlerinden en çok beğendiğim iki hikayesi "Isıtmak İçin ve Hasanboğuldu" hikayesiydi. Genel olarak hikayelere baktığımız zaman, Sabahattin Ali konu bakımından Anadolu insanının hayatını konu edinmiş. Yaşanılan yoksulluk, yokluk, sağlık sorunları, geçim zorluğu, insanların dönem zihniyeti ve olaylara bakış açısını güzel bir dille bize anlatıyor hikayelerinde Sabahattin Ali. Okunmasını tavsiye ederim, okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar..
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 17:28
Sebahattin Ali’nin en çok bilinen üç kitabının dışında öykü kitapları da mutlaka okunmalı. Yazar’ın kendi yaşamından, görev yaptığı şehirlerden de izler barındıran bu kitap anlatımıyla okuyucuyu etkiliyor.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
7/10
·128 syf.··
2020 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 12:59
Sabahattin Ali'nin bu kitabında birçok öykü bulunmaktadır. Onlar: Asfalt Yol Hanende Melek Çaydanlık Ayran Isıtmak İçin Uyku Selam Bir Meleğin Başlangıcı Bir Konferans Yeni Dünya İki Kadın Sülfata Hasanboğuldu
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2020 13:21
Yeni Dünya hikayesiyle Sabahattin Ali günlük sorunları ve güzellikleri çok iyi yansıtmış .13 hikaye kitapda yer almaktadır.En beğendiğim iki hikayesi kitapın sonundaki Hasanboğuldu ve Selam hikayesidir.Yeni Dünya hikayesinde ise düğün ve ölüm teması üzerinden anlatılmıştır.Kısa ve sürekleyici aynı zamanda içinde kendinizden bir şeyler bulacağınız bir kitaptır bunun için kitapı okumanızı tavsiye ederim.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 08:28
•Yeni Dünya• | #yenidünya Adı: Yeni Dünya Yazarı: Sabahattin Ali Türü: Türk klasikleri, hikaye #kitapyorumu Sabahattin Ali’nin diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabın da dili oldukça akıcı ve sade. Kitap toplamda 13 hikayeden oluşuyor. Kitaptaki hikayeler: 1-) Asfalt Yol 2-) Hanende Melek 3-) Çaydanlık 4-) Ayran 5-) Isıtmak İçin 6-) Uyku 7-) Selam 8-) Bir Mesleğin Başlangıcı 9-) Bir Konferans 10-) Yeni Dünya 11-) İki Kadın 12-) Sulfata 13-) Hasanboğuldu Seçmekte çok zorlansam da benim bu hikayelerde en sevdiğim 'Ayran' ve ‘Hasanboğuldu’ hikayeleri oldu. İnstagram—> aylaslibrary
Hayat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma
9/10
·128 syf.··
2021 1. kitabı
Sabahattin Ali eserlerini hep çok sevmişimdir. Bundan dolayı kütüphanemde birçok kitabı mevcut. Dilinin anlaşılırlığı, konu zenginliği, betimlermerini adete bir fotoğraf keresini gözlerimizin önüne serercesine anlatımı ve daha birçok özelliği ile kendisi bir baş yazar gözümde. Sabahattin Ali okuyacaklara küçük bir tavsiye, mutlaka yanınıza bir not kağıdı alın onlarca yeni kelime öğreneceğiniz kesin. Velhasıl kelam Sebahattin Ali okumadan bu dünyadan göçmeyin... Yeni Dünya ise yine beni şaşırtmayan bir eser oldu. Küçük küçük öykülerden oluşmuş, her öyküsünde ayrı düşündüren bir kitap. Yazar öykülerin sonunu hep açık bırakmış ve bana göre bu tarz eserler tam anlamıyla bir şaheser. Çünkü sonu sizin hayalgücünüze kalmış oluyor ve kitabı kapattığınızda binlerce son geçiyor kafanızdan. Alın size beyin egzersizi
Yeni DünyaSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201933,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.