Yeni Dünya

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dünyanın Düzeni, Muamma...
Puan vermedi·148 syf.·
2025 43. kitabı
İnsan yalnız kendi derdinin mi tasasını, cefasını çeker? Sanmıyorum.. ‎Eğer vicdan sahibiyseniz, duyduğunuz gördüğünüz tüm dertler kendi derdiniz gibi canınızı yakar, yüreğinizi sızlatır. ‎Bunu Yeni Dünya kitabında da görmek mümkün. Sabahattin Ali bu kitabında bizlere kısa hikayeler sunuyor. ‎Önce anlatıyor, ardından geri çekilip "Buyrun bakalım.. Düşünün üzerine derin derin, ayıklayın pirincin taşını, mümküse.." diyor âdeta. Sonra başlıyorsunuz hikayeler üzerine düşünmeye. Bana okuması zor geldi. Dilinden değil insan olmanın ağırlığını taşıyan, boğazınızda düğümlenen cümlelerinden ve hissettirdiklerinden. ‎"Hasanboğuldu" ise içlerinde beni en çok etkileyen oldu. Efsaneleri unutulmaz yapan çekilen acılar mıydı, imkansızlıklar mıydı.. Yoksa ikisinin iç içe geçmiş hali miydi acaba..? ‎“Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır...Hiç olmazsa bir tek sözü...” ‎Sözün gücüne her zaman inanmışımdır. ‎İnsanın büyük şeylere gücü yetmese bile bir cümlelik teselli, bir dua, bir söz bazen dünyalara bedel olabiliyor. ‎ ‎İnsan böyle bir varlık işte.. Ufacık şeylerle bile mutlu olabilen Birbirimizden esirgemediğimiz sürece..! Herkese keyifli okumalar..
1000Kitap
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
6/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:23
Kitabın temel gücü, olay örgüsünden çok gözlem gücü ve gerçekçiliktedir. Sebahattin Ali süslü bir dil kullanmaz; sade bir anlatımla gündelik hayatı olduğu gibi verir. Bu yüzden öyküler “büyük olaylar” yerine, sıradan insanların yaşadığı küçük ama sert gerçekliklere dayanır. Öne çıkan öykülerden “Hasanboğuldu”, kitabın duygusal zirvesidir ve halk anlatısı havasıyla diğerlerinden ayrılır. “Asfalt Yol” ve “İki Kadın” ise daha çok toplumsal eleştiri ve insan ilişkileri üzerine kurulur. Kitabın zayıf tarafı, bazı öykülerin oldukça sakin ilerlemesi ve güçlü bir merak unsuru taşımamasıdır. Bu nedenle her okuyucu için aynı derecede sürükleyici olmayabilir.
1000Kitap
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
Yüreğimi dağladın Sabahattin Ali
8/10
·148 syf.·
2023 62. kitabı
Yeni Dünya, Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yayımlanan öykü kitabı. Sabahattin Ali’nin 1936 ile 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan öyküleri bu kitapta toplanmış. Kitapta toplam 13 öykü var. Tek tek öykülerin konularını anlatmayacağım. Bunun yerine kısaca kitabı okurken yaşadığım kişisel deneyimden bahsedeceğim. Özellikle bir öyküye parantez açmak istiyorum; Asfalt Yol, bana Kurak Günler filmini hatırlattı. 1930’larda yazılmış olmasına rağmen güncelliğini koruyor. Öyküde anlatılan olayların günümüzde hala yaşanıyor olması ben düşündürdü. Kalan öyküler Anadolu insanın çileli yaşamını ve yoksulluğunu anlatıyor. Kitabın karamsar bir havası var. Öyküler duygu yüklü. Yüzümde tebessüm oluşturan bir an olmadı. Sabahattin Ali neden bu kadar karamsar öyküler yazmış bilmiyorum. Belki de kendi yaşantısından kesitler sunmuştur. Yeni Dünya Sabahattin Ali
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2022 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 09:14
Kitap birbirinden güzel 13 kısa öyküden oluşuyor.Bu öykülerde yokluk,açlık,ekmek davası,çaresizlik gibi konular tek bir çatı altında toplanmış. . Öykülerde hayatın gerçekleri anlatıldığı için sonları hep mutsuz bitiyor.Dili oldukça sade,ara ara yöresel ağızlarının da olduğu kısa konuşmalar yer alıyor. . Herkesin beğenerek okuyacağına inandığım muazzam bir Sabahattin Ali eseriydi.Tavsiyemdir. .
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
7/10
·148 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 20:55
Merhaba herkese Sabahattin Ali'nin iki tane romanını okumuştum.Bu öyküler kitabıydı.Bence öyküler idare eder okunur güzel bir dili var keyifli ancak romanları gibi değil. 13 öyküden oluşan bu kitapta bazı öyküler derin değildi, bazıları hem üzücü, hem sinir bozucuydu. Arkadaşlarımla aylık seçtiğimiz bir kitap iyi oldu yoksa ben erteleyip dururdum okuyacak çok kitap var çünkü. Beni içine çeken öyküler ; Hanende Melek Ayran Isıtmak İçin Hasanboğuldu Herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
9/10
·148 syf.·
2021 33. kitabı
"Akıcı", "sürükleyici" ve "anlamlı" sözcüklerinin hakkını veren bir kitap.. Sabahattin Ali'nin çeşitli öykülerinin derlendiği "Yeni Dünya" kitabı çantanızdan eksik olmasın.. :))
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2022 77. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2022 16:23
Sabahattin Ali'yi okumak her zamanki gibi keyifliydi. Sade diliyle, insanlık manzaralarını gözler önüne seren Yeni Dünya bir sürü kısa hikayeden oluşuyor. Her hikayede acı olan, insanı çarpan bir yan var. Ayran hikayesinde o küçük çocuğun yaşadığı çaresizlik, Isıtmak İçin adlı hikayedeki o geç kalınmışlık hissi, Yeni Dünya'daki değersizlik ve daha fazlası...
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2021 78. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 11:43
Merhaba canlar... Okuyan kadinlar kulubu nün #türkklasikleriserisi etkinliği için #sabahattinali kaleminden #yenidünya okunanlar arasına katıldı. Yeni Dünya, Sabahattin Ali'nin 1936 - 42 yılları arasında yazdığı ve çeşitli dergilerde yayımlanan hikayelerin bir araya derlenmesiyle oluşmuş. Yine çok güzel karakterler hazırlamış bizler için. Asfalt yolla başlayan yeniliklerden yaka silken köylüden, sinir kat sayılarımı yükselten Hüseyin Avni Bey'e... Çaydanlıktan, kardeşlerine bakmak için ayran satan kurtların arasında kalan Küçük Hasan'a... Isınmak için anacığının koynuna sokulsa da donup kalan küçük kızdan, uykuya yenik düşüp gerilmeme sebep olan şoföre... Bir kuru selamla başını alıp giden berber Yusuf'tan, kabadayılıktan yeni bir meslek icad eden Recep Ağa'ya... İktisatçının verdiği anlaşılmayan konferanstan, taşra eğlencelerinin artık yüzüne bakılmayacak hale gelen çengisi Yeni Dünya'ya... Kefenin cebi olduğunu düşünen Kerim Ağadan, hastasının hastalığına inanmayan doktora... Ve son olarak biri dağlı biri ovalı olan Emine ve Hasan 'ın hikayesine kadar, hepsinin hayatlarına konuk oldum. Şimdi bitirmeme rağmen hikayelerin isimlerini sorsanız eksiksiz söyleyemem ama hangi karakterin ben de nasıl izler bıraktığını uzun uzun anlatabilirim. Çünkü bir kaşık suda boğmak istediklerimde var, alıp yüreğime sokmak, korumak istediklerimde... Huzurla, sağlıkla ve kitapla kalın... #mavi_kitapkulesi
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
Yeni Dünya
Puan vermedi·148 syf.··
2022 1. kitabı
Sabahattin Ali öyküleri ile çocukluğumda denk geldiğim bazen sıradan olarak düşündüğüm ve bazende geçmişte neler yaşanıyormuş dediğim bir çok olayın her ayrıntısını tamamen okuyucuya geçirecek bir incelikle yazmış.Yeni Dünyada öyküler de bu şekilde etkileyiciydi. Hayran olmamak elde değil. Bir çırpıda biten bir kitaptı.
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2021 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2021 11:29
Sabahattin Ali'nin dönemin türk toplum yapısını en uç noktasına kadar sentezleyerek gözlem ve analizlerinden oluşturduğu 13 öykülük kitap gerek mekanlarıyla özellikle de karakterleriyle insan ruhunun derinliklerine muazzam bir dokunuş sergiliyor. Toplumda hep ezilen,acı çeken,dışlanan karakterler seçmesi unutulmaz eserler birakmasindaki en önemli etken diye düşünüyorum. Kitapla kalın.
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.