Kolay değildir devlet adamlığı. Devletin herhangi bir yerinde makam ve unvan sahibi olmak olmadığı gibi; makamın çok yüce, unvanın çok şaşaalı olması da değildir. Becerikli politikacı falan olunur ama devlet adamı hiç olunmaz. Çok zeki, çok becerikli çok çalışkan olduğu söylenenler, kendileri için de bu söylentiye kanıp bunu yeterli bularak devlet adamlığına heveslenince ne durumlara düştüklerini ve devleti ne durumlara düşürdüklerini gösteren örnekler bugünlerde fazlasıyla var. İç politikada başarı sağlayan; iyi laf etmek, insanları şu ya da bu yöne çekebilmek, komploları bozup üste çıkabilmek başarılı politikacılıktır ama devlet adamlığı demek değildir. Devlet adamlığı, yönetilen devletin başarısıyla ölçülür.
Bir insan on yıl sonra yaşayacakları için de olsa bir ihtimal, neden o anın içindeymiş gibi bir ruh haline bürünüp alışkın olduğu bir hayattaymış gibi bahseder ki?
"Benden sonra bir kavim gelecektir ki çeşitli nefis yemekler yiyecekler, çeşitli elbiseler giyecekler, güzel kadınlar alacaklar, kıymetli atlara binecekler, onların içi az şeyle doymayacak, çok şeye de kanaat etmeyecekler. Onların bütün gayreti dünya olacaktır, dünyaya tapacaklar, her şeyi dünya için yapacaklardır. Bu sebeple benden vasiyet olsun ki, sizin çocuklarınızdan onları kim görürse onlara selam vermesin, hastalarını sormasın, cenazelerinin arkasından gitmesin, onların büyüklerine hürmet etmesinler. Bunları yerine getirmeyen kimse İslam dinini yıkmakta onlara ortak olur..." Hz. Muhammed