Hristiyanlığın 2'nci ve 3'üncü yüzyıllarında Mesih hakkında sayısız görüş vardı. İsa'nın bazı takipçileri onun bir insan olduğunu, fakat ilâhî boyut taşımadığını düşünmüşlerdi.Diğerleri onun ilâhî olup insanî boyut barındırmadığına inanmışlardı. Diğer bazıları onun iki ayrı varlık olduğuna kanaat getirmişler, -en sonunda bu tartışmalardan zaferle ayrılacak olan- başka bazıları ise onun aynı anda hem insan hem ilâh olduğunu ve buna rağmen iki değil bir varlık teşkil ettiğini ileri sürmüşlerdi.Bununla beraber tüm bu tartışmalar daha geniş bağlamlara yerleştirilmelidir.Mesela Tanrı hakkında da tartışmalar yaşanmıştı. Bazı Hristiyanlara göre tek bir Tanrı vardı. Bazıları iki Tanrı bulunduğuna inanmışlardı – Eski Ahit'in Tanrısı, İsa'nın Tanrısı ile aynı değildi. Diğer bazıları on iki tane, başkaları otuz altı tane, diğerleri ise 365 tane tanrının varlığına kanaat getirmişlerdi.Peki, ama bu gibi görüşleri savunan birisi nasıl olup da "Hristiyan" olabilirdi? Onlar, niçin Yeni Ahit Kitabı'nı okuyup da bu iddialarının yanlış olduğunu görememişlerdi? Elbette burada cevap şudur:O zamanlar henüz Yeni Ahit Kitabı da ortada yoktu.⁴⁴⁶