Kafalarında seçim sandığı taşıyan siyasetçiler unutulacak; aydınlara, sanatçılara en acımasız cezaları verenler unutulacak; devlet adına yol kesen eşkıya unutulacak; beyinlere dikenli teller dolayanlar unutulacak; devlet başkanları unutulacak; kırmızı plakalı arabalara tırmanmış başbakanlar unutulacak; bakanlar unutulacak...
Resimleri ile Dinolar, Arbaşlar; romanları, öyküleri ve yazıları ile Yaşar Kemaller, Aziz Nesinler, Rıfat Ilgazlar, Sabahattin Aliler; şiirleri ile Nazım Hikmetler, Ceyhun Atuflar, Hasan Hüseyinler, Ahmet Arifler hep yaşayacaklar!..
Türküler söylendikçe Türk diliyle / Seni seviyorum gülüm dendikçe, Türk diliyle”, bu ressamlar, bu yazarlar bu şairler hep anılacak!.. Yasak olsa da anılacak... Yasak olmasa da anılacak... Bugün salonlarda anılacak... Yarın alanlarda anılacak...
Devletlüler unutulacak ve yarınlara, ilkellikleri dışında bir iz bırakmadan unutulup gidecekler bir bir. Avni’nin atları kalacak yarınlara...
“Gülüm Kuvvayı Milliye atları, / Gözüm Kuvvayı Milliye atları...”
Yasak üstüne yasak konsa da yaşayacaklar; adları okul kitaplarından çıkarılsa da yaşayacaklar, şiirlerinden, yapıtlarından devlet televizyonunda, radyosunda tek sözcük bile olsun söz edilmese bile yaşayacaklar!..
“Türküler söylendikçe Türk diliyle / Seni seviyorum gülüm dendikçe, Türk diliyle”, bu ressamlar, bu yazarlar bu şairler hep anılacak!.. Yasak olsa da anılacak... Yasak olmasa da anılacak... Bugün salonlarda anılacak... Yarın alanlarda anılacak...
Devletlüler unutulacak ve yarınlara, ilkellikleri dışında bir iz bırakmadan unutulup gidecekler bir bir. Avni’nin atları kalacak yarınlara...