“Yalnızlığın kıyısındayım.
Neden sürekli yalnızlık temasını seçiyordum ki? Sanki içimdekileri dökmenin başka bir yolu yokmuş gibi…
Yalnız mıydım peki?
Hayır, aslında değildim. Hayalimdeki hayatta
Bazı yorgunlukların uyumakla geçmediğini ilk ne zaman öğrendim bilmiyorum. Bildiğim tek şey, uzun zamandır hiçbir sabaha dinlenmiş uyanmadığım… İnsan bazen kalabalığın ortasında bile kendi sesine
Tatlı bir heyecan vardı içimde; sebebini tam olarak açıklayamadığım ama varlığını her an hissettiğim bir heyecan. Olumsuzluklar, yorgunluklar, içimde birikmiş kırgınlıklar… Hepsi bir kenara
Bugün yine nedenini bilmediğim bir huzursuzlukla uyandım. İçimde bir ağırlık vardı; sanki geceden kalma bir düşünce, sabaha kadar kalbime çöreklenmişti. O hissi tarif etmek zordu; ne tam bir
Odayı aydınlatan kocaman bir ışık yerine bazen küçük bir ışık yeter insana…
Benim odamda da öyleydi. Karanlığın ortasında, bir köşede yanan o küçük ışık, sanki bana umut fısıldıyordu. Ne garipti,