Giriş Bölümü
1645 yılının kış ortasıydı. Şehrin devasa katedralinin çanları, "Zamanın Donuşu"nu kutlamak için çalarken, Elias elindeki tüy kalemi mürekkebe batırdı. Önündeki sararmış sayfada, tam 100 yıl önce bugün, atasının yazdığı şu satır duruyordu: "Hava çok soğuk, odunumuz bitmek üzere. Akşam yemeğinde sadece bayat ekmek ve şarap var."
Elias içini çekti. Dışarıdaki hava gerçekten soğuktu. Odunluğu bilerek dolu tutmamıştı, çünkü atası o gün odunsuz kalmıştı. Yasalar uyarınca, o akşam Elias da üşümek zorundaydı. Şehrin meydanındaki "Uyum Gözcüleri" bacaları kontrol eder, dumanı tüten bir ev görürlerse bunu "Kutsal Döngü’ye İhanet" sayarlardı.
Elias defterin sayfalarını çevirdi. Birkaç gün sonra atasının bir dükkandan bir çift ayakkabı satın alması gerekiyordu. Ama Elias'ın ayakkabıları hala sağlamdı. Yine de o dükkana gidip, o parayı verip, o ayakkabıları alacaktı. Sonra da o ayakkabıları, atasının yaptığı gibi, üç ay sonra eskitip çöpe atacaktı.
Tam o sırada, Arşiv’in en karanlık köşesinde, rafların arkasına düşmüş, mühürü kopmuş bir parşömen parçası gördü. Üzerinde atasının el yazısı vardı ama bu, resmi "Hayat Defteri"nde olmayan bir nottu.
Notta şöyle yazıyordu: "Bu satırları okuyan halefim; bugün evlenmem gerekiyordu ama ben başka birine aşık oldum. Deftere yalan yazdım. Eğer sen de bu satırları okuyorsan, bil ki döngü bir yalandan ibaret. Ben aslında senin bildiğin o adam değildim."
Elias'ın eli titredi. Eğer atası yalan söylediyse, son 100 yıldır tüm sülalesi bir yalanın taklidini yapmıştı. Ve daha korkuncu; eğer Elias bu sırrı saklarsa, o da yalanın bir parçası olacaktı. Ama eğer gerçeği söylerse, "Döngü bozucular"ın asıldığı o meydana çıkarılacaktı.
Elias başını kaldırdı ve loş ışıkta duvardaki aynaya (o zamanın metal aynalarından birine) baktı. İlk