Uğultulu Tepeler, bence sevginin tutkuya dönüştüğünde insan ruhunu nasıl kararttığını, reddedilmenin ise nefreti nesiller boyu süren bir intikama nasıl çevirebildiğini gösteriyor bize. Hem de ne intikam ne nefret....
Okurken "YOK ARTIK!! " Dediğim, kalbimin sıkıştığı çok yer oldu özellikle sonlara doğru...
Aşk, kıskançlık, öfke ve pişmanlık arasında savrulan karakterler, duyguların dizginlenmediğinde hem seveni hem de sevileni nasıl yok ettiğini gözler önüne sürüyor.
Bu kadar kin, bu kadar intikam, bu kadar nefret niye ??? Başkasını yakacağını sanarken kendini küle çevirmek niye...Niye??
ETKİLENDİM çok ETKİLENDİM...