Us Göçebesi

Us Göçebesi
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
İsmet Paşa, TBMM
"... Biz ihtilalden gelmiş bir nesiliz. Meşru­tiyet ihtilalinden geldik. Cumhuriyet ihtilaline yöneldik. En sonu Cumhuriyet ihtilalinden demokratik rejime geçinceye kadar çok gayret sarf ettik ve çok zahmet çektik. Çok güç bir devirdi bu..."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Demokrat Partili Vali'nin, İsmet Paşa'yı vur emri!
Günümüzde birçok tarih bilmez ya da açıkça "üstat" dedi­ği Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde "Artık günün geldi!" başlıklı bir yazı yazmış; İsmet Paşa'yı açıktan tehdit edi­yor ve ölmesinin yakın olduğu haberini veriyordu. "Haksız bir taşın açtığı bere üstündeki minicik plaster ne demek? Haklı bir güllenin yere sereceği leşi örtecek kocaman kefenden ne haber?" diyerek İsmet Paşa'ya taşla değil gülle ile saldırılması gerektiğini söylüyordu. DP iktidarının körüklediği olaylar artık kontrolden çıkıyor, CHP'nin her gittiği yerde DP'liler tarafından olaylar çı­kartılıyordu. İktidara gelebilmek için önceki yıllarda toprak ağa­larıyla ve karşı devrimcilerle anlaşan Menderes bu sefer dinci yobaz lider, Nur Cemaatinin kurucusu Said Nursi'ye mektuplar göndererek kendisini desteklemesini istemiş ve dini iyice siyase­te alet etmeye başlamıştı. CHP'nin seçim gezileri, devlet eliyle engellenmeye çalışılıyordu. Telgraf çekip Kayseri'ye gelmeme­sini isteyen Kayseri Valisi Ahmet Dallı'ya İsmet Paşa "Maskara! Beni Said-i Kürdi (Nursi) sanıyor!" diyerek sert tepki göstermiş ardından da trenle Kayseri'ye doğru yola çıkmıştır. Tarih 3 Nisan 1960'dır. Devlet gücüyle terör estiren Vali, İsmet Paşa'nın treni­ni Himmetdede istasyonunda durdurmuş ve askerlere, gerekirse silah kullanılması yönünde emir vermiştir. Ancak Valinin görev­lendirdiği Binbaşı Selahattin Çetiner bu emre uymayarak asker­leriyle 3 sıra halinde dizilmiş, İsmet Paşa'yı koruma çemberine alıp şehre girmesini sağlamıştır. (Düşman askerlerinin yapamadığını Kayseri Valisi denemiş fakat Yunan askerleri gibi bozguna uğramıştır.)
İsmet Paşa'ya Topkapı da sopalı saldırı girişimi
CHP kafilesinin yurt gezilerini sürdürmesiyle iktidarın aldı­ğı önlemler de, sertleşmeye ve kanun dışı yollara kaymaya baş­lamıştı. İsmet Paşa'nın bu geziler sırasında verdiği demeçlerin yayınlanmasına yayın yasağı getirilmişti. Amaç ana muhalefet partisini etkisiz kılmak; halka ülke gerçeklerinin anlatıl-a-mama­sını sağlamaktı. İzmir gezisinden sonra uçakla İstanbul'a gelen İsmet Paşa Topkapı taraflarına geldiğinde bir grup eli sopalı cani tarafından arabasının önü kesilmişti. İstanbul Valiliği güya İsmet Paşa'nın can güvenliğini korumak için sıkı önlemler almış, bu bağlamda polis ve askerleri görevlendirmişti. Fakat Topkapı ön­lerinde İsmet Paşa'nın arabasını durdurup yolunu kesen Valiliğin güvenlik amacıyla görevlendirdiği polis komiseri Celal Kosa­va'ydı! Polis Komiseri Celal Kosava'nın İsmet Paşa'nın araba­ sının yolunu kesmesiyle birlikte, eli sopalı cani grup arabanın etrafını sararak "Paşa öleceksin! Tekbir getir!" diyerek saldırıya geçmişti. İsmet Paşa arabasından indi. Ve kendisini korumaya gelen Binbaşı Kenan Bayraktar'ın tabancasını çekerek askere, "Süngü tak!" emri verdi. Bunun üzerine saldırgan kalabalık şaşkınlıkla duraksadı ve sonra da dağıldı. (Burada da yine Yunan askerlerinin yapamadığını Demokrat Partililer yapıyordu.) Bu olaydan sonra basın toplantısı düzenleyen İsmet Paşa, saldırıların, devlet güçlerinin hoşgörüsüyle gerçekleştiğini belir­tip bu gibi olayların ancak hastalıklı toplumlarda görüldüğünü dile getirmişti.
Uşak da İsmet Paşa'ya saldıran Demokrat Partililer
İktidarının güç kaybetmesiyle birlikte Adnan Menderes'in İsmet Paşa'ya duyduğu hastalıklı nefret günden güne iyice artı­yordu. İktidarının gücünü artırmak için İsmet İnönü'yü etkisiz­leştirme girişimlerine başlanmıştı. İsmet Paşa'nın TBMM kürsü­sünden yapmış olduğu bir konuşmadan rahatsız olan bazı DP'li milletvekilleri, İsmet Paşa'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını öneren bir Başbakanlık tezkeresi sunmuştu. Adnan Menderes ve Demokrat Partililer, CHP'nin güçlenmesini istemiyorlardı. İsmet Paşa'nın çıktığı yurt gezilerinde provokasyonlar düzenlenmeye başlamıştı: Demokrat Parti il başkanının, Uşak tren istasyonun­ da, elindeki çay bardağını CHP heyetine fırlatmasıyla büyük kar­gaşa ve kavgalar yaşanmıştı. Bu kargaşada başına gelen bir taşla İsmet Paşa yere düşüp yaralanmıştı. (Kurtuluş savaşında Yunan­lıların yapamadığını Demokrat Partililer yapıyordu) Saldırıların arkasında iktidarın eli ve yönlendirmesi olduğu­nu iyi bilen İsmet Paşa Manisa'da yaptığı konuşmada şunları dile getirmişti: "Uşak'ta himaye altında istasyonda toplanan mütecavizler, benim hayatıma kastetmek için harekete geçmişlerdir. Muhalefet aleyhine Ehli Salip (haçlılar) isnadı ve muhalefeti karınca gibi ezmek tavsiyesi, gece sabaha kadar Ankara'da tertiplenerek tat­bikata konmuştur. Azınlıkta olan iktidar, nihayet kaba kuvvetle bir dehşet idaresi kurarak vatandaşları insan haklarından mah­rum yaşatmaya karar vermiş görünüyor." Uğradığı, DP'liler tarafından yapılan saldırılara aldırmayan İsmet Paşa yurt gezilerini kararlılıkla devam ettirdi. Ve Gazian­tep gezisi sırasında kararlılığını şu şekilde dile getirdi: **"Kanun yolundan çıkmış olanlar, haklarını korumak kararın­da olan hür vatandaşlar karşısında, mutlaka mağlup olacaklardır. Vatandaşlarımızın hizmeti uğrunda seve seve can vermeyi,
Demokrat Parti'nin demokra­siden saparak, tahkikat komisyonları kurarak yargının alanına girmesi; gazetelere ve radyolara sansür uygulamasının başlangıç noktası olarak verilebiJecek bu tarihten sonra ülkedeki gayrimüs­limlerin çoğu ülkeyi terk etmiştir.