K491

K491
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
Demokrat Parti'nin ilk icraatı: Arapça Ezan
Özellikle seçim döneminde ve sonrasında yaptığı konuşma­larda, Türkiye'nin CHP yüzünden yeteri kadar ekonomik kalkın­mayı yakalayamadığını söyleyen Adnan Menderes'in ilk icraat­larından biri Türkçe okunan ezanı Arapçaya çevirmek olmuştu. Demokrat Parti iktidarı, Mustafa Kemal Atatürk döneminde başlatılan, Türkçe ezan okunması töresini yerleştirmek amacıy­la çıkartılan Arapça ezan yasağı hakkındaki yasayı 16 Haziran 1950'de kaldıracaktı. Demokrat Parti biçimsel olarak yeni çıkart­tığı yasa ile Türkçe ezan okunmasını yasaklamıyor fakat ezanın Arapça okunabilmesini sağlamakla yetiniyordu. Bu tuzak yasaya CHP'lilerde katılıyordu. Ama bu yasa Türkiye'de Türkçe ezan devrinin kendiliğinden kapanmasına neden olacaktı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
27 yıllık CHP iktidarında Menderes 15 yıl milletvekili
İnsanın aklına takılıyor: 27 yıllık CHP iktidarının, 15 yılın­da milletvekilliği yapmış olan Adnan Menderes'in, acaba o yıl­larda, çözüm adına niye hiçbir önerisi olmamıştır? CHP ülkenin ekonomisini "israf' ederken neden ses çıkarmamış, Partiye veya Meclise bu konularda neden uyarılarda bulunmamış, onları daha değişik çözüm önerileri üzerinde düşünmeye neden davet etme­miştir? Düşüncelerini, farklı görüşleri dinleme arzusu ve demok­ratlığı tartışılmaz İsmet Paşa'ya neden iletmemiştir? CHP'yi, altın stokunu azaltmak ve dış borçları artırmakla suçlayan Adnan Menderes, 10 yıllık iktidarında dışa bağımlılığı artırarak milli ekonomimize misliyle zarar verecektir.
CHP'nin seçimleri kaybetmesindeki etkenlerden biri de kuşkusuz vatanperver duyguları zayıflamış, Atatürk zamanında gerçekleştirilen devrimlerin özümsendiği rehavetine kapılmış, "Atatürkçü" maskesi taşıyan ama özünde o heyecanı taşımayan, halktan kopuk siyasetçi figürlerinin ortaya çıkmasıdır. CHP ik­tidarı döneminde son Genel Başkan vekili olan Hilmi Uran'ın "Hatıralarım" adlı kitabında "Umumi bir iktisat programını biz yapamamıştık." demesi, kifayetsizliğin derecesini göstermek­tedir. Ki bu, aklın ve bilimin ışığında çalışarak ülkeyi çağdaş toplumların refah düzeyine ulaştırmayı hedefleyen Kemalizmin ruhuna aykırıdır. 14 Mayıs 1950 seçim yenilgisi Atatürk'ün son yıllarında boy vermeye başlayan böylesi olumsuz bir birikimin sonucudur.
1950 seçimleri CHP'nin 27 yıllık iktidarının sonu
Partisinin yenilgisiyle sonuçlanan 14 Mayıs 1950 seçimleri hakkında İsmet Paşa "Benim en büyük zaferim" diyebilmiş ve seçimi kaybetmiş olmayı, kişisel bir hezimet gibi görmeyip aksi­ne demokrasi ve ülkesi adına sevinçle karşılamıştır. Seçim sonrası İsmet Paşa istifa edeceğini eşi Mevhibe İnö­nü 'ye bildirirken ona şu soruyu sorar: "Artık makam aracı olmayacak, şehre otobüsle gitmek zo­runda olacaksın. Bu sorun olur mu senin için?" Mevhibe hanım derhal cevaplar: "Hayır sorun olmaz."
Demokrat Parti'nin dış borcu
Borçlanma Demokrat Parti döneminde bir alışkanlık haline gelecek ve devlet sürekli olarak borçlanacaktır. DP iktidarı dö­neminde birçok kez Meclis aşağıda örneği verildiği gibi tasarı hazırlayıp DP iktidarına yetki verecektir. TBMM 9. Dönem 3. Yasama yılı 70. Birleşim tutanakların­dan alınan dış borçlanma tasarısının adı şöyledir: ABD ve Avrupa Ekonomik iş Birliğine dahil, memleketler­le!borçlanma, yardım ve ödeme Anlaşmaları akdi için hükümete yetki verilmesine dair 5436 sayılı kanunun, yürürlük süresinin uzatılması hakkında kanun tasarısı (1/395) (Dışişleri, Ticaret ve Bütçe komisyonlarına) ABD tarafından Türkiye'ye yapılan iktisadi yardım ve hibe + krediler, 1950-1960 yılları arasında toplamda 1.018.200.000 doları bulmuştu. Yani yaklaşık 1 milyar dolar. Bu yardım ve kre­dilere 1950'den sonra, karşılıklı para fonundan yapılan ve top­lamı 2.144.000 lira tutan, bir kısmı askeri amaçlara tahsil edilen rakamı da ilave etmek lazım. İktidara geldiklerinde Meclis kürsüsünden "Devletin kasa­sında 130 ton altın var" diye CHP'yi eleştiren DP'liler, 1960 yı­lında geriye sadece 13 ton altın stoğu bırakacaklardı.