İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.
Her şeye paramız var. Saraylara paramız var, saltanat uçaklarına paramız var, makam otomobillerine paramız var, seyahatlere paramız var. Yangın söndürme uçaklarına paramız yok.
(Yılmaz Özdil)
Fidan dikelim kampanyaları da pek bir meşhurdur. Dikelim elbette ama yananın hesabını sormazsan diktiğin orda kalır mı?
İki yüz yıllık, üç yüz yıllık, dört yüz yıllık ağaçlar yok oluyor. Diktiğin onların yerini tutar mı? Kaplumbağayı da mı dikeceksin, yanan sincabı da mı dikeceksin? Diyarbakır Mardin yangınında 15 insanımız gitti pisi pisine. Kaç fidan dikersek mesela geri getirebiliriz o insanlarımızı?
(Yılmaz Özdil)
Yerlileri saymıyorum, sırf yabancı şirketlerin Türkiye'de sahip olduğu maden alanı, 200 BİN KM KAREye ulaştı. Türkiye topraklarının dörtte biri yahu!
(Yılmaz Özdil)