Tunus
Uzun yıllar Osmanlı hakimiyeti altında bulunan Tunus, 1881'de Fransa tarafından işgal edildi. 1956 yılına kadar Fransız işgali altında kalan Tunus'da halk bağımsızlık için ayağa kalkınca ülkede önü alınamaz bir isyan dalgası oluştu. Tunus'u kaybedeceğini anlayan Fransa zekice bir yönteme başvurdu. Tunus'dan askeri olarak çekilmeden önce Düstur Partisi'ni kurdurarak partinin başına da kendi adamı olan Habip Burgiba'yı getirdi. İlk başlarda halkın desteğini almak için dindar bir görüntü sergileyen Burgiba, Fransızların 1956 yılında askeri işgali sona erdirmelerinden üç yıl sonra yönetimi tamamen ele geçirdi. Burgiba, tıpkı Ålem-i İslam'ın farklı bölgelerinde olduğu gibi sahte senaryolarla Tunuslulara bir kahraman olarak lanse edildi. O da rolünü çok iyi oynayarak yönetime geldiği ilk dönemlerde yaptığı konuşmalarda kendini dindar bir kişi olarak gösterdi. Yönetimi iyice ele geçirdikten sonra camileri sıkı bir denetim altına alan Burgiba, dinlerini yaşamak isteyen Müslümanları rejim muhalifi sıfatıyla tutuklatmaya başladı. Yüzlerce alim, dindar insan çeşitli bahanelerle idam edildi. Dini ilimlerin okutulduğu medreseleri kapattıran Burgiba; çarşafı, başörtüsünü yasaklattı. Çalışma temposunu yavaşlattığı bahanesiyle halktan Ramazan'da oruç tutmamalarını bile istedi. 31 yıl ülkesini diktatörlükle yönettikten sonra 7 Kasım 1987'de akli dengesini kaybettiği gerekçesiyle görevini bırakmak zorunda kaldı.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Alıntı
Mükemmel bir anlatım...
Kurgan mezarlara kadar girmişken, Türk tarihinde önemli yer tutan, Türklerin son kurganı olan anıt kabrimize, ANITKABİR'imize değinmemek olmazdı. (Halkı yanıltmaya çalışanlara inat birkaç satır
Kitap Alıntısı
Reklam
Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥**Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih
Makale|Yazı
1. Dünya Savaşı'nı Sona Erdiren Barış Antlaşmaları
Rusya'nın Bolşevik İhtilali üzerine savaştan çekilme kararı alması, Brest-Litovsk Barış Antlaşması'yla oldu. Rusya bu antlaşmayla tüm Doğu Anadolu'dan çekilerek Türklere ait olan Kars,
Sayfa 85
İçlerinde Seyit Rıza'nın da olduğu toplam 58 kişinin 1937 Ekiminde başlayan yargılanması 15 Kasım'da biter. Seyit Rıza da dahil 7 kişi idama, 37 kişi ağır hapis cezalarına çarptırılır. Seyit Rıza'nın yaşı küçültülerek, oğlu Resik Hüseyin'in ise yaşı büyütülerek, diğer beş kişi ile birlikte, 15 Kasım 1937'de Elazığ Buğday Meydanı'nda idam edilirler: Kureyşan Ocağından, Seyhan Aşireti Reisi Seyit Hüseyin, Yusufhan Aşireti Reisi Fındık Ağa, Dmenan Aşireti Reisi Hasan Ağa, Kureyşan Ocağı'ndan Hasan, Mirza Ali Ağa. Cesetleri ise mezar yerleri belli olmasın diye yakılır. Mehmet Gülmez, darağacından indirilen cesetlerin, bugün Fırat Üniversitesi'nin bulunduğu dereye götürülerek yakıldığını yazmaktadır.
Reklam
Reklam