"Hayranlık, ruhun bir başkası önünde diz çökmesidir; ancak ruh ayağa kalkıp o yüksekliği kendi boyuyla ölçmeye başladığında, artık diz çöktüğü yeri küçümser."
"İnançlarımız, ruhumuzun hava durumuna göre giydiği elbiselerdir. Bugün üzerimizde taşıdığımız o ağır 'gerçeklik' hırkası, yarın güneş açtığında sadece bir yükten ibaret kalacaktır."
"Ruhumun açlığı, dışarıdaki ellerin cömertliğinden değil, çocukluğumun çorak toprağından geliyor. Şimdi her küçük iyilik, susuz kalmış bir toprağa düşen ilk yağmur damlası gibi sarsıyor beni."
"Bana umutla bakan o çocuğun hayallerini hangi mezarlıklara gömdüğümü anlatmaya takatim yok; ellerimdeki kanı saklayıp, ona sadece bitmiş bir hikâyenin son sayfası gibi bakabilirim."