Kendisinin doğanın hakimi haline geldiğini sanan yabancılaşmış insan, gerçekte nesnelerin ve durumların bir kölesi haline gelmiş, kendi gücünün cansız bir dışa vurumu olan bu dünyanın önemsiz bir kırıntısı niteliğini kazanmıştır.
Ancak üretken biçimde faal olan insanlar, hayatlarına bir anlam kazandırabilir ve mutlu olabilirler. Bu tür insanlar ‘sahip olmak’ hırsını terk eder ve ‘olmak’ duygusuyla dolup taşarlar
Ancak üretken biçimde faal olan insanlar, hayatlarına bir anlam kazandırabilir ve mutlu olabilirler. Bu tür insanlar ‘sahip olmak’ hırsını terk eder ve ‘olmak’ duygusuyla dolup taşarlar
İnsanlar dünyayı, yalnızca kendi içlerinde algılayabilir ve bu dünyada ancak bu şekilde varolabilirler. Bu nedenle, dikkatlice incelediğimiz her bir nesne, içimizde yepyeni ufukların doğmasına yol açar.