Ülkemizde son zamanlardaki dini ve kültürel yozlaşma üzerinde durulmuş, özellikle "elif gibi sevmek" adlı meşhur kitaba ciddi ve ağır ithaflar yapılarak dinin nasıl aşka erotizme dahi alet edilerek, çıkarlar ve iktidar için araç olarak kullanıldığını, din üzerindeki sahteciliği detaylıca anlatmış yazarımız.. dinci ve dindar arasındaki farka dikkat çekiyor kısacası. Üslup sohbet havasında ve fazlası var eksiği yok her sayfasına hak vererek okudum. Tavsiye edilir
"Sidik birikintisinde yüzen bir saman çöpüne tutunan sinek; başını dikerek, 'Ben bu denizde, bu geminin kaptanıyim'der ve salına salına gemisini yüzdürürmüş."
....Bu tip insanların görüntüsü dilimizdeki "Üstü şişhane altı kaval" deyimine tam oturmaktadır. Allah'ın emri olduğu için baş örten Müslümanların, Allah'ın bir yasağı
olan israfı görmezden gelerek kendi maddi durumları iyi olmasa bile pahalı marka başörtüsü kullanmaları ve bu örtüleri özellikle marka yazısı rahatça okunabilecek şekilde
başlarına sarmaları bu duruma ne kadar da uyuyor! İçinde
ezan okunan, zikir çeken çok pahalı mübarek telefonlar da
cabası tabii. Ayrıca havuzlu villalarda oturan ve hep pahalı
elbiselerle gördüğümüz mübarek abileri, seyyitleri de hatırlayalım... Amerika'yı Müslüman düşmanı büyük şeytan
olarak görüp ideolojik bakışını bu zeminde ifade edip de Amerikan yapımı fiyakalı cipinin arkasına "Tek Yol İslam" yazan anti-Amerikancı ve şuur abidesi mü'minlerimizi(!)de burada ibretle anmamız lazım...