Kendini cezalandırma sapkınlığı sergileyen alt kültürler çoğu zaman zulmün, insan veya hayvanların aleni ve törensel biçimde katledilmesi gibi diğer endemik biçimlerini ortaya koyar. Suçluluk öfkeyi kışkırtır ve sık sık öldürme ise bunun ifade biçimidir. Ölüm cezası suçluluk duygusundan mustarip kitlelerin nasıl tatmin edildiğinin bir örneğidir.
Suçluluğun hâkimiyeti, sıkça dini demagoglar tarafından cebir ve denetim amacıyla istismar edilen bir bağışlamayıcı duygusal tavır olan “günah”la haşır neşir olmaya yol açar. Cezalandırmaya takık böylesi “günah ve selamet” tacirleri ya kendi suçluluk duygularıyla hareket etmekte ya da bu duyguyu başkalarına yansıtmaktadırlar.
Kişinin kişiliğini olduğu gibi aşağı çektiği için utanç diğer olumsuz duygulara karşı savunmasızlığı da beraberinde getirir ve sonuç olarak genellikle mesnetsiz gurur, hiddet ve suçluluk doğurur.