İbrahim

İbrahim
@A321
. .
Cenazede okudular, mevlitte okudular, mübarek gün ve gecelerde okudular, Ramazanda okudular ama siyasetlerine, hukuklarına, ekonomilerine, ticaretlerine ve ahlaklarına hâkim kılmadılar derse, halimiz ne olacak? Bir futbol maçına, bir TV dizisine, bir YouTube yayınına, yeni çıkan bir cep telefonu modeline heyecanlandıkları kadar Kur’an’ın içinde ne var diye heyecanlanıp bakmadılar derse Peygamberimiz (s.a.s), halimiz ne olacak?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
O Büyük Mahkeme İçin Savunmanızı Hazırladınız mı? Mahkeme-i kübra’da davacı olarak Peygamber (s.a.s) geldiğinde ve "Ey Rabbim! Benim bu kavmim/ümmetim bu Kur’an’ı mehcur/terkedilmiş bıraktı” (Furkan, 30) dediğinde, halimiz ne olacak? Onlar, Kur’an’ın kalıbını, Kur’an’ın kılıfını, Kur’an’ın kâğıdını korudular ama hükümlerine sahip çıkıp hayatlarına hâkim kılmadılar. En süslü kılıflarla odalarının en güzel yerlerine astılar, raflarında sakladılar, ama evlerine, sokaklarına ve şehirlerine hâkim kılmadılar.
Cömertlik ve kuru fasulye
Üniversite'ye yeni başlamıştı. Ekonomik durumu iyi değildi. Ailesi yeteri kadar para gönderemiyordu. Mühendislik okuyordu. Çarşıda bir lokantaya girdi; - "Az kuru alabilir miyim? “ dedi. - Lokantacı hâli anladı. Ağzına kadar dolu bir tabak kuru, bir de pilav getirdi. Para ise, sadece az kuru parası aldı. Talebe hergün “az" dedi; lokantacı çoook verdi. Yıllar geçti, okul bitti. Yıllar daha da geçti. Talebe zengin bir mühendis oldu. Aklına "az kuru" geldi. Atladı okuduğu şehre gitti. Çarşıda lokantanın olduğu yere gitti. Baktı ki lokanta yok. Hemen esnafa sordu: - "Buradaki lokanta nerede, sahibi nerede? “ Esnaf, - Lokanta kapandı, amca da az aşağıda oturuyor. Tarif ettiler. - Talebe gitti evi buldu. Kapıyı çaldı. Amca kapıyı açtı.
Gönül ne kadar affet dese de, kırgınlık baki kalıyor bazı konularda.
"Hem geç, hem güç olan şeylerin sonu bahardır. Allah'a güven."