Bir savaşçı, uğradığı bozgunu kabullenir. Onu kendisiyle ilgisiz bir olay gibi değerlendirmez, zafere dönüştürmeye de kalkışmaz. Yitirmiş olmanın acısı onu kahreder, soğuk davranışlar onu acıya boğar, yalnızlık umutsuz kılar. Bütün bunlar geçtikten sonra da yaralarını sarıp yeni bir atılım yapar. Bir savaşçı, savaşın birçok muharebeden oluştuğunu bilir ve hep ileriye doğru yol alır.
İnsanın kendi yolunu seçmesi daha da zordur.Hiç seçim yapmayan kişi ,Tanrı'nın gözünde ölü sayılır ;soluk almayı,sokaklarda yürümeyi sürdürse de.Ayrıca ölüm yoktur.Sonsuzluk,her ruhu bağrına basar ve bu ruhların her biri,üzerine düşen görevi yerine getirmeyi sürdürür .Güneşin altında var olan her şeyin bir varoluş nedeni vardır.