Bir savaşçı, uğradığı bozgunu kabullenir. Onu kendisiyle ilgisiz bir olay gibi değerlendirmez, zafere dönüştürmeye de kalkışmaz. Yitirmiş olmanın acısı onu kahreder, soğuk davranışlar onu acıya boğar, yalnızlık umutsuz kılar. Bütün bunlar geçtikten sonra da yaralarını sarıp yeni bir atılım yapar. Bir savaşçı, savaşın birçok muharebeden oluştuğunu bilir ve hep ileriye doğru yol alır.