“Hala çocuklarımızı “Bizi ele güne mahcup etme, ”diye büyütüyoruz. Aslı “Bize ele ve küne mahcup etme .”El veya il devlet, kün millet demek. Yani biz bin yıllardır çocuklarımızı” Bizi devlete ve millete karşı mahcup etme ,”diye büyütüyoruz.
Söz verip de döne döne
Mahcup olma İl’e, kün’e,
Kimse giymez ki üstüne,
Suç olsa samur dediler….
Türk milletine mensup olmak ne güzel”
Bir damla suyun gayesi denize ulaşmakmış. Dereler, çaylar bazen başlarını taşlara vura vura giderlermiş, dertleşirlermiş, çok ses çıkarırlarmış ama ummana varınca sessizlik başlarmış, olunacaksa umman olmalıymış.İzler de denize varınca bitermiş. Tatlı sular denizlerin şekeriymiş ve su suyun içinden geçermiş.
“Bizim pencereler yele karşıdır,
Muhabbet dediğin karşı karşıdır,
Girebilsen gör sinemde neler var
Gülüp oynadığım ele karşıdır.
Bizim pencerelerimizin önüne başka birisi ev yapmazdı, güneşimizi ,manzaramızı kesmezdi. Hepimizin hepimize saygısı vardı. Pişirdiğimiz yemekten komşularımız da nasiplenirdi. Ellerimiz yumuk değildi.”