Ezel

Vaktin değil, gönlün yok,Gönlün olsa da gayretin yok.
Bir yerden sonra mantığın duygularının önüne geçiyor ya da hayatın gerçekleri daha ön plana çıkıyor,bilemiyorum.Ama bir şekilde gel zaman git zaman bir süre sonra yalnız kaldıktan sonra anladığı ve anlaşıldığı birini istiyor insan hayatında. Yanında olduğunu hissedeceği, yanında olduğunu hissettireceği,beraber gülüp ağlayabileceği birini istiyor.Bir diğer deyişle anlayacağınız,rahat batıyor.
Reklam
Biz bazılarını fazla abarttık.
Karşınızdaki insan sizi hayatında nereye koyuyorsa,siz de onu tam oraya koyun.Ne eksik ne fazla.
anlamayana anlatmak da bir tür kanser çeşididir.
Hz.Mevlâna'nın çok sevdiğim bir sözü vardır: Sen ne söylersen söyle, söylediğin karşındakinin anladığı kadardır. Bu noktada Uğur Gökbulut'un şu cümlesine katılmamak elde değil: Yeri geldiğinde gülüp geçmeyi öğren.Laf anlamayana laf anlatmaktan,bir şeyleri değiştirmek için çırpınmaktan ve insanlıktan nasibini alamamışlarla uğraşmaktan daha az yorar seni. Sırf kalp kırmamak, kendine yakışanı yapmak için cevap vermediğim herkes, Kendini haklı zannetti.
Kaybetmek güzeldir,kazanmayı öğretir.
Düşmeni ve ayağa kalkmanı istemeyenler var,sen onlara vermen gereken cevabı biliyorsun.
Reklam