Miraç Çağrı Aktaş

Miraç Çağrı Aktaş

Yazar
7.0/10
4.075 Kişi
·
12,8bin
Okunma
·
1.699
Beğeni
·
100,2bin
Gösterim
Adı:
Miraç Çağrı Aktaş
Unvan:
Türk Deneme Yazarı
Doğum:
Manavgat, Antalya, Türkiye, 1 Aralık 1995
Miraç Çağrı Aktaş, 01.12.1995 yılında Antalya, Manavgat ilçesinde doğmuştur. Çocukluk dönemini Manavgat'ta geçiren Aktaş, ilkokul hayatını Manavgat Çağlayan İlköğretim Okulunda tamamlamıştır.

Daha sonra lise hayatını tamamlayan Miraç Çağrı Aktaş, ilk kitabı olan "Bana Seni Seviyorum Deme Sev"i çıkartmıştır.

Tüm Türkiye'de adını duyurmayı başaran Miraç Çağrı Aktaş, ortaokul ve lise öğrencilerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Miraç Çağrı Aktaş, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünü kazanmış ve hem okuyup hem de kitaplarıyla ilgilenmektedir.
Kırdığının farkında olmayan insanlara iki çift lafım var; gün gelecek sizde kırılacaksınız. Hem de tam bizi kırdığınız yerden...
160 syf.
·1 günde·1/10
Çarşamba aksamları sen anlat karadeniz yerine börüyü izleyen ve arkadan tekrar tekrarını izleyen bir insan ve bağğğyan olarak bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Zaten kendisini tost ekmeği almak için girdiğim marketten para üstüyle aldım. O yüzden de aldığıma değil okuduğuma pişmanım. Başima bir iş gelmeyecekse ben kitabi beğenmedim. Junior boy Ahmet Batman okuyomuşum gibi geldi....

Türkiye'nin madenlerini ezberlerken canımın sıkıntısına ara vermek için başladım. Madenleri ezberlemeye çalışmak vallahi daha eğlenceli.
Kitabın başında yazar kendisini "kadınları anlayan adam" diye övüyor. Arkadaşları öyle diyomuş. Ben 27 yildir bir kadinla kendimle birlikte yaşiyorum ben bile benim ne istediğimi çözemedim de sen nereden kadınları anlayacan da bununla övünücen..

Şu 17 yaşinda ( kiz 17 yasinda) hem okula giden hem hastanede staj yapan hemde kozmetik magazasinda çalisan kiz ile ilgili olan bölüm çok kötüydü... bi kere 17 yasında biri senin sevdigin kadin olamaz 18ine kadar herkes çocuktur nokta...
Akabinde bu kiza üvey babasi tecavüz ediyor, annesi kanser bunu ögrenince hastaligi ilerliyor ölüyoda dedesiyle bu kiz malatyaya gidiyo oraya yerleşiyo da aman goy goy kurgusu işte... bi de öyku arasinda sevdigi kizin bi arkadasini kurgulamiş bu kizda bunun okuruymuş çok seviyomuş kitaplarini falan övmüş işte kendini

Ben babasiz büyudum, cok acilar cektim bana bunu bunu bunu yaptilar.. gibi direkt sersenişleri sevmiyorum ben bu yasadiklarini direkt anlatmak yerine kurgularsan ve bunu başarabilirsen yapitina hem kendinden bi şeyler eklersin hem de işte o zaman bir yazar olma yoluna girebilirsin. Böyle çocukluk travmalarini çok aci çektim diye dümdüz anlatirsan ben sıkılırım benim derdim bana yetiyo senin derdinden bana ne okurum ben psikolog değil...
Bu lisede bi kizi sevmiş, sonra onu düşünmekten sinifta kalmiş değmezmiş filan. Ee kalmayaydin. Diyemiyorum 17 yaş çok sıkıntili bi evre şimdi size bi şey anlatcam ve birlikte gülecez ok?
Kitapta duygularimizla ve kalbimizle hareket etmemiz gerektiğinin önemi vurgulanmış. Ben bunu ne zaman yapmaktan vazgeçtim tam 17 yaşinda...
Kitabi okumadan önce aklima bile gelmeyen bi sevgilim vardi. Lise 2nin sonunda taniştik. Benden 1 yas buyuktu. Farkli okullardaydik, onun staji vardi. Ben lise 4de iken( liseyi 4 yil okuyan ilk kurbanlardanim) o staj yaptigi yerde çalismaya basladi, aileler tanişmiş lise bitince herkes bize evlenir gözüyle bakiyo. Bana dedi ki sila bu sene tercih yapma seneye birlikte hazirlanalim ve ayni yere gidelim. Ben hayatimda ilk kez kalbimi dinledim. Dersaneye gidiyodum onca para vermiştik falan neyse ben o sene. İşi goygoya aldim .. sene sonu cuma gunu mudanyada kep atma törenim var günlerden sali ben altinoluk akçaya bir düğune katilmak için gittim, salona gitmek için hazirlaniyoruz telefonuma en yakin arkadaşim pelinden mesaj geldi sila iste x ile y yi ikidir sahilde yanyana görüyorum dikkat et diye. Ben mali da x sevgilim y 12 yillik arkadasim tehlike görmüyorum dedim. Çarşamba mudanyaya döndüm perşembe x beni artik sevmediğini söyleyip terketti. Cuma günü 12 yillik arkadaşım y ile kep atma törenime el ele geldiler. Tabi kizinda kep atma þoreni benimkiyle ayni oluyo maalesef Tabi beynimden kurşun yemişe döndüm.. o gece ve ardindan gelen 2 aksam bağira çağira agladim. Duvarlari tekmeleye tekmeleye ama aldatildigima değil, onunla üniye hazirlanalim diye 1 yil hayatimdan çalmama sınirlendim. Yani kendi malligima sinirlendim. Çok sinirlendim ama.
3 gün ağladim 4. Gün altinoluga gittim. Sinava girdim son çirpinişlarim bi işe yaramadi. İstediğim yeri kazanamadim.

Sonrada bi karar verdiysem hep ölçüp biçtim. İlk baş girecegim yolun çikişini hesaplarim. En yakinimda bulundurdugum düşmanlarimin! Yanina gercek askim oldugunu sandigim! Insanlari sokmadim! Bu da baştan alinmiş bi önlem.


Bunun ardindan o yaz x ile y ayrildi ve y başka bir kizla sevgili oldu gitti onunla denizlide 2 yillik kiytirik bi bölüm okudu. Ondanda ayrildi. Tabi ben o yil üniye gidemeyince çevremde salak üniyi kazanamadi diye adimi da çikartmiş oldum.

Çok güzel oldu. 12 yillik arkadaşim y üni okumadi ve yapabilecek tek potansiyeli olan şeyi yapti başkasiyla evlendi ve çocuğu oldu. Bay x ki adina bin lanet orada burada sürünüyodu en son şu an napiyo bilmiyorum. Ama x ve y çok teşekkür ederim sayenizde çok güzel bi üniversite bitirdim ve muazzam bir konumdayim. Kudurun... akabinde yani oğlummm miraççç sen neyin ne acisindan ne aşk acindan ne güveninden ve fedakarlığindan bahsediyosun. Hadi senin lisede sevdiğin kizi düşünmekten sinifta kalman bi çilginlik benim yediğim bu halt düpedüz manyaklik. İykide zamaninda bunu yasamişim evet ilişkim yaşasaydi su an 10 yaşinda olacakti muhtemelen o zerzavatla evlenip işsiz güçsüz iki cocukla ortada kalmaktansa tam yeri ve zamaninda o ikisi öyle bi kazik atip şerden hayir yarattilarki....
Aman bu da öyle bi animdi. Bu kitap aklima onu getirtti....
Ben öyle aşk acisindan yataklara düsen salya sümük aglayan erkek profili sevmiyorum o yüzden bu kitaptaki denemeler beni etkilemedi. Yani o anlattiklarin bana koymuyo canim antrenanliyim ben....
Bu küçuk ahmet batmanin verdiği şunu şöyle bunu böyle yap öğutlerini ciddiye alamam 22 yasinda hayat tecrubesinin az oldugunu düşündüğum birini dinleyemem 12 yaşinda olsam olurdu.


En komiği de insanin hayatinda bi kere aşik olduğuyyymuş... geçccccc buuunnnlariiiiiiiiii =)))

Bide kitabin sonunda şey yazmış.
İşte insan hayatinda bi kez aşik olurmuş
Miraç çagri aktaş okuyan biri asla korkak olamaz. Biz superiz falan gibilerinden. Bence stephen king ve jennifer mcmahon okuyabilenler korkak değildir. Sen kim onlar kim..

Birakin su ben seni sevdim uğrunda her seyi verdim sen beni neden sevmedin ayaklarını sen elma seviyosun diye elma da seni sevmek zorunda değil.


Aldatilmakta bi aci çekme sebebi değil olur yani bu tarz olaylar dünyanin sonu değill..
160 syf.
Öncelikle beklentim büyüktü kitap kapağı ve yazarı daha önce okumamam beni yanıltı...

Birisinin bana ben böyleyim, şöyle yaparım, yaşarım gibisinden öğüt vermesini hikaye anlatmasını hoşlananan biri değilim.

Güzel özlü sözlerle ve alıntıların üzerine kendi yaşamındaki kesitlerle yorumlaması bana bir şey katmadı açıkcası, sonuçta herkes yaşıyor kimi deniz de kimi okyanus da...
Kitabı da yarım bırakmak istemedim tamamını bitirmek istedim önyargılı olmamak için.

Sosyal medyada durum paylaşıyorsanız güzel bir kitap aslında alıntı ve özlü sözlerle yazarımızın sözleri hariç bu durumdan tabii..

Frida Kahlo'nun bir sözü hem 62. Hem 108. Sayfada tekrarlaması da gözümden kaçmadı. Zaten kitap kendini sürekli tekrar ediyor. Bu tarzı da sevdiğimi söyleyemem.

Belli bir noktadan sonra size hitap etmediğini, sanki ulaşamadığı birine hitap ediyormuş hissine kapılıyorsunuz.

Ne demiş Muhammed:
"Ben beğenmedim, bana hitap etmedi sıkıldım okurken."
160 syf.
·6 günde·1/10
Malasef ki bende bu kitabı okudum l. İnancınız olsun şuan bu kitabı iyi anlatmak iyi bir kitap olduğunu soyleyebilmeyi çok ama çok isterdim. Çünkü o kadar internet sitesi ve facete paylaşılan bir kitabı insan ister istemez merak eder ve büyük beklentilerle okur. Ben şahsen bu kitabı sadece bir liselinin günlüğüne benzettim. içinde edebiyat diye hiç bir şey yoktu, bir kaç tane özlü söz vardı ki bunların çoğunu daha önce duymuştum ve sözlerin kime ait olduğunu bile biliyordum. Yani anlayacağınız kadarıyla 5 günume yazık oldu. Keşke hiç almasıydım hiç okumasaydım.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·1/10
Bu kitaba yorumumu aylar öncesinden yapmıştım. Fikrimde değişme yok. Yorumları gördükçe kesinlikle okuyun, harika gibi şeyleri görünce şaşırıyorum. Ben mi anlamadım acaba diye kendimi sorgulama ihtiyacı duyuyorum. Çok basit ve sığ gelmişti.
Not: (17 yaşında ne yaptın diye sorsalar sınava çalışıyordum derim şimdiden cevap vermiş olayım. )
160 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir Şaman sözü der ki:
"Sevdiklerine bağlı ol ama bağımlı olma.
Fedakâr ol ama kendini feda etme.
Dünü unutma,saplanıp kalma da.
Sabret ama katlanma.
Eleştir ama suçlama.
İste ama ısrar etme.
Ve en önemlisi hiç kimseye biat etme
Bir gün hepimizin öleceğini de asla unutma..."
160 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Kitabın özeti "Kendini sev, ben çok yara aldım, artık kendimin kıymetini bilecegim ve deger vermeyene deger yok..." normalde kitabın içeriği ile ilgili bilgi vermekten hoşlanmam ama yinelenen cümlelerden çabuk sıkılan insalara tavsiye etmem. Mesela ben çabuk sıkıldım yarim bırakmak istemedigim için devam ettim ama yolculuk sırasında kitabı kaybettiğim için yarısında bırakmak zorunda kaldım:) açıkçası 73. Sayfaya kadar bu cumlerle gelmiş bir kitabın devamında merak edeceğim bir şey olduğunu sanmıyorum. Kisisel gelişim tadında bi kitap Miraç kendine hoşgelmis sefa getirmiş ben zaten kendimdeyim ;)
160 syf.
·1 günde·5/10
Bu, Miraç Çağrı Aktaş'ın okuduğum ikinci kitabı. İlki son zamanlarda hep en çok satanlar listesinde bulunan 'Sen On Yedi Yaşımsın' ve ikincisi de bu kitap. Ne yalan söyleyeyim, ikisi de hoşuma gitmedi. Her iki kitapta da yazarın kendi elleriyle okuyucu kitlesine sınırlandırdığını gördüm. Çünkü yaş alan insanların, 25 veya 30unu geçen insanların, edebi açıdan yoksun olan ve sayfaların çoğuna sosyal medya hesaplarında paylaşılan yazılara benzer yazıların bulunduğu bir kitaptan haz alacağını pek sanmam. Uzun zamandır kitap okuyan biri kendini tüm yönlerden doyuracak bir kitap okumak ister. Ama bu kitap genç kızları kitlesi olarak seçmiş gibime geldi bana. Sizin düşünceniz ne bilmiyorum ama yazarımız, 'kızları çok iyi anlıyor.' Neden bu kadar anlıyor? Onu da ben anlamadım. Buradan Miraç abime kızları anlama da hanım hanımcık bir kız bul kendine diyorum. Bizlerin de severek okuyacağı bir eser ortaya çıkarmasını bekliyoruz. İyi okumalar...
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sevmekten daha önemli şeyler vardır.Hissettirmek gibi koklayarak öpmek gibi. Bazen sevilmekten çok hissetmek gerekir. İşte kitabımızın konusu budur
Bu kitabı yazarının adını çok duyduğum için meraktan okumak istedim. Normal de kitap incelemesi yapmayı çok tercih etmiyorum. Ama bu kitap hakkında bir kaç şey söylemeden de edemeyeceğim. Bu kadar düz ve basit bir kitap hiç okumamıştım. Bana bir şeyler kattığı ya da beni düşünceye sevk ettiği hiç bir kısım olmadı. Bilindik yazarlarımızın sözlerinden alıntılar yaparak kitabı bitirmiş diyebilirim. Sonlarına doğru dayanamadığım için bıraktım. Kopyala yapıştır cümlelerle ve sürekli yazarın kendini tekrar etmesiyle size zulüm eden bir kitap. Yazarın adını ve kitabını neden bu kadar duyduğuma da hâlâ bir anlam veremedim. Ama düşüncem şu ki yazarın okuduğum ilk ve son kitabıydı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Miraç Çağrı Aktaş
Unvan:
Türk Deneme Yazarı
Doğum:
Manavgat, Antalya, Türkiye, 1 Aralık 1995
Miraç Çağrı Aktaş, 01.12.1995 yılında Antalya, Manavgat ilçesinde doğmuştur. Çocukluk dönemini Manavgat'ta geçiren Aktaş, ilkokul hayatını Manavgat Çağlayan İlköğretim Okulunda tamamlamıştır.

Daha sonra lise hayatını tamamlayan Miraç Çağrı Aktaş, ilk kitabı olan "Bana Seni Seviyorum Deme Sev"i çıkartmıştır.

Tüm Türkiye'de adını duyurmayı başaran Miraç Çağrı Aktaş, ortaokul ve lise öğrencilerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Miraç Çağrı Aktaş, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünü kazanmış ve hem okuyup hem de kitaplarıyla ilgilenmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1.699 okur beğendi.
  • 12,8bin okur okudu.
  • 849 okur okuyor.
  • 8,8bin okur okuyacak.
  • 331 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları