Sen On Yedi Yaşımsın

·
Okunma
·
Beğeni
·
49,2bin
Gösterim
Adı:
Sen On Yedi Yaşımsın
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059609388
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Seni ''canımın içi'' diye sevecek birini kaybettin.
Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana.
Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, elini kalbine koy. Çünkü o acı benim.
O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve
hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim.
Biliyor musun sevgilim? Seni sevdim.
Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, o kadar sevdim.
Bu da benim yenik zaferim...

Sen benim ilk çaresizliğim,
sen benim ilk yenilgimsin.
160 syf.
·Puan vermedi
Bazen ebeveynler 17 yaşında olduğumuz için duygularımız olmadığını düşünür, ancak ders çalışmamız gerektiğini, gezmek, zorunda olmadığımızı söylerler ve birine karşı hislerimiz olduğunu söyledikde "suçlu birşey yaptığımızı düşünüyorlar " ders çalış, derler ve içimizdeki sevgiyi öldürüyorlar. Bu yaşta ilk defa sevginin ne olduğunu anlıyoruz, bu yaşta bir arkadaşın ne olduğunu anlıyoruz, insanları tanıyoruz, bu yaşta kendimizi harika hissediyoruz
160 syf.
·10/10 puan
Seni ''canımın içi'' diye sevecek birini kaybettin.
Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana.
Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, elini kalbine koy. Çünkü o acı benim.
O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve
hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim.
Biliyor musun sevgilim? Seni sevdim.
Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, o kadar sevdim.
Bu da benim yenik zaferim…

Sen benim ilk çaresizliğim,
sen benim ilk yenilgimsin.
  • Bana İkimizi Anlat
    7.6/10 (1.542 Oy)1.673 beğeni6,8bin okunma4.309 alıntı27,4bin gösterim
  • Gökyüzüne Not
    8.2/10 (1.029 Oy)1.281 beğeni4.184 okunma2.925 alıntı26,4bin gösterim
  • Vazgeçtim
    7.8/10 (1.181 Oy)1.353 beğeni5,4bin okunma2.543 alıntı32,7bin gösterim
  • Yaralı
    7.6/10 (1.118 Oy)1.278 beğeni5,7bin okunma2.692 alıntı30,2bin gösterim
  • 4N1K
    8.2/10 (2.036 Oy)2.164 beğeni5,7bin okunma1.195 alıntı59,8bin gösterim
  • Sabah Uykum
    6.4/10 (1.640 Oy)1.475 beğeni8,2bin okunma5,2bin alıntı33,6bin gösterim
  • Korkma Kalbim
    8.1/10 (847 Oy)1.012 beğeni3.555 okunma2.373 alıntı15,3bin gösterim
  • Fesleğen
    8.4/10 (2.351 Oy)2.750 beğeni8,7bin okunma12,2bin alıntı64,4bin gösterim
  • Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir
    7.1/10 (705 Oy)943 beğeni2.515 okunma2.360 alıntı34bin gösterim
  • Ölüme Fısıldayan Adam
    8.5/10 (2.726 Oy)2.744 beğeni7,6bin okunma8,5bin alıntı87bin gösterim
160 syf.
·2/10 puan
Bunu 3 4 yıl önce okumuştum hani popüler olduğu zamanlar. Evet herkesin yaşayacağı şeyleri tavsiye gibi anlatıyor ama 17 yaşıma itaf edilecek bir şey değil. Ama 17 yaşıma girdiğimde bunu okumak için söz vermiştim o yüzden okudum ve zaman içerisinde ne kadar kaliteli kitaplar okuduğumu ve kaliteli kitaplar okuyan biri olabilmek için her türlü kitabı okumam lazımmış.
160 syf.
·1 günde·1/10 puan
Baştan sona utanç verici bir kitap. Yazar ilişkilerindeki başarısızlığını anlatıyor ama sorunun bir türlü kendisinde olduğunu göremiyor! İnsanın ilk kendini sonra çevresini düşünmesi bencillik değildir! Eğer sevgi adına bir eylem yaptıysan, aynısını karşıdan beklemeyeceksin. Beklersen yaptığın sevgiden çıkar, çirkin bir şey olur. Bunu bir türlü fark edemiyor! En iyisi sensin kardeşim aynen tüm bu dünya kötü, sen en çok seven ve herkes bencil. Cringe üstüne cringe yaşadım; okurken ara vermem gerekti. Önceden yazdıklarınla da kendin gibi kitle bulmuşsun. Zümra ile olan hikayende yazan Elif, 'bu kız şöyle böyle işte güvenme kim bilir ne sırları var güvenilmez' hebeleee hübeleee böyle ÇOK beklersin yol almayı. Kimse hakkında böyle konuşulmaz, konuşan da ayıp ediyordur. Adam öldürmüş sanki. Sen ince düşünen, duygusal birisi değil sosyal iletişimde sıkıntı yaşayan bir insansın. İnsan ne olursa olsun geçmişine değil seninle geçirdiği zamana bakacaksın. Sorunları olabilir ama açılıyorsa sana susmak düşer. Sen ise karşı taraf bunu söylese de kabak gibi laf soksam beklentisindesin.  Seni hastayken parka mı çağırdı? Gitme! Zorunda mısın ya? Sonra da suçu karşı tarafa atıyorsun. Ayaklı drama resmen. Zorla sevgi sandığın şeyi diretiyorsun. Dakika başı özlü söz kullanmayanı da dövüyorlarmış. İnsanlar tüm kalbiyle, dürüstçe ön yargısız sever ama sen sevemezsin. Bu kafayla hayatta bunu başaramazsın. Ağzından kadınlar şöyle kadınlar böyle lafı düşmüyor. Çok bildiğin için mi yanlış yaşıyorsun bu hayatı? Atlamadan da geçemeyeceğim, " Onun olgunlaşmaya benim de çocukluğumu yaşamaya ihtiyacım vardı" sözünde anladığım net bir şey varsa kızın 17 yaşında olduğu, yazarın ise 18+. frontal lobu gelişmemiş dengin olmayanlara "çok olgun" yaftası yapıştırıp da sevgili olma trendi bitmedi bir türlü. Kitabı yaksam yeridir. Tavsiye mavsiye etmiyorum.
160 syf.
·2 günde·1/10 puan
Kitap aslında 50 sayfa çok fazla uzatmış yani yazar arkadaşımız para kazanmak için yazmış kitabı... Okuyuculara katacağı çok fazla bir şey yok diye düşünüyorum milyonlarca kitap varken bunu en sona bırakın derim ...
160 syf.
·3 günde·3/10 puan
Biraz tembelliğimden biraz da adı dolayısıyla 17 yaşıma saklamıştım bu kitabı. İlk çıktığında epey popüler olmuştu, sonradan sonraya adı duyulmaz oldu.
3 yıl alıp, kitaplığımda duran bir kitaptı. Pek de merak etmiyordum açıkçası. Aslında kitabı almamdaki amaç yazardan imza alabilmekti (kitap fuarından almıştım) ancak eksilmeyen daimi bir insan kalabalığı olduğu için ne o sene ne de başka sene imza alabildim.
Hoş, artık çok da umursamıyorum. Şayet bir gün sıra az olursa alabilirim belki.

Her neyse lafı daha da uzatmadan kitap hakkındaki görüşlerimi bildireyim.

Yazar; kitapta yaşadıklarını, hayatın kendisine sunduklarını, mücadelelerini ve olaylardan çıkardığı dersleri anlatmış. Tabi konunun bütünlüğü "aşk" çevresinde dönüyor.

Yazar 17 yaşında kendi deyimiyle aşık olmuş, tutulmuş bir kıza. O kız da canını yakmış, bayağı bir incitmiş. Bu kızla yaşadıklarını anlatmış, ardından da kısa yazılarını -bence denemelerini- başlıklar altında kitaba eklemiş.

Yaşanan olayları okurken bazen kendimden parçalar buldum, birlikte hissettim, üzüldüm. Ne var ki kısa bölümlere geçtiğimde fazlasıyla sıkıldım ve gerçekten bayıcı kısımlardı. Sırf okumuş olmak için okudum diyebilirim.
O kısımlardan örnek verecek olursam, yazar "babalar günü" deyip o güne ait hislerini ve yaşadıklarını aktarmış.

Aslında hayat, Miraç'a için acı başlamış biraz.
Henüz daha çocukken hayat ilk darbesini vurmuş ona. Hal böyle olunca duygusal bir karakteri olmuş yazarın. İnce düşünceli, cömert sevgi dolu...
Yazar gerçekten çok sevmiş, haddinden fazla sevmiş, güvenmiş, varını yoğunu vermiş. Buralarda kızdım biraz. Bir insan nasıl bu kadar kendini kaptırabiliyor, dedim.
En son sevdiği, uğruna her şeyi verdiği kızdan sonra da Miraç vazgeçmeyi öğrendim diyor. Daha birçok şeyi öğrendim diyor. Diyor demesine de hayatına pek geçirememiş belli ki. Bu duruma da sitem ettim. Kendin uyamıyorsun sözlerine fakat gelmiş caka satarak okurlarına şöyle yapın böyle yapın diyorsun. Olmadı Miraç, yakışmadı.

Yeri geldi aşk muhabbetleri o kadar baydı ki dedim sende mi onlardansın, yapma. Oho, baktım Kahraman Tazeoğlu rüzgarları da esiyor. (yanlış anlaşılmasın, öyle duygu yüklü aşk anlatımlarını pek sevmem, sözüm yazara değil)
Anladım ki bir daha okuyamayacağım.

Yazar ortaokulda hoşlandığı bir kızı duyduğu hisleri bile aşırı ciddiye almış bana kalırsa. Gelip geçicidir, çocukluktur, esintidir, yaşanır biter ancak devamı gelmez değil mi? Yazar bunu bile dert edinmiş kendine. Kusura bakmayın bu kadarı bana fazla biraz.

17 yaşımdayım fakat 17 yaş herkese aynı gelmiyor anladığım kadarıyla. Hem 17 yaş öyle büyütülecek bir yaş da değil bana kalırsa. Bir öncekiler gibi, bir sonrakiler gibi.
Ha, yazar aşık olduğu için bu kadar önemsemiş sanırsam. Yazar için özel, benim için değil. Saygı duyarım.

Kitaplığımda olduğu için, son zamanlarda da ne anlatmış diye ufak bir merakım olduğu için okudum. Bir daha okumayacaklarım listesindesin sevgili Miraç Çağrı Aktaş
Samimiyetin, doğruluğun, dürüstlüğün güzeldi.
Ama henüz sevgiyi, aşkı tatmamış ben için bana fazlasın. Umarım herkes'ten çok sana ihtiyacı olanlar okur seni.

Evet dostlar, dediğim gibi duygu yoğunluğu okumak istemiyorsanız tavsiye etmiyorum. Hele ki yazarı yeni tanıyacaksanız başka kitaplarına yönelmelisiniz bence. Daha güzel kitaplarda yeniden buluşmak dileğiyle. Kitaplarla kalın^^
160 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okudum ve bitirdim , güzel kitap diye bilirim . Aşk hikayesi işte, yeri geldi heyecanlandım yeri geldi üzüldüm . Sıkılmadan okuya bileceğimiz bi kitap . Çok seven değil, güzel seven insanların kitabı...
En sevdiğim cümlelerden biri : Ah almayın , Papatya alın ....
160 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Her şey yaşına göre ağırdır her yaşın bir acısı , mutluluğu , sefası , cefası vardır
Her yaş bazıları için kötü bazıları için iyi bazıları içinde karamsar geçer aynen 17 yaşı gibi
160 syf.
·3 günde·1/10 puan
Bir kaç saat bir işkencenin içinden çıktım diyebilirim.
Ama öncelikle belirtmek isterim ki, kitaplarımı rasgele kitaplığa yerleştirdiğim sırasına göre okuyorum. Niye böyle bir şey yapıyorum tam emin değilim. Totem gibi düşünün ve burdan yola çıkarak, haliyle kitap seçimim sıraya göre oluyor.
Bana genelde kötü kitapları okuma, bırak çöpe at denilir. Bu güçlü bir sav çünkü kimse 4- 5 saatini boşa harcamak istemez elbette ama nedense bunu onayladığım halde, kötü kitap dahi olsa kitaplığımda durmasının bir sebebi olduğuna inanıyorum. (Ki eleştirirken nedense farklı bir zevk duyuyorum. Bu benim için bir sebep .) Kötü kitap dediğim, işte ne bileyim yazım hatası, sayfa rengi, kötü anlatım, berbat konular vs. Elbette bunu okuyunca anlarsınız ama bu kitabın nerden geldiğini bilmediğim ve para vermedigim beni sevindirdi.
Fazla uzatmadan gelelim kitaba, tek kelime ile berbattı. İnsanlar nasıl okumuş nasıl inceleme yapmış diye bir girip okuyayım dedim. Bu kitaba nasıl ağlarsınız anlam veremiyorum gerçekten. Yok yani gerçekten anlam veremiyorum! Kitabın çıkmasını aylarca bekleyenler olmuş. Garip. Belli bir konu yok ama yazara göre konu aşk. Birden fazla konu başlığı var ve hiçbirini okumadığıma emin olabilirsiniz. Kitap çok hızlı bitti çünkü kitapta birşey yok. Büyük puntolarla, alakasız konu başlıkları, alabildiğine tekrar tekrar, sıradan basit ( aşırı basit) bir dil, kime aşık olduğu belli olmayan bir yazar. Komik gerçekten komik...
Okurken hüngür hüngür ağladım diyen sevgili okurlar, ben baştan sonra kadar güldüm. Çoğu iyi yani emeğine sağlık demiş. Elbette emeğine sağlık ama ben bunu eleştirmeden olmaz ki. Hani boşuna vaktini harcadın diyenler olacak peki ya yazarın kitabı yazmakta verdiği zamanın harcanmasına ne demeli. Benim ki birşey değil emin olabilirsiniz. Yaw madem bu kadar kötü neden okudun diyeceksiniz. Ben insani görevimi yapıyorum ve bir öğretmen adayı olarak okulda öğrencilerimin elinde böyle birşey görürsem üzülürüm. Ee haliyle ellerinden alırım.
Hem o ne öyle bu nasıl bir ego, sanki herkes salak bir bu adam kadınları anlıyor, o kadar tutarsız ki cümleler gerçekten kötü bir kitap okudum. Yazdıklarının hepsinin yaşandığına da pek inanamadim aslında hem salya sümük ağlamalar vıcık vıcık sevgiler... Ben çocuk yaşa aşk giydirmelerini sevmiyorum. Sevgili ergenler için uygun bir kitap ama 160 sayfa ama toplasa böyle güzelce 50 sayfa yeterdi bu duygular için çünkü aşırı tekrar var hep aynı şeyleri okudum durdum.
Acaba yazar Zülfü Livaneli' ni okurken ne düşünüyor çok merak ettim.
Biraz iğneleyici olsa da yorumum. Hakikaten çok kötüydü ve kimseye de tavsiye etmiyorum.
"Yeri asla dolmayacak bazı boşluklar vardır hayatta. İşte sen o boşluksun baba.
Yerinin dolmayacağı ve asla doldurmak istemeyeceğim boşluğumsun..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen On Yedi Yaşımsın
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059609388
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Seni ''canımın içi'' diye sevecek birini kaybettin.
Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana.
Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, elini kalbine koy. Çünkü o acı benim.
O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve
hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim.
Biliyor musun sevgilim? Seni sevdim.
Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, o kadar sevdim.
Bu da benim yenik zaferim...

Sen benim ilk çaresizliğim,
sen benim ilk yenilgimsin.

Kitabı okuyanlar 5,3bin okur

  • Hallia
  • sanem
  • Daisy
  • Esra Sivri
  • Zeynep
  • Meryem
  • Fatmanur Turan
  • Vedat Aksoy
  • büş
  • Güllü Hacıyeva

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.8
13-17 Yaş
%41.4
18-24 Yaş
%21.9
25-34 Yaş
%13.5
35-44 Yaş
%7
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.3
Erkek
%15.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.8 (546)
9
%6.3 (99)
8
%7.8 (123)
7
%7.1 (111)
6
%6.8 (107)
5
%8.6 (134)
4
%5 (79)
3
%5.4 (84)
2
%4.3 (68)
1
%13.8 (216)

Kitabın sıralamaları