Bazı kitaplar vardır; olay örgüsünden çok hissettirdikleriyle kalır akılda. Ay Çöreği tam olarak öyle bir kitap okurken sanki bir hikayeyi değil de birinin kalbinden dökülenleri okuyormuş gibi hissettiriyor Cümleler abartıya kaçmadan, sade ama etkili bir şekilde ilerliyor ve insanı yormadan içine çekiyor
Kitabın en güzel yanı duyguları büyük büyük anlatmaya çalışmak yerine küçük detaylarla yaşatması. bir bakış, bir susuş, bir tam da burada kırıldım hissi her şey çok tanıdık. çünkü anlatılanlar aslında hepimizin hayatında bir yerlerde dokunmuş şeyler beklemek, vazgeçememek, kendini toparlamaya çalışmak ve en çok da iyi gibi görünmek.
Yazarın dili oldukça akıcı sayfalar ilerlerken bir bölüm daha diyerek kendini kaptırıyorsun bu kitap bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında daha çok kendini bulma, yaralarını sarma ve ben ne hissediyorum? sorusunun cevabını arama kitabı.
Ay Çöreği bittiğinde insanda şu his kalıyor
Bazı şeyler geçmiyor. sadece yer değiştiriyor.
Kalbinin bir köşesinde duruyor ama artık canını yakmadan.
Bu kitabı okurken hem içini dökmüş gibi rahatlıyorsun, hem de bazı cümlelerin altını çizip ben bunu yaşamıştım diyorsun. Yani sadece okunup biten bir kitap değil; dönüp dönüp tekrar açılacak türden.
Kısacası;
Ay Çöreği, duygusu ağır ama anlatımı hafif, kalbe dokunan, insanı kendine getiren bir kitap.
Okuyan herkese keyifli okumalar