Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.048
Gösterim
Adı:
Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059176804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Erkek "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer. Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden seni seviyorum eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil "seviyorum" dese de, her yürek sevemez.
Seven adam sevdiğinin tuzlu kahvesini icmeli...
Sevgililer gununde hediye olarak almıştım sevgilimden değil tabii olmadigi icin kuzenim dalga gecerek vermişti. Ama o benim ne kadar mirac'i sevdigimi bilmiyordu o zaman. Elime aldığımda benim kızıp kitabi birakacagimi sandı ama o kitaba öyle bir sarıldım ki bir daha bırakmadım keşke bu yıl fuar da olsaydin mça seni seviyorum gercekten elinize alin mutlaka bir Buse olacaksiniz yeri gelince. Sevin abi sevin daha niye savunuyorsunuz bahanelerinizi...
Erkek "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer. Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden seni seviyorum eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil "seviyorum" dese de, her yürek sevemez.
Kitabın ilk başlarında, herhangi bir insanın sıradan günlük aşk hakkında fikirlerini dinlemiş gi oldum. Sonra pat diye bi batur ve buse aşkı başlayacak tamamen türk sineması replikleri. Okurken "Dini kitap mı okuyorum?" diye düşündüm. Nedense tüm tesadüfler bu adamı bulmuş yok beni terk eden babam busenin teyzesi ile evliymiş yok babamla aynı şirkette çalıyormuşum ama hafızasını kaybettiği için beni hatırlamıyormuş. Efendim ne söyleyeyim, batur en iyi insan ,en merhametli,en iyi seven adammış... Bana sorarsanız kitaplığınızda bu kitap varsa tavsiye etmiyorum. Durun ben anlatayım devamını, aslına bakarsanız sıradan bir tanışma gerçekleşiyor. Sev, anlat, iste, evlen, çocuk yap. Bitti bu kadar... Bu kadar dram bu kadar jiletli sahneye gerek yok zaten bir kizlari oluyor pat konu bitiyor. Sonra abildiğine tekrar, alabildiğine alakasız kopmuş konular, hatta bir yerde biri birini aldatıyor. Ahh tanrım okurlar şokta ve buse olduğu anlaşıldığı gibi konu bitiyor. Bu kadın beni aldatti ama olsun o adamla mutlu olsun diye dua eden kendini öven bir o kadar da kararsiz bir karakter oluşturmuş. Gerisi tekrardan ibaret , yazar günlük duyduğu bir iki güzel cümleyi sırf bir arada kullanmak için kitap yazmış
Bu kitap alışılmış özlü aşk sözlerinden oluşmuş olsa da arada sırada bence insanların bu tür kitapları okumaya da ihtiyacı oluyor. Kitabın içinde alıntı yapılabilecek, insanların ruh halini doğru bir benzetmeyle anlatabilen benzetme sanatlarına sıkça rastlamanız mümkün. Sözlerin hepsi mutlu aşktan ibaret değil. Kitap içinde mutlu aşkı, üzüntü sözlerini, sitemkar sözleri barındırmış. Kapak tasarımını değerlendirecek olursam, birinci bölümden beşinci bölüme kadar yer almış olan Batur ve Buse karakterlerini güzel bir şekilde tasarlayacak şekilde, yerinde bir seçim olmuş. Tabi bu kitap bir romanın yerini tuttu mu diye sorarsanız eğer, tutmadığını söyleyebilirim.
Kitabın ortalarına kadar sabredip diyorsunuz ki: Galiba bu sefer kitabın bir ana konusu var ve sonu iyi olacak. Sonradan gökten düşer gibi ne olduğunu anlayamadan gene kitap anlatımı karman çorman. Buse ile Batur'a ne olmuş anlayamadım. Dönüp terar okudum, yok olmadı. Nasıl bir anlam karmaşasıdır bu böyle. Düşüncelerini, hayallerini yazmasından; ne gerçek ne hayal anlaşılmıyor. Busenin karnındaki Melek bebek ne oldu? Buse onu aldatmış anladım. Ne ara boşandılar? Bu kadar çabuk nasıl vazgeçildi? Anlamsız bir kitap boşverin, okumayın.
Bence diğer 3 kitabına göre daha okunası bir kitap. Bu yazar bence başından geçenleri, yaşadıklarını direkt anlatmalı. Hiç cümleleri süslemeye gerek yok. Süslemeye kalktığı vakit birbirini tekrar eden sayfalar ortaya çıkıyor. Sanki zorla kitap yazdırılıyormuş gibi. 4 kitabında da babasından, en iyi kendisinin seveceğinden başka kimsenin bu kadar güzel sevemeyeceğinden bahsetmiş. Bu yazarın başka kitabını okuyacağımı düşünmüyorum.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.. Batur ve buse aşkını anlattığı gibi araya biraz daha böyle hikayeleri daha fazla koysaydi daha okunur olabilirdi . Bazı yerlerde sikilmadim desem yalan olur . Okunmayacak bir kitap değil yinede tavsiye edilir
Okuduğum kitaplar arasında en sevdiğim. Hani o hepimizin vazgeçemediği mutlkaa bizde derin izler bırakan kişiler varya. Aslında onlara üzülüp vakit kaybetmek yerine kendi hayatımızı güzelleştirmemis gerektiğini anladim. Yillarca sevdiği ondan ayrılan kızın arkasından üzülen Miraç Çağrınin zaman geçince hak ettiği sevgiyi hakeden kişiyle mutlu sonu. Bence okunmasi lazim. Diğer kitaplarına göre en güzeli. Ve son bir tavsiye cok duygusalsanız kitabı okurken dikkat edin gözyaşlarınız kitabi ıslatmasın.
Harika bir kitap okumanızı tavsiye ederim ...
İnsanOğlu okuması değil yaşaması gerek anaç andan oğlu yaşmakla anlar.
Hepinizi bu kitabı okumanizi isterim
Yaşanan aşklar, ayrılıklar, yalnızlıklar, her aşktan geriye kalan sancılar, acılar ve bundan çıkarılan dersler anlatılıyor. Okuyucuya içini dökme, dertleşme havası şeklinde devam ediyor olaylar. Bir solukta okunacak bir kitap Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle. İlgimi çeken bir konuya da değinmişti yazar: " Ne kadar başarılı olduğu tartışılsa da aynı acıları yaşamaktan korkmak diye bir olay var. Hangi cümleyle anlatmaya çalışırsan çalış, anlatamazsın. Yazmaya kalksan kelime haznen yetersiz kalır. Hissettiremezsin... "Anlatılmaz yaşanır" dedikleri cümle yaşadığımız ve hala yaşamaya devam ettiğimiz acılar için söylenmiş sanki...

Kadın "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer.

Kitapta daha çok yaşanan ayrılıklar sonrası, ders çıkarma ve öğüt verme işleniyor. Bir olay üzerine edinilen tecrübeler, yaşanan acılar okurla paylaşılıyor. Bu olaylardan biri olan Batur ve Buse'nin aşkını anlatmak ile başlıyor. Batur babasız yetişmiş ve eksikliğini hayatı boyunca hissetmiş, annesi ve kardeşi ile yaşam süren biridir. İşletme bölümünü bitirip bir şirkette işe başlar. Çalışma hayatına devam ederken bir gün şirkette bir olay olur. Şirketin muhasebe bölümünde çalışan Buse'nin kasada fazla açık çıktığı gerekçesiyle işine son verilir. Ortada bariz bir haksızlık söz konusudur. Buse böyle bir şeyi yapacak biri değildir. Buse şirketteki arkadaşlarına veda ederken Batur ile olan diyalogu da burada başlar. Batur ve Buse helalleşir ve Buse şirketten ayrılır. Batur böyle bir haksızlığa göz yumamaz. Çünkü Buse'nin de kendisi gibi babası yoktur ve hasta annesine bakması için maddi bir gelire ihtiyacı vardır. Batur bunun üzerine şirketi şikayet eder. Batur' da Buse gibi işten çıkarılır. Buse olanları öğrenince çok üzülür. Baturla konuşur. Batur ona tahammül edemediği tek şeyin insanlara haksızlık yapılması olduğunu söyler. Günler sonra Batur, Buse'nin İstanbul' a taşındığını ve bir şirkette işe girdiğini öğrenir. Buna çok sevinir. Ama samimi olmadıkları için Buse'yi aramaya çekinir. Bir gün Batur' a bir telefon gelir. Bu telefon bir şirketten gelmiştir ve Batur' a onunla çalışmak istediklerini kadrolarına katmak istediklerini söyler. Batur ailesini bırakıp uzaklara gitmek istemese de çalışmadan da duramayacağını anlar ve İstanbul' a gider.

İlk önceleri teyzesinin yanına yerleşip düzenini kurar. Aylar böyle geçip giderken Batur, Buse' den ne haber alabilir, ne de kalbine birini dahil edebilir. Buse Batur' u hiç aramaz, telefonlarına da cevap vermez. Birkaç ay sonra her şey aynı şekilde devam ederken departman müdürü başka yerden bir ekibin geleceğini ve toplantı yapacaklarını söyler. Toplantı zamanı Batur gördüklerine inanamaz. Gelen ekibin başında müdür olarak Buse vardır. Buse onu görür ama bozuntuya vermez. Batur çok heyecanlıdır bir o kadar da meraklı. Toplantı sonrası Batur ve Buse karşılaşıp konuşmaya başlar. Batur ona olan sitemini dile getirir ve öfkesini belli eder. Buse olanları ona anlatır. Öncelikle şirketi arayıp Batur' u işe almaları için rica ettiğini müdürün onu kıramayıp Batur' u işe aldığını her şeyi anlatır. Batur çok sinirlenir ama ona olan sevgisi kalbine söz geçiremez. Bu olaydan sonra ekip toplantılarını Batur dört gözle bekler. Ancak bir sonraki toplantıda Buse yoktur. Batur endişelenir ve Buse'yi arar. Buse telefonu yine açmaz. Bu olaydan iki gün sonra Buse'yi şirkete ait bir arabaya binerken görür.


Direksiyondaki kişiyi gördüğünde gözlerine inanamaz. Bu şoför Batur' u yıllar önce bırakıp giden babasıdır. Böyle mi karşılaşacaktım onunla diye düşünür. O gün izin alır ve eve gelir. Bu olanları zor olsa da atlatır. Rutin iş günlerinin birinde Batur servise binmek üzere dışarı çıkar. Bu arada Buse' yi bir adamla konuşurken görür. Adam bir anda hızla Batur' a yaklaşır ve ona sert bir yumruk atar. Batur yere yığılır ve Batur' un babası onu alıp hastaneye götürür. Bu olayda Batur babasının Buse' nin eniştesi olduğunu öğrenir. Kabul etmek istemese de babası Buse'nin teyzesiyle evlidir. Batur her yeni olayda bir kere daha sarsılır. Ama bu duruma da alışmaya çalışır. Batur eve döner Buse' de onu sık sık arayıp sorar. Bu şekilde bir ay geçer. Bu arada Batur Antalya' ya annesini ve kardeşini görmeye gider. Antalya' ya gittikten üç gün sonra acı bir haber alır. Buse'nin annesi uzun zamandır şeker hastalığıyla mücadele ediyordur ve en sonunda yenik düşerek hayata gözlerini yumar. Buse hayatındaki tek varlığını kaybeder. Hayat onun tutunduğu tek dalı kesmiştir. Batur hemen İstanbul' a gider. Buse'nin bu zor döneminde en büyük destekçisi olur ve onun yeniden tutunduğu dal olmak için her şeyi yapar.

Bu arada babası Batur' un onun oğlu olduğunu öğrenir ve konuşmak ister. Kısa bir süre konuşurlar. Konuşma sonunda Batur ona 'sen benim için sadece Buse'nin eniştesisin' der ve konuyu kapatır. Buse ve Batur gün geçtikçe yakınlaşmaya başlarlar. Batur, Buse'ye evlenme teklifi eder ve beraber bir yola girerler. Batur Buse'nin tuzlu kahvesini içmek üzere onu Buse'nin eniştesinden yani kendi babasından istemeye gider. Küçük bir nikah töreniyle Buse ve Batur evlenir. Buse artık onun gelincik çiçeğidir. Üç yıl sonra bir kız çocukları olur. Adını Melek koyarlar. Melek Buse'nin ölen annesinin ismidir. Batur ve Buse babasız büyümüşlerdir. Onlar bu yaşadıkları eksikliği hiçbir zaman Melek' e yaşatmazlar.

"Şükretmeyi bilen kalbe sunulan her sevgi helaldir" .
Belki biraz olsun eğlenirim ümidiyle almıştım ki dramatik, 3. sınıf bir pempe dizi hikayesi ile başlayan kitap yarısında sonra bölük pörçük yine ağlak aşk acısı hikayelerinden oluşuyor. Yazar mutlu mu, acı mı çekiyor, öfkeli mi aynı hikayenin içinde hangi duygudan bahsediyor anlamak mümkün değil. Özellikle mutlu sonun ardından gelen 'Seni çok sevmiştim sen neden bana beyle yaptın. Lanet olsun bu aşk lanet olsun bu sevgimmm' Bkn:https://www.youtube.com/watch?v=9VP5opVv_kI tadında evet evet tüm kitap bu şarkıdan ibaret.
Söz vermek çok kolaydı.Herkes verdiği sözler kadar biraz doğru olsaydı, bizim kalbimiz hiçbir zaman yanlışı seçmezdi...
Uğruna şiir yazılan birçok insan var. Öte yandan biz varız, bırakın sevdiği kadar sevilmeyi, asla sevilmeyen koca bir biz varız...
Hiçiz..
İlk Pazar Kahvaltısı
Ve ben seni pazar kahvaltısında karşımda oturduğunu gördüğümde şunu hissettim:
"Sen Allah'ın bana bir lütfusun''..
İçinde bastıramadığın hisler var biliyorum. Bazen geçsin diye dua ediyorsun, bazen içinde kalmasını istiyorsun. Dolup taşsan da bastıramadığın o hislerin seni sen yapıyor, biliyorsun. Ve seni öldürmeyen her acı, daha da güçlendiriyor. Hissediyorsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059176804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Erkek "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer. Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden seni seviyorum eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil "seviyorum" dese de, her yürek sevemez.

Kitabı okuyanlar 321 okur

  • Tuğçe TUNÇBİLEK
  • Arzu Kabak
  • Çağla Akça
  • Mavi Kelebek
  • Kayıp Kentin Yakışıklısı
  • Çiğdem
  • Betül ÜLKÜ
  • Cancagzim
  • betül akpolat
  • göksüm çakar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%27.8
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%18.5
35-44 Yaş
%13
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.8
Erkek
%16.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.1 (53)
9
%9.6 (11)
8
%7.8 (9)
7
%6.1 (7)
6
%5.2 (6)
5
%4.3 (5)
4
%1.7 (2)
3
%4.3 (5)
2
%4.3 (5)
1
%10.4 (12)

Kitabın sıralamaları