Körler Ülkesi H.G.Wells in yirminci yüzyılın hemen başlarında yayınlanmış kısa öyküsü,”körler ülkesinde tek gözlü adam kral olur” diye düşünürken ,iki gözü de gören birisinin kendi hayatını ve belkide gözlerini nasıl kurtardığının ironisini anlatıyor.
Kitabın içerdiği mesaj aslında;Körlerin görenleri anlamadığı gibi onları da körleştirmek istemeleri ,günümüz eğitimsiz toplumunun ön yargılarını ,yüz yıl öncesinden değerlendirmiş olması bakımından önemli bir ayrıntı.
Bu arada Körler ülkesi dendiğinde ilginç bir detay var,Mitolojide Kadıköy’ün Körler Ülkesi olarak geçmesi.Hikayesi şöyle;
MÖ. 6. yüzyılda Yunanistan’da yaşanan kıtlık nedeniyle Anadolu kıyılarına sürekli göçler olmuştur. Bu göçler sırasında kavmini göç ettirmeye karar veren megaralılar kralı byzas, kahinlere danışır ,aldığı cevap “körler ülkesinin karşısı”olmuştur,
Tam olarak nereye gideceğini anlayamayan byzas yine de yola çıkar. Anadolu’ya Ege kıyılarından giriş yaptıktan sonra yukarı, İstanbul’a doğru çıkar. En son bugünkü kadıköy kıyılarında durur ve karşıya, bugünkü sarayburnu'na bakar. Sarayburnu yemyeşil, tertemiz, el değmemiş bir güzellikteyken kadıköy pis, kalabalık ve bereketsizdir. Karşısı bu kadar güzelken bu insanlar burada neden yaşıyor diye düşünürken aklına kahinlerin sözü gelir "körler ülkesinin karşısı"
buradaki insanlar, karşıdaki bu güzellik dururken burada yaşıyorlarsa kör olmalıydılar.Khalkedon “körler ülkesi” anlamına gelen Kadıköydür.
Hikayeyi okurken ara sıra gözlerinizi kapatarak ,kendinizi çevrenizi dinlerken bulabilirsiniz...