Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu’nun zarif diliyle ördüğü, aşkı, ayrılığı ve zamanı iç içe geçiren etkileyici bir romandır. Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan hikâyede, bireysel duygular ile tarihsel kırılmalar ustaca harmanlanır.
Roman, sadece bir aşk anlatısı değildir; aynı zamanda hafıza, kökler ve kaybolan bir dünyanın izlerini sürer. Bekiroğlu’nun şiirsel anlatımı, mekânları ve duyguları adeta canlı kılar. Okur, karakterlerin yaşadığı özlemi, bekleyişi ve kırılmayı derinden hisseder
Yazıya düşen hiçbir şey ateşini olduğu gibi yansıtmıyor, her şeyi yazıya dönüşürken munisleşiyor.Hiçbir alfabede “Z” den sonra harf yok çünkü. Bu rezaletin kelimeler karargahında bir karşılığı yok. Böyle bir şey sadece yaşanabilir. Yaşayanlar da tezelden unutma telaşında. Tarih kitaplarına girecek üç soğuk cümlenin ardında ne mahşer var oysa.