Sen Öyle Çağırmasan Ben Böyle Gelmezdim

Nar Ağacı

Nazan Bekiroğlu
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 11 dk.
Sayfa Sayısı:
536
Basım Tarihi:
Mart 2020
İlk Yayın Tarihi:
2012
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786050832914
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
Meraktan hızlıca okuma, bulunduğun zamandan ve mekandan sıyrılıp yolculuğa çıkma, bitmesin diye yavaşlama, gözyaşı ve kapanış.. Çok güzel bir hikayenin içinde tanıştım seninle. Seni okudum bitirdim, sonra üstüne bir sürü kitap okudum bitirdim, ama içinde bulunduğum hikayeyi bitiremedim. Bitsin de istemedim Allah var. Ömrüm yeterse tekrar okumak istediğim ilk kitapsın gerçi ömrüm belki yeter ama gücüm yeter mi orası muamma.. Çok güzeldin canım kitap, en güzel, en sıcacık sendin.. Teşekkür ederim :)
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2023 2. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 00:00
Romanda olaylar Trabzon – Tebriz – Tiflis – Batum – Bakü – İstanbul hattında geçiyor. Settarhan ile Zehra’nın hikayesinden geriye dönüşle; Settarhan, Zehra, Azam, Sofya, İsmail, Büyükhanım, Hacıbey, Azam, Mirza Han, Piruz, Celil Hikmet ve biraz daha geri planda kalan birçok karakterle oluşturulan, aşkı, acıyı, savaşı, ihtilali, kötülüğü, dönemin gerçeklerini anlatan bir eser. Romanda birbirine geçmiş bir hikayeler yumağından bahsedebiliriz. Bir yandan Settarhan ile Azam’ın hikayesi, bir yanda Settarhan ile Sofya’nın hikayesi, bir yanda yazarın (anlatıcının) dedesinin ve nenesinin hayatını araştırma hikayesi, bir tarafta Azam ile Piruz’un, Büyükhanım’ın hikayesi anlatılıyor.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Nazan Bekiroğlu farkı ile
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 16:00
Dedesinin geçmişini merak eden bir kızın ,30 yıl önce gelen bir mektubun peşine düşer ve hikaye başlar böylece.Kitap boyunca geriye dönüş tekniği ile mekana ve zamana yolculuk ediyoruz.Ruslarin Trabzonu işgaline, savaş dönemine şahit oluyorsunuz.Insanlarin çektiği yokluğu,kurulu düzenlerinin yığılmalarıni,kaybettiklerine karşı duydukları acıyı derinden hissediyorsunuz
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 7. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun elinden çıkan Nar Ağacı, Balkan Harbi’nden I. Dünya Savaşı’na uzanan o çalkantılı dönemde, farklı coğrafyalardan gelen iki insanın yollarının trajik bir şekilde kesişmesini anlatır. Roman, aslında yazarın kendi aile geçmişinden ilham alan modern zamanlardaki bir torunun, büyük dedesi Settarhan ile büyükannesi Zehra’nın izini sürmesiyle başlar. Hikayenin bir ucunda İran’ın Tebriz şehrinde yaşayan, zengin bir halı tüccarının oğlu olan Settarhan vardır. Tebriz’deki siyasi karışıklıklar ve Rus işgali nedeniyle hayatı altüst olan, sevdiği kadını ve yakınlarını kaybeden Settarhan, kalbinde büyük bir acıyla şehri terk etmek zorunda kalır. Tiflis ve Batum üzerinden geçerek nihayetinde Türkiye’ye, Trabzon’a sığınır. Hikayenin diğer ucunda ise Trabzon’un köklü ve muhafazakar bir ailesinin kızı olan Zehra yer alır. Savaşın patlak vermesiyle Zehra’nın ailesi de payına düşen acıları fazlasıyla yaşar; ağabeyleri cepheye gider ve bir daha dönmezler. ​Settarhan Trabzon’a gelip yeni bir hayat kurmaya çalışırken Zehra ve ailesiyle tanışır ve bu iki genç arasında zamanla sessiz, derin ve kelimelere dökülmeyen asil bir aşk filizlenir. Ancak savaşın soğuk yüzü Trabzon’a da ulaşır ve Ruslar şehri işgal edince, Zehra’nın ailesi her şeylerini geride bırakıp Anadolu’nun içlerine doğru göç etmek zorunda kalır. Settarhan da bu ölümcül yolculukta onları yalnız bırakmaz. Yol boyunca açlık, hastalık ve sevdiklerinin ölümleriyle sınanan bu insanlar, birbirlerine tutunarak hayatta kalmaya çalışırlar; Settarhan, Zehra’yı ve ailesini canı pahasına korur. Savaş bitip Ruslar çekildiğinde Trabzon’a geri dönerler ancak geride eski zenginliklerinden ve hayatlarından eser kalmamıştır. Her şeyin yıkıldığı bu yeni dünyada Settarhan ve Zehra evlenirler. İki farklı kültürden gelen bu iki
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Mutlu Son Bu Sefer Sizi de Mutlu Edecek Gibi
9/10
·536 syf.··
2023 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 18:42
Masalları ve eski filmleri anımsıyorum da genellikle mutlu sonla biterdi. Belli bir yaşa kadar bu mutlu bitişler beni de ziyadesiyle mutlu ederdi.Hayat çarklarına kapıldığım yaşlar itibariyle, yaşadığım ve gördüğüm gerçek dünyada mutlu sonlar sihrini yitirdi , öyle ki mutlu sonla biten bir film veya eserden kaçar oldum.Ancak masalarda mutlu sonlar olabilir fikri yerleşmeye başladığında, hayallerin azalıp maddi dünyaya evrildiğini fark ettiğimde umutlarında gerçeklikten kopuk olduğu düşüncesi de acı vermeye başlar. Bu kitabı okumaya başladığımda ise kendime şaşmaya başladım ilk defa bende bir romanın mutlu son ile bitme isteğinin uyanması, beni güldürmeye başladı evet bunu gerçekten de istiyordum. Yazar olayların tarihsel akışını insana dokunur bir sadelikle ele almakta.Okudukça bende yakın kuşak atalarımın hangi badireleri atlatarak nihayet hayatlarının nasıl kesiştiğini öğrenmek isteği artmaya başladı. İki farklı dünyanın insanları olan kahramanlarımızın hiç beklenmedik zamanda ve mekanda kaderleri kesiştiğinde, çocukken mutlu sonlu masalların verdiği o saf sevinci yaşamamak imkansız olurdu. Bu iki ayrı iklim tüm ihtimalleri atlatarak ve yaşayarak sonunda, su kadar yolunu bulur, deyişinde olduğu gibi...
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
7/10
··
Beğendi
Ağır bir kitap. Insanı düşüncelere sürükleyen. Gerçekleri farkına varma yoluna ulaşmak istiyenlerin okuması gereken bir kitap. Anlatımıyla gidişatıyla güzeldir. Keyifli okumalar...
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Kahramanı sen olmasanda , hikaye benim…
10/10
·536 syf.··
2022 4. kitabı
Tarih kitabı sevmem diyenleri bu kitabı okumaya beklerim Yazarın dili seçtiği cümleler hayranlık bırakacak kadar harika benim için. bir savaşın içinde iki gencin kavuşmasını beklemek.. Balkan savaşından 1. Dünya savaşına kadar olan tüm yıkımlar, felaketler ve ölüm.. Nereden nereye… Nerden başlamalı yarabbim? “Oysa yaşamaya çalışmak en büyük yorgunluktu.” “SEN ÖYLE ÇAĞIRMASAN BEN BÖYLE GELMEZDİM..”
Tarih
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Nar Ağacı - Nazan Bekiroğlu
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Nar Ağacı, benim için bir kitaptan daha fazlası oldu.. Yıllardır okumak isteyip de okumayı hep ötelediğim bir eserdi. Ama şimdi iyi ki bu kitabı bu yaşta, bu düşünceyle okumuşum diyorum.. Belki daha genç bir yaşta okusaydım görmem gereken ayrıntıları görmeyecektim. Kitabı okurken sanki bir rüya, hayal alemindeydim.. Yazar gibi ben de o günlere gidip geldim sanki. Onlarla yürüdüm, onlarla acıyı yaşadım, onlarla güldüm. Balkan Harbi, 1. Dünya Harbi, Bolşevik İhtilali... Hepsine tanık olmuşcasına kitapla bütünleştim.. Zehra ile Setterhan ne yaşarsa yaşasın birbirlerine kavuşacaklarını söyleyip onların hikayelerinin birleşmesini bekledim.. Akan iki ırmak yolda ne yaşanırsa yaşansın birbirlerine kavuştu.. Her şey bunun için değil midir zaten? Her karanlıktan sonra bir aydınlık doğmaz mı?
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
9/10
·536 syf.··
2023 2. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 02:03
İki muazzam Irmak; mağrur, asaletli, durgun, sessiz ve çok derin iki aynı ırmak, şimdiye değin ne yaşamışlarsa nerelerden doğup nerelerden akmışlarsa hepsini arkalarında bırakarak tam karşımızda birleşiyor ve tek bir ırmak halinde akmaya devam ediyorlar. Aldıkları yeni isme bakılırsa en fazla da isimlerini arkada bırakmışlar. Biri Ardahan'dan çıkıp doğduğu toprakları hemencecik terk eden, pasaportsuz, sorgusuz sualsiz Gürcistan topraklarından geçen Kura, diğeri Aragvi. Kura yemyeşil, Aragvi boz bulanık bir mavi. İkisi bir ırmak olduktan sonra bu kez üçüncü bir ırmağa dönüşerek Hazar Denizi'ne dökülmek üzere Azerbaycan'a doğru yol alıyorlar. Bir ırmağın denize dökülme anından daha muhteşem bir şey varsa o da iki ırmağın birleşme anı ve iki büyük ırmak her coğrafyada aynı ihtişamla birleşiyor olmalı. Bu ana tanığım işte. (Kitabı en iyi anlatan alıntı bu olsa gerek.) Kitabı bir türlü bitiremedim, bitirmek istemedim. Geçmişten günümüze, hayalden gerçeğe kitap o kadar güzel ve o kadar etkileyici bir şekilde yazılmış ki; her okuduğum sayfada kitaba daha çok hayran kaldım. Kitapta anlatılanlar o kadar etkileyici ki, okurken kendinizi olayların bizzat içinde buluyorsunuz; tıpkı yazarın günümüzden geçmişe hayali bir şekilde gidip orada ki olaylara gerçekten tanık olmuşçasına anlatması gibi... Kitabı bitirmiş olsam bile ilerde tekrar sanki hiç okumamış gibi alıp heyecanla okuyacağıma eminim. Kitap hakkında daha fazla birşey söyleyemiycem. Okumadıysanız, okumayı düşünüyorsanız kessinlikle hiç düşünmeden başlayın derim.
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2020 29. kitabı
Nar Ağacı, edebiyatçı bir akademisyenin kaleminden çıkma. Ancak tarihi olaylar, sosyal yönleriyle harika bir şekilde ele alınmış. Birçok kültürel bilgi barındırdığından, okuduğum en eğitici romanlardan biri oldu. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı.. Çoğumuz az da olsa bilgi sahibiyizdir bu savaşlar hakkında ama nasıl? Tarih kitaplarından okuduğumuz birkaç ezber cümle ile. Şu tarihte olmuştur, şu şu devletler arasında olmuştur, bu da yenilmiştir der ve geçeriz. Nazan Bekiroğlu geçememiş. "Tarih kitaplarına girecek üç soğuk cümlenin ardında ne mahşer var oysa." Savaşın halka yansımasını mükemmel şekilde aktarmış Nazan Hoca. Roman, evimde otururken, İran'da bir yolculuğa çıkardı beni. Birkaç kere İran haritasına detaylı şekilde bakma ihtiyacı hissettim ve bu bana zevk verdi. İçimi en derinden yakan ise İsmail'in geri dönemeyişiydi. Merak etmeyin spoiler değil, bu bilgi kitabın başında belirtiliyor. :) Analar ne acılar çekmiş, evlatlar ne eziyetlere katlanmış.. Mesele acı olunca inanılan dinin, mensubu olunan ırkın hiç önemi kalmıyor. Ben bu romanın içine girdim, öyle bir girdim ki çıkamıyorum. Okurken sayfalarına döktüğüm gözyaşları henüz kurumadı.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202034bin okunma

Yazar Hakkında

Nazan BekiroğluYazar · 23 kitap
3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon'da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü'ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar'ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigar Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998'den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan BEKİROĞLU 4 Mayıs 2001'de profesör olmuştur Şehirli bir ailenin üç çocuğundan en küçüğü olan Nazan Bekiroğlu; kendi ifadesiyle 'ehl-i kalem ve kelam' bir baba ile titiz ve oldukça eğitimli bir annenin, iki de ağabeyin ikliminde epey nazlanarak, korunarak, esirgenerek büyümüştür. Çocukluğunda Türkçesi bozulur diye sokak yasaklanmış ve arkadaşları seçilmiştir, bunun için konuşurken Karadenizliliği hiç hissedilmez. Bekiroğlu, Türk Edebiyatı dergisi röportaj yazarı Belkıs İbrahimhakkıoğlu'na verdiği bilgilerle, kendini ve (birbirini andıran) hikayeleriyle şiirlerini şöyle anlatmıştır. Doğduğu ay (3 Mayıs), ruh dünyası ve ardından şiir ve hikayelerinde hep yer almıştır. Altı yaşına kadar oturdukları, konak yavrusu denilebilecek büyük evde yaşadıkları, hikayelerinin şuur altı malzemesini hazırlamıştır; 'Çini dolap tutamakları, billur kapı kolları, vitraylardan süzülen efsunlu hava, kapı yanında açan filbahri çiçekleri, taş duvarlardan fışkıran yabani incir dalı, kocaman halının göbeğine düşen sarı ikindi güneşi, geceleri yatağa uzanan dalga sesleri ve bu seslerle karışan martı çığlıkları.' Bütün bunların izdüşümleri daha çocukluk yıllarında sanatkar ruhunu yoğuran dünyanın temelini teşkil etmişlerdir. On dört yaşında babasının vefatıyla beraber ailenin ekonomik ve sosyal rengi değişir. Konaktan apartman dairesine geçiş yazarın içe dönük ruh yapısının teşekkülünde ve duyarlılığının şekillenmesinde etkili olmuştur. Daha sonra yüksek tahsil için aileden uzaklaşması bakışlarını dış dünyaya çevirmesini Anadolu'yu ve insanını tanıtmasını sağladı. Öğrencilik yıllarında halk edebiyatı ve Orta Asya estetiğinin peşinde idi. Bunu bir ölçüde ilk hikayelerine de yansıttı. (Hava Hanım Öldü) . Gerek sanatkar, gerekse akademik kişiliğinin gelişmesinde hocası Orhan Okay'dan teşvik ve destek gördü. Kendi ifadesiyle, kendini asıl buluşu mezuniyet sonrası yıllara rastlar. 1979 yılında apartmandan tekrar eski, müstakil ve bahçeli bir eve taşınırlar. Böylece sanatkarımız, ruhunu harekete geçiren atmosfere yeniden kavuşur. Daha sonra bir İstanbul seyahatinde hayatına Osmanlı ve Topkapı girer ve bu saray giderek, adeta bir tutkuya dönüşür. Ama onu çeken Osmanlı'nın zaferleri ya da yenilikleri değildir. 'Saray'ı özellikle insani yanı ile yakalamaya çalışır. Bekiroğlu, edebiyata ve özellikle şiire meraklı bir aileden geliyor. Baba ve anne şiiri duyan ve duyuran insanlar. Babası 'Hedef' adlı bir mahalli bir gazetenin sahibiydi. Basılmamış roman denemeleri ve pek çok şiirleri bulunan, tarihe ve bilhassa Osmanlı tarihine meraklı bir zattı. Bekiroğlu 'güzele ilgi duymayı' babasından öğrenmiştir. Okumayı, kendisine sevdiren babasıdır. 'İçinde Bir Sızı Var' hikayesinde kahraman da babasıdır. Bir zamanlar Tanpınar'ın etkisinde kaldığını şu anda bu etki üzerinden attığını söyler. Hayran olduğu Dostoyevski'den insan ruhunun labirentlerini vermesi bakımından etkilenir. Oscar Wilde'ın insan ruhunun evrensel prensipler doğrultusunda ve çok sade çizgilerle hikayeler yazmasından etkilenir. Nun Masalları döneminde Oscar Wilde gibi hikayeler yazmak ister. Nun Masalları'nın sade görünümünde onun etkisinin olduğunu söyler. Mustafa Kutlu'dan teknik anlamda geleneğe yaslanması yönünden etkilenir. Sezai Karakoç'tan geleneğin dönüştürülerek bugün nasıl kullanılabileceğini öğrendiğini söyler.