Nar Ağacı Sen Öyle Çağırmasan Ben Böyle Gelmezdim

8,7/10  (811 Oy) · 
2.373 okunma  · 
813 beğeni  · 
17.822 gösterim
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'da ve Tebriz'de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra...

İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, tehcir, mücadele, kader... Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu'nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. "Nar Ağacı" bir Doğu masalı kadar zengin, hayal kadar güzel, hayat kadar gerçek bir hikâye... İncelikle işlenmiş karakterleri, zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle yıllarca unutulmayacak bir kitap...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    536
  • ISBN:
    9786050807073
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
elif 
07 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nedenini bilmediğim bi şekilde kitap beni çok etkiledi, çok kitap okurum ve her tarzda kitap okumaya da çalışan bi kişiyim okuduğum bunca kitap arasından 1.sıraya çıktı bu kitap. Yazarın anlatım tarzı çok iyi bence. Günümüzde yayımlanan birçok kitaptan çok farklı bi havası var kitabın. Garıp bi şekilde okuru içine çekiyor.

°Yağmur M° 
 17 Ara 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nazan Bekiroğlu'nun okuduğum ilk ve tek kitabi. Böyle nazenin bir insanın kitaplarını okumak gercekten cok farklıymış.Kendisi bize en sıradan gelen olaylara, duygulara, nesnelere betimlemeleriyle oyle bir renk çalıyor ki ,zerafetinden gözlerimiz kamaşıyor.Güzelliğe dair tasvirleri okudukça kalbinizde bir sıcaklık ,ruhunuzda bir hafifleme hissediyorsunuz.
Ve o anda insan ister istemez kendine soruyor: 'Sahi herşey bu kadar güzelken benim gözlerim o incelikle bakmaktan neden mahrum!?.'
Okudukça kalbinizdeki ve gözlerinizdeki pas temizleniyor gibi oluyor.Güzel bakmayı, güzel görmeyi öğreniyorsunuz ve anlıyorsunuz ki insan ruhu güzelliğe meftun.
Betimlemeler gözünüzü korkutmasın çünkü hepsi güzelliğe dair.Edebiyat yaparken edeb sınırı hiç aşılmıyor, atmosferin bozulmaması için çirkinlikler betimlenmiyor ,o anda yazmayı bırakıyor yazar.
O yüzden bu kitap tam anlamıyla cok "Güzel".
Hikayeye gelince...
Sebeplerin kader planında ilmek ilmek dokunarak farkli coğrafyalarda yaşayan iki insanın bir araya gelmesi anlatılıyor. Kitabın kapağında yazan "Sen öyle cağırmasan ben böyle gelmezdim"cümlesi aslinda kitabın özeti.
Hikaye işlenirken bir yandan da divan edebiyatından beyitler geliyor:
"Dünya bir irmaktir, biz dışındaydık bu ırmağın aslında ve ırmağa düşen sadece gölgelerimizdi".
"Hayat perdesinin üzerinde konuşan,edip eyleyen, didişen ,sevip ,kavga edip barışan onlarca suretin hepsi birer gölgedir.Şu an çok zor bir hayatın içerisinde olabilirsin ama cennetteki yanin bir perde üzerinde seyreder gibi seni seyrediyor.Bu da sen .O da sen.Sen ondan habersizsin ama o senden haberdar.Cennetteki yarın bütün bunların geçici birer gölge olduğunu biliyor ama dünyadaki yarın bilmiyor."
Bu beyitin tüm kitaba yayılmış açıklamasını örnekleriyle okuyup iyice anladiktan sonra bizlere kendi hayat ırmağımızın üzerine düşmüş gölgeleri seçmek ve üzerinde düşünmek kalıyor. Bu gölge metaforuyla acıların dinmesini beklemeden onlari hükümsüzleştirmeyi ve herşeye rağmen şükretmeyi öğreniyoruz.
Ve son olarak..
Bu kitabın içinde dünyanın en güzel, en naif aşk mektuplarından birinin bulunduğundan haberdar etmek istiyorum sizi.
"Hayallerimde bile sana söyleyemediğim şeyleri yazacağım simdi.Siz yerine sen demek gibi..."diye başlayan.
Yazmak istediğim her şeyi yazamamiş olsam da, biraz da olsa ilginizi cektiyse bu bahsettiklerim  bu güzide kitabi okumanızı tavsiye ederim.İyi okumalar...

Nar Ağacı benzeri kitaplar

Umut Mahfuz 
05 Oca 2017 · Kitabı okudu · 736 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ömrüm veda eder ise tekrar okumak istediğim üç kitapdan biridir Nar Ağacı...

Üç farklı zaman dilimin de üç farklı mekan da bölgelerin sosyolojisini halkların psikolojisini çok iyi dil ile anlatan bir romandır...
Rus ihtilali öncesinde batum dan aynı dönem iran a açılan bir kapı ve hemen ardından savaşın patlak vermesinin öncesinde istanbul...
bir aşk hikayesi olarak görülse de kitap fantastik bir uslup ile yazılmıs son donemin en iyi romanlarındandır
ki Nazan Hoca bu işin pir' i dir... Edebiyat prosorüdür...

senayklbs 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci eseri, gerçekten dili, kurgusu anlatımı insanı içine alıyor.

Bu kadar mükemmel giden bir hikayenin sonunda her ne kadar göz yaşlarımı tutamasam da o iki nehirin buluşması bu kadar acele bitirilmemeliydi... Bence devamı olmalıydı... Kesinlikle bitmesin dediğim bir eserdi.

Eleştiri: Nar Ağacı'nı okumaya başladığımda yazarın anlatıcı olarak kendisini bir "gölge" gibi nitelendirmiş olması başta çok rahatsız etti beni. Normal bir anlatıcı gibi kurgulasaydı belki çok daha güzel olabilirdi. Ki gerçek bir hikaye olduğunu okudum ama gerçekliğini "gölge" anlatımı bozuyor bence.

İyi okumalar...

İnsana kitap okuyormus gibi degilde sanki loş bir ortamda dev bir ekranda film izliyormus gibi hissettiren bir kitap. Betimlemeler öyle güzel, öyle içten, öyle gercekciydiki sanki sizde o filmin icinde bir karaktermissiniz gibi olayin büyüsüne kapılıyorsunuz.

Meryem Hoşoğlu 
14 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nazan Bekiroğlu'nun kalemine hayranım...
Daha önce Mücella adlı kitabını okumuştum beğenerek. Ama bu kitabı okuyunca neden daha önce okumamışım diye hayıflandım resmen.
"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim" kapağında bu yazıyı görünce içimi bir merak salmıştı ve ne zamandır okumayı düşündüğüm ama ertelediğim bir kitaptı.
Şuan okumuş olmanın mutluluğu var üzerimde ve tekrar okumak isteği oluştu kitabı kapatır kapatmaz. :)
Kitap 1900'lü yılların başında iki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatları gözler önüne seriyor. Ama öyle bir karakter var ki, onu uzun süre unutabileceğimi sanmıyorum. Settarhan...
Settarhan, ana karakter ve aynı zamanda yazarımızın dedesi, kitap gerçekle beraber kurgulanarak yazılmış. Ama bu kadar yazılabilirdi ancak...
Trabzon, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Isfahan, Şiraz, Yezd, Batum, Tiflis, İstanbul... Bu şehirleri tek tek geziyorum kitabı okurken. Zerdüştler'in gelenekleri, inanışları, ölüleri gömmeyişleri ve daha pek çok değişik hal ve hareketlerine tanık oluyorum okurken.
Kitabı kapatırken geçmişi, o anları yaşamış gibi hissedip bir tebbessüm edersiniz ya işte tam olarak onu yaşadım. Nazan Bekiroğlu'na hayran olmamak elde değil.

Yağmur SÖNMEZ 
 03 May 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum ilk romanı. Ve kitabı okuyup kapağını kapattığımda anladım ki son da olmayacak. Settarhan ile Zehra’nın kaderlerinin bambaşka yollardan nasıl birleşip tek yola dönüştüğünü, iki ayrı ırmağın birleşmesini anlatan güzel bir aşk hikâyesi var merkezde. Ancak bu hikâyede sadece aşkı görmek bence kitaba haksızlık etmek olur. Çünkü kitap o kadar çok şey barındırıyor ki içinde... İnsana dair her şey var bu kitapta. Savaşlar, gidip de dönemeyenler, muhacirlik, ihtilal, tehcir, kıtlık, hastalık ve daha nice sebeplerle yarım kalan insanlar ve hikâyeleri... Yazarın hoş üslubu ve akıp giden kurgusuyla okurken çok keyif aldığım bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Betül Deniz 
 31 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kalın bir kitap olmasına rağmen çok akıcı bir kitap. Nazan Bekiroğlu gibi iyi bir yazarla bu kitap sayesinde tanıştım. Ve diğer kitaplarını da bu kitapla merak etmeye başladım. Bizim tarihimize dair konular işlenmiş. Bunu da sıkıcı bir üslupla değil son derece akıcı bir dille işlemiş ve meraklâ sonuna kadar ilerleyebileceğiniz bir kurguya desteklemiştır. Herkesin sıkılmadan okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Münzevi Okur 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8 günde

Nar ağacı sayesinde Nazan Bekiroğlu ile de tanışmış oldum. Bundan sonrada kitaplarını okumaya devam edeceğimi en baştan belirteyim. Kitap gerek konusu gerek kurgusuyla beni etkiledi fakat sonunu pek beğenmedim.
Kitabımız Zehra ve Settarhan’ın ayrı ayrı maceraları arasında gidip gelmeyle ilerliyor. Kitap da muhaciri de gördüm, tehcir edileni de. Ayva yaprağının insanlara nasıl hayat olduğunu da gördüm. Zerdüştlük hakkında da bilgi sahibi oldum. Beni en çok etkileyen bölüm ise İsmail’in defterine yazdıkları oldu. Balkan Savaşında, Birinci Dünya Savaşında halkın ne zorlu durumlarla karşılaştıklarını, savaşın insanları nereden nereye sürüklediğini ve daha nice olayı görüyoruz. Trabzon’dan Zehra ve Tebriz’den Settarhan'ın inanılmaz bir o kadar da zorlu, acılarla dolu ve üzüntülü geçen macerasına tanık oluyoruz. Bu iki ırmağın birleşme hikâyesini okumanızı tavsiye ederim.
Settarhan karakterini bu alıntı çok güzel açıklıyor zaten: “Ah Settarhan! Benim saf, dünyadan bîhaber, kanayaklı ama kendisini dünyanın bütün gailesinin ortasında buluveren dedem. Azam’ın kazazedesi, Sofya’nın kafası karışık âşıkı, Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü hattında tacir; yanık, kavruk, yaralı ama bir o kadar da hayat dolu, alnını rüzgâra vermiş öylece oturuyor(506)”

DERYA... 
27 May 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Derde derman...Yaraya merhem...Öksüze kucak...Yurtsuza yurt...Yolsuza yol...Kanatsız kuşa yuva...Gönlü daralana huzur...Sevdalılara kanat...İnançsıza şahadet...Vatanına kurban...Ne kadar güzel insan biriktirmiş Nar Ağacında sevgili Nazan Bekiroğlu...Setterhanla öğrendim...Sevginin zarar vermek olmadığını...Her zaman gidilecek bir yer,huzur bulunacak bir gönül olduğunu...Büyükhanımla öğrendim...İnancın en büyük zenginlik olduğunu...Zehrayla öğrendim...Sevdiklerimi yüreğimde sonsuza dek taşımayı...Ve yollardan öğrendim...Güzel insanların varlığını,dürüstlüğün en büyük erdem olduğunu...Yolumuz hep iyi insanlara çıksın inşallah...

Kitaptan 868 Alıntı

Safiye Bilgi 
09 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

”Birine altı çizili kitaplarınızı vermek yaralarınızı da emanet etmektir bir bakıma…”

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Hacer 
07 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Günah da ah'la kafiyelidir. O da siyah'la, simsiyah'la , vah'la, eyvah'la. Lakin hepsi de Allah'la. Ah'tır kafiyelerin en güzeli.

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Aysel 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bir tek veya milyon, fark etmezdi. Çünkü birinin ölümü her birinin ölümü gibiydi. Çünkü her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti. Bu yüzden tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi.
Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu..

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
87 /

Kitapla ilgili 3 Haber