Nar Ağacı Sen Öyle Çağırmasan Ben Böyle Gelmezdim

8,7/10  (603 Oy) · 
1.771 okunma  · 
584 beğeni  · 
11.550 gösterim
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'da ve Tebriz'de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra...

İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, tehcir, mücadele, kader... Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu'nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. "Nar Ağacı" bir Doğu masalı kadar zengin, hayal kadar güzel, hayat kadar gerçek bir hikâye... İncelikle işlenmiş karakterleri, zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle yıllarca unutulmayacak bir kitap...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    536
  • ISBN:
    9786050807073
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
elif 
07 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nedenini bilmediğim bi şekilde kitap beni çok etkiledi, çok kitap okurum ve her tarzda kitap okumaya da çalışan bi kişiyim okuduğum bunca kitap arasından 1.sıraya çıktı bu kitap. Yazarın anlatım tarzı çok iyi bence. Günümüzde yayımlanan birçok kitaptan çok farklı bi havası var kitabın. Garıp bi şekilde okuru içine çekiyor.

Umut Mahfuz 
05 Oca 14:02 · Kitabı okudu · 736 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ömrüm veda eder ise tekrar okumak istediğim üç kitapdan biridir Nar Ağacı...

Üç farklı zaman dilimin de üç farklı mekan da bölgelerin sosyolojisini halkların psikolojisini çok iyi dil ile anlatan bir romandır...
Rus ihtilali öncesinde batum dan aynı dönem iran a açılan bir kapı ve hemen ardından savaşın patlak vermesinin öncesinde istanbul...
bir aşk hikayesi olarak görülse de kitap fantastik bir uslup ile yazılmıs son donemin en iyi romanlarındandır
ki Nazan Hoca bu işin pir' i dir... Edebiyat prosorüdür...

senayklbs 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci eseri, gerçekten dili, kurgusu anlatımı insanı içine alıyor.

Bu kadar mükemmel giden bir hikayenin sonunda her ne kadar göz yaşlarımı tutamasam da o iki nehirin buluşması bu kadar acele bitirilmemeliydi... Bence devamı olmalıydı... Kesinlikle bitmesin dediğim bir eserdi.

Eleştiri: Nar Ağacı'nı okumaya başladığımda yazarın anlatıcı olarak kendisini bir "gölge" gibi nitelendirmiş olması başta çok rahatsız etti beni. Normal bir anlatıcı gibi kurgulasaydı belki çok daha güzel olabilirdi. Ki gerçek bir hikaye olduğunu okudum ama gerçekliğini "gölge" anlatımı bozuyor bence.

İyi okumalar...

Meryem Hoşoğlu 
14 Ağu 02:22 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nazan Bekiroğlu'nun kalemine hayranım...
Daha önce Mücella adlı kitabını okumuştum beğenerek. Ama bu kitabı okuyunca neden daha önce okumamışım diye hayıflandım resmen.
"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim" kapağında bu yazıyı görünce içimi bir merak salmıştı ve ne zamandır okumayı düşündüğüm ama ertelediğim bir kitaptı.
Şuan okumuş olmanın mutluluğu var üzerimde ve tekrar okumak isteği oluştu kitabı kapatır kapatmaz. :)
Kitap 1900'lü yılların başında iki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatları gözler önüne seriyor. Ama öyle bir karakter var ki, onu uzun süre unutabileceğimi sanmıyorum. Settarhan...
Settarhan, ana karakter ve aynı zamanda yazarımızın dedesi, kitap gerçekle beraber kurgulanarak yazılmış. Ama bu kadar yazılabilirdi ancak...
Trabzon, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Isfahan, Şiraz, Yezd, Batum, Tiflis, İstanbul... Bu şehirleri tek tek geziyorum kitabı okurken. Zerdüştler'in gelenekleri, inanışları, ölüleri gömmeyişleri ve daha pek çok değişik hal ve hareketlerine tanık oluyorum okurken.
Kitabı kapatırken geçmişi, o anları yaşamış gibi hissedip bir tebbessüm edersiniz ya işte tam olarak onu yaşadım. Nazan Bekiroğlu'na hayran olmamak elde değil.

Yağmur SÖNMEZ 
 03 May 23:43 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum ilk romanı. Ve kitabı okuyup kapağını kapattığımda anladım ki son da olmayacak. Settarhan ile Zehra’nın kaderlerinin bambaşka yollardan nasıl birleşip tek yola dönüştüğünü, iki ayrı ırmağın birleşmesini anlatan güzel bir aşk hikâyesi var merkezde. Ancak bu hikâyede sadece aşkı görmek bence kitaba haksızlık etmek olur. Çünkü kitap o kadar çok şey barındırıyor ki içinde... İnsana dair her şey var bu kitapta. Savaşlar, gidip de dönemeyenler, muhacirlik, ihtilal, tehcir, kıtlık, hastalık ve daha nice sebeplerle yarım kalan insanlar ve hikâyeleri... Yazarın hoş üslubu ve akıp giden kurgusuyla okurken çok keyif aldığım bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Münzevi Okur 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8 günde

Nar ağacı sayesinde Nazan Bekiroğlu ile de tanışmış oldum. Bundan sonrada kitaplarını okumaya devam edeceğimi en baştan belirteyim. Kitap gerek konusu gerek kurgusuyla beni etkiledi fakat sonunu pek beğenmedim.
Kitabımız Zehra ve Settarhan’ın ayrı ayrı maceraları arasında gidip gelmeyle ilerliyor. Kitap da muhaciri de gördüm, tehcir edileni de. Ayva yaprağının insanlara nasıl hayat olduğunu da gördüm. Zerdüştlük hakkında da bilgi sahibi oldum. Beni en çok etkileyen bölüm ise İsmail’in defterine yazdıkları oldu. Balkan Savaşında, Birinci Dünya Savaşında halkın ne zorlu durumlarla karşılaştıklarını, savaşın insanları nereden nereye sürüklediğini ve daha nice olayı görüyoruz. Trabzon’dan Zehra ve Tebriz’den Settarhan'ın inanılmaz bir o kadar da zorlu, acılarla dolu ve üzüntülü geçen macerasına tanık oluyoruz. Bu iki ırmağın birleşme hikâyesini okumanızı tavsiye ederim.
Settarhan karakterini bu alıntı çok güzel açıklıyor zaten: “Ah Settarhan! Benim saf, dünyadan bîhaber, kanayaklı ama kendisini dünyanın bütün gailesinin ortasında buluveren dedem. Azam’ın kazazedesi, Sofya’nın kafası karışık âşıkı, Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü hattında tacir; yanık, kavruk, yaralı ama bir o kadar da hayat dolu, alnını rüzgâra vermiş öylece oturuyor(506)”

Hamit Pala 
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Harika bir kitap. Daha ilk cümleden başlayıp alıp götürüyor insanı. Kozmik zaman dönüşleri ayrı bir teknikle, bir fotoğraf karesi üzerinden verilmiş. Olayların anlatımı canlı ve dinamik. Kimi sahneler birebir yaşadığımız bir dünya hâlini alıyor. Gülcemal'le yolculuk ediyor, düşmandan beraberce kaçıyorsunuz. Irmakta boğulmamak, soğukta donmamak için siz de mücadele ediyorsunuz. Tebriz halısının canlı renklerinde kayboluyor, halı tezgahında ilmek ilmek dokunuyorsunuz. Sessizlik Kulesi'nde akbabalara yem olurken, semaverde demleniyorsunuz.

DERYA 
27 May 21:57 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Derde derman...Yaraya merhem...Öksüze kucak...Yurtsuza yurt...Yolsuza yol...Kanatsız kuşa yuva...Gönlü daralana huzur...Sevdalılara kanat...İnançsıza şahadet...Vatanına kurban...Ne kadar güzel insan biriktirmiş Nar Ağacında sevgili Nazan Bekiroğlu...Setterhanla öğrendim...Sevginin zarar vermek olmadığını...Her zaman gidilecek bir yer,huzur bulunacak bir gönül olduğunu...Büyükhanımla öğrendim...İnancın en büyük zenginlik olduğunu...Zehrayla öğrendim...Sevdiklerimi yüreğimde sonsuza dek taşımayı...Ve yollardan öğrendim...Güzel insanların varlığını,dürüstlüğün en büyük erdem olduğunu...Yolumuz hep iyi insanlara çıksın inşallah...

Gökyüzü Pandası 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hayalimdeki sevda,hayalimdeki adam..SETTARHAN..Ve onu orada yaşatmış olan NAZAN BEKİROĞLU...Anlatılmaz okunur sözünün en güzel örnegi ..Kesinlikle muhteşem bir kitap

Songül 
08 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yalnızdım ve insanları seviyordum ama yalnızlığımı daha çok seviyordum.Şimdi de kendi zamanımdaki kadar yalnız ve yabancı, adım adım sokakları geçiyordum..

Kitaptan 458 Alıntı

Hacer 
07 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Günah da ah'la kafiyelidir. O da siyah'la, simsiyah'la , vah'la, eyvah'la. Lakin hepsi de Allah'la. Ah'tır kafiyelerin en güzeli.

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Derya Yalınkılıç 
04 Şub 02:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tebdil-i mekânda ferahlık olduğu muhakkaktı fakat bazen mekân da tebdilden ferahlanırdı.

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Aysel 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bir tek veya milyon, fark etmezdi. Çünkü birinin ölümü her birinin ölümü gibiydi. Çünkü her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti. Bu yüzden tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi.
Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu..

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
46 /

Kitapla ilgili 3 Haber

Nar Ağacı, Beni En Çok Mutlu Eden Romanım Oldu
Nar Ağacı, Beni En Çok Mutlu Eden Romanım Oldu Nazan Bekiroğlu, farklı bir üslupla kaleme aldığı yeni romanı Nar Ağacı’nda Tebriz’den gelip Trabzon’a yerleşen dedesinin izini sürüyor. “Yusuf ile Züleyha ve La’dan farklı olarak Nar Ağacı, ilk defa bütünüyle bana ait bir roman. Bu romana müteşekkirim.” diyor.